BÖLGE

Antalya Valisi Şahin: "Bu sadece Antalya'nın meselesi değil"

Antalya Valisi Hulusi Şahin, son dönemde sahillere büyük miktarda vuran mikroplastiklerle ilgili çalışmaların sürdüğünü belirterek, ağustos ayı sonu ya da eylül ayı başında ilgili bakanlıkların katılımıyla geniş kapsamlı bir mikroplastik çalıştayı düzenleneceğini açıkladı.

Begüm Aksoy
ANTALYA (İHA) -
Doğu Akdeniz'den gelen Levant akıntısının Antalya kıyılarındaki kirlilik üzerindeki etkisine de değinen Şahin, "Levant akıntısı diye bir akıntı var. Doğu Akdeniz'den gelen büyük bir akıntı. Bu akıntı Anadolu kıyılarını yalayarak geliyor ve Doğu Akdeniz'de ne kadar kirlilik varsa önce Alanya kıyılarına, ardından da Kemer kıyılarına taşıyor" dedi.
Vali Şahin, mikroplastik sorununun küresel boyutta ele alınması gerektiğini söyleyerek "Bu sadece Antalya'nın meselesi değil ve Antalya'nın tek başına çözebileceği bir konu da değil. Biz bütün kurumları harekete geçirdik. COP31'de de bu konunun ülkeler arası boyutunu dünya gündemine getireceğiz" ifadelerini kullandı.
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı'nda gerçekleştirilen Temmuz Ayı İl Asayiş ve Güvenlik Bilgilendirme Basın Toplantısı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Şahin, Antalya'da son dönemde gündeme gelen mikroplastik kirliliği ile orman yangınlarına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.

"Mikroplastikler konusunu çok ciddiye alıyoruz"
Sahillere vuran mikroplastiklerle ilgili denetimlerin sürdüğünü belirten Vali Şahin, son dönemde büyük miktarda sahillere ulaşan mikroplastiklerin kaynağına ilişkin tespitler yapıldığını ifade etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da konuya ilişkin ciddi tedbirler aldığını belirten Şahin, mikroplastik kirliliğinin turizme de zarar verdiğine dikkat çekti. Şahin, "Çevre Bakanlığı, bu konuda çok ciddi tedbirler alıyor. Çünkü turizmimiz bundan zarar görüyor. Ayrıca ağustos ayının sonunda ya da eylül ayının başında, tüm ilgili bakanlıkların katılımıyla çok geniş kapsamlı bir mikroplastik çalıştayı düzenlenecek. Çalıştayın Antalya'da mı, İstanbul'da mı yapılacağı henüz netleşmedi. Bu çalıştay kapsamında ilgili bakanlıklar, mevzuat açısından yeni tedbirler alınması gerekiyorsa bunları değerlendirecek, gerekli hazırlıkları ve çalışmaları yapacak. Mikroplastikler konusunu çok ciddiye alıyoruz" dedi.

"Bu sadece Antalya'nın meselesi değil"
Sudaki diğer kirleticilere yönelik çalışmaların da devam ettiğini ifade eden Şahin, mikroplastik sorununun küresel boyutta ele alınması gerektiğini söyledi. Şahin, "Bunun dışında elbette sudaki başka kirlilikler ve farklı kirleticiler de var. Bunlarla ilgili çalışmalarımız da ayrıca devam ediyor. Ancak bunun küresel bir sorun olduğunun farkındayız. Bu sadece Antalya'nın meselesi değil ve Antalya'nın tek başına çözebileceği bir konu da değil. Biz bütün kurumları harekete geçirdik. COP31'de de bu konunun ülkeler arası boyutunu dünya gündemine getireceğiz" diye konuştu.

