<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güney Haberci - Antalya'nın Bir Numaralı Haber Portalı</title>
    <link>https://www.guneyhaberci.com.tr</link>
    <description>Antalya Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/rss/saglik-ve-yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 00:03:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/rss/saglik-ve-yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Göksu Mahallesi’ne Aile Sağlığı Merkezi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/goksu-mahallesine-aile-sagligi-merkezi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/goksu-mahallesine-aile-sagligi-merkezi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Belediyesi ve hayırsever desteğiyle Göksu Mahallesi’ne Aile Sağlığı Merkezi(ASM) kazandırılıyor. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişebilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Göksu Mahallemize kazandırılacak bu merkez, bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşılayacak ve sağlık altyapımıza katkı sunacak" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Kepez’in sağlık yatırımlarına bir yenisi daha ekleniyor. Göksu Mahallesi’ne kazandırılacak Aile Sağlığı Merkezi’nin ilk adımı, imzalanan protokolle atıldı. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nde düzenlenen törende; Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Göksu Mahalle Muhtarı Gülten Yurtlak ile hayırsever iş insanları Süleyman Toprak ve Alparslan Bayrak hazır bulundu.</p>

<p>Göksu Mahallesi 27291 ada içerisinde, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait park alanına inşa edilecek olan altı hekimli Alphan-Toprak Aile Sağlığı Merkezi, yaklaşık 500 metrekare kapalı alana sahip olacak. Sağlık merkezinin sekiz ay içerisinde tamamlanarak Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim edilmesi hedefleniyor.</p>

<p><img height="934" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-06-110258-5.png" width="1470" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Birinci basamak sağlık yatırımları önceliğimiz"</strong><br />
Protokol töreninin ardından bir açıklama yapan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ilçeye yeni bir Aile Sağlığı Merkezi kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Başkan Kocagöz, "Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişebilmesi için çalışıyoruz. Göksu Mahallemize kazandırılacak sağlık merkezi, bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşılayacak ve sağlık altyapımıza önemli bir katkı sağlayacaktır. Vatandaşlarımıza şimdiden hayırlı olsun" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/goksu-mahallesine-aile-sagligi-merkezi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-06-120448-2.png" type="image/jpeg" length="30615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarında anne ve bebek sağlığını korumanın 5 altın kuralı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/yaz-aylarinda-anne-ve-bebek-sagligini-korumanin-5-altin-kurali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/yaz-aylarinda-anne-ve-bebek-sagligini-korumanin-5-altin-kurali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan sıcaklık ve nemin, hamilelik sürecinde anne adaylarını daha fazla etkileyebileceğini belirten Op. Dr. Bilgi Uslu Aybar, yeterli sıvı tüketimi, güneşten korunma, dengeli beslenme ve aşırı sıcaktan kaçınmanın hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Hamilelik, bir kadının hayatındaki en özel dönemlerden biri olarak görülüyor. Bu süreçte anne adayının vücudunda hem fiziksel hem de duygusal büyük değişimler yaşanıyor. Bebeğin sağlıklı gelişimi için anne adayının beslenmesinden uyku düzenine, hareketliliğinden stres yönetimine kadar birçok faktöre dikkat edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklığı, nem oranı ve terleme, hamilelik sürecini daha da zorlayıcı hale getirebiliyor. Dehidrasyon, vücut ısısının yükselmesi, enfeksiyon riski ve yorgunluk gibi etkenler hem anne hem de bebek için ek önlemler alınmasını zorunlu kılıyor. Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Op. Dr. Bilgi Uslu Aybar, yaz mevsiminde hamilelik yaşayan anne adaylarının karşılaşabileceği riskler ve korunma yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.<br />
<br />
<strong>Gebelik sürecinde olanların yaz aylarında dikkat etmesi gerekenler</strong><br />
Op. Dr. Aybar, gebelik süreci, özellikle yaz aylarında anne adayından ekstra özen ve dikkat talep ettiğini ifade ederek, "Vücut zaten bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun bir çaba içindeyken, yüksek sıcaklıklar bu dengeyi bozabilir. Bu dönemde anne adaylarının hem kendi sağlığını hem de bebeğin gelişimini korumak için bilinçli adımlar atması büyük önem taşımaktadır" dedi.<br />
<br />
<strong>Sıcak havalarda sıvı tüketimi hayati önem taşır</strong><br />
Gebelik sürecinde özellikle dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Op. Dr. Aybar, "Yaz aylarında vücut daha fazla sıvı kaybeder. Hamilelikte günlük en az 2,5-3 litre su tüketimi önerilir. Susuzluk hissetmeden düzenli aralıklarla su içmek, idrar yolu enfeksiyonları ve erken doğum riskini azaltır. Sade suyun yanı sıra taze sıkılmış meyve suları ve ayran da tercih edilebilir.</p>

<p>Özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında bulunulmamalıdır. Hafif, pamuklu, açık renkli ve bol kıyafetler giyilmeli, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Klima veya vantilatörle serin ortamlar tercih edilmelidir. Yazın enfeksiyon riski artar. Havuz yerine denizin tercih edilmesi önerilir. Yüzme sonrası hemen duş alınmalı ve mayo değiştirilmelidir. İdrar yolu ve vajinal enfeksiyonlara karşı hijyen kurallarına titizlikle uyulmalıdır. Ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalı, taze sebze-meyve ağırlıklı beslenilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiğ et, suşi, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve aşırı tuzlu gıdalar riskli olabilir. Yemekler küçük porsiyonlar halinde ve sık sık tüketilmelidir. Hamilelikte yürüyüş ve hafif egzersizler yazın da devam edebilir ancak serin saatlerde yapılmalıdır. Aşırı terleme ve yorgunluk hissedildiğinde hemen dinlenilmelidir. Güneş kremi (güvenli olanlar) düzenli kullanılmalıdır. Uzun yolculuklarda mola verilerek bacaklarda kan dolaşımı desteklenmelidir. Reflü ve şişkinlik şikayetleri artabileceğinden yatmadan 2-3 saat önce yemek yenmemelidir" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/yaz-aylarinda-anne-ve-bebek-sagligini-korumanin-5-altin-kurali</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-01-093214-6.png" type="image/jpeg" length="11118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Artık Düzelemem" düşüncesi geride kaldı!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/sanirim-duzelemeyecegim-dedi-antalyada-yeniden-yurumeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/sanirim-duzelemeyecegim-dedi-antalyada-yeniden-yurumeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da başvurduğu hastanede durumu riskli görülerek Antalya'ya gelen bağırsak kangreni hastası 20 yaşındaki Sudenur Erboy, uygulanan medikal tedaviyle sağlığına kavuştu. Yaklaşık 4 ay boyunca yürümekte, nefes almakta ve günlük yaşamını sürdürmekte zorlandığını anlatan Erboy, "20 yaşında biri için bunları yaşamak bence oldukça üzücü bir durumdu. Bir ara çare bulamayacağımı düşündüm. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Şimdi çok çok iyiyim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya'da yaşayan 20 yaşındaki Sudenur Erboy, karın ağrısı ve tuvalete çıkamama şikayetleriyle başlayan rahatsızlığı nedeniyle yaklaşık 4 ay boyunca farklı hastanelere başvurdu. Alanya'dan Denizli'ye, İstanbul'dan Antalya'ya kadar birçok hastanede tedavi aradığını anlatan Erboy'un, bağırsak kangreni tanısı sonrası durumu riskli olarak değerlendirildi.</p>

<p>İstanbul'da başvurduğu hastanede yatış alması gerektiği belirtilen genç kız, aynı gün ambulansla Antalya'ya getirildi. Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş tarafından kabul edilen Erboy, uygulanan medikal tedavinin ardından sağlığına kavuştu.</p>

<p><img height="988" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-094454-4.png" width="1414" /></p>

<p><strong>"Hayati tehlikesi çok yüksekti"</strong><br />
Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, hastanın kendilerine şehir dışından ambulansla yönlendirildiğini belirterek, "Hastamız, karın ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanelerde bağırsak kangreni tanısı almış. Bu süreçte çok büyük sıkıntılar yaşamış. Bir süre müdahale edilemediği için hastalığı ilerlemiş.</p>

<p>Şehir dışından ambulansla bize yönlendirildi, biz de hastamızı kabul ettik. Gerçekten ciddi sıkıntıları vardı ve hayati tehlikesi çok yüksekti. Şu anda gayet iyi durumdayız, mutluyuz. Hatta 20 yaşını da burada kutladık. Bağırsak kangreni hızlı ilerleyen, zamanında müdahale edilmediğinde hayatı riske atan ciddi bir durumdur. Hastamızın yaşının genç olması nedeniyle muhtemelen bazı durumlar atlanmış olabilir. Ancak şu anda iyi olması bizim için en önemli nokta" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Geldiğinde ağrıdan nefes almakta zorlanıyordu"</strong><br />
Hastanın kendilerine geldiğinde günlük temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olduğunu aktaran Op. Dr. Ateş, "Hızlı bir şekilde kendine geldi. Yaklaşık bir ay boyunca neredeyse yürüyememiş, idrarını dahi yapamamış. Bize geldiğinde de idrarını ve büyük abdestini yapamıyor, ağrıdan nefes almakta zorlanıyordu.</p>

<p>Şimdi ise çok daha iyi. Hastamız gelir gelmez medikal tedavisine başladık. Yaklaşık 10 gün önce tedavisi uygulandı. Tedaviden sonraki 2-3 gün içerisinde kendine gelmeye başladı. Sonrasında toparlanma süreci biraz zaman aldı. Bugün 10'uncu gündeyiz ve hastamızın geldiği noktadan dolayı mutluyuz" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Doktor kontrolü dışında alınan her şey zarar verebilir"</strong><br />
Bağırsak sağlığı ve kullanılan destek ürünlerine ilişkin uyarıda da bulunan Op. Dr. Ateş, "Doktor kontrolü dışında alınan her şey, faydadan çok zarar verebilir. Kullandığımız vitaminlerden bağırsakların çalışmasına yardımcı olan maddelere kadar her şeyin doktor kontrolünde alınması gerekiyor" diye konuştu.</p>

<p><img height="946" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-094241-4.png" width="1474" /></p>

<p><strong>"Gezmediğim hastane kalmadı diyebilirim"</strong><br />
Alanya'dan geldiğini belirten Sudenur Erboy ise yaklaşık 4 aydır hastalıkla mücadele ettiğini söyledi. Denizli, İstanbul ve Antalya'da birçok hastaneye başvurduğunu anlatan Erboy, "Alanya'dan geliyorum. Yaklaşık 4 aydır bu hastalıkla mücadele ediyorum. Daha önce birçok hastaneye başvurdum, farklı illere gittim. Denizli, İstanbul ve Antalya'da gezmediğim hastane kalmadı diyebilirim. Çok kez başvurdum ancak genelde hekimler sanırım sorumluluk almak istemedi. Tuvaletime çıkamadığım için bu durumu biraz psikolojime yordular" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"İstanbul'dan ambulansla Antalya'ya geldim"</strong><br />
Tedaviye yanıt bulamayınca İstanbul'a gittiğini, burada da birçok hastaneye başvurduğunu anlatan Erboy, "Tedavime bulunduğum yerde yanıt bulamayınca il değiştirdim, İstanbul'a gittim. İstanbul'da da birçok hastaneye başvurdum. En son gittiğim hastanede, durumumun çok riskli olduğu ve hemen yatış almam gerektiği söylendi.</p>

<p>Biz de aynı gün acil bir şekilde ambulansla Antalya'ya geri geldik. Gökhan hocamızı tanıdıklarımız aracılığıyla duyduk, bu konuda gerçekten çok iyi olduğunu öğrendik. Sağ olsun, Gökhan hocam da beni kabul etti. Burada çok güzel bir şekilde iyileştim" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşadığı sürecin günlük hayatını tamamen etkilediğini dile getiren Erboy, "Öncesinde yürüyemiyor, kalkamıyordum. Sürekli kramp ve sancılar yaşıyordum. Doktora gittiğimde herhangi bir yatış yapılmadı, bana yalnızca ilaçlarla düzelebileceği söylendi. Ancak ilaçlarla düzelmedim.</p>

