Güney Haberci - Antalya'nın Bir Numaralı Haber Portalı
2014-06-03 13:34:40

PROTOKOL

Hilal KARA

03 Haziran 2014, 13:34

Aman efendim ne içine giriniz, ne dışında kalınız… Öyle acayip bir dünya. Sanırsın Samanyolu’nda yıldızlar geçidi. Bütün protokoller öyle. Önde ileri gelenler arkada onları izlemeye çalışan halk. Ben bu durumu tıpkı şeye benzetiyorum. Hani varını yoğunu feda ederek evladını okuması için çırpınan anneler var ya, çocuğu bir makam sahibi olunca önce annesinin yanında olmasından rahatsız olur ya. Protokoller işte.
Sade vatandaş yada sadece insan olmanız çok bir şey ifade etmiyor, protokoldeki sıra numaranız sizin kimliğiniz. Protokol numarasını kaybedenin VAY HALİNE!

Nefsin yenilgiye uğradığı, nefis dünya “protokol”.

Tabi halka hizmet görevini sonuna kadar yerine getiren yöneticilerimizi, her daim, özel bir yerde tutuyoruz.

Saygılarımla,

BİLGE SÖZLERİ
Ego bir buzdağıdır. Onu erit. Onu derin sevginin içinde erit, böylelikle o kaybolsun ve sen okyanusun parçası haline gel.
Osho

Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır
Yunus Emre

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.
Mevlana

Okunacak En Büyük Kitap İnsandır.
Hacı Bektaşi Veli 
______________
BİZ DE VAKTİYLE GÜZEL YİYECEKLERDİK

Halife Harun Reşîd bir gün Behlül-i Dana ile sohbet ederken;
- "Ey Behlül! Sana sarayımda bir oda ve hizmetçiler vereyim. Yeter ki bu eski elbiselerden kurtul. Yenilerini giy. İnsanlar arasına karış." dedi.

Bunun üzerine hazret-i Behlül;
- "Müsâde ederseniz bir danışayım." dedi.
Halife;
- "Kime danışacaksın, kimsen yok ki?" diye cevap verdi.

Behlül de; "Ben danışacağım yeri biliyorum." dedi ve oradan ayrıldı. Harun Reşîd arkasından adamlar salıp danışacağı yeri öğrenmek istedi. Behlül gide gide şehir dışında bir mezbeleliğe gitti. Başını eğip bir şeyler dinlermiş gibi yaptı. Bir şeyler söylendi. Daha sonra oradan ayrıldı. Saraya yöneldi. Sultanın adamları ondan önce saraya dönüp hâdiseyi halifeye bildirmişlerdi. Behlül huzura girince, halife Harun Reşîd ona;
- "Ey Behlül! Söyle bakalım vereceğin cevabı." dedi.

Behlül;
- "Danıştım efendim. Lâkin insanlar arasına karışmam mümkün değil." dedi.

Halife heybetle;
- "Ey Behlül! Sen gidip çöplere danışmışsın, haberim oldu." dedi.

Behlül de;
- "Doğru söylüyorsun ben de onlara danıştım. Onlar bana cevap verdiler ve;
- "Ey Behlül! Biz de vaktiyle en güzel ve nefis yiyecekler idik. Bütün güzellikler bizde idi. Sevgi ve itibarımız çoktu. Ne zaman ki insanlar arasına karıştık. İşte bu hâle geldik. Çöpe atıldık. Sen de sakın insanların arasına karışma." dediler. Bu sözlerdeki ince manaları anlayan Harun Reşîd: "Haklısın." deyip düşüncelere daldı.




Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.