<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güney Haberci - Antalya'nın Bir Numaralı Haber Portalı</title>
    <link>https://www.guneyhaberci.com.tr</link>
    <description>Antalya Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/rss/saglik-ve-yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 23 May 2026 22:34:40 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/rss/saglik-ve-yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi'nde gençlerden dijital detoks hareketi!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Gülsün-Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler Bölümü öğrencileri, dijital bağımlılığa dikkat çekmek amacıyla kampüste dikkat çeken bir sosyal sorumluluk projesine imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilen "Dijital Detoks" etkinliğinde öğrenciler, kampüs alanında oluşturulan özel oyun ve sosyal etkinlik alanına giriş yapabilmek için cep telefonlarını belirli süreliğine teslim etti. Yaklaşık 5 saat boyunca telefonlarından uzak kalan öğrenciler, dijital ekranların yerine gerçek sosyal etkileşimi deneyimledi.</p>

<p>Etkinlik alanında öğrenciler için çeşitli oyunlar, takım aktiviteleri, sohbet alanları ve eğlenceli etkinlikler hazırlandı. Gün boyunca telefonlarına erişemeyen öğrenciler başlangıçta zorlandıklarını ifade ederken, ilerleyen saatlerde yüz yüze iletişimin ve birlikte vakit geçirmenin kendilerini daha iyi hissettirdiğini söylediler. Sosyal medya bildirimlerinden uzak kalan gençler, dijital dünyanın günlük yaşam üzerindeki etkisini daha net fark ettiklerini dile getirdiler.</p>

<p>Projeye katılan öğrencilerden bazıları, sürekli telefona yönelme isteğinin aslında farkında olmadıkları bir bağımlılığı ortaya çıkardığını belirtirken, bazı öğrenciler ise uzun zaman sonra ilk kez bu kadar rahat sohbet ettiklerini ve çevreleriyle daha güçlü iletişim kurduklarını ifade ettiler. Etkinlik boyunca kampüste samimi ve hareketli görüntüler oluşurken, öğrenciler telefon olmadan da eğlenebildiklerini gördüklerini belirttiler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="907" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-20-092543-9.png" width="1396" /></p>

<p><strong>"Öğrencilerimizin telefonsuz da mutlu olabildiğini görmek bizim için çok değerli"</strong><br />
Projenin akademik danışmanı Öğr. Gör. Dr. Ayşen Yalman, dijital bağımlılığın özellikle gençler arasında giderek büyüyen bir sorun olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:<br />
"Bugün gençlerin büyük bir kısmı gününün önemli bölümünü ekran karşısında geçiriyor. Bu durum zamanla sosyal ilişkileri zayıflatabiliyor ve bireyleri yalnızlaştırabiliyor.</p>

<p>Biz bu projeyle öğrencilerimizin kısa süreliğine de olsa dijital dünyadan uzaklaşıp, gerçek iletişimin gücünü yeniden hissetmelerini amaçladık. Burada oluşan samimiyet, iletişim ve paylaşım ortamı aslında teknolojinin değil, kontrolsüz kullanımın problem olduğunu gösteriyor. Öğrencilerimizin telefonsuz da mutlu olabildiğini görmek bizim için çok değerli."<br />
<br />
<strong>"Bu çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz"</strong><br />
Gülsün-Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Müdürü Ramazan Erdem ise, gençlerin teknolojiyle dengeli bir ilişki kurmasının önemine vurgu yaparak, "Bu tür projeler öğrencilerin hem sosyal farkındalığını artırıyor hem de gerçek iletişimin değerini yeniden hatırlatıyor. Gençlerimizin dijital dünyayı bilinçli kullanabilmesi adına bu çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyoruz" dedi.</p>

<p>Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, kampüste hem eğlenceli hem de düşündürücü anlara sahne oldu. Gün sonunda telefonlarını teslim alan birçok öğrenci, birkaç saatlik dijital uzaklaşmanın bile kendilerini psikolojik olarak daha rahat hissettirdiğini ifade etti. "Telefonunu bırak, hayata bağlan" sloganıyla gerçekleştirilen proje, dijital bağımlılık konusunda farkındalık oluştururken, gençlerin teknolojiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmasına yönelik önemli bir örnek olarak değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/akdeniz-universitesinde-genclerden-dijital-detoks-hareketi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-20-092716-13.png" type="image/jpeg" length="31729"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organ nakliyle iki kez hayata tutunan Veli Kuşçu son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/organ-nakliyle-iki-kez-hayata-tutunan-veli-kuscu-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/organ-nakliyle-iki-kez-hayata-tutunan-veli-kuscu-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Hastanesi personeli ve organ nakli gönüllüsü Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) - İki kez nakil olan ve hayatını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için düzenlenen törende gözyaşları sel oldu.<br />
Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi personeli ve Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Sosyal Yardımlaşma Derneği (AKBÖHONDER) Başkan Yardımcısı Veli Kuşçu, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Hayatı boyunca iki kez organ nakliyle hayata tutunan ve yaşamını organ bağışı farkındalığına adayan Kuşçu için yıllarca görev yaptığı hastane önünde duygu dolu bir uğurlama töreni düzenlendi.</p>

<p><img height="946" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-18-141533-5.png" width="1456" /></p>

<p><strong>Hastane önünde gözyaşları sel oldu</strong><br />
Geçirdiği rahatsızlık sonucu tedavi gördüğü AÜ Hastanesi'nde yaşam mücadelesini kaybeden Veli Kuşçu için hastane bahçesinde tören gerçekleştirildi. Törende gözyaşları sel olurken, Kuşçu'nun organ nakli bekleyen hastalar için yaptığı fedakarlıklar yad edildi.<br />
<br />
<strong>İki kez hayata tutundu, ömrünü nakil bekleyenlere adadı</strong><br />
2004 yılında kadavradan, 2014 yılında ise ağabeyinden yapılan böbrek nakilleriyle hayatta kalan Veli Kuşçu, yaşadığı zorlu süreçlerin ardından kendisini organ nakli bekleyen hastalara umut olmaya adamıştı. 2012 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Kuşçu, AKBÖHONDER Başkan Yardımcılığı göreviyle de binlerce hastanın elinden tutmuş, organ bağışı campaignslarında gönüllü olarak ön saflarda yer almıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="426" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-18-142815-9.png" width="765" /></p>

<p><strong>Rektör Özkan: "Organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlattı"</strong><br />
Törende konuşurken duygusal anlar yaşayan AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Veli Kuşçu'nun organ nakli camiası için çok sembol ve değerli bir isim olduğunu vurgulayarak, "Veli Bey, organ naklinin ne demek olduğunu hayatıyla anlatan ender insanlardandı. 22 yıl önce gerçekleştirilen ilk böbrek nakliyle ikinci hayatına kavuşmuş, 10 yıl sonra yapılan ikinci nakille de yaşam mücadelesine devam etmişti.</p>

<p>Yaşadığı bu süreci ise organ nakli bekleyen insanlara umut olmaya adamış çok kıymetli bir insandı. Organ nakli benim için de çok özel ve hassas bir alan. Bu yüzden onun sahada gösterdiği gönüllü çabayı, samimiyetini ve insanlara dokunan iyi niyetini her zaman ayrı bir yerde hatırlayacağım. Değerli çalışma arkadaşımız Veli Kuşçu'ya Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır diliyorum" dedi.</p>

<p>Konuşmaların ve alınan helalliğin ardından Veli Kuşçu'nun cenazesi, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlanmak üzere toprağa verileceği mezarlığa gönderildi.</p>

<p>Törene, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastane yönetimi, sağlık çalışanları, Kuşçu'nun mesai arkadaşları ve çok sayıda yakını katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/organ-nakliyle-iki-kez-hayata-tutunan-veli-kuscu-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-18-142815-8.png" type="image/jpeg" length="16284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elmalı'ya 2 yeni sağlık tesisi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/elmaliya-2-yeni-saglik-tesisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/elmaliya-2-yeni-saglik-tesisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Valiliği, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Elmalı Belediyesi ve ATSO (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası) arasında, Elmalı ilçesinde inşa edilecek olan Aile Sağlığı Merkezi ve KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) için iş birliği protokolü imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Elmalı ilçesi Yeni Mahalle’de inşa edilecek olan 3 hekimli Aile Sağlığı Merkezi ve KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) için Antalya Valiliği, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Elmalı Belediyesi ve ATSO (Antalya Ticaret ve Sanayi Odası) arasında iş birliği protokolü imzalandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="900" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-18-094007-9.png" width="1470" /></p>