Arıtma tesislerine mikroplastik vurgusu
Mikroplastik kirliliğinin yalnızca gözle görülebilen parçalardan oluşmadığını belirten Vali Şahin, arıtma tesislerinin de mikroplastiklere göre dizayn edilmesi gerektiğini dile getirdi. Şahin, "Bu mesele sadece gözümüzle gördüğümüz küçük parçalardan ibaret değil. Gözle göremediğimiz mikroplastikler de var. Arıtma tesislerinin de buna göre dizayn edilmesi gerekiyor. Bunun farkındayız. Bunlar büyük işler, geniş çaplı çalışmalar ve uluslararası ölçekte aksiyon alınmasını gerektiriyor. Biz de yetkimiz ve gücümüz çerçevesinde elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Levant akıntısı Doğu Akdeniz'in kirliliğini Antalya kıyılarına taşıyor
Doğu Akdeniz'den gelen Levant akıntısının Antalya kıyılarındaki kirlilik üzerindeki etkisine de değinen Şahin, akıntının Anadolu kıyıları boyunca ilerlediğini söyledi. Şahin, "Levant akıntısı diye bir akıntı var. Doğu Akdeniz'den gelen büyük bir akıntı. Bu akıntı Anadolu kıyılarını yalayarak geliyor ve Doğu Akdeniz'de ne kadar kirlilik varsa önce Alanya kıyılarına, ardından da Kemer kıyılarına taşıyor. Çünkü akıntının ilk çarptığı uç noktalar buralar. Dolayısıyla bizim bu bölgelerde yapabileceğimiz şey, yüzeydeki atıkları ve çöpleri hızlı bir şekilde toplamak. Başka bir şey yapamayız. Benim Suriye'ye gidip oradaki çöpü toplama şansım var mı? Ya da Seyhan Nehri'nden akan kirliliği önleme şansım var mı? Yok. Ben kendi kapımın önünü temizlemenin derdindeyim. Ancak diğer platformları kullanarak oralardaki kirliliğin önlenmesi için de elimden geleni yapıyorum" dedi.

"Bu çok katmanlı bir sorun"
Çevreye bırakılan atıkların da akarsular aracılığıyla denizlere taşındığını belirten Şahin, akarsu bariyerlerinin bu noktada önem taşıdığını ifade etti. Şahin, "Sahillerde çöp var. Nehirlerden ve ırmaklardan, çevreye atılan çöpler su kaynaklarına, oradan da denize taşınıyor. İşte bu yüzden akarsu bariyerlerinden söz ediyoruz. Akarsu bariyerleriyle bunları tutabiliriz diyoruz. Yani bu çok katmanlı bir sorun. Bugünün problemi değil, yıllara yayılan bir mesele. Herkesin hep birlikte hareket etmesi gerekiyor. Bir kişinin ya da bir grubun mücadelesiyle çözülebilecek bir konu değil. Tüm kurumların, bölgede yaşayanların, işletmelerin, insanların, piknikçilerin, tarım işletmelerinin; herkesin sorumlu hareket etmesi gerekiyor" diye konuştu.

"Yangın rakamları geçen yılın yaklaşık yarısı civarında"
Vali Şahin, orman yangınlarına ilişkin soruya da cevap vererek, bu yıl erken uyarı, alarm ve farkındalık çalışması başlatmalarının faydalı olduğunu söyledi. Çalışmaların sonuçlarının alınmaya başladığını belirten Şahin, yangın rakamlarının geçen yılın yaklaşık yarısı seviyesinde olduğunu ifade etti. Şahin, "Bu yıl başlattığımız bir projemiz vardı. Erken uyarı, alarm ve yoğun bir farkındalık çalışması yürüttük. Bunun meyvelerini topluyoruz. Rakamlar geçen yılın yaklaşık yarısı civarında. Ancak rüzgarın yoğun olduğu dönemlerde küçücük bir kıvılcım dahi çok ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Geçtiğimiz 28 Temmuz-1 Ağustos arasındaki yangın dalgasında da yoğun bir çaba gösterdik. Yangınları hızla kontrol altına aldık ve zararı minimize ettik. Fakat asıl yapılması gereken, hiç yangın çıkmaması için çalışmaktır. Bu yöndeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.