Kemerağzı Turizm Bölgesi'nde bulunan Orion Pazar Yeri hakkında yıllar içerisinde mahkeme kararları verildi, sözleşmeler feshedildi ve işletmeci firma bir dönem işgalci konumuna düştü. O dönemlerde yaşanan hukuki tartışmaların en yakın tanıklarından biri oldum. Dönemin belediye meclis üyesi Mustafa Poyraz da konuyla ilgili hukuki mücadele veren isimlerden biriydi.
Biz yazdıkça, konu gündemde kaldıkça yüklenici firma da kendi hukuk mücadelesini sürdürdü.
Süreç uzadı, davalar devam etti ve sonunda beklenmeyen bir noktaya gelindi: Alanın satışı gerçekleşti. Üstelik yıllarca "işgalci" olarak nitelendirilen işletmecilere satıldı.
İşte tartışma da tam burada başladı.
"Bu alan satılamaz" diyenler oldu. Kamuoyunda ciddi eleştiriler yükseldi.
Ben ise bir hukukçu değilim ama araştırmadan da hüküm vermem. Konunun uzmanlarıyla görüştüm, mevzuatı inceledim, farklı görüşleri dinledim. Geldiğim sonuç ise satış işleminin hukuki zemine sahip olduğu yönünde oldu.
Çünkü satışın dayanağı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi olarak bilinen Yapı Kayıt Belgesi düzenlemesi. Bu düzenleme, belirli şartları taşıyan yapı sahiplerine kamu taşınmazlarını satın alma hakkı tanıyor.
Orion'un bulunduğu taşınmaz için de geçerli bir Yapı Kayıt Belgesi bulunuyor. Aksu Belediyesi, belgenin iptali için ilgili bakanlığa başvurmuş ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı belgenin geçerli olduğunu bildirmiş. Bununla da yetinilmemiş; satışın yapılıp yapılamayacağı konusunda Bakanlıktan birden fazla görüş alınmış ve satışın kanun kapsamında mümkün olduğu ifade edilmiş.
Bölgenin turizm alanı olması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın uygunluğu alınmış, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden hukuki mütalaa istenmiş, ayrıca satış bedeli ATSO, Emlakçılar Odası ve GEDAŞ'ın değerleme raporları dikkate alınarak belirlenmiş. Üstelik kamu yararı gözetilerek en yüksek bedel esas alınmış.
Dahası, süreç mülkiye müfettişleri tarafından incelenmiş, Sayıştay denetimlerinden geçmiş ve herhangi bir kamu zararı ya da hukuka aykırılık tespit edilmemiş.
Bugün kamuoyundaki itirazların önemli bir kısmı aslında satışın hukuki olup olmamasından çok, aynı bölgede bazı yapıların Yapı Kayıt Belgesi alabilmiş, bazılarının ise alamamış olmasından kaynaklanıyor. Bu durum doğal olarak bir eşitsizlik algısı oluşturuyor. Ancak hukukta algılar değil, mevzuat konuşur. Yapı Kayıt Belgesi alan ile alamayan kişi aynı hukuki statüde değildir.
Benim gördüğüm tablo şu:
Orion meselesinde yıllarca yaşanan tartışmaların, verilen mahkeme kararlarının ve kamuoyundaki haklı hassasiyetlerin ötesinde, satış işlemi yürürlükteki mevzuatın tanıdığı bir yetkiye dayanıyor. Elbette herkes bu satışın doğru olup olmadığı konusunda farklı düşünebilir. Ancak "beğenmiyoruz" demek başka şeydir, "hukuka aykırı" demek başka şey.
Bugün elimizdeki bilgiler, alınan bakanlık görüşleri, akademik değerlendirmeler ve denetim raporları birlikte değerlendirildiğinde, Orion satışının hukuki dayanağının bulunduğunu gösteriyor.
Yıllardır bu konuyu takip eden bir gazeteci olarak gördüğüm gerçek budur.