Son yazımda yerel seçimlerde meclis üyesi listesinin en az başkan adayları kadar önemli olacağına dikkat çekmiştim. Hala aynı noktadayım. Fakat bazıları için, meclis üyeleri seçime etkisi benim önemsediğim kadar olmayabiliyor.
MHP Kepez belediyesinde görev alan iki önemli ismini fire verdi. Antalya’da 19 ilçe belediyesinden en az 6-7 tanesini kazanacağını düşündüğüm MHP’nin il yönetimini yaşanan bu iki istifanın ardından uyarmak isterim.
Zira ufak ufak kayıplar, yarın seçimde hezimet yaşatacak büyük kayıpları beraberinde getirebilir. MHP il yönetimi beni dikkate alır veya almaz bu onların bileceği iş. Fakat ben yine de uyarmak isterim.
İki istifaya gelecek olursak, önce “adaylık olmadığı” için birileri, eski bir belediye başkanı gibi gemiyi terk ediyor diye düşünmüştüm. Hatırlarsanız, belediye seçimini kaybeden o başkan, milletvekili adayı olamamış ve istifa etmişti. Sonra olayı biraz irdeleyince, bu istifaların farklı olduğunu gördüm.
Belediye meclis üyesi olarak partisi adına bir çok olumlu girişim, çalışma ve açıklamaya imza atan Reşat Oktay, adaylık sürecinde de 15bin lira adaylık bedelini partisine yatıran tek isim oldu.
Partisi ve siyaset adına oyunu kurallarına göre oynayan siyasi bir figürün, böylesi bir kararı almasının altında sadece basit “başkanlık veya meclis üyeliği” hesabının yatmadığına inanıyorum.
Basınla paylaşmadığı, daha önemli şeylerin olduğunu hissettiğimi söylemek isterim. Hislerim doğru ise bir süre sonra “resim netleştikçe”, bugün konuşulmayan detaylar konuşulacaktır düşüncesindeyim.
Diğer Meclis üyesi Sevgili Yavuz Karacan’ın da Oktay’la yol arkadaşı olduğu için birlikte hareket etmek adına istifa ettiği ifade ediliyor.
Yalnız şunu ifade etmeliyim ki; yaşanan istifa sonrası haklı gerekçeleri olduğuna inandığım gerek Oktay ve gerekse Karacan bu süreçte CHP’ye geçerlerse, bazı şeyleri kamuoyuna açıklamakta zorluk çekerler kanısındayım.
Tavsiyem, kenarda “tekrar oyuna” girecekleri güne kadar beklemeleri. O günün çok uzak olmadığına inanıyorum. Ayrıca, taş yerinde ağırdır…
Öte yandan MHP il başkanı ve yönetimini çok büyük sıkıntıya sokacak bazı gelişmelerin- özellikle de Aksu ile ilgili olarak- bu ayın ikinci yarısında ortaya çıkacağının iddia edildiğini de söylemek isterim. Bana aktarılan iddiaya göre “turpun büyüğü heybede” imiş. Bekleyip, görmek lazım.Şimdilik bu konuya noktayı koyalım…
*****
-Antalya’nın 17 Aralık’ı mı ?-
Diğer yandan bir ilçe belediyesinin mevcut başkanı ve bazı meclis üyelerinin yaptıkları bir inşaat yüzünden başlarının çok ağrıyacağının konuşulduğunu da paylaşmak isterim.
Anlatılana göre birçok bağış ve yardım alınmasına rağmen bitirilemeyen “hayırlı inşaat”, müteahhitlik yapan aynı partiden bir meclis üyesine kapalı zarf usülü ile başka bir teklifin tam iki katına verilmiş.
İhaleyi verdiği yarı yarıya fiyata rağmen alamayan müteahhit ise yaklaşık 150 kişilik inşaat ekibi ile “bunlar varken bana ekmek yok” diye kenti terk etmiş. Yine iddiaya göre; ihaleyi alan da veren da birbirine yabancı değilmiş. Anlayacağınız; sen, ben, bizim oğlan…
Bilgiye sahip olsam da, belgeleri benimle paylaşılmadığı için isim vermeyeceğim olayın kahramanlarının yaptıkları iddia edilen şeyler eğer “belgelerle” patlarsa, bir çok tanımış kişinin siyasi hayatlarının biteceğini ve sadece işin bununla da kalmayacağını düşündüğümü bilmenizi isterim. Bu olay gerçekse ve ispatlanırsa Antalya’nın 17 aralık’ı olacaktır.
Sağlıcakla Kalın…