<p>Sonunda gerçekten kendime geldiğim için çok mutluyum. Artık yürüyorum, nefes alabiliyorum. Çok mutluyum ve Gökhan hocamla tanıştığım için de kendimi çok şanslı hissediyorum" dedi.<br />
<br />
<strong>"20 yaşında biri için çok üzücü bir durumdu"</strong><br />
Denizli'de çocuk gelişimi okuduğunu ve mezuniyet yılına hazırlandığını belirten Erboy, hastalığın eğitim ve sosyal hayatını da olumsuz etkilediğini anlattı. Erboy, "Denizli'de okuyorum, öğrenciyim. Hastalığımın beslenme şeklimle ilgili olabileceğini düşünüyorum. Ne kadar dikkat etmeye çalışsam da biraz kiloluydum, bu süreçte zayıfladım. Sanırım beslenmem, stres, sınavlar ve mezuniyet senemde olmam bu durumu etkiledi. Aynı zamanda stajımı da yapıyordum. O yoğun tempoda, muhtemelen yorgunluğun da etkisi oldu" dedi.</p>

<p>Hastalık sürecinde sosyal hayatının tamamen durduğunu belirten Erboy, "Hastalık sürecinde yürüyemiyordum, herhangi bir sosyal hayatım kalmamıştı. Bu dönemde bir yandan da staj görüyordum. Çocuk gelişimi okuyorum. Anaokuluna gidip gelirken kendi enerjim olmadığı için çocuklara da yeterince enerji verebildiğimi düşünmüyordum.</p>

<p>Çok zorlandım. Sürekli yatıyordum. Hafta içi, hafta sonu fark etmiyordu; işim biter bitmez gidip kendimi yatağa atıyordum. Çok zor bir süreçti. 20 yaşında biri için bunları yaşamak bence oldukça üzücü bir durumdu" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Sanırım düzelemeyeceğim dedim"</strong><br />
Uzun süre çare aramanın psikolojik olarak da kendisini yıprattığını söyleyen Erboy, "Bir ara çare bulamayacağımı düşündüm. Sürekli il değiştirdik, hastane hastane gezdik. Artık insanın gerçekten psikolojisi bozuluyor. ‘Sanırım düzelemeyeceğim' dedim. Ta ki Gökhan hocamla tanışana kadar. Şimdi çok çok iyiyim" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/sanirim-duzelemeyecegim-dedi-antalyada-yeniden-yurumeye-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-29-094505-6.png" type="image/jpeg" length="40241"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. İrem Özçelik: "Sıcak çarpması böbrek yetmezliği, beyin hasarı ve hatta ölüme yol açabilir"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/uzm-dr-irem-ozcelik-sicak-carpmasi-bobrek-yetmezligi-beyin-hasari-ve-hatta-olume-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/uzm-dr-irem-ozcelik-sicak-carpmasi-bobrek-yetmezligi-beyin-hasari-ve-hatta-olume-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İç Hastalıkları Uzm. Dr. İrem Özçelik, yazın en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması konusunda uyarılarda bulundu. Özçelik, "Sıcak çarpması erken müdahale edildiğinde genellikle kalıcı hasar bırakmıyor. Ancak gecikildiğinde böbrek yetmezliği, beyin hasarı ve hatta ölüm riski taşıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcakların, özellikle risk grubundaki kişiler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Memorial Antalya Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. İrem Özçelik, sıcak çarpmasının hayati tehlike oluşturabilen acil bir durum olduğunu söyledi. Özçelik, sıcak çarpmasının belirtileri, risk grupları ve alınması gereken önlemler hakkında önemli bilgiler paylaştı.<br />
<br />
<strong>Hayati tehlike oluşturabilir</strong><br />
Sıcak çarpmasının vücut ısısının kontrol mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıktığını belirten Özçelik, "Sıcak çarpması, vücut ısısının kontrol mekanizmalarının bozulması sonucu ortaya çıkan ve hayati tehlike oluşturabilen acil bir durumdur. Vücut 40°C ve üzeri sıcaklığa ulaştığında terleme mekanizması yetersiz kalır, ısı dağılımı bozulur ve organ hasarları başlayabilir.</p>

<p>Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve açık havada çalışanlar risk grubundadır. Sıcak çarpması sadece güneş altında olmaz. Kapalı, havasız ve çok sıcak ortamlarda da gelişebilir. Unutulmamalıdır ki park halindeki bir aracın iç sıcaklığı yaz aylarında dakikalar içerisinde tehlikeli seviyelere ulaşabilir. Bu nedenle çocuklar, yaşlılar ve evcil hayvanlar camlar açık olsa dahi araç içinde bırakılmamalıdır" dedi.<br />
<br />
<strong>Belirtilere dikkat</strong><br />
Sıcak çarpmasının genellikle ani başladığını ifade eden Özçelik, "Sıcak çarpması genellikle ani başlar ve yüksek vücut sıcaklığı (40°C ve üzeri), sıcak ve kızarık cilt, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, hızlı nabız ve nefes alma, kas krampları ile bilinç bulanıklığı, kafa karışıklığı ve hatta bayılma gibi belirtilerle kendini gösterir" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>Kimler daha fazla risk altında</strong><br />
Risk grubunda yer alan kişilere dikkat çeken Özçelik, "65 yaş üstü bireyler, bebekler ve küçük çocuklar, kalp, tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalığı bulunanlar, aşırı kilolu kişiler, alkol ve bazı ilaçları kullananlar ile açık alanda uzun süre kalanlar, tarım işçileri ve sporcular sıcak çarpması açısından daha fazla risk altındadır" dedi.<br />
<br />
<strong>Sıcak çarpmasını önlemek için 7 önemli ipucu</strong><br />
Sıcak çarpmasına karşı alınabilecek önlemleri sıralayan Özçelik, "Susamasanız bile günde en az 2,5-3 litre su tüketmeye özen gösterin. Ancak kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişiler doktorlarının önerdiği miktara uymalıdır. Alkol, yoğun kafeinli ve şekerli içeceklerden uzak durulmalıdır. Bebekler susadıklarını ifade edemez, yaşlılarda ise susama hissi azalabilir. Bu nedenle düzenli olarak su içmeleri sağlanmalıdır. Yoğun terleme sonrası sadece su değil elektrolit kaybı da yaşanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun süre sıcakta çalışan veya yoğun fiziksel aktivite yapan kişiler, doktor önerisi doğrultusunda sade maden suyu ya da şekersiz elektrolit içeren içeceklerden faydalanabilir" ifadelerini kullandı. Özçelik, "Güneşin en dik olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı, pamuklu, bol ve açık renkli kıyafetler tercih edilmeli ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Klima veya vantilatör ile serin kalınmalı, serin duş alınmalı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı ve risk grubundaki kişiler sık sık kontrol edilmelidir" dedi.<br />
<br />
<strong>Belirtileri fark ettiğinizde hemen harekete geçin</strong><br />
Sıcak çarpmasında ilk müdahalenin hayati önem taşıdığını vurgulayan Özçelik, "Şüphe durumunda kişiyi serin bir yere alın, kıyafetlerini gevşetin ve gerekirse fazla kıyafetleri çıkarın. Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerini serin ya da soğuk su ile ıslatın. Bilinci kapalı kişilere ağızdan su vermeyin ve derhal 112 Acil'i arayarak tıbbi yardım isteyin" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/uzm-dr-irem-ozcelik-sicak-carpmasi-bobrek-yetmezligi-beyin-hasari-ve-hatta-olume-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-27-164322-7.png" type="image/jpeg" length="44300"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağırsak kanseri ve yüzlerce polip tek ameliyatta tedavi edildi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/bagirsak-kanseri-ve-yuzlerce-polip-tek-ameliyatta-tedavi-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/bagirsak-kanseri-ve-yuzlerce-polip-tek-ameliyatta-tedavi-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yapılan kolonoskopisinde kalın bağırsağın tamamına yakınını kaplayan yüzlerce polip ve çekum bölgesinde kalın bağırsak kanseri tespit edilen hasta poliplerin ilerleyen dönemde yeni kanser odaklarına dönüşme riskine karşı yaklaşık 3,5 saat süren kapalı (laparoskopik) ameliyatla kalın bağırsağının tamamı çıkarılarak sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vildan Rende - Ramazan Bozca<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya'da Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne (dış merkezde yapılan kolonoskopide çok sayıda polip belirlenmesi üzerine) başvuran 65 yaşındaki İbrahim Tıraş'a yapılan kontrol kolonoskopisinde kalın bağırsağın tamamına yakınını kaplayan yüzlerce polip ve çekum bölgesinde kalın bağırsak kanseri tespit edildi.</p>

<p>Poliplerin ilerleyen dönemde yeni kanser odaklarına dönüşme riskine karşı yaklaşık 3,5 saat süren kapalı (laparoskopik) ameliyatla kalın bağırsağının tamamı çıkarıldı. Başarılı operasyonun ardından İbrahim Tıraş ertesi gün ayağa kalkarken kısa sürede günlük yaşamına döndü.</p>

<p></p>

<p><img height="907" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-27-144442-10.png" width="1434" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kalın bağırsakta çok sayıda polip belirlendi</strong><br />
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ve Tıbbi Biyoteknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Dandin, hastanın dış merkezde yapılan kolonoskopide çok sayıda polip tespit edilmesi üzerine kendilerine başvurduğunu söyledi. Yapılan kontrol kolonoskopisinde kalın bağırsağın tamamına yakınını kaplayan yüzlerce polip tespit ettiklerini belirten Dandin, alınan biyopsi örneklerinin patolojik incelemesinde çekum bölgesinde de kalın bağırsak kanseri belirlendiğini ifade etti.</p>

<p>Poliplerin zaman içinde farklı bölgelerde de kansere dönüşme riski taşıdığını belirten Dandin, bu nedenle kalın bağırsağının tamamının alınmasına karar verdiklerini kaydetti.<br />
<br />
<strong>3.5 saatlik operasyonla sağlığına kavuştu</strong><br />
Patoloji sonuçlarının çekum bölgesindeki bağırsak kanseri ile yüzlerce polibi doğruladığını belirten Dandin, bunun uygulanan cerrahi yöntemin doğruluğunu ortaya koyduğunu söyledi. Yaklaşık 3,5 saat süren kapalı ameliyatta kalın bağırsağının tamamını çıkardıklarını belirten Dandin, "İnce bağırsağın polipsiz kısmını rektuma bağlayarak işlemi torba oluşturmadan tamamladık. Hastamız ameliyat sonrasında çok daha az ağrı yaşadı, kısa sürede ayağa kalktı ve komplikasyon gelişmeden taburcu edildi" dedi.<br />
<br />
<strong>Robotik ve kapalı cerrahi hastaya önemli avantaj sağlıyor</strong><br />
Akdeniz Üniversitesi'nde laparoskopik ve robotik cerrahi alanında yoğun deneyime sahip olduklarını belirten Dandin, bu yöntemlerin hastalara daha az ağrı, daha düşük komplikasyon riski ve daha kısa hastanede kalış süresi sağladığını söyledi. Ameliyat sonrası hastaları anestezinin etkisi geçer geçmez yürüttüklerini, aynı gün ya da ertesi gün ağızdan beslenmeye başladıklarını ifade eden Dandin, "Bu hastamızda da ameliyatı torba açmadan gerçekleştirdik.</p>

<p>Şu anda kemoterapi tedavisi devam ediyor ancak günlük yaşamını rahatlıkla sürdürebiliyor" diye konuştu. Hastalığın ailesel geçiş gösterebildiğine dikkati çeken Dandin, hastanın çocuklarının da taramadan geçirileceğini, geride bırakılan rektum bölümünün ise belirli aralıklarla kontrol edilerek olası risklerin yakından takip edileceğini bildirdi.</p>

<p><img height="844" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-27-144428-5.png" width="1470" /></p>

<p><strong>"Torbasız ameliyat olacağımı öğrenince rahatladım"</strong><br />
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı ameliyat ile sağlığına yeniden kavuşan İbrahim Tıraş ise doktorunun ameliyatı torba açılmadan gerçekleştirebileceğini söylemesiyle rahatladığını belirterek, "Kendimi doktoruma emanet ettim. Başarılı geçen ameliyatın ardından ertesi gün yürümeye başladım.</p>

