ANTALYA (İHA) - Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis'te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi, Antalya'nın ekonomik verileri ve kent gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Antalya'nın ihracatta daha olumlu bir performans sergilediğini söyleyen Başkan Ali Çandır, Türkiye genelinde ilk altı ayda toplam ihracat yüzde 4,6 artarken, Antalya'da ise yüzde 11,4 arttığına dikkat çekti.

Çandır, tarımsal ihracat artışında Türkiye ortalaması yüzde 3 iken Antalya'nın yüzde 12,3'lük artış sağladığını kaydetti" dedi.
Başkan Ali Çandır, dünya ekonomisinin 2026 yılının ilk yarısında, siyasi gerilimlerin, savaşların, korumacı ticaret politikalarının ve artan belirsizliklerin gölgesinde kaldığını söylerken, "Uluslararası hukukun, diplomasi kanallarının ve ortak aklın zayıfladığı bu ortamın bedelini yalnızca ülkeler değil, üreticiler, işletmeler ve tüketiciler de ödemektedir" dedi.

Aksu'da bin 100 dönümlük tarım teknokenti kurulacak!
Aksu'da bin 100 dönümlük tarım teknokenti kurulacak!
İçeriği Görüntüle

Dünya ekonomisinin gündeminde faizlerin ne zaman düşeceğinden çok daha ne kadar yüksek kalacağının, ticaretin ne ölçüde serbestleşeceğinden çok yeni gümrük tarifelerinin ne zaman uygulanacağının tartışıldığını belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu:
"Ülkelerin giderek daha fazla içe kapanması, ticaretin önüne yeni engeller koyması ve siyasi sorunların ekonomik araçlarla çözülmeye çalışılması küresel büyümeyi sınırlandırmaktadır.

Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden çatışmalar, ABD ile Çin arasındaki rekabet, Avrupa, Rusya ve Ukrayna hattındaki belirsizlikler ile Orta Doğu'da yaşanan insanlık dramı; enerji, gıda, ham madde, taşımacılık ve finansman maliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Bu gelişmelerden en fazla zarar görenler ise üretmeye, ticaret yapmaya ve istihdam sağlamaya çalışan kesimlerdir.

Artık dünyanın güç mücadelesi yerine iş birliğine, çatışma yerine diplomasiye, ticaret savaşları yerine adil ve öngörülebilir serbestleşmiş bir ekonomik düzene ihtiyacı bulunmaktadır. Çünkü siyasi belirsizliğin ve ekonomik korumacılığın devam ettiği bir ortamda ne kalıcı büyümeden ne yatırımların artmasından ne de toplumların refahından söz edebiliriz."