Kazakistan Cumhuriyeti Antalya Başkonsolosu Kuat Kanafeyev, Temmuz ayının ilk pazar günü kutlanan Ulusal Dombıra Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, dombıranın yalnızca bir müzik aleti değil; Kazak halkının milli ruhunu, tarihini, kültürünü ve manevi mirasını yansıtan en önemli sembollerden biri olduğunu vurguladı.

Antalya'nın tarihi kapısı aydınlatıldı
Antalya'nın tarihi kapısı aydınlatıldı
İçeriği Görüntüle

Kanafeyev, Ulusal Dombıra Günü’nün aynı zamanda Kazakistan’ın çağdaş devlet yapısının temelini oluşturan Yeni Anayasa’nın yürürlüğe girdiği döneme denk gelmesinin de ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, güçlü devletlerin yalnızca hukuk sistemiyle değil, kültür, dil, gelenek ve tarih bilinciyle ayakta kaldığını ifade etti.

“Dombıra, Kazak halkının ruhudur”

Kazak halkı arasında yaygın olan “Asıl Kazak, Kazak değil; asıl Kazak dombıradır.” sözünü hatırlatan Başkonsolos Kanafeyev, dombıranın yüzyıllardır Kazak bozkırlarında insanların sevinçlerini, hüzünlerini, kahramanlık destanlarını ve vatan sevgisini anlatan en güçlü kültürel araç olduğunu söyledi.

Kazak kültürünün en önemli müzik türlerinden biri olan küy geleneğinin de dombıra ile hayat bulduğunu belirten Kanafeyev, sözsüz olarak icra edilen bu eserlerin adeta müzikle anlatılan hikâyeler olduğunu kaydetti. “Aksak Kulan” efsanesinin, dombıranın güçlü anlatım dilini ortaya koyan en önemli örneklerden biri olduğuna dikkat çekti.

Büyük ustaların mirası yaşatılıyor

Kurmangazı, Dauletkerey, Tattimbet, Sugur, Kazangap, Jambıl Jabayev, Dina Nurpeisova ve Nurgisa Tlendiyev gibi büyük küy ustalarının eserlerinin günümüzde de yaşatıldığını belirten Kanafeyev, bu mirasın eğitim kurumlarında öğretilerek yeni nesillere aktarıldığını söyledi.

Modern müzik anlayışıyla dombırayı buluşturan genç sanatçıların da geleneksel kültüre önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kanafeyev, Turan, Alatau Serileri, HasSak ve Ulutau gibi etno-folklor topluluklarının Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede ilgi gördüğünü dile getirdi.

Dombıra genç kuşakları kültürle buluşturuyor

Kazakistan’da çocukların küçük yaşlardan itibaren okullarda, kültür merkezlerinde ve aile büyüklerinden dombıra çalmayı öğrendiklerini belirten Kanafeyev, dombıranın aile bağlarını güçlendiren ve kültürel mirası yaşatan önemli bir unsur olduğunu ifade etti.

Her yıl temmuz ayının ilk pazar günü kutlanan Ulusal Dombıra Günü kapsamında Kazakistan genelinde konserler, festivaller, yarışmalar, sergiler ve toplu küy icraları düzenlendiğini belirten Kanafeyev, yurt dışında da büyükelçilikler, başkonsolosluklar ve Kazak diasporasının çeşitli kültürel etkinliklerle bu mirası tanıttığını söyledi.

Antalya’daki Dombıra Anıtı dostluğun simgesi

Kanafeyev, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ortak Türk kökleri ve kardeşlik bağlarına da dikkat çekerek, 2024 yılında Antalya’nın Kepez ilçesinde, büyük Kazak şairi ve akını Jambıl Jabayev’in adını taşıyan parkta açılan Dombıra Anıtı’nın, yurt dışında dikilen ilk dombıra anıtı olma özelliğini taşıdığını hatırlattı.

Antalya’daki anıtın yalnızca bir sanat eseri olmadığını vurgulayan Kanafeyev, bunun aynı zamanda iki ülke arasındaki dostluğun, kültürel diplomasinin ve ortak tarihî mirasa duyulan saygının güçlü bir simgesi olduğunu söyledi.

0E9B31D4 A0Ca 4Bc5 A83E C9Dcbe26474A

Alanya’da Kazak Eğitim Merkezi

Başkonsolos Kanafeyev, Alanya’da açılan Kazak Eğitim Merkezi’nin de Kazak dili, kültürü ve geleneklerinin tanıtılması açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, ilerleyen süreçte burada dombıra kurslarının da açılmasının planlandığını açıkladı.

“Dombıra kültürler arasında gönül köprüsüdür”

Mesajının sonunda dombıranın yalnızca Kazakistan’ın milli simgesi olmadığını ifade eden Kanafeyev, “Dombıranın sesi, Kazak halkının tarihini, bilgeliğini, özgürlüğe olan bağlılığını ve vatan sevgisini yaşatmaktadır. Aynı zamanda halklar arasında dostluk ve gönül köprüleri kuran evrensel bir kültür değeridir.” dedi.

Kazakistan Cumhuriyeti Antalya Başkonsolosu Kuat Kanafeyev, Türkiye’de yaşayan tüm Kazakistan vatandaşlarının ve Kazakistan dostlarının Ulusal Dombıra Günü’nü kutlayarak, dombıranın eşsiz ezgilerinin dostluk, birlik ve ortak kültürel mirası yaşatmaya devam etmesini temenni etti.