Begüm Aksoy -İbrahim Sönmez
ANTALYA (İHA) - Yerli ve kuraklığa dayanıklı tohum, gen bankası, akıllı tarım ve Ar-Ge merkezlerinin yer alacağı projeye ilişkin Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Biz bu araziyi teknokent alanı olarak geri kazandırdık. Bunun Antalya'ya, tarıma ve bilime kazandırılmış önemli bir proje olduğunu düşünüyorum" dedi.

Akdeniz Üniversitesi, Aksu'daki bin 100 dönümlük alanda yerli ve kuraklığa dayanıklı tohumların geliştirilmesinden gen bankasına, akıllı tarımdan tarım makineleri tasarımına kadar birçok çalışmanın yürütüleceği tarım teknokentini hayata geçirecek. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Antalya Teknokent Genel Müdürü ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği Başkanı Dr. İbrahim Yavuz, Antalya tarım teknokenti hakkında düzenlenen bilgilendirme toplantısında basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, konuşmasına 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutlayarak başladı. Gazetecilerin sıcak hava şartlarında doğru ve hızlı haberi ulaştırmak için zor şartlarda çalıştığını belirten Özkan, üniversitede yapılan çalışmaların kamuoyuna duyurulmasına sağladıkları katkı nedeniyle basın mensuplarına teşekkür etti. Özkan, "Yaptığımız işleri her zaman insanlara güzel bir şekilde duyurdunuz. Yaptığımız iş birse onu on duyurdunuz. Ne yaptığımızı bizim anlatmamızdan ziyade sizin anlatmanız her zaman çok daha kıymetli. İyi ki varsınız" ifadelerini kullandı.

I M G 6825


"Tarım teknokenti olarak yerini buldu"
Aksu'daki bin 100 dönümlük arazinin 12 Eylül 2025 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla "Tarım teknoparkı" alanı olarak ilan edildiğini söyleyen Özkan, Akdeniz Üniversitesinin bölgede 365 dönümlük bir kampüsü ve teknokent alanının bulunduğunu belirtti.

Arazide seraların da yer aldığını ifade eden Özkan, göreve geldikleri günden itibaren alanın tarıma nasıl kazandırılabileceği ve tarım teknolojilerinin nasıl geliştirilebileceği üzerinde çalıştıklarını söyledi.

"Arazinin korunmasını sağlayacak"
Arazinin Aksu'da, EXPO 2016 alanının yakınında bulunduğunu belirten Özkan, bölgenin sulak ve verimli bir arazi olduğunu söyledi. Özkan, alanın tarım teknokenti ilan edilmesinin, gelecekte farklı amaçlarla kullanılmasının ve yapılaşmaya açılmasının önüne geçeceğini düşündüğünü dile getirerek, "Buranın tarım teknokenti ilan edilmesinin bir başka önemli faydası da arazinin imara açılarak yapılaşmasının önüne geçilmesi olacak.

Tarım teknokenti sayesinde bu alanın korunacağını düşünüyorum. Biz bu araziyi teknokent alanı olarak geri kazandırdık. Bunun Antalya'ya, tarıma ve bilime kazandırılmış önemli bir proje olduğunu düşünüyorum. Bu projenin ne kadar kıymetli olduğu belki bugün değil ancak 10 yıl sonra çok daha iyi anlaşılacak" dedi.

AKGİAD’da ATSO Seçimleri Gündemi: Berkay Bahar üyelerle buluştu!
AKGİAD’da ATSO Seçimleri Gündemi: Berkay Bahar üyelerle buluştu!
İçeriği Görüntüle

I M G 6824

Ar-Ge ve Ür-Ge alanları kurulacak
Tarım teknokenti içerisinde Ar-Ge ve Ür-Ge alanları, laboratuvarlar, ofisler ve deneme sahalarının oluşturulmasının planlandığını belirten Özkan, bitki ıslahı, tarımsal araştırmalar ve gen bankası çalışmalarının da projenin önemli unsurları arasında yer alacağını bildirdi. Artan kuraklık ve azalan su kaynaklarına dikkati çeken Özkan, tarımda suyun verimli kullanılmasının ve dayanıklı tohum çeşitlerinin geliştirilmesinin önemine işaret etti.

Özkan, "Bugün artık yalnızca tarım yapmak yeterli değil. Önemli olan, daha az suyla ve daha yüksek verimle tarım yapabilmek. On yıl önce 10 metrede bulunan yer altı suyuna bugün çok daha derinlerde dahi ulaşmakta güçlük çekiyoruz. Bu nedenle susuzluğa dayanıklı tarım yöntemleri geliştirmek ve kuraklığa dayanıklı tohumlar üretmek son derece kıymetli" ifadelerini kullandı.

"Bilimsel projeler özel sektörle sahaya taşınacak"
Akdeniz Üniversitesinin güçlü bir Ziraat Fakültesi bulunduğunu belirten Özkan, fakültede yürütülen bilimsel projelerin geniş ölçekte sahaya uygulanabilmesi için yüksek bütçelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu noktada özel sektörün katkı sağlayabileceğini dile getiren Özkan, başarılı bilimsel projelerin şirketler aracılığıyla sahaya taşınabileceğini ve sanayiye kazandırılabileceğini belirtti. Özkan, tarım teknoparklarının üniversiteyi ve bilimi, sanayi ve özel sektörle bir araya getiren alanlar olduğunu ifade etti.

Firmalar belirli kriterlere göre seçilecek
Önümüzdeki 6 ay içerisinde firmalarla görüşmelerin sürdürüleceğini belirten Özkan, tarım teknokentinde yer almak isteyen her firmaya izin verilmeyeceğini söyledi.