<p>Antalya Valiliği Hükümet Konağı’nda düzenlenen protokol törenine Vali Hulusi Şahin, Elmalı Kaymakamı Faruk Erdem, Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan ve ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman katıldı.</p>

<p>ATSO Elmalı Eğitim ve Sağlık Merkezi’nin zemin ve ikinci katında hizmet verecek olan Aile Sağlığı Merkezi ile KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi)’in inşası tamamlandıktan sonra Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim edileceği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/elmaliya-2-yeni-saglik-tesisi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-18-100106-4.png" type="image/jpeg" length="47731"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi çölyak hastalarını glütensiz sofrada buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Atatürk Parkı içerisinde bulunan EKDAĞ Sosyal Tesisi’nde çölyak hastalarına yönelik sunulan glütensiz menü hizmeti kapsamında, Batı Akdeniz Çölyak Derneği üyeleri ve aileleri glütensiz akşam yemeğinde bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) - Antalya Büyükşehir Belediyesi, çölyak hastalarının sosyal yaşamda güvenle yer alabilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden EKDAĞ’a bağlı Atatürk Parkı Sosyal Tesisi’nde çölyak hastalarının güvenle tüketebileceği glütensiz menü seçenekleri sunulurken, çölyak farkındalık ayı kapsamında özel bir program düzenlendi.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Batı Akdeniz Çölyak Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen programda, çölyak hastaları ve aileleri kendileri için hazırlanan glütensiz menülerle aynı sofrada buluştu.</p>

<p><img height="898" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-18-094007-3.png" width="1486" /></p>

<p><strong>"Çölyak hastalarımızın yanındayız"</strong><br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Funda Alpaslan Talay, çölyak hastalarının dışarıda güvenle yemek yiyebilmesinin sosyal yaşam açısından önemli olduğunu belirterek, "Çölyak hastaları için dışarıda güvenle yemek yiyebilmek günlük yaşamın en zorlayıcı başlıklarından biri olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Glütensiz menülerin yaygınlaşması, çölyak hastalarının sosyal hayata daha güçlü katılımı açısından önem taşıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman çölyak hastalarımızın yanındayız. Onlara glütensiz gıda paketi yardımı ulaştırıyoruz. Glütensiz ürünlerin maliyetlerinin yüksek olduğu düşünüldüğünde, bu desteklerin aile bütçeleri açısından da önemli bir katkı sunuyor" dedi.</p>

<p><img height="882" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-18-092700-6.png" width="1474" /></p>

<p><strong>"Glütensiz menü bizim için çok kıymetli"</strong><br />
Batı Akdeniz Çölyak Derneği Başkanı Sülbiye Şahinler ise 2013 yılından bu yana çölyak hastaları ve glütensiz diyet konusunda faaliyet yürüttüklerini belirterek, "Belediyemizin glütensiz gıda desteğinin yanı sıra EKDAĞ tesislerinde glütensiz menü bulundurması bizim için çok özel ve kıymetli.</p>

<p>Mayıs ayı hem Türkiye’de hem de dünyada çölyak hastalığına dikkat çekilen bir farkındalık ayı. Biz de dernek üyelerimiz, çocuklarımız ve ailelerimizle birlikte burada glütensiz bir akşam yemeğinde buluştuk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.</p>

<p>Program sonunda çölyak hastalarına özel hazırlanan glütensiz pasta kesildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/buyuksehir-belediyesi-colyak-hastalarini-glutensiz-sofrada-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-18-092311-6.png" type="image/jpeg" length="69828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Ahmet Yıldırım: "Çocukluk çağı obezitesi alarm veriyor"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/uzm-dr-ahmet-yildirim-cocukluk-cagi-obezitesi-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/uzm-dr-ahmet-yildirim-cocukluk-cagi-obezitesi-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ahmet Yıldırım, "17 Mayıs Avrupa Obezite Günü" dolayısıyla çocukluk çağı obezitesi ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Ahmet Yıldırım, "Çocukluk çağı obezitesi alarm veriyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Çocukluk çağı obezitesi, hem Türkiye’de hem de dünyada giderek artan önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Uzmanlar, erken yaşta edinilen yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşamın çocuklarda obezite riskini artırdığına dikkat çekerken, ailelerin bu konuda bilinçli hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor. Antalya Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Ahmet Yıldırım, "17 Mayıs Avrupa Obezite Günü" kapsamında çocukluk çağı obezitesi ve korunma yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.<br />
<br />
<strong>"Şişman çocuk sağlıklıdır düşüncesinden vazgeçilmelidir"</strong><br />
Çocukluk çağı obezitesinin Türkiye ve dünya genelinde hızla artan ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirten Yıldırım, "Erken dönemde önlenmezse yetişkinlikte diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve psikososyal sorunlara zemin hazırlamaktadır. Çocukluk çağı obezitesi büyük ölçüde önlenebilir bir sorundur. Aileler, okullar ve toplumlar ile erken yaşta sağlıklı alışkanlıklar kazandırılması, gelecek nesilleri olası hastalık risklerinden koruyacaktır. ‘Şişman çocuk sağlıklıdır’ yanılgısından vazgeçip, düzenli kontroller ve dengeli yaşam tarzıyla hareket edilmelidir" dedi.<br />
<br />
<strong>"Obezitenin en sık nedenleri yanlış beslenme ve hareketsizlik"</strong><br />
Çocuklarda obeziteye neden olan etkenlere değinen Yıldırım, "Aşırı kalorili ve işlenmiş gıda tüketimi, şekerli içecekler, fast food ve paketli atıştırmalıklar obezitenin en sık görülen nedenleri arasında yer almaktadır. Bunun yanında yetersiz fiziksel aktivite, uzun ekran süresi, aile beslenme alışkanlıkları, genetik yatkınlık, uyku düzeninin bozulması ve psikososyal faktörler de obeziteyi tetiklemektedir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Tedavi edilmeyen obezite ciddi hastalıklara yol açabilir"</strong><br />
Obezitenin çocuklarda erken dönemde fark edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Yıldırım, "Obez çocuklarda erken müdahale ile büyüme ve gelişme olumsuz etkilenmeden sağlıklı kiloya dönmek mümkündür. Tedavi edilmeyen obezite ise ilerleyen yaşlarda Tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, eklem sorunları ve özgüven kaybı gibi komplikasyonlara yol açabilir" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Sağlıklı yaşam alışkanlıkları erken yaşta kazandırılmalı"</strong><br />
Çocuklarda obeziteden korunmak için ailelere önemli görevler düştüğünü ifade eden Yıldırım, "Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir. Şekerli ve gazlı içecekler yerine su, ayran veya süt tercih edilmelidir. Çocukların ekran süresi sınırlandırılmalı, günlük en az 60 dakika fiziksel aktivite yapmaları sağlanmalıdır. Ayrıca ailelerin sağlıklı yaşam konusunda çocuklarına örnek olması büyük önem taşımaktadır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku düzeninin de obezite riskini etkilediğini belirten Yıldırım, "Yaşa uygun yeterli ve kaliteli uyku obezite riskini azaltmaktadır. Çocukta kilo artışı fark edildiğinde vakit kaybetmeden çocuk doktoru ve diyetisyene başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/uzm-dr-ahmet-yildirim-cocukluk-cagi-obezitesi-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-18-092700-3.png" type="image/jpeg" length="96461"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadınlarda idrar kaçırmanın tedavi yöntemleri]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorununun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Toplumda çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu ya da doğum sonrası normal bir durum olarak görülen idrar kaçırma, kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Utanma duygusu nedeniyle çoğu zaman gizlenen bu durumun, özgüven kaybından sosyal izolasyona kadar birçok soruna yol açabildiği belirtiliyor. Antalya Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda idrar kaçırmanın nedenleri, türleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.<br />
<br />
<strong>"Sosyal hayatı esir alabiliyor"</strong><br />
İdrar kaçırmanın yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olmadığını belirten Toktaş, kadınların uzun yolculuklardan kaçınmasına, sosyal ortamlara girememesine, hatta gülmekten ve hapşırmaktan çekinmesine neden olabildiğini ifade etti. Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bu durumun kontrol altına alınabildiğini ve uygun tedaviyle tamamen iyileşmenin mümkün olabileceğini söyledi.<br />
<br />
<strong>"Üç temel tipte görülüyor"</strong><br />
İdrar kaçırmanın üç temel tipte görüldüğünü belirten Toktaş, "Stres tipi idrar kaçırma; öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Sıkışma tipi ise aniden gelen ve durdurulamayan tuvalet ihtiyacı ile gelişmektedir.</p>