<p>Beş gün hastanede kaldıktan sonra taburcu oldum. Şu anda sağlıklı bir şekilde hayatıma devam ediyorum. Tedbir amaçlı kemoterapi görüyorum ve doktorumun takibi sürüyor." dedi. Tedavi sürecinde emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür eden Tıraş, "Beni sağlığıma kavuşturan başta Prof. Dr. Özgür Dandin olmak üzere Akdeniz Üniversitesi yönetimine ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/bagirsak-kanseri-ve-yuzlerce-polip-tek-ameliyatta-tedavi-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-27-164322-4.png" type="image/jpeg" length="57184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebeğinizle ilk tatilinizin güvenlik kuralları]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/bebeginizle-ilk-tatilinizin-guvenlik-kurallari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/bebeginizle-ilk-tatilinizin-guvenlik-kurallari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatilinde bebeklerini ilk kez deniz ve havuzla tanıştıracak ailelere uyarılarda bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Aytan Novruzova, güneşten korunma, su güvenliği ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte birçok anne ve baba, bebeklerini ilk kez deniz ve havuzla tanıştırmanın heyecanını yaşıyor. Ancak bebeklerin hassas ciltleri ve gelişim süreçleri, tatilde yetişkinlerden çok daha farklı önlemler almayı gerektiriyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Aytan Novruzova Doğru adımlarla bebeğinizin sağlığını korumak ve unutulmaz bir tatil anısı biriktirmek için önerilerde bulundu.<br />
<br />
<strong>"Güneşin en yoğun olduğu saatlerde gölgeyi seçin"</strong><br />
Bebeklerin cildi yetişkinlere göre çok daha ince ve hassas olduğunu hatırlatan Doğru, "Bu nedenle miniklerin uzun süre doğrudan güneş altında kalmaması büyük önem taşıyor. Özellikle güneş ışınlarının dik ve en zararlı geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında plaj yerine gölge alanları tercih etmelisiniz. Altı aydan büyük bebekler için ise mutlaka doktorunuzun önerdiği, bebeklere özel güneş koruyucu kremleri kullanmalısınız" dedi.<br />
<br />
<strong>"Suya alıştırırken acele etmeyin"</strong><br />
Bebeğinizin suyla ilk teması onun gelecekteki deniz sevgisini belirleyebileceğini ifade eden Doğru, "Bu yüzden onu suya aniden sokmak yerine, ayaklarından başlayarak yavaş yavaş alıştırmalısınız. Suyun çok soğuk olmamasına dikkat etmeli ve ilk yüzme deneyimlerini birkaç dakika ile sınırlı tutmalısınız. Eğer bebeğinizde üşüme, titreme veya huzursuzluk fark ederseniz, onu hemen sudan çıkarıp kurulamalısınız" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Havuz hijyenine ve enfeksiyon riskine dikkat edin"</strong><br />
Havuzlar, düzenli bakım yapılmadığında enfeksiyon riskini oluşturduğu aktaran Doğru, "Bebeğinizle havuza gireceğiniz tesislerin güvenilir ve temiz olduğundan emin olmalısınız. Yüzme sırasında bebeğinizin havuz suyunu yutmamasına azami gayret göstermelisiniz. Ayrıca ishal veya benzeri şikayeti olan çocukların havuz suyuna mikrop karıştırma riski nedeniyle havuza sokulmaması gerektiğini unutmamalısınız" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Yüzme bezlerini sık sık değiştirin"</strong><br />
Henüz tuvalet eğitimi almamış bebekler için de tavsiyelerde bulunan Doğru, üretilen özel yüzme bezleri plajda büyük kolaylık sağlayacağını ifade etti. Doğru, "Ancak bu bezlerin dışarıya sızdırmazlık özelliği olsa da enfeksiyonları tamamen engellemediğini bilmelisiniz. Bu nedenle bebeğinizin sağlığı için yüzme bezlerini uzun süre üzerinde tutmamalı, sık aralıklarla yenisiyle değiştirmelisiniz" dedi.<br />
<br />
<strong>"Gözünüzü bir an bile bebeğinizden ayırmayın"</strong><br />
Su güvenliği, tatilin en taviz verilmez konuştuğu olduğunu altını çizen Doğru, "Bebeğiniz suyun içindeyken ya da sadece su kenarında oynarken bile her saniye bir yetişkinin gözetiminde olmalıdır. Piyasada satılan kolluklar, can simitleri ya da yüzme yelekleri harika birer yardımcıdır ancak hiçbir zaman anne ve babanın yakın takibinin yerini tutamaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tuzlu deniz suyu ve klorlu havuz suyu, bebeklerin cildini hızla kurutabilir ve tahriş edebilir. Bu nedenle sudan çıktıktan hemen sonra bebeğinizi temiz suyla yıkamalı, iyice kurulamalı ve bebeklere uygun bir nemlendirici ile cildini rahatlatmalısınız. Alacağınız bu küçük önlemlerle bebeğinizin ilk yaz tatilini hem güvenli hem de keyifli bir eğlenceye dönüştürebilirsiniz" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/bebeginizle-ilk-tatilinizin-guvenlik-kurallari</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-27-102155-2.png" type="image/jpeg" length="34666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya Belediyesi'nden öğrenciye hijyen ve çevre eğitimi verdi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/alanya-belediyesinden-ogrenciye-hijyen-ve-cevre-egitimi-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/alanya-belediyesinden-ogrenciye-hijyen-ve-cevre-egitimi-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Belediyesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen "Hijyen ve Çevre Eğitimi" programı başarıyla tamamlandı. Eğitim-öğretim yılı boyunca 88 okulda gerçekleştirilen eğitimlerle 4 bin 850 öğrenciye çevre bilinci ve kişisel hijyen alışkanlıkları kazandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Alanya Belediyesi’nin çocuklarda erken yaşta çevre duyarlılığı ve hijyen bilinci oluşturmak amacıyla başlattığı "Hijyen ve Çevre Eğitimi" programı, Alanya Anaokulu’nda düzenlenen final etkinliğiyle sona erdi. Alanya Belediyesi ile Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen proje kapsamında eğitim-öğretim yılı boyunca ilçedeki 88 okulda öğrencilere ulaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alanya Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Eğitmen Canan Özdemir tarafından verilen eğitimlerde, öğrencilere genel hijyen kuralları, doğru el yıkama teknikleri, ağız ve diş sağlığı ile temizliğin önemi hakkında bilgiler aktarıldı. Eğlenceli ve interaktif yöntemlerle gerçekleştirilen eğitimlerde çocukların günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri sağlıklı alışkanlıklar kazanmaları hedeflendi.</p>

<p>Programın final etkinliğinde öğrenciler hem öğrendi hem de eğlendi. Eğitim sonrasında gerçekleştirilen masal anlatımı ve müzik etkinliğiyle minikler keyifli anlar yaşarken, öğrendikleri bilgileri pekiştirme fırsatı buldu. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte çocukların neşesi ve ilgisi dikkat çekti.</p>

<p><img height="943" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-25-115236-1.png" width="1468" /></p>

<p><strong>Çocuklarımızın hijyen eğitimi almasına büyük önem veriyoruz</strong><br />
Final programında konuşan Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Haydar Uyar, hijyen ve çevre eğitimlerinin toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Belediyemizin temiz çevre ve kişisel hijyen konusunda verdiği eğitimleri bu eğitim-öğretim dönemi için tamamladık. Son eğitimimizi Alanya Anaokulu’nda gerçekleştirerek dönemi kapattık.</p>

<p>Her vatandaşımızın temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle çocuklarımızın hijyen eğitimi almasına büyük önem veriyoruz. Eylül ayından bu yana 88 okulda toplam 4 bin 850 öğrencimize hijyen ve çevre eğitimi verdik. Önümüzdeki yıllarda da bu eğitimlerimizi sürdürerek daha fazla çocuğumuza ulaşmayı hedefliyoruz. Programımıza destek veren tüm okullarımıza, eğitimcilerimize ve Alanya Belediyemizin emekçi personeline teşekkür ediyorum."</p>

<p><img class="" height="961" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-25-115220-1.png" width="1459" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/alanya-belediyesinden-ogrenciye-hijyen-ve-cevre-egitimi-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-25-115310-1.png" type="image/jpeg" length="48200"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medya akımı hastanelik etti!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/sosyal-medya-akimi-hastanelik-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/sosyal-medya-akimi-hastanelik-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya akımlarının çocukların sağlığı üzerindeki etkilerine yönelik konuşan Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, "En büyük sorun sosyal medyayla beraber beden algısının değişmesi. Ailenin çocuğu iyi takip ediyor olması lazım, incelme akımları çok tehlikeli.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hasibe Karadağ<br />
ANTALYA (İHA) - Anoreksiya başlayabiliyor, kalıcı olabiliyor. Sosyal medya akımı sonunda bir hastamız ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor' diye diyete başlayıp, vücut algısı bozulduğu için anoreksik olarak devam etmek, çok ciddi tedaviler almak zorunda kaldı. Çünkü artık ‘Sen zayıfsın'a ikna olamadı. Yaklaşık 2 yıldır belirli tedaviler ve diyetler almak zorunda kalıyor" dedi.</p>

<p>Sosyal mecralar toplum hayatına büyük etki ederken, uzmanlar sosyal medyanın çocuklar ve ergenlerin sağlığı üzerinde ciddi etkileri olabildiğini ifade ediyor. Kimi zaman sosyal medyadaki aşırı zayıflık ya da farklı beslenme şekillerine ilişkin akımların 18 yaş altı bireyler tarafından da uygulanabildiğini aktaran Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Antalya'daki bir programda konuşan Kıykım, bir hastasının sosyal medyada kişilerin A4 kağıdını karınlarının önüne tutarak vücutlarının bu ölçüye sığıp sığmadığına yönelik zayıflama çabalarından etkilenerek diyete başladığını ve uzun süredir tedavi almak durumunda kaldığını söyledi. Kıykım, zaman zaman ailelerin de bağışıklığı güçlendirmek, büyümeyi desteklemek gibi amaçlarla çocuklarında fazla ve gereksiz takviye kullanabildiğini söyleyerek, bilinçsiz kullanımların toksik etki yapabileceğine dikkat çekti.<br />
<br />
<strong>"Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler"</strong><br />
Bilinçsiz takviye kullanımına ilişkin konuşan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, "Bu, şu anda bütün dünyanın sıkıntısı. Çoklu vitamin kullanalım, ‘Şu vitamin şuna iyi geliyormuş, illaki takviye alalım.' Sanki takviye almazsak her şey yolunda gitmeyecekmiş gibi bir durum söz konusu hale gelmiş vaziyette. Her vitamin ihtiyaç değildir, toksik etki yapabilir.</p>

<p>Başka başka gıda takviyeleri kullanalım, ‘Çocuğumuzun beyni daha gelişsin, boyu uzasın, daha güçlensin' diye çok sayıda takviye yapılıyor. Çocukta etkili olup olmayacağı belli değil, eş zamanlı da gıda güvenliğiyle ilgili sorun yaşayabilirsiniz. Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler" dedi.<br />
<br />
<strong>"İncelme akımları çok tehlikeli, aileler çocuğu iyi takip etmeli"</strong><br />
Sosyal medya kaynaklı akımlar nedeniyle zaman zaman çocuklarda karşılaştıkları durumlara değinen Prof. Dr. Kıykım, "Kişi tercihiyle veganlık yapabilir, herhangi bir sorun yok. Vegan beslenmede bazı vitamin, mineral eksiklikleri oluşabilir, düzenli takip ediliyor olması lazım. En büyük sorun artık sosyal medyanın girişiyle beraber beden algısının değişmesi. ‘Daha ince ya da daha şişman olmalıyım'. Çocuk, bunun için farklı diyetler ve ürünler kullanabilir, bu önemli bir sıkıntı.</p>

<p>Beslenmeyi de sadece bir şey popüler oldu diye yapıyorsa, ‘Şu anda popüler, ben bir vegan besleneyim' dediğiniz zaman uygun vitamin, mineral ve kaloriyi de alamayabilirsiniz. Hele ki bazı çocuklar anne, babadan da gizleyerek yapmaya çalışıyor, en büyük tehlike onlarda. O zaman kalori açığı ortaya çıkmış oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En son zayıflayacağım baskısı, akran zorbalığı. Bunun sonunda anoreksiya başlayabiliyor. Beslenme düzensizliğine girebiliyor ve bu kalıcı olabiliyor. Çok dikkat edilmesi lazım. Ailenin çocuğu iyi takip ediyor olması lazım, hele bu incelme akımları çok tehlikeli" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Sosyal medya her şey için bir standart belirliyor"</strong><br />
"Anoreksiya her zaman var" diyen Kıykım, "Bir önceki nesilde daha fazlaydı, ‘Çok ince olmak zorundayım' diye. Ben zayıflamak istiyorum ve ben zayıf değilim, başka bir şey. En büyük sorun beden algısının bozulması ve devamlı devamlı daha fazla zayıflamaya çalışmaktır. Bu, artık tıbbi bir durum, hastalık haline gelir. Mutlaka müdahale edilmesi gerekir.</p>