Firmaların belirli kriterlere göre değerlendirileceğini anlatan Özkan, alanda gerçekten Ar-Ge çalışması yapacak, bilimsel üretime ve tarım teknolojilerine katkı sağlayacak firmaların bulunmasını istediklerini kaydetti. Firma seçimlerinde kayırmacılığın söz konusu olmayacağını vurgulayan Özkan, ilerleyen aşamalarda bölgede uluslararası tarım ve proje fuarlarının da düzenlenebileceğini söyledi. Projede sosyal tesisler, inovasyon ve kuluçka merkezlerinin de yer alacağını belirtti.

"Tohum konusunda bağımsız olmalıyız"
Tohum teknolojisinin önemine dikkati çeken Özkan, Türkiye'nin tohum konusunda kendi kendine yetebilen bir ülke olması gerektiğini söyledi. Sınırların kapandığı dönemlerde ülkelerin kendi imkânlarıyla baş başa kaldığını belirten Özkan, küçük tarım alanlarına sahip ülkelerin yüksek verimli üretim gerçekleştirebildiğini dile getirdi. Özkan, "Tohum konusunda kendi kendine yetebilen ve bağımsız bir ülke haline gelmemiz gerekiyor.

Burada yapmak istediğimiz; bir kilogram tohumdan çok daha yüksek miktarda ürün elde edebilmek, verimli ve dayanıklı tohum çeşitleri geliştirmek. Özellikle buğday gibi stratejik ürünler üzerinde çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.

"Tohum teknolojisi de Millî Teknoloji Hamlesi'dir"
Antalya Teknokent Genel Müdürü ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği Başkanı Dr. İbrahim Yavuz ise proje üzerinde 2020 yılından bu yana çalıştıklarını anlatarak, yalnızca bürokratik sürecin 4 yıl sürdüğünü belirtti. Yavuz, Rektör Özkan ile Mayıs 2022'de dönemin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ı ziyaret ederek projeyi sunduklarını ve onay aldıklarını ifade ederek, kararın 13 Eylül 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı kararıyla alanın koruma altına alındığını belirten Yavuz, böylece arazinin ilerleyen yıllarda konut, konaklama veya farklı bir yatırım alanına dönüştürülemeyeceğini söyledi. Teknolojinin yalnızca yazılım, yapay zekâ, savunma sanayisi ve ulusal güvenlik çalışmalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Yavuz, "Tohum teknolojisi de Millî Teknoloji Hamlesi'nin önemli bir parçasıdır. Yerli, dünya standartlarına uygun, bilimsel çalışmalarla geliştirilmiş ve verimi yüksek tohumların elde edilmesi son derece kıymetlidir" dedi.

Antalya'nın bitkisel üretim değeri bakımından Türkiye birincisi, tarımsal katma değer bakımından Türkiye üçüncüsü ve örtü altı yetiştiricilikte Türkiye birincisi olduğunu belirten Yavuz, kentin örtü altı üretimde yüzde 41'lik paya sahip olduğunu söyledi. Tarım Teknokenti Proje alanında yönetim ofisi, meydan, sergi ve fuar alanları, sosyal tesisler, bitki ıslahı, izolat ve gen bankası, sera alanları, Ar-Ge ve Ür-Ge laboratuvarları, ofisler ve açık tarımsal deneme alanlarının bulunacağını açıklayan Yavuz, tarım teknokentinin yalnızca seralardan oluşmayacağını söyledi. Açık tarla üretimi ve tarla bitkileri üzerinde de çalışmalar yürütüleceğini belirten Yavuz, buğday, arpa, yulaf, çavdar ve mısır gibi ürünlerin geliştirilebileceğini ifade etti.

Proje kapsamında botanik bahçesi, tarım inovasyon ve kuluçka merkezi, yapay zekâ ve akıllı tarım merkezi, tarım makineleri tasarım ve prototipleme merkezi ile gıda, biyoteknoloji ve tarım akademisinin kurulmasının planlandığını belirten Yavuz, öğrencilerin de projeden yararlanacağını bildirdi.

Öğrenciler için staj ve konaklama merkezi
Özellikle Ziraat Fakültesi öğrencileri için staj koordinasyon merkezi ve öğrenci konaklama merkezi kurulacağını söyleyen Yavuz, alanı öğrenciler ve akademisyenlerin kullanımına daha verimli biçimde açacaklarını belirtti.
Türkiye'de tohum teknolojisi alanında faaliyet gösteren yaklaşık 20 firmayla ön protokol imzaladıklarını belirten Yavuz, firmaların ihtiyaçlarının belirlenmesinin ardından bitki ıslahı, izolat ve gen bankası fikrinin ortaya çıktığını söyledi. Yavuz, kurulacak merkez sayesinde ata tohumları üzerinde çalışma yapılabileceğini ve firmaların yurt dışından temin etmek zorunda kaldığı izolatların burada sağlanabileceğini ifade etti.

Türkiye'de önde gelen bazı firmaların laboratuvarlarının akredite olmadığını belirten Yavuz, bu nedenle bazı materyallerin yurt dışından getirildiğini ve projenin bu ihtiyacın karşılanmasına katkı sunacağını kaydetti. Antalya Teknokent bünyesinde tarım, yapay zekâ, dijital dönüşüm ve bağlantılı alanlarda çalışan çok sayıda firma bulunduğunu belirten Yavuz, teknokentin mevcut birikiminin de projeye aktarılacağını ifade etti.

"Üniversitemizin doğrudan yatırım maliyeti olmayacak"
Projenin bütçesine ilişkin konuşan Rektör Özkan, "Burası bin 100 dönümlük bir arazi, bizim hiçbir maliyetimiz yok. Firma gelecek, bizden ne kadar arazi istediğini ve burada ne yapacağını söyleyecek. Bizim sadece kazancımız var" dedi.