Dolayısıyla bu mevzudan genç ihtiyar fark etmeyerek umuyorum ki herkes hissesini alır.
Sizdeki gençlik katiyen gidecek, eğer siz meşru dairede kalmazsanız o gençlik zayi olup başınıza hem dünyada hem kabirde hem ahirette kendi lezzetinden çok ziyade belalar ve elemler getirecek.
Eğer terbi İslamiye ile o gençlik nimetine arşı bir şükür olarak iffet ve namusluluk ve taatte (itaat) sarf etseniz o gençlik manen baki kalacak ve ebedi bir gençlik kazanmasına sebep olacak.
Sevgili gençler, gençlik heves atı akıldan ziyade hissiyatı dinler, hissiyat ise akıbeti görmez ileriyi düşünemez.
Hazır bir dirhem lezzeti ileride bir batman lezzete tercih eder ve onun tokadını öyle bir yer ki hem dünyası hem de ahireti çok perişan olur.
Bunu eğer hakikaten anlamak istiyorsanız gidiniz hastanelerden ve hapishanelerden ve meyhanelerden ve kabristanlardan sorunuz.
Hastalıklarınız ekserisi su istimalden, israftan ve dikkatsizlikten kaynaklanır.
Bunu üstat Bediüzzaman Hazretleri şöyle anlatıyor; Gayri meşru lezzetler zehirli bala benzer insan zehirli balı yerken o zehrin acısını hissetmez, o zehirli bal ancak kana karıştığı zaman zehrin sancısı ortaya çıkar.
İşte gayri meşru lezzetler yani Allah’ın haram kıldığı lezzetler zehirli bal gibidir, o günah işlenirken tatlı gibi gelir ama sonucu çok acı olur.
Şimdi işlediğiniz tatlı günahınızın, ahirette acı belasını çekersiniz. Onurlu Müslüman gençler, bu dünyanın bir imtihan meydanı olduğunu derk eder, anlar ve ona göre hayatını tanzim eder.
Elhasıl, gençlik gidecek.
Sefahatte gitmiş ise hem dünyada hem ahirette binler bela ve elemler netice verdiğini ve öyle gençler ekseriyetle su istimal ile israf at ile gelen evhamlı hastalıkla hastanelere ve taşkınlıkları ile hapishanelere veya sefahat hanelere ve manevi elemlerden gelen sıkıntılarla meyhanelere düşeceklerini anlamak isterseniz, hastanelerden ve hapishanelerden ve kabristanlardan sorunuz.
“Cenab-ı Hak” bizleri ve siz değerli gençlerimizi, bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin. Âmin.
Sevgilerimle,