Uzun yıllar uluslararası şirketlerde üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra rotasını toprağa çeviren Dr. Çetin Nazikkol, Antalya'nın Aksu ilçesinde altı yıl önce satın aldığı 10 dekarlık araziyi bugün 80 dekarlık organik üretim merkezine dönüştürdü. Aksu’da organik tarım sertifikasına sahip ilk ve tek üretici olan Nazikkol, kimyasal kullanımına karşı duruşuyla dikkat çekiyor. 100 yıl önceki doğal tarım yöntemlerini günümüze taşımayı hedefleyen Nazikkol, organik tarımın yalnızca çevresel değil, ekonomik açıdan da sürdürülebilir olduğunu göstermeyi amaçlıyor.
Organik avokado üretiminden açık hava tarım müzesi projesine, çocuklara yönelik tarım eğitimlerinden avokado yağı üretimine kadar birçok hedefi bulunan Nazikkol’u, Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatimur ve teknik ekibinin eşliğinde çiftliğinde ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledik. Gerçekleştirdiğimiz röportajda organik tarım vizyonunu, geleceğe yönelik projelerini ve Türkiye’de kimyasaldan organiğe geçişin nasıl mümkün olabileceğini konuştuk.
Organik üretime neden bu kadar önem veriyorsunuz?
Bizim için organik sertifika çok önemli. Şu anda yaklaşık 1300 ağacımız organik sertifikalı. Eğer organik üretim yapmayacaksak zaten bu işi yapmanın çok da anlamı kalmıyor. Ben insanların tükettiği ürünlerin arkasında güvenle durabilmek istiyorum. Doğallık, güvenilirlik ve şeffaflık benim için her şeyden önemli.
Organik üretim yapmanın zorlukları neler?
Bir hikâye anlatayım. Bir gün bahçede çalışan kadınlarla birlikte ot temizliği yapıyordum. Sıcak bir yaz günüydü. Bir çalışan yanıma geldi ve bana, “Abi sana bir şey soracağım ama kızma, biz yıllardır burada ot yoluyoruz, sen de bu sıcakta bizimle birlikte ot yoluyorsun. Bir ilaç atsana, konu bitsin” dedi.
Bu sözü çok duyduk. İnsanlar, “Bir ilaç at, maliyet düşsün, iş kolaylaşsın” diyor. Ama bizim amacımız kolay olanı yapmak değil. Ben doğallıktan taviz vermeden üretim yapmanın mümkün olduğunu göstermek istiyorum.
Türkiye'nin en büyük organik avokado üreticilerinden biri olduğunuzu söyleyebilir miyiz?
Organik sertifikalı arazi büyüklüğü açısından Türkiye'de en büyük üreticilerden biri olduğumuzu söylüyorlar. Bildiğimiz kadarıyla bu ölçekte ve tamamen organik sertifikalı üretim yapan çok az işletme var. Ama Aksu’da ilk ve tek organik tarım sertifikası sahibiyiz.
Ürünlerinizi yurt dışına da gönderiyor musunuz?
Ticari anlamda henüz tam kapasiteyle ihracata başlamadık. Ancak yurt dışına tadımlık ürün götürüyoruz ve aldığımız geri dönüşler çok olumlu. İnsanlar ürünlerin tadının ve kalitesinin farklı olduğunu söylüyor.
Çiftliğinizi ziyaret eden yabancı misafirler de oluyor mu?
Evet. Ben aynı zamanda danışmanlık da yapıyorum. Bu nedenle dünyanın farklı ülkelerinden yöneticiler ve şirket temsilcileri çiftliğimizi ziyaret ediyor. Amerika'dan, Rusya'dan ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen misafirlerimiz oluyor.
İnsanlar hem organik tarım modelimizi görmek hem de sürdürülebilir üretim konusunda bilgi almak için geliyorlar. Burayı gördüklerinde çok etkileniyorlar.
Çocuklar ve gençler için de projeleriniz olduğunu söylüyorsunuz.
Benim hayalim burada bir açık hava tarım müzesi oluşturmak. Yıllardır topladığımız eski tarım aletleri ve ekipmanlarımız var. Bunları sergilemek istiyoruz.
Okullardan öğrenciler gelecek, burada ağaçları tanıyacaklar, organik tarımın ne olduğunu öğrenecekler. Çiftliği gezecekler. Sonrasında pizza fırınımızda kendi pizzalarını yapabilecekler. Çocukların toprağı ve üretimi yerinde görmesi çok değerli.
