Şaşırsam mı?
Üzülsem mi?
Ne düşüneceğimi artık bilemiyorum.
Bazı insanların ‘acaba’ ları, sorgulamaları, öz eleştirileri yok.
O kadar eminler ki kendilerinden, sabit fikirlerinden, şaştım kaldım!
Yine çıktı ne yazık ki bir tanesi, yine anlamsız boş konuşmalarıyla tırmaladı kulaklarımı…
Ne var diyor?
Ne var da bu hayvanları böyle koruyorsunuz, o mamalarla besliyorsunuz, su kapları bırakıyorsunuz her yere gördükçe illet oluyorum, bırakın doğasına o bulur yolunu…
Hani bu sözleri söyleyen insan eğitimsiz olsa anlarım ama eğitim almış, yaşını başını almış biri, lakin fakülte bitirmekle olmuyor bu işler.
insanlıktan ve hayattan nasibini almak, kendini yetiştirmek ve her şeyden önce gönül gözünü kapatmayıp, baktığını görmek çok önemli…
Hangi doğa dedim doğasımı kaldı, bir yudum su içecek alan mı kaldı, en azından çöp karıştırıyorlardı çöp mü kaldı?
Pişkin bir bakışla dedi ki; ormana bırakılsınlar orda yiyecek bir şeyler bulurlar.
Dedim ki; -Gittiniz mi hiç o ormanlara?
-Siz ve sizin gibi düşünenler sayesinde yiyecek bulamadıkları için orada köpekler birbirlerini yiyorlar, konuştu yine -Eee denge dedi doğanın dengesi, doğada güçlü güçsüzü her zaman yer sonuçta.
Gözlerine baktım en ufak bir duygudan eser yoktu.
-Kirletiyorsunuz o mamalarla her yeri yoksa sizde o çantasında mama taşıyanlardan mısınız? Dedi.
-Uzaylı mısınız? der gibi küçümseyen bakışlarla…
O ifadeyi görmezden geldim ve dedim ki; insana önce vicdan versin yaradan, sustum ve sonra yine konuştu.
İnsana yapsınlar o yardımı insanlar aç geziyorlar.
O kadar insansan neden başkalarının yaptığı yardıma takılıyorsun da, kendin yardım etmiyorsun sözde acıdığın insana?
Birisi mağdur bir hayvanı kurtarıyorsa sende bir insanı kurtar demeye bile gerek olmadığını hissettim ve ilk defa bir insana bu kadar acıdım ve sabırla sustum…