RÖPORTAJ

Doç. Dr. Sevinç Ateş: "Üzümsü meyveler tarım için büyük fırsat"

Tarım Medya programına konuk olan Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Ateş, üzümsü meyve yetiştiriciliği ve topraksız tarım konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Ateş, hem üreticilere yeni fırsatları anlattı hem de seracılıkta alternatif ürünlerin önemine dikkat çekti.

Antalya’da tarımın geleceği, alternatif ürünler ve modern üretim teknikleri Hilal Kara'nın Tarım Medya programında ele alındı. Program konuğu Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Ateş, üzümsü meyve yetiştiriciliğinden topraksız tarıma, üreticiler için yeni fırsatlardan ihracat potansiyeline kadar birçok önemli konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ateş, hem akademisyen hem de üretici bakış açısıyla yaptığı değerlendirmelerde, katma değeri yüksek ürünlerin Türk tarımı için önemli bir alternatif oluşturduğunu vurguladı. Tarım Medya programında gerçekleşen söyleşide; üzümsü meyvelerin yetiştiriciliği, ekonomik avantajları ve geleceğe yönelik planlar soru-cevap şeklinde ele alındı.

Soru: Hocam, bir akademisyen olarak sera kurma fikri nasıl doğdu?

Doç. Dr. Sevinç Ateş:
Aslında bu fikir, teori ile pratiğin buluşması gerektiğini düşünmemle başladı. Üniversitede yıllardır öğrencilerime üretim tekniklerini anlatıyorum ama bir noktada “Bu işin mutfağına da girmeliyim” dedim. Çünkü üniversitede yapılan çalışmalar ile ticari üretim arasında önemli farklar var. Gerçek piyasada üretici hangi zorluklarla karşılaşıyor, üretim sürecinde hangi sorunlar ortaya çıkıyor, bunları birebir yaşayarak görmek istedim. Aynı zamanda edindiğim bu deneyimleri öğrencilerime aktarmayı da hedefledim.

Soru: Serada özellikle üzümsü meyveleri tercih etmenizin nedeni nedir?

Doç. Dr. Sevinç Ateş:
Üzümsü meyveler katma değeri yüksek ürünler. Böğürtlen, ahududu, yaban mersini ve çilek gibi meyveler hem çok seviliyor hem de sağlık açısından oldukça değerli. Bu meyveler güçlü antioksidanlar içeriyor ve dünyada “süper gıda” olarak tanımlanıyor. Ayrıca küçük arazilerde bile yüksek gelir elde edilebilen ürünler. Bir dönüm araziye sahip bir aile işletmesi bile doğru tekniklerle ciddi kazanç sağlayabilir.

Soru: Antalya gibi verimli topraklara sahip bir bölgede neden topraksız tarım yöntemini tercih ettiniz?

Doç. Dr. Sevinç Ateş:
Antalya gerçekten tarım açısından çok avantajlı bir bölge. Ancak seracılığın uzun yıllardır yoğun yapılması nedeniyle bazı alanlarda toprak yorgunluğu ve toprak kökenli hastalıklar oluşabiliyor. Topraksız tarım sayesinde bitkinin kökü toprakla temas etmediği için bu hastalıkların büyük bir kısmını ortadan kaldırabiliyoruz. Ayrıca su ve besin maddelerini tamamen kontrol edebildiğimiz için verim ve kalite de artıyor.

Soru: Üreticilerimiz için üzümsü meyvelerin ekonomik açıdan avantajı nedir?

Doç. Dr. Sevinç Ateş:
Bu ürünlerin dünya pazarında ciddi bir talebi var. Sağlıklı beslenme trendiyle birlikte Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede tüketim hızla artıyor. Türkiye de iklim ve üretim potansiyeli açısından bu pazarda güçlü bir konuma gelebilir. Ayrıca serada üretim yaptığınızda ürününüzü piyasada az olduğu dönemlerde sunma şansınız oluyor. Bu da üretici için daha yüksek gelir anlamına geliyor.

Soru: Bu işe başlamak isteyen üreticilere ne tavsiye edersiniz?

Doç. Dr. Sevinç Ateş:
Öncelikle üreticilerimizin yeniliklere açık olması gerekiyor. Tarımda sürekli aynı ürünü üretmek yerine alternatif ve katma değeri yüksek ürünlere yönelmek önemli. Üzümsü meyveler bu açıdan iyi bir fırsat. Ayrıca devletimizin bu alanda ciddi destekleri var. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hibeleri, Ziraat Bankası’nın kredileri ve kalkınma ajanslarının teşvikleri üreticiler için önemli imkanlar sunuyor.

Soru: Gelecekteki planlarınız neler?

Doç. Dr. Sevinç Ateş:
Serayı büyütmeyi düşünüyorum. Üzümsü meyvelerle üretime devam edeceğim. Bunun yanında tıbbi ve aromatik bitkiler de oldukça ilgimi çekiyor. Onların da hem sağlık hem de ekonomik açıdan büyük potansiyeli var. Araştırmalarımı sürdürüyorum. Belki ilerleyen süreçte onları da üretim alanımıza dahil edebiliriz.