<p>Önemli olan da o seviyeye gelmeden fark edebilmektir. Çünkü açlıkla yaptığınız her şey; hele ki büyüme çağında vitamin, mineral eksiklikleriyle beynin ihtiyaçlarını karşılayamamak haline gelir. Ergenlik çağı en sorunlu zaman. Sosyal medya her şeye dahil artık, her şey için bir standart belirliyor.</p>

<p>Sosyal medyanın size getirdiği başka bir şey daha var; yanınızdaki arkadaşınız yapıyor, ‘Sen niye yapmıyorsun?' diye seni zorlamaya başlıyor. Yapmadığınız zaman zorlanmaya başlıyorsunuz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Hastamız ‘A4 kağıdına sığmam gerekiyor' diye 'sen zayıfsın'a ikna olamadı"</strong><br />
"Çocuğumuzun ne izlediğini ve sürecini de kontrol edebiliyor olmamız lazım" diyen Kıykım, sözlerine şöyle devam etti:<br />
"Gördüm ve özendirdim, sosyal medya bunu bize devamlı dikte diyor. Sosyal medya akımı sonunda bir hastamız ‘Bir A4 kağıdına sığmam gerekiyor' diye diyete başlayıp, sonra da artık adaptasyonu, vücut algısı bozulduğu için anoreksik olarak devam etmek, çok ciddi tedaviler almak zorunda kaldı. Çünkü artık ‘sen zayıfsın'a ikna olamadı. Yaklaşık 2 yıldır belirli tedaviler ve diyetler almak zorunda kalıyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/sosyal-medya-akimi-hastanelik-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/a-w732415-01.jpg" type="image/jpeg" length="69696"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kedi karnındaki dev kitleyle yaşadığı ortaya çıktı!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/kedi-karnindaki-dev-kitleyle-yasadigi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/kedi-karnindaki-dev-kitleyle-yasadigi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde kusma şikayetleri bulunan "Fıstık" isimli kedisinin karnından 400 gram ağırlığında kist kütlesi çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Recep Karcı<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Alanya'da yaşayan Oktay Batır, 5 yıldır birlikte yaşadığı ‘Fıstık’ isimli kedisinin son günlerde sürekli kusmaya başlaması üzerine durumu önce tüy yutmasına bağladı. Kusmaların devam etmesi ve kedinin karın bölgesindeki şişkinliğin artması üzerine Batır, kedisini veteriner kliniğine götürdü.</p>

<p><img height="900" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/a-w731964-02.jpg" width="1600" /></p>

<p>Veteriner tarafından yapılan görüntüleme sonucunda, kedinin karın boşluğunda büyük bir kitle olduğu belirlendi. Durumun ciddiyeti üzerine ameliyat kararı alan ekip, gerçekleştirdikleri operasyonla yaklaşık 400 gram ağırlığındaki kist kütlesini çıkardı. Operasyon sonrası birkaç gün klinikte gözlem altında tutulan kedi, uygulanan tedavinin ardından sağlıklı şekilde sahibine teslim edildi.<br />
<br />
Veteriner Hekim Deniz Koray Gülsoy, "Birkaç gün daha beklenmiş olsaydı kitlenin patlayabileceğini düşünüyorduk. Kitle çok gergin durumdaydı. Çıkardıktan sonra kedinin karnının bile küçüldüğünü gördük. Daha sonra ilaç ve serum tedavisine başladık. Birkaç gün içinde tamamen eski haline döneceğini düşünüyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="900" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/a-w731964-04.jpg" width="1600" /><br />
<br />
Kedi sahibi Oktay Batır ise, "Fıstık isimli kedimiz ailemize 5 yıl önce katıldı. Evimizde bir çocuğumuz gibi oldu. Birkaç gündür yediğini kusmaya başlıyordu. Biz tüy yutmasından dolayı olduğunu düşündük. Ancak kusmaları sürekli devam edince veterinere getirdik. Burada kedimizde kist olduğunu öğrendik" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/kedi-karnindaki-dev-kitleyle-yasadigi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/a-w731964-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="70618"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Müfide Okay Özgeyik: "Kendi hücreleriniz kansere karşı en büyük silahınız olabilir"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/doc-dr-mufide-okay-ozgeyik-kendi-hucreleriniz-kansere-karsi-en-buyuk-silahiniz-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/doc-dr-mufide-okay-ozgeyik-kendi-hucreleriniz-kansere-karsi-en-buyuk-silahiniz-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Multipl Miyelom ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Doç. Dr. Müfide Okay Özgeyik, "Multipl Miyelom hastalığında erken tanı, hastalığın kontrol altına alınmasında ve tedavi başarısının artırılmasında büyük önem taşımaktadır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Multipl miyelomun kemik iliğinde bulunan plazma hücrelerinden kaynaklanan bir kanser türü olduğunu belirten Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Hematoloji ve Kemik İliği Nakli Ünitesi'nden Doç. Dr. Müfide Okay Özgeyik, hastalığın belirtileri, tanı süreci ve güncel tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.<br />
<br />
<strong>Geçmeyen ağrılar ve tekrarlayan enfeksiyonlara dikkat</strong><br />
Hastalığın belirtilerine değinen Özgeyik, "Hastalığın en sık belirtileri arasında kemik ağrıları, özellikle sırt ve bel ağrısı, halsizlik, yorgunluk, kansızlık, sık enfeksiyon geçirme, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve bazen kemik kırıkları yer almaktadır.</p>

<p>Ancak bu belirtiler birçok farklı hastalıkta da görülebileceğinden, kesin tanı için uzman değerlendirmesi gerekmektedir. Multipl miyelom tanısı; kan ve idrar testleri, kemik iliği incelemesi ve görüntüleme yöntemleri kullanılarak konulmaktadır. Erken tanı, hastalığın kontrol altına alınmasında ve tedavi başarısının artırılmasında büyük önem taşımaktadır" dedi.<br />
<br />
<strong>Otolog nakil ile bağışçı aramaya gerek kalmıyor</strong><br />
Kişinin hücrelerin kansere karşı en büyük silah olabileceğine işaret eden Özgeyik, "Günümüzde multipl miyelom tedavisinde çok sayıda etkili ilaç seçeneği bulunmaktadır. Akıllı ilaçlar, hedefe yönelik tedaviler, bağışıklık sistemini güçlendiren ajanlar ve yeni nesil antikor tedavileri sayesinde hastalığın kontrolü geçmiş yıllara göre çok daha başarılı şekilde sağlanabilmektedir.</p>

<p>Özellikle uygun yaştaki ve genel sağlık durumu elverişli olan hastalarda uygulanan otolog kök hücre nakli, multipl miyelom tedavisinin temel taşlarından biri olmaya devam etmektedir. Bu yöntemde hastanın kendi kök hücreleri özel işlemlerle toplanmakta, ardından yüksek doz tedavi uygulanarak kemik iliğindeki miyelom hücrelerinin mümkün olan en yüksek oranda ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha sonra önceden toplanan sağlıklı kök hücreler hastaya geri verilerek kemik iliğinin yeniden çalışması sağlanmaktadır" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>Yaşam süresi ve kalitesi artıyor</strong><br />
Kök hücre naklinin hastalara önemli avantajlar sunduğunu belirten Özgeyik, "Kök hücre nakli, birçok hastada daha derin ve uzun süreli hastalık kontrolü sağlayabilmekte, tedaviye verilen yanıtın kalitesini artırabilmektedir. Günümüzde deneyimli merkezlerde gerçekleştirilen otolog kök hücre nakli, güvenli ve etkin bir tedavi seçeneği olarak kabul edilmektedir.</p>

<p>Son yıllarda geliştirilen yeni tedaviler sayesinde kök hücre nakli sonrasında da hastalığın kontrol altında tutulması mümkün olmakta, böylece hastalar daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürebilmektedir. Ayrıca bazı hastalarda uygulanan hücresel tedaviler ve bağışıklık sistemini hedefleyen yenilikçi yaklaşımlar, geleceğe yönelik umutları daha da artırmaktadır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/doc-dr-mufide-okay-ozgeyik-kendi-hucreleriniz-kansere-karsi-en-buyuk-silahiniz-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-23-114843-1.png" type="image/jpeg" length="67844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepez’in olimpik yüzme havuzunda hijyen ve sağlık önceliği]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/kepezin-olimpik-yuzme-havuzunda-hijyen-ve-saglik-onceligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/kepezin-olimpik-yuzme-havuzunda-hijyen-ve-saglik-onceligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Belediyesi, Adnan Menderes Olimpik Yüzme Havuzu’nda yılın her döneminde sürdürdüğü kapsamlı temizlik, bakım ve denetim çalışmalarıyla kursiyerlere sağlıklı ve güvenli bir spor ortamı sunuyor. Düzenli su analizleri, sağlık kontrolleri ve hijyen uygulamalarıyla tesisin standartları en üst seviyede tutuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Kepez Belediyesi, vatandaşların sağlıklı ve güvenli bir ortamda spor yapabilmesi amacıyla Adnan Menderes Olimpik Yüzme Havuzu’nda temizlik, bakım ve denetim çalışmalarını yıl boyunca sürdürüyor. Tesisin tüm bölümlerinde gerçekleştirilen çalışmalarla hijyen standartları korunurken, kursiyerlerin güvenli bir ortamda yüzme eğitimi alabilmeleri için gerekli tüm tedbirler titizlikle uygulanıyor.</p>

<p><img height="918" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-23-114831.png" width="1465" /></p>

<p>Yıl boyunca yüzlerce kursiyere hizmet veren Adnan Menderes Olimpik Yüzme Havuzu’nda havuz içi ve çevresi, soyunma odaları, duş alanları, tribünler ve ortak kullanım alanları düzenli olarak temizleniyor. Uzman ekipler tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında tesisin her noktasında sağlık ve hijyen durumlarının korunmasına büyük önem veriliyor. Kepez Belediyesi, yüzme eğitimlerine katılan kursiyerlerin sağlığını korumak amacıyla sağlık belgeleri uygulamasını da sürdürüyor.</p>

<p>Kurs kayıtları sırasında talep edilen sağlık raporları sayesinde olması muhtemel bulaşıcı hastalık risklerinin önüne geçilmesi hedeflenirken, havuz kullanımında sağlık durumlarının en üst seviyede tutulması sağlanıyor. Havuz suyunun kalitesi de düzenli olarak denetleniyor. Belirli periyotlarla havuzdan alınan su numuneleri, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı laboratuvarlarına gönderilerek analiz ediliyor.</p>

<p>Yapılan incelemelerin sonuçları şeffaflık anlayışı doğrultusunda tesis içerisinde bulunan bilgilendirme panolarında yayımlanarak kursiyerlerin ve velilerin bilgisine sunuluyor. Düzenli analizler sayesinde havuz suyu kalitesi sürekli kontrol altında tutulurken, gerekli işlemler zamanında uygulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kepez Belediyesi, Adnan Menderes Olimpik Yüzme Havuzu’nda bakım, temizlik ve denetim çalışmalarını sürdürüyor. Modern yapısı, hijyenik ortamı ve düzenli sağlık kontrolleriyle hizmet veren tesis, yılın her döneminde yüzme sporuyla buluşmak isteyen vatandaşlara imkan sağlıyor.</p>

<p><img height="934" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-23-114843.png" width="1462" /></p>

<p><strong>"Sağlıklı ve güvenli spor ortamları oluşturuyoruz"</strong><br />
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, vatandaşların spor tesislerinden en iyi şartlarda faydalanabilmesi için çalıştıklarını belirterek, "Çocuklarımızın, gençlerimizin ve tüm vatandaşlarımızın güvenle spor yapabilecekleri ortamlar oluşturmak önceliklerimiz arasında yer alıyor.</p>

