Bayram da bitti.

Sıra geldi önce geçime, sonra seçime.

Çözümümü seçime, seçimimi çözüme feda edelim derken.
Gelen şehit haberlerinin ardından,

Çözüm sözün bittiği yere geldi.

Seçim meydanlar yine “cağuz, ceğiz, cuğuzlarla” çınlayacak.
Açıklanan anketlere dikkat ediyor musunuz?

Eskiden karasız denen hiçte küçümsenmeyecek oranda seçmen kitlesi vardı.
Son anketlerde artık kararsızlar seçimi etkileyecek gibi görünmüyor.

Yani kararımızı yanlış da olsa, doğru da olsa vermiş gibiyiz.

Tek bir temenni var, tek bir partinin iktidar olması.
İşte o zaman ekonomide, rahat bir nefes alacak.

Doların ateşi çıktığında, başımıza neler geliyor farkında mısınız?
Cebimizdeki Liralarımız Kuruş oluyor.

Şu günlerde bana sorulan meşhur soru,
“de be Gazeteci, sen kime oy vereceksin”
Ben oyumu, geleceğe vereceğim.

Biz işte geldik gidiyoruz.

Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete.

Ya bizden sonrakiler, yani evlatlarımız.

Onlara nasıl bir miras bırakacağız.

İstikrarlı, yaşanabilir bir ülke mi?

Yoksa her daim seçim yaşayan bir ülke mi?

Şehit cenazeleri gelmesin, terör bitsin.

Liramız değer kazansın, ekonomimiz düzelsin.

Siftahsız kepenkler kapanmasın, esnaf gülsün.

Girdi fiyatları düşsün, çiftçi para kazansın.

Emeklilikten sonra geçinmek için, hala iş arayan kalmasın.

Çalışan ürettiğinden mutlu olsun, onunda cebi para görsün.

Turizmci, tek pazara mahkum olmasın.

Farkındayım Cuma hutbesi gibi oldu.

Ama “Amin” dediğinizi de duyar gibiyim.

Hepimize hayırlı seçimler olsun.