Bu çiftliği kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
Pandemi döneminde Dubai'de yaşıyordum. Uzun zamandır hayalimde doğanın içinde, kendi suyu olan bir arazi satın almak vardı.
Bir gün internette bu araziyi gördüm. Tam aradığım yerdi. O dönem pandemi nedeniyle Türkiye'ye gelemiyordum. Antalya'da tanıdığım da yoktu. İstanbul'daki arkadaşlarımdan yardım istedim. Bir arkadaşım gelip araziyi görüntülü aramayla bana gösterdi. Ben de hiç tereddüt etmeden satın almaya karar verdim.
Neden özellikle avokado üretimini tercih ettiniz?
Sağlıklı ve katma değeri yüksek bir ürün olmasını istedim. Domates ve biber gibi ürünleri herkes üretiyor. Ben farklı bir şey yapmak istedim.
Avokado hem dünya genelinde talep gören hem de üretimi zor bir ürün. Bu nedenle hem ekonomik hem de sürdürülebilir tarım açısından önemli bir fırsat sunduğunu düşündüm.
Organik üretimdeki temel hedefiniz nedir?
Biz sadece organik üretim yapmak istemiyoruz. Kimyasal tarımdan organik tarıma geçişin ekonomik olarak da mümkün olduğunu göstermek istiyoruz.
Çiftçilerin en büyük kaygısı maliyetler ve verimlilik. İnsanlar organik üretimin daha pahalı ve daha zor olduğunu düşünüyor. Biz ise organik tarımla da başarılı olunabileceğini, hatta daha fazla gelir elde edilebileceğini ispatlamak istiyoruz.
Çünkü değişim sadece konuşarak olmaz. İnsanlara çalışan bir model göstermeniz gerekir.
Bu yatırımın amacı ticari kazanç mı?
Hayır. Eğer amacım sadece para kazanmak olsaydı başka yatırımlar yapardım. Son beş yılda bu projeye ciddi yatırımlar yaptık.
Biz burada bir fark yaratmak istiyoruz. Daha sağlıklı üretim yapmak, insanlara güvenilir gıda sunmak ve sürdürülebilir bir model oluşturmak istiyoruz. Bunun için büyük emek ve büyük maliyet gerekiyor. Ama başaracağımıza inanıyorum.
Gelecek hedefleriniz neler?
Avokado ve zeytin üretimini büyütmeyi planlıyoruz. Özellikle avokadoya ağırlık vereceğiz.
Bunun yanında avokado yağı üretimine geçmek istiyoruz. Ancak bunu klasik yöntemlerle değil, özel makinelerle yapmayı hedefliyoruz. Almanya'daki üreticilerle görüşüyoruz. Çünkü kaliteli avokado yağı üretiminde çekirdeğin ve kabuğun ayrıştırılması gerekiyor.
Bu teknolojiyi çiftliğimize getirerek yüksek kaliteli ve sağlıklı avokado yağı üretmek istiyoruz. Hedefimiz yalnızca üretmek değil, katma değerli ürünler geliştirerek organik tarımda örnek bir model oluşturmak.
Çetin Nazikkol Kimdir?
Dr. Çetin Nazikkol, uluslararası şirketlerde yaklaşık 30 yıllık yöneticilik deneyimine sahip iş insanı, dönüşüm lideri, yazar ve girişimcidir. Kimya eğitiminin ardından ekonomi alanında yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamlayan Nazikkol, kariyerine Almanya merkezli sanayi devi ThyssenKrupp'ta başladı.
1996 yılında katıldığı ThyssenKrupp bünyesinde Türkiye CEO'luğu, Orta Doğu ve Afrika Bölge CEO'luğu ile Asya-Pasifik ve Afrika Bölge Platformu CEO'luğu gibi üst düzey görevlerde bulunan Nazikkol, şirketin küresel dönüşüm programlarını yönetti. Dönüşüm ve değişim yönetimindeki başarılarıyla uluslararası iş dünyasında tanınan bir isim haline geldi.
Günümüzde İsviçre merkezli danışmanlık şirketi Cena Impact'in kurucusu ve CEO'su olarak faaliyetlerini sürdüren Nazikkol, liderlik, değişim yönetimi ve kurumsal dönüşüm alanlarında şirketlere danışmanlık veriyor. Aynı zamanda konuşmacı ve yazar kimliğiyle de öne çıkan Nazikkol'un, 2026 yılında yayımlanan “77 Ways to Kill a Transformation and How to Prevent Each” adlı kitabı, kurumsal dönüşümlerin neden başarısız olduğunu ve bunun nasıl önlenebileceğini ele alıyor.