<p>Adnan Menderes Olimpik Yüzme Havuzumuzda temizlik, bakım ve sağlık kontrollerini büyük bir titizlikle gerçekleştiriyoruz. Düzenli su analizleri ve denetimlerle hijyen standartlarını sürekli yüksek tutuyor, hemşehrilerimize sağlıklı ve güvenli spor alanları sunmaya devam ediyoruz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/kepezin-olimpik-yuzme-havuzunda-hijyen-ve-saglik-onceligi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-23-112854-1.png" type="image/jpeg" length="32112"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fibromiyalji ağrıları kabusunuz olmasın]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/fibromiyalji-agrilari-kabusunuz-olmasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/fibromiyalji-agrilari-kabusunuz-olmasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Her yerim ağrıyor, uyku düzenim yok, sabahları yorgun kalkıyorum, bir türlü dinlenemiyorum" şikayetlerinin fibromiyalji belirtisi olabileceğine dikkati çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayşe Yener Güçlü, rahatsızlığın erken teşhis ve doğru yaklaşımla kontrol altına alınabildiğini ve hastaların tedaviye aktif katılımı ve yaşam tarzı değişiklikleri, iyileşme sürecini hızlandırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
<strong>Kadınlarda daha sık görülüyor</strong><br />
Fibromiyaljinin yaygın vücut ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk, tüm vücutta tutukluk, baş ağrısı, ellerde ve ayaklarda uyuşma gibi yakınmalarla ortaya çıktığını söyleyen Memorial Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, hastalığın sebebinin tam olarak bilinmemekle birlikte travma, spor yaralanmaları, uyku bozuklukları, otonomik disfonksiyon ve psikolojik bozuklukların rol oynayabileceğini hatırlattı. Güçlü, erkeklere kıyasla kadınlarda çok daha sık görülen fibromiyaljinin, her yaştan insanı etkileyebileceğini söyledi.<br />
<br />
<strong>Belirtiler ve 3 aydan fazla süren kronik ağrılar</strong><br />
Fibromiyaljiyi tetikleyen başlıca faktörleri stres, düzensiz bir hayat ve yorgunluk, aşırı sigara tüketimi, aşırı alkol tüketimi, psikolojik sorunlar, uzun süre oturma ya da ayakta durma, yüksek çalışma temposu olarak sıralayan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayşe Yener Güçlü, "Fibromiyaljinin tedavisinde istikrar büyük önem taşır. Yanlış veya eksik tanı konulduğunda hastalar farklı doktorlara giderek gereksiz ilaç yükü altında kalabiliyor ve hastalık kronikleşebilir.</p>

<p>Bu nedenle doğru tanı ve düzenli tedavi yaklaşımı şarttır. Tanı konulurken vücudun üst ve alt yarısında, birden fazla bölgede 3 aydan uzun süren kronik ağrı ve hassas noktalar dikkate alınır. Diğer olası hastalıkları dışlamak için detaylı muayene yapılıyor. Tedavide sadece ilaç yeterli olmamaktadır. İlaç tedavisine (ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler) ek olarak hastaların yaşam tarzında önemli değişiklikler yapması gerekir. Stresten arındırılmış düzenli bir yaşam, dengeli beslenme ve kaliteli uyku, tedavinin temel taşlarını oluşturur" dedi.<br />
<br />
<strong>Yeni yöntem tedaviler</strong><br />
Yüksek yoğunluklu robotik lazer tedavisi fibromiyalji yönetiminde son yıllarda giderek daha fazla tercih edilen etkili, non-invaziv ve güvenli bir yöntem olduğuna dikkat çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, yüksek yoğunluklu robotik lazer tedavisinin, derin dokulara nüfuz ederek hücre seviyesinde güçlü bir biyostimülasyon sağladığını kaydetti. Güçlü, "Bu sayede iltihabı azaltır, kan dolaşımını ve oksijenlenmeyi artırır, kas gerginliğini gevşetir, doku onarımını hızlandırır ve sinir uçlarındaki ağrı sinyallerini bloke ederek hızlı ağrı kesici etkisi oluşturur.</p>

<p>Fibromiyalji hastalarında yüksek yoğunluklu robotik lazer tedavisi sayesinde ağrı şiddeti belirgin şekilde azalır, uyku kalitesi iyileşir, sabah yorgunluğu ve genel yorgunluk hissi geriler, vücut esnekliği artar ve günlük yaşam kalitesinde önemli ölçüde düzelme gözlenir. Genellikle 8-10 seanslık kürler halinde uygulanan bu tedavi, ilaç veya enjeksiyon gerektirmez, yan etkisi minimumdur ve hastalar tarafından konforlu bulunur" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güçlü, sporun da tedavi sürecinde kilit rol üstlendiğini, haftada en az 3 gün düzenli egzersiz yapılmasının önerildiğini, özellikle uzun saatler masa başında çalışmak, hareketsizlik, uzun süre yazı yazmak, ağırlık kaldırmak ve kolları gergin pozisyonda tutmanın şikayetleri artıracağını belirterek fibromiyaljiden korunmak için önerileri şu şekilde sıraladı: "Uykunuzu düzenleyin, düzenli spor yapın, sağlıklı ve dengeli beslenin, stresten uzak durun."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/fibromiyalji-agrilari-kabusunuz-olmasin</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-19-124314-5.png" type="image/jpeg" length="49929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Menopoz döneminde kemik sağlığını korumanın yolları]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/menopoz-doneminde-kemik-sagligini-korumanin-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/menopoz-doneminde-kemik-sagligini-korumanin-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dyt. Mehmet Refik Sezgin menopoz dönemi beslenme hakkında bilgi verdi. Sezgin "Menopoz döneminde kemik sağlığını korumanın sırrı, tek tip beslenmeden kaçınıp sofrayı adeta bir gökkuşağı gibi renklendirmekten geçiyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ANTALYA (İHA) -<br />
Menopoz döneminde değişen hormon seviyeleri, azalan fiziksel aktivite ve hızlı kilo değişimlerinin kemik sağlığını tehdit ettiğini belirten Medstar Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Dyt. Mehmet Refik Sezgin, bu dönemde doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Menopoz döneminde kemik sağlığının korunmasının yalnızca kalsiyum tüketimiyle mümkün olmadığını belirten Sezgin, "Kemik dokusunu korumak ve güçlendirmek için günlük beslenmede tek bir kaynağa odaklanmak yeterli değildir. Kemik sağlığının korunması; yeterli protein alımı, D vitamini düzeylerinin desteklenmesi, magnezyum, fosfor ve K vitamini gibi birçok besin öğesinin dengeli alınmasıyla mümkün olabilir" dedi.<br />
<br />
"Menopozda tabağınız gökkuşağı gibi olsun"<br />
Menopoz döneminde beslenmede çeşitliliğin önemine değinen Sezgin, "Menopoz döneminde kemik sağlığını korumanın sırrı, tek tip beslenmeden kaçınıp sofrayı adeta bir gökkuşağı gibi renklendirmekten geçiyor. Günlük beslenmede kalsiyum ihtiyacını karşılamak için süt, yoğurt ve peynir gibi geleneksel kaynaklara mutlaka yer verilmelidir. Ancak tabağın geri kalanında çeşitliliği yakalamak adına, mineral ve K vitamini deposu olan koyu yeşil yapraklı sebzeler ile bitkisel protein ve lif kaynağı olan kuru baklagiller dengeli bir şekilde yer almalıdır. Bu zengin sentezi tamamlamak ve mineral alımını en üst seviyeye çıkarmak için ise fındık, badem ve susam gibi sağlıklı yağlı tohumlar günlük beslenme rutinine dahil edilmelidir" diye konuştu.<br />
<br />
Kemikleri zayıflatan 5 büyük hata<br />
Kemik sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklara da değinen Sezgin, "Vücuttan kalsiyum atılımını artırır. Hızlı kilo verme amacıyla yapılan düşük kalorili ve tek tip diyetler kemik mineral yoğunluğunu olumsuz etkiler. Yetersiz veya aşırı miktarda protein almak kemik yapısını bozar. Fazla kahve ve çay tüketimi, yetersiz sıvı alımıyla birleştiğinde kemikleri zayıflatır. Yüksek işlenmiş gıda tüketimi kemik kalitesini düşürür" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/menopoz-doneminde-kemik-sagligini-korumanin-yollari</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/a-w729914-01.jpg" type="image/jpeg" length="74174"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç kadından yanlış ameliyat iddiası!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/genc-kadindan-yanlis-ameliyat-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/genc-kadindan-yanlis-ameliyat-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesinde yaşayan 30 yaşındaki Selvihan Özdemir, sağ dizindeki sakatlık nedeniyle başvurduğu özel hastanede yanlışlıkla sol ayağının ameliyat edildiğini öne sürerek hukuk mücadelesi başlattı. Yaşadığı süreci anlatan genç kadın, "Sağ dizim sakattı, ameliyattan çıktığımda hiçbir sorunu olmayan sol ayağımın ameliyat edildiğini gördüm" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Sarıkayalı<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
2024 yılının Ocak ayında spor yaparken sağ dizinden sakatlandığını belirten Selvihan Özdemir (30), ilk olarak Kumluca Devlet Hastanesi'ne, ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini söyledi. Burada kendisine 3 ay sonrasına MR randevusu verildiğini ifade eden Özdemir, beklemek istemediği için özel hastanelere başvurduğunu anlattı.</p>

<p>Bir arkadaşının tavsiyesi üzerine Kumluca'daki özel bir hastaneye gittiğini belirten Özdemir, "Doktor bana ameliyatı yapabileceğini söyledi. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki profesörün öğrencisi olduğunu, sürekli irtibat halinde olduklarını anlattı. Burada yaşadığımı, bir sorun olursa gece gündüz ulaşabileceğimi söyledi. Bu sözler bana güven verdi ve ameliyat olmaya karar verdim" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="979" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-18-130012-4.png" width="1381" /></p>

<p><strong>"Ameliyattan sonra sol ayağımın ameliyat edildiğini gördüm"</strong><br />
Ameliyat günü yaşadıklarını anlatan Özdemir, "Doktor sabah odama geldi ve sol ayağıma işaret koydu. Bana kemik ve bağ nakli yapılacağını söylediği için sol ayağımdan doku alınacağını düşündüm. Ameliyat sırasında sol bacağımdaki ağrı nedeniyle birkaç kez uyandım. Daha sonra servise çıktığımda sol ayağımın çok ağrıdığını fark ettim. Abime baktırtınca sağ ayağımda hiçbir işlem olmadığını, sol ayağımın ameliyat edildiğini gördük. O an büyük şok yaşadım" diye konuştu.</p>

<p>Durumu fark ettikten sonra doktoru aradıklarını belirten Özdemir, "Doktor önce yanlış yapmadığını söyledi. Ben de hangi ayağımın sakat olduğunu en iyi benim bileceğimi söyledim. Hastaneye geldiğinde önce kabul etmek istemedi. Daha sonra yanlış ameliyat yaptığını kabul etti ve tüm tedavi masraflarını karşılayacağını söyleyerek tutanak imzaladı" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Bir ay içinde iki ayağımdan da ameliyat oldum"</strong><br />
Yanlış ameliyatın ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini belirten Özdemir, "Yaklaşık 15 gün sonra gerçekten sakat olan sağ ayağımdan ameliyat oldum. Bir ay içinde iki ayağımdan da ameliyat olmuş oldum. Uzun süre yatağa bağımlı yaşadım. Annem ve babam bana bakmak zorunda kaldı. İşimi kaybettim. Psikolojik olarak da çok zor günler geçirdim" dedi.</p>

<p>Yanlış ameliyat edilen sol ayağında da sağlık sorunları oluştuğunu öne süren Özdemir, "Şu anda iki ayağımda da sorun var. Koşamıyorum, hızlı yürüyemiyorum. Uzun süre ayakta kalınca ya da soğuk havalarda ayaklarım şişiyor. Uzun süre oturduğumda ayağa kalkmakta zorlanıyorum. Çökemiyorum, dizlerimi istediğim gibi kullanamıyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p><img class="" height="550" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-18-104344-8.png" width="850" /></p>

