TEOG sisteminde 8. sınıftan liseye geçişte tüm öğrenciler merkezi sınav başarısı (puan üstünlüğü) ve tercihlerine göre yerleştirilmekteydi.  Yeni getirilen sistemde 2018’den itibaren öğrencilerin %90’ı her hangi bir sınava girmeye gerek kalmadan eğitim bölgelerindeki lise türlerinden her hangi birine kayıt yaptırabilecekler.Yani her  birey kendi evine yakın olan liseleri tercih edecek ve okul ortalama puanı ile hak ettiği liseye giriş yapabilecek.

Yeni bir sınav olacak ve bu sınav isteğe bağlı olacak. 90 sorudan oluşan ve  sınavdaki başarılarına göre seçilmiş liselere yerleşecekler. Yani yeni sistemde sınav, üst düzey liselere(fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje okulları) öğrenci seçmek için yapılacak. Sınava da herkesin değil, kendine güvenen, çalışan öğrencilerin girmesi amaçlanıyor.

Öğrencilerin büyük çoğunluğu alt sınıflardan itibaren test çözerek ders çalıştılar. Sınav sistemine göre hazırlanan bu testler de bilgiyi ölçer. Bu tip sorular genelde daha alt düzey bilişsel becerileri ölçer. Bilgiyi ölçen test sınavlarında bir konuyu derinlemesine öğrenmenize gerek yoktur, çünkü doğru cevap zaten size verilir amaç yanlışları elemektir. Doğru cevabı bilmeseniz bile yanlış cevapları bilmek yeterli olur. Bu nedenle öğrenciler konuyu çok iyi öğrenmeye değil bol bol soru çözerek mümkün olduğu kadar fazla sayıda soru çözmeye odaklanırlar, hatta soru çeşitleri ezberlenmeye çalışılır.

Yeni sınav da test şeklinde, fakat soruların içeriği farklı olacak, doğru cevabı bulmak kadar soruyu doğru anlamak da önem kazanacak. Bir konuyu bilmek yetmeyecek, o bilgiyi doğru yorumlayabilme ve günlük hayata aktarabilme becerisi gerekecek. Öğrencilerin okuduğu parçaları analiz edebilme becerisi ön plana çıkacak.Burda da öğrencilerin yıllarca okudukları kitaplardan kazandıkları analiz edebilme ve yorumlama gücü ortaya çıkacak.

Öğrencilerin yeni sınavda başarılı olabilmeleri için yeni sınav sorularına hazırlıklı olmaları gerekir.

Bilgiyi kullanma, analiz, sentez, yorumlayabilme becerilerini artırmak için öncelikle kitap okumaya çok önem verilmelidir. Çok kitap okuyan öğrencilerin yeni sistemde avantajlı olacaklardır.Öğrenciler kitap okumayı zaman kaybı gibi görmemeli, kesinlikle her gün en az yarım saat kitap okumalılar.

Sistem değişti, öğrencilerin birçoğu çalışmayı bıraktı . Yıllarca liselere giriş sınavı için aileler çocuklarınayatırım yaptılar, çocuklar ders çalıştı, birçoğu yıllarca özel ders aldı . Aileler ve çocuklar bu duruma ‘boşuna mıydı ?’ gözüyle bakıyorlar . Sınavın kalkmasını birçok kişi haksızlık olarak görüyor . Sistem hala değişebilir fakat başarının hiçbir zaman değişmeyeceğini unutmayın.

SİSTEM DEĞİŞECEK FAKAT ‘BAŞARI’ DEĞİŞMEYECEK

 “Ölçme ve değerlendirme yöntemi değişse de öğrenciler için asıl önemli olan değişmeyecek, başarılı olmak ve istediği lisede eğitim almak için yine okul öğrenmesi ve akademik bilgilerinin iyi olması gerecek. Çocuklara ölçülen bilgi içeriğinin değişmeyeceği, okul öğrenmelerinin önemli olduğu sadece yöntem değişikliği olduğu hatırlatılmalı ve çalışmalar bırakılmamalı .

Unutulmamalı ki ; öğrencilerin yaptığı çalışmalar ve yatırımlar onların akademik başarısını artırmakla kalmayıp kendilerine misyon ve vizyon katmanın yanısıra lise derslerine daha kolay adapte olma ve konularda zorlanmama durumunu getirdi.Sınava girmek isteğe göre olsa da öğrencilerin sınava girip kendilerini denemelerini tavsiye ederim.