<p>Karışık yani mikst tipte ise her iki durum aynı anda görülmektedir" dedi. Pelvik taban kaslarının zayıflaması, zorlu doğum öyküsü, menopozla birlikte gelişen hormonal değişimler, obezite, kronik kabızlık ve diyabet gibi durumların idrar kaçırmayı tetikleyen başlıca nedenler arasında yer aldığını aktardı.<br />
<br />
<strong>"Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği"</strong><br />
Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını ifade eden Toktaş, ilk aşamada cerrahi dışı yöntemlerin tercih edildiğini belirtti. Toktaş, "Doğru uygulanan pelvik taban egzersizleri idrar sızıntısını belirgin şekilde azaltabilmektedir.</p>

<p>Bunun yanında kilo verme, sigaranın bırakılması ve mesane eğitimi gibi yaşam tarzı düzenlemeleriyle yüksek başarı oranları elde edilmektedir. Menopoza bağlı sorunlarda ise lokal tedaviler semptomların hafiflemesine katkı sağlamaktadır" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Cerrahi karar kişiye özel verilmelidir"</strong><br />
Cerrahi tedavinin, diğer yöntemlerden yeterli sonuç alınamadığında gündeme geldiğini belirten Toktaş, "Cerrahi karar standart bir uygulama değildir. Hastanın yaşı, fiziksel özellikleri, şikayetlerinin düzeyi ve gelecekteki gebelik planları değerlendirilerek kişiye özel planlama yapılmalıdır.</p>

<p>Özellikle stres tipi kaçırmalarda uygulanan askı operasyonları ve organ sarkmasının eşlik ettiği durumlarda tercih edilen onarıcı cerrahiler, detaylı klinik değerlendirme sonrasında belirlenmektedir" ifadelerini kullandı. Gelişen tıp teknolojileri sayesinde operasyonların çoğunlukla kapalı veya minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini kaydeden Toktaş, hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ve sosyal yaşamlarını yeniden kazanabildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/kadinlarda-idrar-kacirmanin-tedavi-yontemleri</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/sasasa.png" type="image/jpeg" length="68465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yeni inşaatı yüzde 30 tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yeni binasında inşaat çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. C bloğun yükseldiği inşaatın yüzde 30’u tamamlandı. İnşaat alanını ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, hastanenin tamamlandığında Türkiye’nin en büyük üniversite hastanesi olacağını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan yapımı devam eden Akdeniz Üniversitesi Hastanesi inşaat alanını ziyaret ederek İnşaat Koordinatörü Ozan Öz’den bilgi aldı. Rektör Prof. Dr. Özkan’a, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, başhekim yardımcıları eşlik etti. Rektör Özkan ve beraberindeki heyet inşaatı detaylıca inceleyip çalışanlarla sohbet etti.</p>

<p><img height="916" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-15-165724-1.png" width="1458" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Burası bir referans hastanesi</strong><br />
Ziyarete ilişkin konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "900 yataklı yeni hastanemizi umuyorum 2026 sonu, 2027 başı gibi yüklenici firmamızdan devralmayı planlıyoruz. Burası bir referans hastanesi. Onkolojiden, organ nakline birçok hastalık için Türkiye’nin dört bir yanından hatta dünyadan hasta kabul eden bir merkeziz. Bununla gurur duyuyoruz" dedi.<br />
<br />
<strong>Yaklaşık yüzde 30'una yakını tamamlandı</strong><br />
Yoğun talep karşısında kapasitenin yetmediğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Özkan, "Yatak kapasitemiz ihtiyaçlarımızı karşılamıyordu. Ve bu anlamda da 900 yataklı hastane bize can suyu gibi gelecek. Özellikle de 400 yataklı yeni yoğun bakım ek servisiyle de hakikaten bizi çok rahatlatacak" diye konuştu.</p>

<p>İnşaat çalışmalarının hızla devam ettiğini anlatan Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yüklenici firmamızdan inşaatın yaklaşık yüzde 30’una yakınının bittiği bilgisini aldık. Umuyorum bundan sonra çok daha hızlı geçecek çünkü ifade ettikleri gibi herhalde en zor kısmı bu kısımdı; bundan sonra daha hızlı ilerleyeceğini umut ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan aldığımız destekle de daha güçlü, daha hızlı bir şekilde hastanemizi yıl sonunda devralmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p><img height="889" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-15-111346-6.png" width="1476" /></p>

<p><strong>En büyük üniversite hastanesi olacağız</strong><br />
Yeni hastane ile birlikte hastanenin yatak kapasitesinin 2 bin 200 olacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Türkiye’nin en büyük üniversite hastanesi olacağız bitiminde. Antalya ikinci derece deprem bölgesi. Depremle ilgili de birçok tecrübemiz var. Bu bina da depreme dayanıklı, birçok izolatörümüz var.</p>

<p>Ve onun yanında da hem bir aşağıda otoparkı hem de yine bir sığınma alanı olarak planladık. İnşallah böyle bir şeye ihtiyaç olmaz ama burası şehrin kalbi. Bu anlamda trafik açısından da büyük bir otopark ve trafik sıkıntısı yaşıyorduk. Hastanenin altındaki otopark ile birlikte bu açıdan da bir rahatlama olacağını umuyoruz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>Betonarmesinin yüzde 50'si tamamlandı</strong><br />
İnşaat Koordinatörü Ozan Öz ise, "Şu anda inşaatın toplam metrekaresinin yüzde 30’u tamamlandı. Betonarmesinin de yüzde 50’si tamamlandı. Bizim hedefimiz ileriki bir ay, iki ay içinde daha hızlı bir şekilde bu rakamları yükseltmek. 2026 sonu, 2027 ilk çeyreğine teslim etmeyi planlıyoruz" dedi.<br />
<br />
<strong>8 şiddetinde depreme dayanıklı olacak</strong><br />
İnşaat Koordinatörü Medeni Peker ise, "Binamızda yaklaşık 480 araçlık kapalı otoparkımız var. 380’e yakın sismik izolatörümüz var. Yani inşaatla ilgili bizim ilerleme programımızda herhangi bir gecikme olmadığı müddetçe inşallah yıl sonu itibarıyla da hizmete açmayı hedefliyoruz. Antalya’da 7.5, 8, 8.5’a şiddetinde olacak bir depremde herhangi bir aksilik yaşamayacak hastanemiz" şeklinde konuştu.</p>

<p>Rektör Özkan ve beraberindekiler, yeni hastane binasını inşaatını gezdikten sonra yangından etkilenerek tadilata alınan B Blok inşaat alanını da gezdi. Bina hakkında bilgiler alan heyet çalışanlara kolaylıklar diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/akdeniz-universitesi-hastanesi-yeni-insaati-yuzde-30-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/sasasasa-9.png" type="image/jpeg" length="66073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da sağlık turizmi zirvesine 100'den fazla ülkeden katılım]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da düzenlenen Sağlık Turizmi Zirvesi'nde 100'ün üzerinde ülkeden gelen büyükelçi, diplomatik temsilci, yatırımcı, akademisyen ve sektör temsilcileri sağlık turizmi alanındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belgizar Abiri Şimşek<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya'da 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Antalya Sağlık Turizmi Zirvesi, sağlık turizmi alanında uluslararası katılımla düzenlendi. Zirvede, Türkiye'nin sağlık turizmindeki küresel hedefleri, yatırım imkanları ve uluslararası iş birlikleri ele alındı.</p>

<p>Sağlık Turizmi Konfederasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvenin açılışında konuşan Bay, Türkiye'nin sağlık turizmindeki stratejik gücüne dikkat çekerek Antalya'nın uluslararası sağlık destinasyonu olma yolunda önemli bir merkez haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sağlık turizmi, yatırım ve uluslararası tanıtım vizyonunun yansımalarının öne çıktığı zirvede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi temsilcileri de yer aldı. Zirveye Kamboçya, Lübnan, Bangladeş, Somali, Afganistan, Maldivler ve Pakistan başta olmak üzere 100'ün üzerinde ülkeden temsilciler katıldı. Kazakistan Antalya Başkonsolosluğu, Moldova temsilcileri ile Bakü'den sağlık yatırım çevreleri de organizasyonda yer aldı.</p>

<p><img height="1228" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w705092-02.jpg" width="1840" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>27. Dönem Antalya Milletvekili İbrahim Aydın yaptığı konuşmada tarım, orman ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına değinerek üretim ve kalkınma alanlarında verilen destekleri anlattı.</p>