<p><strong>Tazminat davası açtı</strong><br />
Tüm bu olanlardan sonra hukuk mücadelesi başlatan genç kadın, 2 yıl boyunca mücadele ettiğini ancak eksik evrak yüzünden savcılığın takipsizlik kararı verdiğini aktardı. Bunun üzerine Selvihan, yanlış ameliyat yüzünden olduğunu ispatlayan adli tıp raporunu Konya'dan aldıktan sonra doktor ve diğer sorumlular hakkında tazminat davası açtığını kaydetti.<br />
<br />
<strong>"Müvekkilimin hiçbir şikayeti olmayan bacağı ameliyat edilmiştir"</strong><br />
Özdemir'in avukatı Ayşegül İnal ise olayın bir komplikasyon olmadığını savunarak, "Malpraktis davalarında genellikle yaşanan sonucun komplikasyon olup olmadığı değerlendirilir. Ancak burada komplikasyon söz konusu değildir. Müvekkilimin hiçbir şikayeti olmayan bacağı ameliyat edilmiştir. İlgililer hakkında suç duyurusunda bulunduk. Aynı zamanda maddi ve manevi tazminat davası açtık. Süreç devam etmektedir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/genc-kadindan-yanlis-ameliyat-iddiasi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-18-130025-6.png" type="image/jpeg" length="34946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak hava alarmı: Risk grubundakiler 10.00-16.00 saatlerine dikkat!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/sicak-hava-alarmi-risk-grubundakiler-1000-1600-saatlerine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/sicak-hava-alarmi-risk-grubundakiler-1000-1600-saatlerine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, "Risk grubundaki kişilerin, kronik hastalıkları olanların, yaşlıların biz güneş ışıklarının vücuda dik geldiği zamanda yani güneş ışınlarının kuvvetli olduğu zamanlarda dışarıya çıkmalarını istemiyoruz. Özellikle saat 10 ile 16 arasında mümkünse dışarıya çıkmasınlar" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, aşırı sıcaklar ve güneş ışınlarının hassas gruplar üzerindeki etkileri ve korunma yollarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Öz, ayrıca yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte yoğunlukların arttığı plajlara ilişkin de bilgi verdi.</p>

<p>Güneş ışınlarının doğru zamanda ve uygun sürede alındığında faydaları olduğunu anlatan Öz, ışınların maruziyet süresi uzadığında istenmeyen birçok yan etkinin ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Öz, "Sonucunda sıcak çarpması denen olaya kadar giden istenmeyen birçok yan etkiyle karşılaşabiliyoruz. Bunlar ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, çarpıntı, hatta bilinç bulanıklığı, nöbet, koma, baygınlığa kadar giden bir süreci görmemiz de mümkün" diye konuştu.</p>

<p>Kronik hastalığı olanların ve yaşlı vatandaşların yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Öz, "Yaşlılar ve kronik hastalıklara sahip olan kişiler vücut sıcaklıkları güneş ışığına maruz kaldığı zaman ayarlanmama ihtimali oluyor. Bu sebeple de bu kişilerde sıcağı maruziyet sonucunda istenmeyen yan etkileri görmek daha fazla. Özellikle diyabet hastalarında, hipertansiyon hastalarında, kalp damar hastalarında ve buna benzer böbrek hastalığı gibi hastalığı olanların özellikle güneş ışınlarında korunması gerekmekte" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="693" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/a-w728313-01-1.jpg" width="1300" /><br />
<br />
<strong>"10 ile 16 arasında mümkünse dışarıya çıkmasınlar"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Risk grubundaki kişilerin alması gereken önlemleri anlatan Öz, "Özellikle risk grubundaki kişilerin, kronik hastalıkları olanların, yaşlıların biz güneş ışıklarının vücuda dik geldiği zamanda yani güneş ışınlarının kuvvetli olduğu zamanlarda dışarıya çıkmalarını istemiyoruz. Özellikle saat 10 ile 16 arasında mümkünse dışarıya çıkmasınlar. Ama bu kişilerin dışarıya çıkmaları gerekiyor ise gölgeyi tercih etmeleri, UV ışınlarından korunacak gözlükleri giymeleri, güneşten koruyucu şapkalar takmaları ve mümkünse güneş kremi kullanmalarını biz tavsiye ediyoruz. Eğer kişinin hekim tarafından bir sıvı kısıtlaması yoksa da bol bol sıvı almasını biz tavsiye ediyoruz" açıklamasında bulundu.<br />
<br />
<strong>"Çocuklarda da vücutta hassasiyet oluştuğu için ciltte kızarıklıklar görülebiliyor.</strong></p>

<p>Öz, çocukların ve bebeklerinde sıcaklıktan kolayca etkilendiğini belirterek "Çocuklarda da vücutta, hassasiyet oluştuğu için ciltte kızarıklıklar görülebiliyor. Gözlerde sulanma, kızarıklık ve ışığa hassasiyet görülebiliyor. Yine çarpıntı, halsizlik ve sıcağın etkisi olarak hem sıvı kaybı hem tuz kaybı ve diğer minerallerin ve komaya kadar gidebilen sonuçlar görebiliyoruz" ifadelerine yer verdi.<br />
<br />
<strong>"Yaşlılar ve kronik hastalar gibi çocuklar da kırılgan grupta"</strong></p>

<p>Alınması gereken önlemlere ilişkin ailelere bilgi veren Öz, "Yaşlılar ve kronik hastalar gibi çocuklar da kırılgan grupta. Bu sebeple özellikle sıcağın etkin olduğu saatlerde dışarıya çıkmamaları gerekiyor. Çocukların bu saatlerde dışarıda olmamasını tercih ediyoruz, özellikle bebeklerin. Ama dışarıya çıkılması gerekiyorsa gölgede çocukların götürülmesi, bebeklerin bebek arabalarında o güneşten koruyucu şapkanın altında gitmesini öneriyoruz. Ancak bunu söylerken yine de kesinlikle çocukların mecbur kalmadıkça bu saatlerde dışarıda olmamalarını tavsiye ediyoruz. 6 aydan küçük bebeklerde güneş kreminden çok biz diğer koruma önlemlerini alalım ve çocuğun vücut sıcaklığıyla temas etmesini önlemek bizim en doğru yapacağımız iş" şeklinde konuştu.</p>

<p>Güneş çarpması şüphelenmesinde mutlaka o kişinin gölge ve serin bir yere geçmesi gerektiğine dikkati çeken Öz, "Güneş çarpmasından şüpheleniyorsak kişinin üzerinde fazla elbise varsa kıyafetlerinin çıkarılması gerekiyor. Bu kişinin serin ve gölgelik bir yere mutlaka alınması gerekir. Ayrıca vücut ısısını düşürmek için böyle suyla bası kompres uygulanmasının faydası olacaktır. Bu vücut ısısını düşürecektir. Ancak yine buna rağmen bir baygınlık durumu varsa ya da çarpıntı üst seviyedeyse, yüksek ateşi varsa bu kişinin en hızlı şekilde sağlık tesisine götürülmesi veya gitmesi ya da 112 çağrılarak ambulansa gitmesinde fayda var" dedi.<br />
<br />
<strong>"Dünyada mavi bayrak plaj sayısı en fazla olan 3’üncü ülkeyiz"</strong></p>

<p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte denizlerdeki duruma ilişkin de bilgi veren Öz, şunları kaydetti:<br />
"Sağlık Bakanlığımızın sürekli 7 gün 24 saat hem su analizlerinin görülebileceği, suların analizlerini direkt gece 24 olsa dahi bakabileceğiniz bir sitemiz var. Bu siteden plajın en son yapılan sulardaki analiz seviyelerinin görülmesi, oradaki kum seviyesi veya genişliğini görülmesi, orada kabin var mı, can kurtaran var mı, en yakın sağlık tesisine ne kadar uzaklıkta bunu görülebilmesi mümkün. Vatandaşlarımız yüzme.sağlık.gov.tr adresini ziyaret edebilirler. Dünyada mavi bayrak plaj sayısı en fazla olan 3’üncü ülkeyiz. Vatandaşımızın endişe etmesine gerek yok, sitemize girerek her an suyun durumunu görebilir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/sicak-hava-alarmi-risk-grubundakiler-1000-1600-saatlerine-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-18-104344-3.png" type="image/jpeg" length="52031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Op. Dr. Nazlı Yavuzer: "Tedavi edilmeyen safra kesesi taşları kanser riskini arttırıyor"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/op-dr-nazli-yavuzer-tedavi-edilmeyen-safra-kesesi-taslari-kanser-riskini-arttiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/op-dr-nazli-yavuzer-tedavi-edilmeyen-safra-kesesi-taslari-kanser-riskini-arttiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Safra kesesi taşları konusunda önemli bilgiler paylaşan Op. Dr. Nazlı Yavuzer Türe, "afra kesesi taşları zamanında müdahale edilmezse kronik tahriş nedeniyle safra kesesi kanseri gelişme ihtimalini artırır. Yapılan çalışmalar, safra kesesi taşı olan ve tedavi edilmeyen kişilerde kanser riskinin sağlıklı bireylere göre yaklaşık 5-7 kat daha fazla olabileceğini göstermektedir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Toplumda özellikle 40 yaş üstü kadınlarda sık görülen safra kesesi taşlarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Nazlı Yavuzer Türe, hastalığın belirtileri, risk faktörleri, tedavi yöntemleri ve beslenme önerileri hakkında açıklamalarda bulundu.<br />
<br />
<strong>"Erken tanı ciddi komplikasyonları önlüyor"</strong><br />
Safra kesesi taşlarının uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Yavuzer, "Safra kesesi taşları genellikle 40 yaş üstü bireylerde görülür ve uzun süre hiçbir şikayete yol açmadan sessizce ilerleyebilir. İlerleyen evrede ise karnın çeşitli bölgelerine, sırta ve omuza vuran yoğun ağrılar meydana gelebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ağrılar bazen kalp krizi semptomlarıyla karıştırılabilir. Bu yüzden erken ve doğru tanı büyük önem taşır. Tedavi geciktirilirse enfeksiyon, tıkanma, sarılık ve pankreatit gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir" dedi.<br />
<br />
<strong>40 yaş üstü kadınlar daha fazla risk altında</strong><br />
Fazla kilo ve obezitenin safra kesesi taşı oluşumundaki en önemli nedenlerden biri olduğunu ifade eden Yavuzer, "Safra kesesi taşlarının oluşumunda yaşam tarzı faktörleri belirleyici rol oynar. Özellikle doğurganlık dönemi ve östrojen hormonunun etkisiyle 40 yaş üstü kadınlar daha fazla risk altındadır" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Safra kesesi taşı olanlar bu kurallara dikkat etmeli"</strong><br />
Safra kesesi taşı olanlar için beslenme önerilerinde de bulunan Yavuzer, "Az ve sık beslenin: Günde 5-6 küçük öğün tüketin. Büyük öğünler safra kesesini aşırı uyarabilir. Yavaş yiyin ve iyi çiğneyin: Yemekleri acele etmeden tüketin. Lif alımını artırın: Günlük 25-30 gram lif hedefleyin. Lif, safra akışını düzenler ve taş oluşum riskini azaltır.</p>

<p>Yağ tüketimini sınırlayın: Özellikle doymuş yağlardan kaçının. Günlük kalorinin yüzde 20-30’u kadar yağ yeterli olabilir; zeytinyağı gibi sağlıklı yağları tercih edin. Bol su için: Günde en az 2-2.5 litre su tüketimi safra kıvamını inceltmeye yardımcı olur. Kilo kontrolü: Fazla kilodan kurtulun ancak düşük kalorili şok diyetlerden uzak durun" dedi.<br />
<br />
<strong>"Tedavi edilmeyen taşlar kanser riskini artırıyor"</strong><br />
Tedavi edilmeyen safra kesesi taşlarının kanser riskini artırabileceğini belirten Yavuzer, "Safra kesesi taşları zamanında müdahale edilmezse kronik tahriş nedeniyle safra kesesi kanseri gelişme ihtimalini artırır. Yapılan çalışmalar, safra kesesi taşı olan ve tedavi edilmeyen kişilerde kanser riskinin sağlıklı bireylere göre yaklaşık 5-7 kat daha fazla olabileceğini göstermektedir.</p>

