“İki beden büyük olsun, seneye de giyer.”
Biz böyle böyle büyüdük.
Belki bundan dolayı beni anlamayanlara, iki beden büyük geliyorumdur.
Aksu’da bazılarına iki beden büyük geliyor.
Anlayamıyorlar, anlamıyorlar.
Bu neyin hırsıdır ki,
Arkasından küfür savurduğunuzla karşılaşınca,
”Cancazım” deyip sarılıp öpüşüyorsunuz.
Kaç tane yüzünüz var sizin.
İki yüz bile, size az geliyor.
Öyle bir “Aksum” diyorsunuz ki, karınız kıskanacak.
Çünkü ona bile bu denli içten bir söz söylememişsinizdir.
Nasıl bir aşktır ki bu,
Anlayan beri gelsin.
Bize bu aşkı inandırmak istiyorsanız, çocuğunuza “Aksu” adını koyun.
Karakolda doğru söyler,
Mahkemede şaşar hesabı,
Aksu üzerinden prim yapmak için,
Birbirinize saldırıp durmayın.
Sonra da yok “biz ordayken tesadüfen geldi”
Diye çocukların bile inanmayacağı savunmaya, İl inanır ama Ankara yutar mı bilemem.
Kendi ipini kendi elinle çekiyorsun,
Yapma.
Bugünkü akıl hocaların ve
Pof poflayıcıların yarın arkandan gülecek.
Hatta çoğu şimdiden bile gülüyor, benden söylemesi.
Bilirsin severim seni,
Ne seni annen o makamda doğurdu,
Ne de beni annem böyle bıyıklı ve göbekli.ama unutma.
Şu an oturup bu yazıyı okuduğun koltuk var ya,
Tadını çıkar.
Yarın sandalyeye geri döndüğünde,
Senden selamı esirgemeyecek,
Halini hatırını soracak ben bile kalmayacağım.
Yakma bir sigara daha dur,
Sadece düşün diye söyledim, dertlen diye değil.