<p>Uluslararası konuşmacılar Travis Fox ve Mitchell Fox ise küresel sağlık turizmi, sağlık diplomasisi ve yatırım fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Proje Danışmanı Mehmet Tekeli de Türkiye'nin sağlık turizmindeki büyüme potansiyeli ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı.</p>

<p>Zirvede düzenlenen oturumlarda ülkeler arası sağlık iş birlikleri, uluslararası hasta hareketliliği, sağlık yatırımları, akademik ortaklıklar ve sürdürülebilir sağlık turizmi modelleri ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-saglik-turizmi-zirvesine-100den-fazla-ulkeden-katilim</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w705092-01.jpg" type="image/jpeg" length="38835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya’da tarihi geçmiş ürün skandalı!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/alanyada-tarihi-gecmis-urun-skandali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/alanyada-tarihi-gecmis-urun-skandali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin denetimlerinde son kullanma tarihi geçmiş tavuk ürünleri sattığı tespit edilen zincir market şubesi mühürlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Alanya Belediyesi, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerini sürdürüyor. Kurban Bayramı öncesinde hijyen ve gıda denetimlerini artıran Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Avsallar Mahallesi'nde faaliyet gösteren bir zincir market şubesinde, son tüketim tarihi geçmiş ve paket üzerindeki kullanım tarihi okunamayacak şekilde tahrip olmuş tavuk ürünlerinin satışa sunulduğunu tespit etti.</p>

<p><img height="900" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w701104-02.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşletme hakkında tutanak tutulurken, söz konusu durum belediye encümenine sevk edildi. Ayrıca encümen kararıyla işletmeye idari para cezası uygulanırken, market şubesi mühürlenerek 3 gün süreyle ticari faaliyeti durduruldu.</p>

<p>Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, halk sağlığının her şeyden önce geldiğini belirterek, gıda konusunda tavizsiz bir anlayışla çalıştıklarını ifade etti. Başkan Özçelik, vatandaşların sağlıklı ve güvenli alışveriş yapabilmesi için denetimlerin devam ettiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/alanyada-tarihi-gecmis-urun-skandali</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w701104-01.jpg" type="image/jpeg" length="71974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın (Hantavirüs) açıklaması]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/saglik-bakanliginin-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/saglik-bakanliginin-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Türkiye’de hantavirüs vakasına rastlanmadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, kamuoyunda gündem olan hantavirüs iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Bilimsel esaslar doğrultusunda sürecin titizlikle takip edildiği vurgulanan açıklamada, "Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlarımızın yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir.</p>

<p>Bakanlığımız, halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir" denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/saglik-bakanliginin-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/hantavirus-1778240853.jpg" type="image/jpeg" length="29340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer: "İnme yalnızca tedavi edilen değil, önlenebilen bir sağlık sorunudur"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-inme-yalnizca-tedavi-edilen-degil-onlenebilen-bir-saglik-sorunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-inme-yalnizca-tedavi-edilen-degil-onlenebilen-bir-saglik-sorunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Girişimsel Nöroloji Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, 10 Mayıs İnme Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, inmenin yalnızca tedavi edilmesi gereken değil, aynı zamanda büyük ölçüde önlenebilen bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya'da inme hastalığına dikkat çekmek amacıyla açıklamalarda bulunan Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, inmenin nedenleri, risk faktörleri ve erken müdahalenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />
<br />
<strong>İnme riskini azaltmak büyük ölçüde kişinin elinde</strong><br />
İnmenin çoğu zaman aniden geliştiğini ancak altta yatan risk faktörlerinin büyük bölümünün kontrol altına alınabileceğinin mümkün olduğunu belirten Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, "Özellikle kontrolsüz yüksek tansiyon ve sigara kullanımı ülkemizde en sık görülen nedenler arasında yer almaktadır.</p>

<p>Diyabet, yüksek kolesterol, obezite, hareketsiz yaşam, aşırı alkol tüketimi, düzensiz beslenme ve kalp ritim bozuklukları da inme riskini artıran önemli faktörler arasında bulunmaktadır. İnme çoğu zaman öncesinde sessiz ilerleyen damar risklerinin sonucudur. Düzenli sağlık kontrolleri, tansiyon, şeker ve kolesterol takibi, sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin artırılması ile inme riski belirgin şekilde azaltılabilir. Birden fazla risk faktörü bir araya geldiğinde risk katlanarak artar. Bu nedenle korunmada en etkili yaklaşım, tüm riskleri birlikte ele almaktır" dedi.<br />
<br />
<strong>Yaş ve genetik değiştirilemese de farkındalık hayat kurtarır</strong><br />
İnmede ileri yaş, erkek cinsiyet, aile öyküsü ve daha önce geçirilmiş geçici iskemik atak gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin de önemli olduğunun altını çizen Gencer, "Bu kişilerin daha yakından izlenmesi gerekir. Kalp hastalıkları, boyun damarlarında darlık, pıhtılaşma bozuklukları, hormonal etkenler, kronik stres ve bazı enfeksiyonlar da inme riskini artırabilir" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>İnmede en kritik mesaj: Belirtileri tanıyın, zaman kaybetmeyin</strong><br />
"İnme belirtileri genellikle aniden başlar" diyen Gencer, "Erken fark edilen her dakikanın tedavi açısından büyük önem taşır. İnmede zaman beyindir. Müdahalede geçen her dakika, beyin hücrelerinde geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Bu nedenle belirtiler başladığında beklemek, şikayetlerin geçmesini umut etmek ya da zaman kaybetmek çok ciddi sonuçlara neden olabilir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>İnmenin en sık görülen belirtileri</strong><br />
İnmenin en sık görülen belirtilerini; yüzde ani kayma veya asimetri, kol ya da bacakta ani güçsüzlük ve uyuşma, konuşmada bozulma, peltekleşme ya da konuşulanı anlayamama, ani görme kaybı, denge kaybı veya yürüme bozukluğu ile ani başlayan şiddetli baş ağrısı olarak sıralayan Gencer, "Bu belirtilerden biri bile görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil aranmalıdır. Çünkü hızlı başvuru, tedavi şansını belirleyen en önemli unsurdur" dedi.<br />
<br />
<strong>Erken müdahale kalıcı sakatlık riskini azaltıyor</strong><br />
Girişimsel nöroloji alanındaki gelişmeler sayesinde, özellikle damar tıkanıklığına bağlı inme tablolarında uygun hastalara zamanında müdahale edilebildiğini belirten Gencer, "Erken tanı ve doğru tedaviyle inme sonrası gelişebilecek kalıcı kayıplar azaltılabilir. İnme sonrası sakatlık ani, beklenmedik ve kalıcı olabilir.</p>

<p>Ancak bu tablo her zaman kaçınılmaz değildir. Hastanın doğru zamanda, doğru merkezde, uygun tedaviye ulaşması; yaşamını, hareket kabiliyetini ve konuşmasını koruma açısından belirleyici olabilir. İnme artık yalnızca sonucu kabullenilen bir hastalık değildir; erken müdahaleyle seyri değiştirilebilen bir acildir" dedi.<br />
<br />
<strong>İlk saatler hayati önem taşıyor</strong><br />
"Belirtilerin başlamasından sonraki ilk saatler kritiktir" diyen Gencer, "Özellikle ilk 4,5 saat çok önemlidir. Ancak bazı hastalarda ileri değerlendirmelerle daha geç dönemde de uygun tedavi seçenekleri vardır. Bu nedenle "geç kaldım" düşüncesiyle beklenmemesi, her inme şüphesinde mutlaka en kısa sürede hastaneye başvurulması gerekir" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>Toplumsal farkındalık tedavinin ilk adımıdır</strong><br />
İnmenin yalnızca ileri yaş hastalığı olmadığını açıklayan Gencer, şöyle dedi:<br />
"On yıllarda daha genç yaş gruplarında da daha sık görülmektedir. Toplumun her kesiminin inme belirtilerini bilmesi gerekmektedir. İnme tedavisinde başarı yalnızca hastanedeki müdahaleye değil, hastanın yakın çevresinin farkındalığına da bağlıdır. İnmeden korunmak da, inme geçirildiğinde kalıcı sakatlığı önlemek de mümkündür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun için risk faktörlerini ciddiye almak, belirtileri tanımak ve zaman kaybetmeden doğru merkeze başvurmak gerekir. İnmede hızlı davranmak, hastanın geleceğini değiştirebilir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/uzm-dr-elif-sarionder-gencer-inme-yalnizca-tedavi-edilen-degil-onlenebilen-bir-saglik-sorunudur</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-08-104312-5.png" type="image/jpeg" length="11405"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hanta virüsü nedir?]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/hanta-virusu-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/hanta-virusu-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde yeniden gündeme gelen Hantavirüs Enfeksiyonu, kemirgenlerden insanlara bulaşabilen nadir ancak ciddi bir viral hastalık olarak biliniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BHA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Virüs, genellikle fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğüyle temas sonucu yayılıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre hastalık, enfekte kemirgenlerin bulunduğu ortamlardaki virüs parçacıklarının solunmasıyla insanlara geçebiliyor.</p>