<p>Özellikle 3 cm’den büyük taşlarda bu risk 10 kata kadar çıkabilir. Safra kesesi kanseri, diğer birçok kanser türüne kıyasla daha agresif seyredebildiği için erken önlem almak hayati öneme sahiptir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>Kapalı cerrahi altın standart tedavi yöntemi</strong><br />
Laparoskopik cerrahinin günümüzde altın standart tedavi yöntemi olarak kabul edildiğini aktaran Yavuzer, "Safra kesesi taşları genellikle ağır ve yağlı yemeklerden sonra belirginleşen şiddetli ağrı, şişkinlik, hazımsızlık ve mide rahatsızlıkları ile kendini belli eder. Tanı aşamasında ultrasonografi ile taşın sayısı ve büyüklüğü netleştirilir.</p>

<p>Günümüzde bu hastaların büyük ekseriyâ altın standart olarak kabul edilen laparoskopik (kapalı) cerrahi uygulanmaktadır. Safra kesesinin alınması, hastanın günlük yaşam kalitesini olumsuz etkilemez" dedi.<br />
<br />
<strong>"Kapalı ameliyatla ertesi gün taburcu olmak mümkün"</strong><br />
Hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini söyleyen Yavuzer, "Safra kesesinde taş tespit edilen kişilerde gecikmeden ameliyat önerilir. Küçük kesilerden gerçekleştirilen laparoskopik işlem sayesinde ameliyat süresi genellikle 30 dakikanın altında kalır. Hastanede kalış süresi kısalır ve iyileşme süreci hızlanır. Sabah ameliyat olan birçok hasta ertesi gün taburcu olup iş ve sosyal hayatına dönebilir. Bu yöntem, hasta konforunu önemli ölçüde artıran modern bir yaklaşımdır" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>Ameliyat sonrası ilk 2-3 ay beslenmeye dikkat</strong><br />
Ameliyat sonrası beslenmeye de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Yavuzer, "Ameliyattan sonra safra doğrudan bağırsağa aktığı için ilk 2-3 ay daha dikkatli olunmalıdır. Çoğu hasta zamanla normal beslenmeye döner. İlk günlerde sıvı ve yumuşak gıdalarla başlayın. Yağlı besinleri yavaş yavaş artırın; ishal veya şişkinlik olursa azaltın. Lif alımını kademeli yükseltin. Yumurta, kahve, süt ürünleri gibi potansiyel tetikleyicileri doktor kontrolünde deneyin" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/op-dr-nazli-yavuzer-tedavi-edilmeyen-safra-kesesi-taslari-kanser-riskini-arttiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/a-w728125-01.jpg" type="image/jpeg" length="64866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muratpaşa'dan Parkinson hastalarına hareket desteği]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/muratpasadan-parkinson-hastalarina-hareket-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/muratpasadan-parkinson-hastalarina-hareket-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muratpaşa Belediyesi'nin, Parkinson hastalığının ilk evresindeki bireylerin yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirdiği "Parkinson Hareket Akademi" programı için başvurular başladı. Kontenjanla sınırlı olan programa başvurular 24 Haziran'da sona erecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Parkinson hastalarının günlük yaşam becerilerini korumalarına ve fiziksel hareketliliklerini artırmalarına destek olmayı hedefleyen program kapsamında başlangıç seviyesindeki fizik tedavi egzersizleri çeşitli aktivitelerle birleştirilerek daha eğlenceli ve sürdürülebilir hale getirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Katılımcılar, fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilecek uygulamalarla hem hareket kabiliyetlerini geliştirme hem de sosyal etkileşimlerini artırma fırsatı bulacak.<br />
<br />
<strong>Hareketli yaşama teşvik</strong><br />
Beyindeki hareket kontrolünden sorumlu hücrelerin zamanla kaybedilmesi sonucu ortaya çıkan Parkinson hastalığı; titreme, kaslarda sertlik, hareketlerde yavaşlama ve denge problemleri gibi belirtilerle kendini gösteriyor.</p>

<p>Hastalığın erken dönemlerinde düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz, hareket kabiliyetinin korunmasına, denge ve koordinasyonun desteklenmesine katkı sağlıyor. Parkinson tedavisinde ilaç kullanımının yanı sıra fiziksel aktivite de önemli bir destekleyici olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kayıt sürecinin tamamlanmasının ardından eğitimler 29 Haziran'da başlayacak. İki ay sürecek program kapsamında katılımcılar, planlanan eğitim ve egzersiz programına dahil olacak.</p>

<p>Kontenjanla sınırlı programa kayıtlar ise 444 80 07 numaralı Turunç Masa hattı üzerinden gerçekleştiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/muratpasadan-parkinson-hastalarina-hareket-destegi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ssssss-1.png" type="image/jpeg" length="55761"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Stres ve vitamin eksikliği ağız içi yaraları tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/stres-ve-vitamin-eksikligi-agiz-ici-yaralari-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/stres-ve-vitamin-eksikligi-agiz-ici-yaralari-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumun yaklaşık yüzde 20-25’ini hayatlarının bir döneminde etkileyen ağız içi yaralar, yemek yemeyi, konuşmayı ve günlük yaşamı zorlaştıran ağrılı lezyonlar arasında yer alıyor. Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, "Aftlar genellikle kendiliğinden iyileşse de sık tekrarlayan veya 2 haftadan uzun süren yaralarda altta yatan nedenlerin araştırılması büyük önem taşır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Ağız içi yaralar, yani aftlar, toplumda sık görülen ve kişinin günlük yaşam konforunu ciddi şekilde etkileyen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Yemek yemeyi, konuşmayı, diş fırçalamayı ve hatta gülümsemeyi bile zorlaştırabilen bu ağrılı lezyonların toplumun yaklaşık yüzde 20-25’ini hayatlarının bir döneminde etkilediği belirtiliyor.</p>

<p>Özellikle tekrarlayan ağız yaralarının kadınlarda erkeklere göre daha yaygın görüldüğünü ifade eden Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Neslihan Yaprak Barıt, aftların genetik yatkınlık, stres, beslenme yetersizlikleri ve bağışıklık sistemiyle ilgili çok sayıda faktörle ilişkili olabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağız içi yaraların genellikle kendiliğinden iyileştiğini ancak tekrarlayan vakalarda dikkatli olunması gerektiğini belirten Doç. Dr. Barıt, "Bu ağrılı lezyonlar günlük yaşamı, yemek yemeyi, konuşmayı ve hatta gülümsemeyi bile zorlaştırabilir. Aftlar çoğu zaman kendiliğinden iyileşir ancak sık tekrarlayan vakalarda altta yatan nedenlerin araştırılması büyük önem taşır" dedi.<br />
<br />
<strong>Nedeni tam olarak bilinmiyor</strong><br />
Ağız içi yaraların bulaşıcı olmadığını ve uçukla karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Barıt, aftların kesin nedeninin tam olarak bilinmediğini belirtti. Doç. Dr. Barıt, "Ağız içi yaralar bulaşıcı değildir ve uçuk ile karıştırılmamalıdır. Aftların kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte çok faktörlü bir tablo söz konusudur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yanak veya dudak içini ısırma, sert yiyecekler, diş fırçalama sırasında oluşan tahrişler ya da protez kaynaklı yaralanmaların aftları tetikleyebileceğini aktaran Barıt, stres ve psikolojik faktörlerin de ağız içi yaralarda önemli rol oynadığını söyledi. B12 vitamini, demir, çinko ve folik asit eksikliklerinin aft oluşumunda etkili olabileceğine dikkat çeken Barıt, bağışıklık sisteminin zayıfladığı grip, yorgunluk ve uykusuzluk dönemlerinde de ağız içi yaraların daha sık görülebildiğini kaydetti.</p>

<p>Asitli, baharatlı ve sert yiyeceklerin ağız içi yaraları artırabileceğini belirten Barıt, "Portakal, domates gibi asitli gıdalar, baharatlı ve sert yiyecekler ağız içini tahriş ederek mevcut yaraların ağrısını artırabilir. Ayrıca Behçet hastalığı, çölyak hastalığı, Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi otoimmün veya inflamatuar hastalıklar da tekrarlayan ağız yaralarıyla ilişkili olabilir" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>Yemek yemek ve konuşmak zorlaşabiliyor</strong><br />
Ağız içi yaraların özellikle asitli ya da sıcak yiyeceklerle temas ettiğinde şiddetli ağrı, yanma ve hassasiyete neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Barıt, aftların genellikle beyaz veya sarı renkli yaralar şeklinde görüldüğünü, çevresinde ise kırmızı bir halka oluştuğunu ifade etti.</p>

<p>Bu lezyonların kişinin günlük yaşamını olumsuz etkilediğini söyleyen Barıt, "Ağız içi yaralarda şiddetli ağrı, yanma ve hassasiyet görülebilir. Bu şikayetler özellikle asitli veya sıcak yiyeceklerle temas ettiğinde artar. Yutma, konuşma ya da diş fırçalama sırasında rahatsızlık daha belirgin hale gelebilir" dedi.<br />
<br />
<strong>10 günde geçmezse dikkat</strong><br />
Aftların çoğu zaman 7 ila 10 gün içinde iyileştiğini belirten Doç. Dr. Barıt, yaraların uzun sürmesi ya da sık tekrarlaması halinde mutlaka uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı. Barıt, "Aftlar genellikle 7-10 günde geçer. Ancak sık tekrarlıyor veya 2 haftadan uzun sürüyorsa, altta yatan bir sistemik sorun olabileceği için kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahisi uzmanına başvurmak gerekir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Büyük, derin, sık tekrarlayan ya da tedaviye rağmen iyileşmeyen yaralarda zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirten Barıt, yüksek ateş, lenf bezi şişliği ve kilo kaybı gibi ek belirtilerin de önemli uyarı işaretleri olduğunu söyledi. Doç. Dr. Barıt, "Yaralar 2 haftadan uzun sürüyorsa, çok büyük, derin veya çok sık tekrarlıyorsa, yüksek ateş, lenf bezi şişliği ve kilo kaybı gibi ek belirtiler varsa ya da tedaviye rağmen iyileşmiyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir" dedi.<br />
<br />
<strong>Stres ağız içi yaralarda da başrolde</strong><br />
Ağız içi yaraların önlenmesinde stres yönetiminin önemli bir yer tuttuğunu belirten Doç. Dr. Barıt, düzenli yaşam alışkanlıklarının atakları azaltabileceğini söyledi. Barıt, "Stres yönetimini öğrenmek, günlük egzersiz yapmak, meditasyonu hayata dahil etmek ve düzenli uykuya önem vermek ağız içi yaraların kontrolünde destekleyici olabilir" dedi.</p>

<p>Dengeli beslenmenin, vitamin ve mineral eksikliklerinin kontrol ettirilmesinin önemine de değinen Barıt, ağız hijyeninin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Doç. Dr. Barıt, "Dengeli beslenmeye özen gösterilmeli, vitamin ve mineral eksiklikleri kontrol ettirilmeli, ağız hijyenine dikkat edilmeli ve tahriş edici faktörlerden kaçınılmalıdır. Düzenli diş hekimi ve kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı kontrolleri de ihmal edilmemelidir" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>Evde uygulanabilecek yöntemler</strong><br />
Çoğu ağız içi yaranın kendiliğinden iyileştiğini ancak ağrı ve iyileşme süresini azaltmak için bazı basit uygulamalardan destek alınabileceğini belirten Doç. Dr. Barıt, tuzlu su veya karbonatlı su ile gargaranın fayda sağlayabileceğini ifade etti. Barıt, "Günde 3-4 kez tuzlu su veya karbonatlı su ile gargara yapılabilir. Papatya ya da ada çayı demlenerek gargara olarak kullanılabilir. Doğal bal, Hindistan cevizi yağı veya dut pekmezi uygulaması da destekleyici yöntemler arasında yer alabilir" dedi.</p>

<p>Ağız içini tahriş eden gıdalardan uzak durulması gerektiğini vurgulayan Barıt, "Asitli, baharatlı ve sert yiyeceklerden uzak durmak, yumuşak kıllı diş fırçası tercih etmek ve SLS yani sodyum lauril sülfat içermeyen diş macunu kullanmak ağız içi tahrişleri azaltmaya yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>Uzman kontrolünde tedavi gerekebilir</strong><br />
Evde yapılan uygulamaların fayda göstermediği durumlarda uzman kontrolünde tedavi seçeneklerinin devreye girdiğini belirten Doç. Dr. Barıt, topikal kortikosteroid jel veya spreyler, antiseptik ağız gargaraları, lokal anestezik içeren ağrı kesici jeller ve eksiklik tespit edilmesi halinde vitamin ile mineral takviyelerinin kullanılabileceğini söyledi.</p>

