Esselamualeykum
Aziz sıddık kardeşlerim bir önceki yazımızda Ahiret inancının çocuklar ve gençler üzerindeki tesirinden bahsedeceğimi söylemiştim. Neden hep imani meselelerden bahsediyorum. Şunun için saadet-i dareynin (dünya ve ahiret saadetinin) temeli imandır,onun için Bediüzzaman Hz. “Kainatta en yüksek hakikat imandır” der.
İman insanı insan eder, belki insanı sultan eder. Bizim yüce kitabımız Kuran-ı Azimüşşan’ın da hemen hemen üçte biri ahirete imandan bahseder. Onun için insanın en evvel elde edeceği ilim iman ilmidir.
İlimlerin şahı ve padişahı da iman ilmidir... Şimdi saadetimize dönüyorum. Nev-i insanın dörtte birini teşkil eden çocuklar; Ahiret imanıyla insanca yaşayabilirler ve insaniyetin isdidatlarını taşıyabilirler. Yoksa eliim endişeler içinde kendini uyutturmak ve unutturmak için çocukça oyuncaklarıyla haylaz bir hayatla yaşayacaklardır.
Çünkü, her vakit etrafında onun gibi çocukların ölmesi, onun nazik dimağında ve ileride uzun arzuları taşıyan zayıf kalbinde ve mukavemetsiz ruhunda, öyle bir teesir yapar ki, hayatı ve aklı o biçareye azap aleti ve işkence edeceği zamanda, Ahiret imanının dersiyle,görmemek için oyuncaklar altında onlardan saklandığı o endişeler yerinde bir sevinç ve genişlik hissederek der: Bu kardeşim veya arkadaşım öldü,cennetin bir kuşu oldu. Bizden daha iyi keyf eder gezer ve validem öldü, fakat rahmeti ilahiyeye gitti, yine beni cennettte kucağına alıp sevecek ve ben de o şefkatli anneciğimi göreceğim diye insaniyete layık bir tarzda yaşayabilir.
İşte aziz kardeşlerim bu halde olan bir çocuğu Ahiret inancından başka hangi şey teselli edebilir. Selam ve saygılarımla, aciz kardeşiniz KAZIM ÖZ.