<p>Yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve baş ağrısı ilk belirtiler arasında yer alırken, bazı vakalarda solunum yetmezliği ve böbrek sorunları da görülebiliyor.</p>

<p>Koruyucu maske ve eldiven kullanılması, kemirgenlerle temasın önlenmesi hastalığın bulaşmaması için öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/hanta-virusu-nedir</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/hanta-virusu-nedir-hh-u-am1-ge.webp" type="image/jpeg" length="52480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Genital estetik yaşam kalitesini destekleyebilir"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/genital-estetik-yasam-kalitesini-destekleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/genital-estetik-yasam-kalitesini-destekleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genital estetik uygulamalarının amacının yalnızca görünümü düzeltmek olmadığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Berfin Ökmen Özkan, "Bu işlemlerde temel hedef, hastanın günlük yaşam konforunu artırmak ve cinsel sağlığını desteklemektir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Son yıllarda estetik uygulamalara olan ilginin artmasıyla birlikte kadınlarda genital estetik operasyonlar da daha sık gündeme gelmeye başladı. Uzmanlar, bu işlemlerin yalnızca estetik kaygılarla değil, çoğu zaman fonksiyonel ihtiyaçlar ve yaşam konforunu artırma amacıyla da tercih edildiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Medikal Park Antalya Hastane Kompleksi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Berfin Ökmen Özkan, genital estetik operasyonlarının nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kadınlarda genital bölge problemlerinin birçok farklı etkene bağlı gelişebileceğini belirten Op. Dr. Özkan, "Genetik faktörler, pelvik kasların zayıflığı, doğum sayısı ve doğum şekli, kronik öksürük ve kabızlık, obezite, hormonal değişimler ve menopoz gibi durumlar genital bölgede hem yapısal hem de fonksiyonel değişikliklere yol açabilir" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Estetik sorunların ötesinde fonksiyonel şikâyetler"</strong><br />
Genital bölgedeki değişimlerin yalnızca dış görünümü etkilemediğini vurgulayan Op. Dr. Özkan, "İç dudaklarda sarkma ve asimetri, vajinal genişleme ve vulvar bölgede renk değişiklikleri estetik problemlerin yanı sıra özgüven kaybına ve cinsel yaşamda sorunlara neden olabilir.</p>

<p>Bunun yanında tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar, idrar kaçırma, vajinal kuruluk, ilişki sırasında ağrı ve vajinal bolluk gibi fonksiyonel şikâyetler de görülebilir. Bu işlemlerde temel hedef, hastanın günlük yaşam konforunu artırmak ve cinsel sağlığını desteklemektir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Her kadın kendine özgüdür" vurgusu</strong><br />
Genital estetik uygulamalarında standart bir yaklaşımın olmadığını belirten Op. Dr. Özkan, her hastanın mutlaka ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Op. Dr. Özkan, "Her kadının genital yapısı kendine özgüdür ve her farklılık bir hastalık ya da cerrahi ihtiyaç anlamına gelmez.</p>

<p>Fonksiyonel bir problem olmadan yalnızca estetik kaygılarla yapılan işlemler bazı durumlarda istenmeyen sonuçlara ve cinsel işlev bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi doğru bilgilendirme büyük önem taşır. Hastanın beklentileri, şikâyetleri ve anatomik yapısı birlikte değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılmalıdır. Uygun teknik ve deneyimli bir ekip ile yapılan işlemler, hem güvenli hem de başarılı sonuçlar açısından belirleyicidir" dedi.<br />
<br />
<strong>"Cerrahi yöntemlerle konfor ve özgüven artabiliyor"</strong><br />
Genital estetikte en sık uygulanan cerrahi işlemlerden birinin labioplasti olduğunu ifade eden Op. Dr. Özkan, şu bilgileri paylaştı:<br />
"Labioplasti, iç dudaklardaki doku fazlalığı, asimetri ve şekil bozukluklarının düzeltilmesini sağlar. Bu durum özellikle dar kıyafet giyerken rahatsızlık yaşayan, hijyen sorunları olan ya da cinsel ilişki sırasında problem yaşayan kadınlarda önemli bir konfor artışı sağlayabilir. Artan konforla birlikte özgüven de yükselir ve bu durum günlük yaşam kalitesine olumlu yansır."</p>

<p>Vajinoplasti ve perinoplasti işlemlerine de değinen Op. Dr. Özkan, "Bu işlemler özellikle doğum sonrası gelişen vajinal genişleme ve perine bölgesindeki deformasyonların düzeltilmesinde tercih edilir. Normal doğuma bağlı oluşan doku hasarları ve dikiş izleri bu yöntemlerle giderilebilir" dedi.<br />
<br />
<strong>"Cerrahi dışı uygulamalara yönelim artıyor"</strong><br />
Son yıllarda cerrahi dışı yöntemlerin de giderek daha fazla tercih edildiğini belirten Op. Dr. Özkan, bu uygulamaların hızlı ve konforlu olması nedeniyle öne çıktığını söyledi. Özkan, "Genital dolgu, PRP, ip askı ve lazer uygulamaları gibi yöntemler ağrısız ve kısa sürede uygulanabilmeleri sayesinde hastalar tarafından sıkça tercih ediliyor. Bu işlemler sonrasında hastalar günlük yaşamlarına ara vermeden devam edebiliyor" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yöntemlerin farklı şikâyetlere yönelik çözümler sunduğunu belirten Op. Dr. Özkan, "Yaşlanma ya da kilo kaybına bağlı olarak dış dudaklarda oluşan sarkma ve hacim kaybı dolgu uygulamaları ile düzeltilebilir. Vajinal kuruluk, ilişki sırasında ağrı ve haz azalması gibi durumlarda lazer uygulamaları ve PRP etkili seçenekler arasında yer alır" dedi.</p>

<p>Ayrıca idrar kaçırma, tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar ve vajinal bolluk gibi şikâyetlerde de lazer uygulamalarının tercih edilebildiğini ifade eden Özkan, "Bikini bölgesinde kararma ve renk değişiklikleri yaşayan hastalarda ise vulvar lazer ya da genital peeling uygulamaları yapılabilir" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Uzman değerlendirmesi şart"</strong><br />
Genital estetik uygulamalarında en önemli noktanın doğru hasta seçimi ve kişiye özel yaklaşım olduğunu bir kez daha vurgulayan Op. Dr. Özkan, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Her yöntem her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle detaylı bir muayene ve doğru planlama ile ilerlemek gerekir. Uygun hastalarda yapılan doğru uygulamalar, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/genital-estetik-yasam-kalitesini-destekleyebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-07-114541-8.png" type="image/jpeg" length="13800"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya'da robotik cerrahi alanında simülasyon eğitimi verildi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde robotik cerrahi alanında kapsamlı simülasyon eğitim programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Üroloji Kliniği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Akkoç tarafından konferans salonunda gerçekleştirilen eğitimde; robotik cerrahi sistemler, robotik ameliyat teknikleri ve cerrahide simülasyon eğitiminin önemi ele alındı.</p>

<p><img height="1706" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w698034-01.jpg" width="2560" /></p>

<p>Teorik eğitimin ardından programın uygulama bölümüne geçilerek ameliyathaneye kurulan Da Vinci robotik cerrahi simülasyon sistemi üzerinde katılımcılara birebir uygulamalı eğitim verildi. Programa, başta cerrahi branşlardan uzman hekimler ve asistanlar olmak üzere tıp fakültesi stajyer ve öğrencileri de yoğun ilgi gösterdi. Katılımcılar, robotik cerrahiye yönelik temel becerileri simülasyon ortamında deneyimleme fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1706" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w698034-04.jpg" width="2560" /></p>

<p>Robotik cerrahinin günümüzde bazı branşlarda ve belirli ameliyat türlerinde standart uygulama haline gelmeye başladığına dikkat çeken Prof. Dr. Akkoç, bu ileri teknolojinin önümüzdeki yıllarda hastanede de kurulmasının önemli bir kazanım olacağını kaydetti. Eğitime katılan cerrahlar, robotik cerrahi sistemlerinin hastaneye kazandırılmasının hem hasta bakım kalitesini artıracağını hem de hekimlerin ileri cerrahi tekniklere erişimini güçlendireceğini belirtti.</p>

