Antalya İl Başkanı Turhan Faruk Tuncer’den köprü ve otoyol kararına tepki: “Çocuklarımızın geleceğini kiraya vermeye razı değiliz”
Anahtar Parti Antalya İl Başkanı Turhan Faruk Tuncer, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine yönelik karara tepki gösterdi. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun “Köprüleri millet alsın” çağrısına Antalya’dan destek veren Tuncer, uzun süreli işletme devirlerinin gelecek nesilleri de ilgilendirdiğini belirterek, “Bu köprülerden bugün biz geçiyoruz. Ama o köprülerin geleceğinden çocuklarımız geçecek. Biz, çocuklarımızın geleceğini bugünden kiraya vermeye razı değiliz” dedi.
Genel Başkan Ağıralioğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı. “Köprüleri millet alsın! Yıllarca milletin vergisiyle, milletin garantisiyle, milletin cebinden çıkan parayla köprüler, yollar yaptınız. Geçenden para aldınız, geçmeyenin parasını da hazineden ödediniz. Yani yükü millet çekti, borcu millet ödedi, garantiyi millet verdi.
Şimdi sıra köprüleri, yolları satmaya mı geldi? İlla satacaksanız, milletin malını üç beş kişiye değil, milletin kendisine satın! Hisselerini açın, millet alsın.
Bu memleketin insanı kendi köprüsüne, kendi yoluna, kendi servetine ortak olsun.
Milletin sırtından yapılanı, milletin elinden alıp birilerine vermenize müsaade etmeyeceğiz. Borç milletin, dert milletin, köprü milletin. Millet satın alsın; hak milletin” cümlelerinin ardından Antalya’dan destek geldi.
Anahtar Parti Antalya İl Başkanı Turhan Faruk Tuncer, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin bir açıklama yaptı. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun “Köprüleri millet alsın” çağrısının ardından değerlendirmelerde bulunan Tuncer, kamu varlıklarının uzun yılları kapsayacak şekilde işletmeye devredilmesinin yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de ilgilendirdiğine dikkat çekti. Ağıralioğlu, konuya ilişkin açıklamasında köprü ve yolların milletin kaynaklarıyla yapıldığını vurgulayarak, özelleştirme gerçekleştirilecekse vatandaşların da bu varlıklara ortak olabileceği bir model uygulanması çağrısında bulunmuştu.
“Yollar yalnızca asfalt, köprüler yalnızca beton değildir”
Köprü ve otoyolların milletin ortak serveti olduğunu vurgulayan Tuncer, tartışmanın yalnızca işletme hakkının devri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Tuncer, “Bir ülkenin yolları yalnızca asfalt, köprüleri yalnızca beton değildir. Onlar, milletin vergileriyle, emeğiyle ve alın teriyle ortaya çıkan ortak servetidir. Bugün önümüzde duran mesele de yalnızca birkaç köprü veya otoyolun işletme hakkının devredilmesi meselesi değildir. Mesele, milletin parasıyla ortaya konulmuş bir değerin, milletin iradesi dışında, bir çeyrek asrı aşan sürelerle başkalarının işletmesine bırakılmasıdır” ifadelerini kullandı.
“Hükümetler değişir, kamu malının sahibi değişmez”
Kamu varlıklarının herhangi bir iktidarın mülkiyetinde olmadığını belirten Tuncer, devletin millet adına bu varlıkları korumakla yükümlü olduğunu dile getirdi. Tuncer, “Devlet, kendisine ait olanı istediği zaman istediği şekilde devredebileceği bir şirket değildir. Devletin malı, milletin malıdır. Bu köprüler, bu otoyollar hangi hükümet döneminde yapılmış olursa olsun, iktidarların şahsi malı değildir. Bir hükümet bugün vardır, yarın değişir. Ancak milletin malı kalıcıdır. Hükümetler değişir, kamu malının sahibi değişmez: Millet” dedi.
“30 yılın hesabını kim verecek?”
Uzun süreli işletme devirlerinin gelecek yıllardaki kamu gelirlerini de doğrudan etkileyeceğini savunan Tuncer, kararların ekonomik boyutunun kamuoyuna ayrıntılı şekilde açıklanması gerektiğini ifade etti. Tuncer, “Milletin parasıyla yapılan yolların ve köprülerin işletme hakkı neden 30 yıllığına devrediliyor? Bu kararın kamu yararı açısından bütün ayrıntıları milletin önüne konulmalıdır” diyerek şu soruları yöneltti. “Kaç para karşılığında? Hangi şartlarla? İşletmeci ne kadar kazanacak? Devlet ne kadar kazanacak? Geçiş ücretleri nasıl belirlenecek? 30 yılın sonunda kamuya ne kalacak? Ve en önemlisi, bu kararın hesabını 10, 20, 30 yıl sonra kim verecek?”
Tuncer’den “halka arz” çağrısı
Anahtar Parti’nin yatırımlara karşı olmadığını vurgulayan Tuncer, itirazlarının kamu varlıklarının vatandaşların söz hakkı olmadan uzun yıllar boyunca devredilmesine yönelik olduğunu söyledi. Köprü ve otoyollardan ekonomik değer oluşturulması planlanıyorsa vatandaşların da buna ortak edilmesi gerektiğini ifade eden Tuncer, “Madem bu köprüler ve otoyollar ekonomik bir değer taşıyor, o halde yalnızca belirli şirketler değil, millet de bu değerin ortağı olsun. Hisseleri halka arz edin. Bırakın emekli, işçi, memur, esnaf, genç, çiftçi; imkânı olan her vatandaş bu ülkenin yollarında ve köprülerinde pay sahibi olsun. Gelir oluşacaksa bu gelir birkaç şirketin değil, milyonlarca vatandaşın geliri olsun” diye konuştu.
“Vatandaş müşteri değil, ortak olsun”
Kamu varlıklarının değerlendirilmesinde şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini kaydeden Tuncer, vatandaşın yalnızca hizmet karşılığında ücret ödeyen taraf olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Tuncer, “Eğer gerçekten kamu yararı varsa, bunun yolu kapalı kapılar ardında uzun süreli işletme devirleri yapmak değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve milletin ortaklığıdır. Gelin, köprüleri birkaç on yıllığına başkalarına bırakmak yerine köprüleri milletle buluşturalım. Bu ülkenin vatandaşını sadece geçiş ücreti ödeyen müşteri değil, kendi ülkesinin değerlerine ortak olan vatandaş yapalım” ifadelerini kullandı.
“Çocuklarımızın geleceğini bugünden kiraya vermeye razı değiliz”
Kamu varlıklarının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Tuncer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı. “Biz çocuklarımıza, ‘Bizim zamanımızda vardı, sonra 30 yıllığına kiralandı’ demek istemiyoruz. Onlara, ‘Bu ülkenin yolları ve köprüleri sizin geleceğiniz için yapıldı ve sizin geleceğinize bırakıldı’ diyebilmek istiyoruz. Milletin vergisiyle yapılan milletin malıdır. Milletin malı, milletin iradesi olmadan onlarca yıllığına devredilmemelidir. Çünkü bu köprülerden bugün biz geçiyoruz. Ama o köprülerin geleceğinden çocuklarımız geçecek. Biz, çocuklarımızın geleceğini bugünden kiraya vermeye razı değiliz.”




