Gün geçmiyor ki ülkemizin yönetimindeki erkeklerden kadınlarla ilgili bir söylem gelmesin.
Kadının kaç çocuk doğurması gerektiği, kaç yaşında evleneceği, ne giyeceği, nasıl davranacağı, doğum kontrolünün hainlik sayıldığı söylemleri sürüp gidiyor.
Bizim dışımızda herkes duygularımızı hiçe sayarak, bedenimiz hakkında hak iddia ederek konuşuyor.
Kadın olmanın bir suçmuş gibi çekinerek yaşadığımız bir dünyadayız.
Tecavüze uğradığında kabahatli olduğu düşünülen ve cezaların buna göre şekillendiği bir ülkede yaşıyoruz.
Giyimimizle, tavırlarımızla, sırf belaya davetiye çıkarıyor diye kısıtlanıp, cezayı hak ettiğimiz bir dünyada kendimize yer bulmaya çalışıyoruz.
Aslında bizler bu ülkede başımıza bir şey gelmeden yaşayabiliyorsak çok şanslı birer kahramanız.
Sabah işe giderken veya işten eve dönerken tecavüze uğrayıp cesedimiz yakılmadan yaşayabildiğimiz için hepimiz birer kahramanız.
Onca kadın cinayetine omuz silken ve çok kısa sürede bu cinayetleri unutan bir toplumda yaşayabildiğimiz için hamam böceklerinden daha dayanıklıyız ve kadın olarak okula gitmenin dahi savaşını vermek zorunda kalan inanılmaz sabrı olan insanlarız…
Aslında öfkem erkekleri kadına saygı duymayı, kadına değer vermeyi bilmeden yetiştiren annelere…
Öfkem, ilimle bilimle uğraşmayıp devlet sorunlarıyla ilgilenmekten ziyade kadının kılına tüyüne takılan onu bir insan olarak değil de cinsiyetine takılıp söylemler yapan lakin hala hukuk sistemini düzeltemeyen ülkeyi yönetenlere ve içten içe hak etmiştir diyen çürük beyinlere…