<p>Başhekim Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz ise bu tür eğitimlerin hekimlerin mesleki gelişimine katkı sağladığını ve ileri cerrahi tekniklerin yaygınlaşması açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, eğitimlerin devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/alanyada-robotik-cerrahi-alaninda-simulasyon-egitimi-verildi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w698034-02.jpg" type="image/jpeg" length="84074"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rektör Özkan "Bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer ilçesinde bir dizi resmi ziyaret ve inceleme programı gerçekleştirdi. Ziyaretlerinde üniversite bünyesinde yürütülen CAR-T Cell’e de (Hücresel Tedavi Merkezi) değinen Rektör Özkan, "Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, beraberinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen ve Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre ile Kemer’de ziyaretlerde bulundu. İlk ziyaretini Kemer Adliyesi Cumhuriyet Başsavcısı Gamze Almalı’ya yapan Rektör Özkan, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak yeni görevine atanması nedeniyle Başsavcı Gamze Almalı’ya hayırlı olsun dileklerini iletti.</p>

<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nu da makamında ziyaret eden Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite-şehir iş birliğinin güçlü bir örneği olarak Kemer’e kazandırılan Denizcilik Fakültesi ile 300 kişi kapasiteli öğrenci yurdu projesinin mevcut durumunu ve ilerleyen süreçlerini görüştü. Rektör Özkan ve beraberindeki heyet Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz’ı da makamında ziyaret ederek bir süre görüştü.</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, güçlendirme ve tadilat çalışmaları devam eden Kemer Uygulama Oteli inşaatını yerinde inceledi. Öğrencilerin sahada deneyim kazanabileceği, turizm ve hizmet sektörüne yönelik sertifikalı eğitimlerin verileceği nitelikli bir uygulama alanı olarak planlanan binada projelendirme çalışmalarının tamamlandığı açıklandı.</p>

<p>Kemer Göynük Mutfak Sanatları Meslek Yüksekokulunu da ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, akademisyenlerle ve öğrencilerle sohbet ederek çalışmalarında başarılar diledi. Rektör Özkan, Aşçılık Programının aldığı tam akreditasyon nedeniyle Doç. Dr. Adem Arman’ı, akademisyenleri ve öğrencileri tebrik etti.</p>

<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer Göynük Fen Lisesi’ni ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Kemer Göynük Fen Lisesi’ni ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen, Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım, müdür yardımcıları, öğretmenler ve öğrenciler karşıladı. Göynük Fen Lisesi Konferans Salonu’nda öğrencilerle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, kendi eğitim hayatından plastik cerrahi alanındaki dünyaca ünlü başarılara kadar pek çok konuya değinerek tıp eğitimi ve üniversite tercihleri konusunda öğrencilere tavsiyelerde bulundu.</p>

<p><img height="999" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w697876-04.jpg" width="1499" /></p>

<p><strong>"Fen liseleri bilim dünyası için önemli"</strong><br />
Konuşmasına fen lisesi mezunu bir aileden geldiğini belirterek başlayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, fen liselerinin bilim dünyası için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek "Çok güzel bir okulda okuyorsunuz, okulunuzun kıymetini bilin. Üç yıl çok çabuk gelip geçiyor. Burada hem eğlenin hem kendinizi donatın hem de üç yılın sonunda ne yapacağınıza en başta karar verirseniz, işiniz çok daha kolay." tavsiyelerinde bulundu.<br />
<br />
<strong>"Tıp okumak sabır ve çalışma gerektirir"</strong><br />
Öğrencilerin tıp fakültesi eğitimi hakkındaki sorularını yanıtlayan Rektör Özkan, tıp okumanın zorlu ancak tatmin edici bir süreç olduğunu vurguladı. Başarının anahtarının çalışmak olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Çalışmadan bir yere geleni hiç görmedim. Geliyorsa da o çok uzun kalmıyor. Tıp fakültesi eğitimi 6 yıl ve zor bir eğitim. Bir insanla ilgili birçok şeyi hâlâ bilmiyoruz. Ama bir iş ne kadar zorsa ve siz onda ne kadar iyiyseniz, o kadar vazgeçilmez olursunuz." dedi.</p>

<p><img height="999" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w697876-01.jpg" width="1499" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Seçeceğiniz mesleği yakından tanıyın"</strong><br />
Tıp eğitiminin sadece hasta tedavi etmekten ibaret olmadığını, sağlık yönetimi, farmakoloji ve moleküler biyoloji gibi geniş bir yelpazeye yayıldığını belirten Rektör Özkan, öğrencilere önce meslek seçimi yapmalarını önererek, "Size tavsiyem önce çok istediğiniz mesleği tanıyın. Belki yaz dönemlerinde o mesleğin erbabının yanına giderseniz size çok yardımcı olacaktır." tavsiyesinde bulundu.<br />
<br />
<strong>"CAR-T Merkezi dünyadaki sekizinci merkez"</strong><br />
Üniversite bünyesinde yürütülen yeni çalışmalara da değinerek CAR-T Cell (Hücresel Tedavi Merkezi) hakkında bilgiler aktaran Rektör Özkan, "Bildiğiniz üzere vücudumuzda T hücreleri, B hücreleri, nötrofiller ve lenfositler gibi bağışıklık sistemi hücreleri bulunmaktadır. Şu an dünyada sadece 5-6 noktada uygulanan bu tedavi yönteminin sekizinci merkezi biz olacağız. Bize en yakın merkez İsrail’de bulunuyor ve bu tedaviler yaklaşık 1 milyon dolar gibi yüksek maliyetlerle uygulanıyor.</p>

<p>Şu an için bu yöntem yalnızca lenfoma ve lösemi vakalarında kullanılabiliyor. Tedavi sürecinde hastadan kan alıyor, içindeki T hücrelerini ayrıştırıyor ve bu hücreleri söz konusu lösemi veya lenfoma türüne karşı laboratuvar ortamında adeta silahlandırıyoruz. Bu hücrelerin hem sayısını hem de etkisini artırdıktan sonra hastaya geri enjekte ediyoruz. Böylece bu modifiye edilmiş T hücreleri, vücutta doğrudan gidip sadece kanserli hücrelerle savaşıyor" dedi.<br />
<br />
<strong>"CAR-T merkezi çok yönlü bir merkez"</strong><br />
CAR-T hücre tedavisi tamamen kişiye özel olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Hastanın kendi hücresi kullanıldığı için hem çok daha seçici hem de hedef odaklı bir hücresel tedavidir. İnanıyorum ki 20 yıl sonra artık klasik tedavileri değil, bu tür hücresel tedavileri konuşuyor olacağız.</p>

<p>Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak. Bu kapsamda dünyada çok az sayıda bulunan öncü merkezlerden biri olacağız. Şu an odaklandığımız merkezimiz sadece kanserle değil, aynı zamanda yapay doku çalışmalarıyla da ilgilenen çok yönlü bir yapıya sahip" dedi.<br />
<br />
<strong>"Üniversite tercihi ve şehir avantajı"</strong><br />
Akdeniz Üniversitesi’nin uluslararası sıralamalarda Türkiye’nin önde gelen kurumları arasında olduğunu hatırlatan Rektör Özkan, tıp ve mühendislik gibi yoğun mesai gerektiren bölümlerde aile yanında okumanın lojistik ve psikolojik avantajlarına vurgu yaptı.<br />
<br />
<strong>"Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir"</strong><br />
Akdeniz Üniversitesi ile Göynük Fen Lisesi arasında yapılan protokolün öğrencilere ne gibi bir yararı olacağı sorusu üzerine Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Üniversitemizin sunduğu laboratuvar imkânları ve öğretim üyelerimizin desteği çok kıymetli. Bir araştırma yapmak istediğinizde, lisenizdeki laboratuvar imkanlarının ötesinde daha derinlemesine analizlere ihtiyaç duyarsanız, üniversitemizin tüm kapıları sizlere sonuna kadar açıktır. Yeter ki isteyin; hiçbir öğrenciye hayır denmez.</p>

<p>Eğer olur da bir engel ile karşılaşırsanız lütfen beni bulun. Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir ve o merakı her zaman ateşlemek gerekir. Bizim size bu protokolle sunduğumuz en büyük katkıların başında yabancı dil desteği ve gelişmiş laboratuvar imkanları geliyor. Ancak bizim asıl kazanımımız, sizlerin mutluluğu ve başarılarıdır. Sizler güzel işler çıkardıkça biz de mutlu oluyoruz.</p>