<p>Sık ve şiddetli tekrarlayan vakalarda daha ileri tedavilerin gündeme gelebileceğini belirten Barıt, "Uygun vakalarda düşük seviyeli lazer tedavisi uygulanabilir. Sık ve şiddetli tekrarlayan ağız içi yaralarında ise sistemik kortikosteroid veya immünsüpresif ilaçlar uzman kontrolünde kullanılabilir. Günümüzde ağız içi yaralar modern yaklaşımlar ve basit önlemlerle daha konforlu şekilde yönetilebiliyor" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/stres-ve-vitamin-eksikligi-agiz-ici-yaralari-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-13-143456-1.png" type="image/jpeg" length="59165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde 9 ayda tamamlanan Nöroloji Polikliniği açıldı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/akdeniz-universitesi-hastanesinde-9-ayda-tamamlanan-noroloji-poliklinigi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/akdeniz-universitesi-hastanesinde-9-ayda-tamamlanan-noroloji-poliklinigi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Polikliniğinin yeni binası, 9 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak hasta kabulüne başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fatma Nisa Yorluk - İbrahim Sönmez<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Nöroloji Polikliniğinin yeni binasının açılışı gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi K Blok yanına yapılan Nöroloji Polikliniği, N Blok olarak hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Konuşmasında 9 ay gibi kısa bir süre önce atılan mütevazı temelin bugün dev bir hizmet kurumuna dönüşmesinden duyduğu mutluluğu dile getiren Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Burada herkesin karınca kararınca destek olması lazım.</p>

<p>Bu hususta Antalya, Türkiye'ye örnek şehirlerden biridir. Eğitimde devletin yapmış olduğu her bir dersliğe Antalyalılar bir derslik daha eklediler. Bu Türkiye'de eşi benzeri olmayan bir başarıdır. Sağlıkta da son dönemde büyük bir atak var. Bugün burada üç sağlık kuruluşunun açılışını, birinin de temel atmasını gerçekleştiriyoruz. Hepsi de hayırseverlerimizin eseri" dedi.</p>

<p><img height="799" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-11-223005-22.png" width="1474" /></p>

<p><strong>2 bin yataklı dev sağlık üssü</strong><br />
Kurumsal desteklerin de sağlık yatırımlarında büyük rol oynadığını belirten Vali Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü öncülüğünde yürütülen projeler hakkında bilgileri paylaştı.</p>

<p>Bankalar Birliği'nden 100 milyon TL, Ticaret ve Sanayi Odası'ndan ise 50 milyon TL'lik önemli desteklerin sağlandığını açıklayan Vali Şahin, "Arkamızda yükselen 900 yataklı büyük sağlık yuvası, ana binamızla entegre olacak. Böylece 2 bin yatağın üzerinde kapasitesiyle Türkiye'nin belki de en büyük üniversite hastanesine kavuşmuş olacağız. Devam eden güçlendirme çalışmaları bittiğinde Antalya hem bina güvenliği hem de sunulan hizmet kalitesiyle Türkiye'ye örnek bir sağlık üssü haline gelecek" şeklinde konuştu.</p>

<p>Nöroloji Polikliniğini 9 ay gibi çok kısa bir sürede tamamlayan hayırsever İrfan Aktaş'a ve yüklenici firma yetkilisi Özcan Bey'e teşekkür eden Vali Şahin, bu hızlı ve disiplinli çalışmanın diğer kurum, kuruluş ve firmalara da örnek olması gerektiğini belirtti.</p>

<p><img height="934" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-11-153924-20.png" width="1459" /></p>

<p><strong>"81 milyon liralık yatırımda hayırsever imzası"</strong><br />
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise, toplam 2 bin 111 metrekare kapalı alana sahip olan yeni poliklinik binasının 81 milyon 68 bin TL bütçeyle tamamlandığını söyledi. Rektör Özkan, projenin en dikkat çekici yönünün ise maliyetinin yüzde 35'inin (27 milyon 868 bin TL) hayırsever İrfan Aktaş tarafından karşılanması, yatırımın kalan yüzde 65'lik kısmının ise Akdeniz Üniversitesi'nin öz kaynaklarıyla finanse edilmesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Rektör Özkan, "Burada hem üniversitemizin kaynaklarını doğru kullanma iradesi var hem de Antalya'nın hayırseverlik geleneğine yakışan çok değerli bir katkı var. Değerli hayırseverimiz İrfan Aktaş'a gönülden teşekkür ediyorum. Kazancın insan hayatına nasıl dokunduğu bambaşka bir anlam taşır. Aktaş'ın desteği, yıllar boyunca burada hizmet alacak hastalarımızın hayatında güzel bir iz bırakacaktır" dedi.</p>

<p><img height="951" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/bbbb-2.png" width="1477" /></p>

<p><strong>"Nöroloji hastalarına üst düzey konfor ve mimaride estetik"</strong><br />
Yeni binanın sadece teknik bir ihtiyacı karşılamadığını, aynı zamanda hasta konforunu ve çalışma ortamını iyileştiren bir mimariye sahip olduğunu belirten Rektör Özkan, nöroloji hastalarının birçoğunun uzun süreli takip gerektirdiğini ve hastaneye ulaşımda zorluklar yaşayabildiğini hatırlattı.</p>

<p>Rektör Özkan, binanın planlanmasında Mimarlık Fakültesi ile ortak çalışılarak ferah ve insana güven veren bir tasarım ortaya çıkarıldığını söyledi. Rektör Özkan, yeni binada modern poliklinik odaları, EEG ve EMG üniteleri, müdahale alanları, nörosonoloji birimi, derslikler ve toplantı salonları, akademik çalışma alanları olduğunu ifade etti.<br />
<br />
<strong>Antalya'nın iş dünyasına güçlü çağrı</strong><br />
Yurt dışındaki güçlü üniversitelerde hayırsever katkısının çok görünür olduğunu belirten Rektör Özkan, Türkiye'nin köklü vakıf ve dayanışma kültürüne atıfta bulunarak, Antalya iş dünyasına çağrıda bulundu. Rektör Özkan, "Antalya, turizmiyle, tarımıyla, ticaretiyle çok güçlü bir şehir. Bugün buradan Antalya'nın hayırseverlerine, iş insanlarına samimi bir çağrıda bulunmak istiyorum: Akdeniz Üniversitesiyle daha güçlü bağ kurun. Sağlığa, eğitime ve bilime yapılan her katkı bu şehrin geleceğine değer katar" dedi.</p>

<p><img height="958" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-12-170351.png" width="1473" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Akdeniz Üniversitesi hastanesi baştan aşağı yenileniyor"</strong><br />
Konuşmasında üniversite hastanesindeki diğer büyük yatırımların da müjdesini veren Rektör Özkan, 900 yataklı yeni hastane binasının inşaatının hızla yükseldiğini ve daha önce talihsiz bir yangın atlatan B Blok'taki güçlendirme çalışmalarının sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Hedeflerinin Akdeniz Üniversitesi Hastanesini ülkenin en önemli sağlık merkezlerinden biri haline getirmek olduğunu vurgulayan Rektör Özkan, projede emeği geçen mimarlara, teknik ekibe, yüklenici firmaya ve açılışı onurlandıran tüm devlet protokolüne teşekkür etti.<br />
<br />
<strong>"Onlar olmasaydı bu proje gerçekleşmezdi"</strong><br />
Projenin hayata geçirilmesinde emeği olan isimlere tek tek teşekkür eden hayırsever İrfan Aktaş ise, Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan'ın projenin "olmazsa olmazı" olduğunu vurguladı.</p>

<p>Aktaş, "Daha önce de birçok değerli kuruluşa bina yardımlarında bulunmuştum ama inanın bizi en fazla heyecanlandıran, Akdeniz Üniversitesi'ne yapmış olduğumuz katkılarla oluşturulan Nöroloji Kliniği oldu. Bu projenin olmazsa olmazı Rektörümüz Prof. Dr. Özlenen Hanım ve Prof. Dr. Ömer Özkan hocamdır. Onlar olmasaydı bu proje gerçekleşmezdi. Kendilerine ayrıca çok teşekkür ederim" dedi.</p>

<p>Aktaş, kliniğin iletişim sürecini yürüten Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre'ye, Rektörlük Özel Kalem Müdürü Ayla Aksay'a, projeyi çizerek uygulanır hale getiren Mimarlık Fakültesi'ne ve inşaat imalatını üstlenen müteahhit Özcan Bey'e şükranlarını sundu. Binanın hizmet kalitesini omuzlayacak olan sağlık kadrosunu da unutmayan Aktaş, görevlerinde başarılar dileyerek, "Yeni kliniğimiz Antalya'mıza hayırlı uğurlu olsun" sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.</p>

<p>İrfan Aktaş ve ailesine plaket takdimi sonrası İl Müftü Yardımcısı Ramazan Özgün Türkmen, protokolle dua eşliğinde kurdele kesimini gerçekleştirdi.</p>

<p>Ardından heyet binayı gezdi. Açılışa Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan'ın yanı sıra Adli Yargı ve Adalet Komisyonu Başkanı Hayati Karaaslan, Antalya Milletvekilleri Av. Mustafa Köse, Av. İbrahim Ethem Taş, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, hayırsever İrfan Aktaş ve eşi, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, fakülte dekanları, başhekim yardımcıları, hastane yöneticileri ve çalışanlar katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/akdeniz-universitesi-hastanesinde-9-ayda-tamamlanan-noroloji-poliklinigi-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/gfgfg-38.png" type="image/jpeg" length="50973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir'den çölyak hastalarına umut olan destek]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/buyuksehirden-colyak-hastalarina-umut-olan-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/buyuksehirden-colyak-hastalarina-umut-olan-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi yürüttüğü sosyal destek çalışmasıyla çölyak hastalarının yanında olmaya devam ederken, belediye tarafından hazırlanan glütensiz gıda paketleri düzenli olarak ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Çölyak hastalarının yaşamını kolaylaştırmak ve aile bütçelerine katkı sağlamak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, ömür boyu glütensiz beslenmek zorunda kalan vatandaşlar için hazırlanan özel gıda paketlerinde glüteniz un, makarna, şehriye, tatlı ve tuzlu kurabiye gibi temel ürünler yer alıyor.</p>

<p>Yüksek maliyetleri nedeniyle birçok aile için ulaşılması güç olan bu ürünler, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin sosyal belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak ulaştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="930" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-11-153924-2.png" width="1468" /></p>

<p><strong>5 buçuk yılda 5 bin 596 adet glütensiz gıda kolisi yardımı</strong><br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı'nda Sosyal Yardımlar Şube Müdürü olarak görev yapan Funda Alpaslan Talay, çölyak hastalarının günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukların farkında olduklarını belirterek, "Bir markete gittiğinizde ya da restorana gittiğinizde glütensiz gıda fiyatlarının çok daha pahalı olduğunu görüyorsunuz.</p>

<p>Bu eşitsizliği ortadan kaldırmak adına Büyükşehir Belediyesi olarak böyle bir destek sağlıyoruz. Gıda kolisi içeriğimiz oldukça zengin ve çölyak hastalarımız düşünülerek oluşturuldu. Un, makarna, arpa şehriye, tatlı ve tuzlu bisküvi bulunmaktadır. 2026'nın ilk 6 ayında 208 kişiye dağıtım yapıldı. Projenin başladığı 2020 yılından bu yana ise bin 649 kişiye toplam 5 bin 596 adet glütensiz gıda kolisi dağıtımı gerçekleştirdik" dedi.</p>

<p><img height="910" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-11-haz-2026-15-38-46-2.png" width="1462" /></p>

<p><strong>"Başvurular şahsen yapılıyor"</strong><br />
Glütensiz gıda desteğinden yararlanmak isteyen çölyak hastalarının, çölyak tanısını gösteren sağlık belgeleriyle birlikte Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı'na veya Antalya Büyükşehir Belediyesi Aile Eğitim ve Sosyal Hizmet Merkezleri'ne şahsen başvuruda bulunmaları gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/buyuksehirden-colyak-hastalarina-umut-olan-destek</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/06/gfgfg-4.png" type="image/jpeg" length="12425"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
