Hayat mı zor biz mi ?

Hani böyle bazen bir rüya görürsün ya,

Sanki bir çukurun dibindesin bağırıyorsun,

Sesin içine doğru gidiyor, sesin çıkmıyor...

Ya da uçurum gibi çok yüksek bir yerden

Aşağıya düşersin ya rüyanda.

Düşersin, düşersin dibe gittiğini görürsün yavaş yavaş,

Kalbin hızlı çarpmaya başlar, nefesin kesilecek gibi olur.

Tam dibe çarparken bir anda uyanırsın.

Oh be rüyaymış.

Hayır, hayatın ta kendisiymiş.

Bir tabak yemek, bir lokma su, bir hırka.

Yetmiyor bize, yetinemiyoruz.

Şükür mü? O da ne? Çoktan unuttuk biz onu.

En güzel yemeğe bizim midemiz layıktır, en güzel içeceğe de.

Dolaplar dolusu giysimiz, bir sürü ayakkabımız olsa da yetmez.

Çok, daha çok lazımdır bize.

Herkeslerden daha çok.

En iyi arabaya biz binmeliyiz.

Lokantanın en güzel köşesi bize ayrılmalı.

Kırarız birbirimizi, incitiriz.

Hırslarımızın kurbanı olur, burnumuz Kaf dağında dolaşırız.

Oysa çok zor değildir hayat.

Zor olan biziz, kendimiziz.

Oysa bilmez miyiz hiç, ama işimize gelmez.

Ölümde var ölüm de.