<p>Belki bir-iki sene sonra üniversitemizde benim öğrencim olacaksınız; sizin gibi başarılı ve meraklı öğrencilerin bizi tercih etmesi bizim için en büyük kazanımdır" dedi.</p>

<p>Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ise yaptığı konuşmada Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Göynük Fen Lisesi’nde misafir etmekten mutluluk duyduklarını ifade etti. Ergen geçtiğimiz haftalarda Göynük Fen Lisesi ile Akdeniz Üniversitesi arasında imzalanan protokol içinde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür etti.</p>

<p>Söyleşi sonunda Rektör Özkan’a günün anlam ve önemine binaen İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ve Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım tarafından plaket takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/rektor-ozkan-bu-ayin-sonunda-car-t-hucreleri-ile-losemi-ve-lenfoma-tedavilerine-baslayacagiz</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w697876-02.jpg" type="image/jpeg" length="86805"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda alerjiye dikkat: "Besin ilişkili anafilaksileri çok sık görmeye başladık"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/cocuklarda-alerjiye-dikkat-besin-iliskili-anafilaksileri-cok-sik-gormeye-basladik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/cocuklarda-alerjiye-dikkat-besin-iliskili-anafilaksileri-cok-sik-gormeye-basladik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda besin alerjilerine ilişkin konuşan uzmanlar, "90'lı yıllardan sonra astım çocukluk çağının ilk alerjik pandemisiydi. Şimdi besin alerjileri 2'nci pandemi diye söyleniyor. Besin ilişkili anafilaksileri çok sık görmeye başladık.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hasibe Karadağ<br />
ANTALYA (İHA) - Sadece ülkemiz için değil tüm dünyada bu şekilde artık besin alerjileri çok daha ağır, daha komplike tablolarla gelmekte. Alerjik şok eğer tanınmazsa geç tedavi edilirse, adrenalin hemen uygulanmazsa o zaman ölümcül" diyerek uyardı.</p>

<p>Dünyada ve Türkiye'de arttığı belirtilen şehirleşme ve sanayileşme, hava kirliliğiyle birlikte işlenmiş gıdaların sıklıkla tüketimi, yoğun ilaç kullanımı gibi durumların bağışıklık sistemini etkilediğine dikkat çeken uzmanlar, alerjilere karşı uyardı.</p>

<p>Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri, İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Esra Yücel ile Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Metin Aydoğan, alerjilerin nedenleri ve dikkat edilmesi gerekenleri sıralarken ailelere önemli tavsiyelerde bulundu.<br />
<br />
<strong>"Annelerimiz ne kadar sağlıklıysa çocuklarımız da o kadar sağlıklı doğuyor"</strong><br />
"Annelerimiz ne kadar sağlıklıysa çocuklarımız da o kadar sağlıklı doğuyorlar" diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Metin Aydoğan, "Annenin florası, bağırsak mikropları direkt çocuğa geçiyor, bağışıklık sistemi şekilleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ona göre de alerjik bir çocuk mu, sağlıklı bir çocuk mu oluyor. Çocuklarımızı ve annelerimizi nasıl sağlıklı tutacağız, her şeyden önce abur cuburdan, bütün paketli yiyecek içeceklerden uzak durmaları lazım. 2'ncisi gereksiz antibiyotik kullanmayacağız. Her bir gereksiz antibiyotik anne ve çocuğumuzun floralarını darmadağın ediyor. Ev içi ve ev dışı kirlilikleri önlememiz, sigaradan kesinlikle uzak durmamız lazım.</p>

<p>Kargodan gelen paketlerin kesinlikle evde açılmaması lazım. Bulaşık makinelerinin içine parlatıcı, çamaşır makinelerinin içine de yumuşatıcı koymamamız gerekiyor. Bu şekilde çocuğumuzun alerjik olma oranını en aza indirme imkanı bulabileceğiz" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Katkı maddelerinin birçok alerjik hastalığa zemin hazırladığını söyleyebilirim"</strong><br />
Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Aydoğan, "Türkiye'deki besin alerjisi sıklıklarıyla ilgili çok çalışma var, sonuçlarında en çok inek sütü alerjisi var. 2'nci yumurta, 3'üncü ağaç yemişleri. ABD'de çocuklar da en çok fıstık alerjisi varken bizde ise süt alerjisi daha fazla. Cips, kolalı içecekler, hazır meyve suları, salam, sosis, sucuk, ketçap, mayonez gibi yiyeceklerin çocuklar tarafından tüketilmemesi gerekiyor.</p>

<p>Paketli yiyeceklerin içerisindeki katkı maddelerinin çocukların bağırsak epitel bariyerlerini bozarak birçok alerjik hastalıklara zemin hazırladığını söyleyebilirim. Hem hamile annelerimizin hem çocuklarımızın kesinlikle uzak durması lazım. Bu konunun anne babaların birinci öncelikleri olması lazım. Doğal beslenmeleri lazım, sağlıklı büyümeyi gösteren en çok Akdeniz tipi beslenme" dedi.<br />
<br />
<strong>"Bazı virüsler ilk 10 ayda, bazıları 2 yaşta geçirildiğinde astım sıklığını artırıyor"</strong><br />
Astımla ilgili konuşan Aydoğan, "Türkiye'de genel olarak yüzde 6 ile 10 arasında bir sıklık var, Orta Anadolu Bölgesi'nde daha düşük, nem oranı daha yüksek olan Marmara'da daha yüksek bir oran söz konusu. Sigaranın bir çocuk, anne için zehirden bir farkı olmadığını bilmemiz lazım. İlk 1-2 yaşlarında karşılaşılan enfeksiyonlar da alerjik hastalıkların sıklığını artırabiliyor. Bazı virüsler ilk 1 yılda, bazıları ilk 10 ayda, bazıları da ilk 2 yaşta geçirildiğinde astım sıklığını artırıyor.</p>

<p>2 yaştan önce kreşe giden çocukların riskinin her virüs için değil, astım riskini artırdığı kanıta dayalı olarak gösterilmiş. Annelerimizin iş hayatıyla ilgili bir dinamikleri var, çok kolay değil ama olabildiği kadar o dönemlerde kalabalık, çocukların enfeksiyon geçireceği ortamlarda olmamalarını sağlamalarında fayda var. Annenin bağırsak florasının çocuğu birebir etkilediği gösterilmiş, o nedenle anne ne kadar sağlıklı beslenirse ne kadar antibiyotikten uzak kalırsa, sağlıklı olursa çocuğun dünyaya attığı ilk adımı daha sağlıklı hale getirebilir" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Besin ilişkili anafilaksileri çok sık görmeye başladık"</strong><br />
Geçmişten bu güne alerjik hastalıklarla ilgili konuşan Doç. Dr. Esra Yücel, "90'lı yıllardan sonra astım çocukluk çağının ilk alerjik hastalık pandemisiydi. Şimdi besin alerjileri için 2'nci pandemi diye söyleniyor. Besin ilişkili anafilaksileri biz de artık çok sık görmeye başladık. Sadece ülkemiz için değil tüm dünyada bu şekilde artık besin alerjileri çok daha ağır, daha çoklu besin alerjisi gibi daha komplike tablolarla karşımıza gelmekte.</p>

<p>Ülkemizden bununla ilgili yapılan bir çalışmada da özellikle besin alerjili çocukların yüzde 16'sının ilk reaksiyonu anafilaksi şeklinde olmuş. İngiltere'den yapılan çalışmalar da benzer gözlemi gösteriyor. Bu çocuklarda acil başvuruları özellikle ilk reaksiyon olarak anafilaksi olabilmekte. Besin ilişkili anafilaksi yaşayan hastalarda mutlaka kaçınma önlemlerini aileyle konuşuyoruz. Etiket okuma, besin güvenliğini sağlayabilmek önemli" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"Adrenalin oto enjektörleri yanlarında olmalı"</strong><br />
‘Bazı ortamlarda hastaların kazayla alerjisi bulunan besinle karşılaşmaları da tabi ki mümkün' diyen ve bu durumda yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Doç. Dr. Yücel, "Böyle durumlarda acil müdahalenin yapılmasına kadar olan o kritik süreyi geçirmemek adına uygulamaları gereken adrenalin oto enjektörleri hastaların yanında olmasını öneriyoruz.</p>

