Kırıldıkça, sıkıldıkça kabuğuna çekilen, huysuzluğu tuttuğunda kimsenin tahammül edemeyeceği biri. Detaycı, aslında a sosyal olmayan ve tercihinden dolayı ara ara sosyal yaşamı seven , hayali bol, yalanı az, açık sözlü olmayı seven, haksızlığa asla tahammül edemeyen, şefkatli sevecen…

Konuşmayı fazlasıyla seven, boş konuşana, bir konuşup anlamsız yere iki gülene tahammülü olmayan, fularlara, aksesuarlara bayılan lakin kokoş olmayan, tırnaklarını uzatmayı seven ara sıra kenarlarını kopartıp şeklini bozan, makyajı esirgemeyip siyaha tutkun, kırmızı ve yeşilden vazgeçmeyen…

Cümlelerini esirgemeyen, arkadan söylenecek ne varsa yüzüne de söyleyebilen, nedensiz gülmeyi sevmediği için kırışıklıkları az olan, eğri dişlerinden dolayı gülmenin yakışmadığı düşüncesiyle yıllardır resimlerinde somurtan şimdilerde hayata ve herkese gülümseyen, pozitif düşünmeye çalışan…

Yardımı seven ama kullanılmaktan hoşlanmayan, devrik cümleleri sevmeyen, imla kurallarıyla arası iyi olmayıp alt üst eden, istisnasız üç noktaları ekleyen…

Programlı yaşayan ve zamanı bitiverecekmiş gibi kullanan, her konuda kendine güvenen tüm özgüvenine rağmen tek kompleksi kilo olup , çevresinde ki kendini doksan atmış doksan zannedip her fırsatta aaa ne kadar kilo almışsın diyen dengesizler yüzünden kalori hesabı yapıp gezen…

Çok güzel iki evlada sahip olan, onları hayatta her şeyin üstünde tutan ve iyi bir anne olduğunu düşünen, duygusal, hüznü, sonbaharı, yağmuru, siyah beyaz hatıraları, sessizliği, huzuru, kedilerini, köpeğini, evinden ve bahçesinden oluşan o küçücük dünyasına sığınan ve seven..

Kimsenin önemsemediği şeylere takılıp çabuk üzülen, hayata , olaylara çevreye duyarlı, sorgulayan, sorgulamayana kızan, balık hafızalı olduğu için çabuk unutup affeden, heyecanlı, telaşlı, gözyaşları gözünün ucunda olan, ota çöpe ağlayan, göz kalemi, tığları, şişleri, yünleri , en önemlisi kitapları ve dergilerinden vazgeçmeyen, habersiz misafirden hazetmeyen, sürprizleri sevmeyen öyle sıradan biri işte, tanışalım istedim…