<p>Hastaya ne yapması gerektiğini öğretiyoruz. Uygun yerden uygun şekilde uygulamasını istiyoruz, sonrasında ilgili sağlık kuruluşuna müracaatını özellikle 112'yi arayarak bunu sağlamalarını öğretiyoruz. Koruyucu önlemlerle ilgili anne beslenmesi çok önemli. Bebeğin ilk 6 ay mutlaka anne sütüyle beslenmesi, alerjik hastaların azaltılmasında güzel bir önlem olabilir.</p>

<p>Bebeğin sezaryenle doğuma göre vajinal yolla doğması alerjik hastalıkların azalmasına neden olabilir. Çocuğun temiz havada, doğal besinlerle beslenmesi, aşırı işlenmiş besinleri çok fazla tüketmemesi, bağırsak mikrobiyomunun sağlıklı olması alerjik hastalıkların gelişmemesi adına faydaları olacaktır" dedi.</p>

<p><img height="918" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w697826-02.jpg" width="1628" /></p>

<p><strong>"Alerjik şok tanınmaz, adrenalin hemen uygulanmazsa ölümcül"</strong><br />
Alerjisi bulunan bireylerin tatil noktaları vb. alanlarda yiyeceklerle temasına ilişkin konuşan Doç. Dr. Yücel, "Açık büfelerle ilgili en büyük risk, besinlerin birbirine çok temas etmesi. Hazırlayan kişilerin bu konudaki özeni hakkında ailelerin bilgi sahibi olmamaları, restoran ve çalışanların besin alerjisi konusundaki bilgilerinin, farkındalıkların ne durumda olduğunu bilemememiz.</p>

<p>Ailelerin içeriğinden emin olmadıkları besini çocuklarına tükettirmemeleri en güvenli olmalarını sağlayacak yollardan bir tanesi. Alerjik şok eğer tanınmazsa, geç tedavi edilirse, adrenalin hemen uygulanmazsa o zaman ölümcül ya da ölüme yakın, çok ağır bir tabloyla karşı karşıya bırakabilir. Yumurta alerjili bir genç kızımız, doğum günü pastasında içeriğini sorgulatmasına rağmen tüketimi sonrası çok ağır bir alerjik şok nedeniyle kaybedilmişti.</p>

<p>Örneğin, nar tükettikten sonra yoğun bir egzersiz sonrası anafilaksi geçiren bir hastamız olmuştu. Böyle nadir durumlarda olabiliyor. Alerjide sıklık özellikle inek sütü ve yumurta ülkemiz için kuru yemişler ceviz ve fındık, Antep fıstığı, kaju, susam, bakliyatlar ve deniz ürünleri" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/cocuklarda-alerjiye-dikkat-besin-iliskili-anafilaksileri-cok-sik-gormeye-basladik</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/a-w697826-01.jpg" type="image/jpeg" length="40961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebeklerde uyku problemini çözecek 6 öneri]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/bebeklerde-uyku-problemini-cozecek-6-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/bebeklerde-uyku-problemini-cozecek-6-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bebeklerde uyku problemi, özellikle ilk kez anne-baba olan aileler için zorlu bir sürece dönüşürken Uzm. Dr. Mehmet Güneş, sorunun çoğu zaman birden fazla nedene bağlı geliştiğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
<strong>Uyku problemine erken dönemde müdahale edilmeli</strong><br />
Uyku, bebek için sadece dinlenme değil; büyüme, beyin gelişimi ve geleceğin temel taşlarını döşeyen kritik bir süreç olduğunu belirten Memorial Sağlık Grubu Medstar Topçular Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "Bebek uykusu ‘uyusun da büyüsün' sözünün bilimsel karşılığıdır.</p>

<p>Bebek ne kadar düzenli ve kaliteli uyursa, fiziksel olarak o kadar sağlıklı büyür, zihinsel olarak o kadar hızlı öğrenir ve duygusal olarak o kadar dengeli olur. Ne yazık ki uyku sorunu yaşayan bebeklerde bu süreç sekteye uğrar. Hem bebek hem de aile için yorucu bir döngü başlar. Bu nedenle uyku sorunlarını normal kabul etmek yerine, nedenlerini anlamak ve erken dönemde doğru yaklaşımlarla müdahale etmek büyük önem taşır. Ayrıca anne-baba ne kadar rahatsa bebek de o derecede huzurlu olur ve uyku problemi daha az yaşanır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzm. Dr. Mehmet Güneş, bebeklerin gece ve gündüz uyku ihtiyaçları hakkında şu bilgiyi verdi:<br />
"Yenidoğan: Gündüz 8, gece 8-9, toplamda 16 saat, 1 aylık: Gündüz 7 saat, gece 8-9 saat, toplamda 15 saat, 3 aylık: Gündüz 4-5 saat, gece 9-10 saat, toplamda 15 saat, 6 aylık: Gündüz 4 saat, gece 10 saat, toplamda 14 saat, 1,5 yaş: Gündüz 2,5 saat, gece 11 saat, toplamda 13,5 saat, 2 yaş: Gündüz 2 saat, gece 11 saat, toplamda 13 saat."<br />
<br />
<strong>Bebeklerde uyku problemi birçok nedene bağlı olabilir</strong><br />
Bebeklerin uyku probleminin birçok nedene bağlı olabileceğini de ifade eden Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "Açlık, ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması, gaz sancısı, burun tıkanıklığı, reflÜ, diş çıkarma, ayrılık kaygısı veya uyku gerilemesi (4./8-10. aylar), annenin duygusal durumu bebeklerde uyku problemlerinin başlıca nedenlerindendir. Bazı düzenlemeler ve uygulamalar ile bebeklerde uyku kalitesi artırılabilir" şeklinde konuştu.</p>

<p>Bebeklerde uyku problemi için çözüm önerilerinde bulunan Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "Tutarlı Uyku Rutini: Her gün aynı saatte banyo veya ninni gibi sakinleştirici rutinler oluşturun. Uygun Uyku Ortamı: Oda karanlık, sessiz ve 18-22 derece arasında olmalıdır. Beslenme Rutini: Uyku öncesi son beslenmeyi sakin bir ortamda yapın.</p>

<p>Ek gıdaya geçen bebeklerde uykudan 1 saat önce ek gıda verilmemelidir. Kendi Kendine Uyuma: Bebeği tamamen uyumadan, uykulu ama uyanık halde yatağına koyarak kendi kendine dalma becerisini destekleyin. Her uyandığında kucağa almayın. Gündüz Uykusu: Gündüzleri çok uzun veya kısa uyuması geceyi etkiler. Gündüz uykularının kaliteli olmasına dikkat edin. Ayrılık Kaygısı (6-9 Ay): Bu dönemde uykuya geçişte sakinleştirici nesneler kullanabilir ve ona güvende olduğunu hissettirebilirsiniz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>Uzmana başvurmak için geç kalmayın</strong><br />
Uzm. Dr. Mehmet Güneş son olarak, "Bebeklerde uyku sorunlarının çoğu zamanla ve doğru yaklaşımlarla düzelir. Ancak sorun uzun süre devam ediyorsa, sık uyanmalarla birlikte kilo alamama, aşırı huzursuzluk veya solunum sorunları gibi ek belirtiler varsa mutlaka çocuk doktoruna danışmak önemlidir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/bebeklerde-uyku-problemini-cozecek-6-oneri</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-05-132655-2.png" type="image/jpeg" length="25208"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazipaşa Devlet hastanesinde personele temel yaşam desteği eğitimi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/gazipasa-devlet-hastanesinde-personele-temel-yasam-destegi-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/gazipasa-devlet-hastanesinde-personele-temel-yasam-destegi-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde hizmet veren Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde sağlık çalışanlarına yönelik "Temel Yaşam Desteği (CPR)" eğitimi düzenlendi. Acil durumlarda hayati öneme sahip müdahalelerin doğru ve hızlı şekilde uygulanmasını amaçlayan eğitim programı, geniş katılımla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geylani Topaloğlu<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Eğitim kapsamında kalp durması (kardiyak arrest) gibi kritik durumlarda yapılması gereken ilk müdahaleler detaylı şekilde ele alındı. Uzman eğitmenler tarafından verilen programda, doğru kalp masajı teknikleri, suni solunum uygulamaları ve erken müdahalenin önemi vurgulandı.<br />
<br />
<strong>Uygulamalı eğitimle beceriler geliştirildi</strong><br />
Teorik bilginin yanı sıra uygulamalı eğitimlere de yer verilen programda, sağlık çalışanları maketler üzerinde birebir pratik yaptı. Gerçek olay senaryoları üzerinden gerçekleştirilen tatbikatlarla personelin müdahale reflekslerinin güçlendirilmesi hedeflendi.<br />
<br />
<strong>Acil durumlara hazırlık güçleniyor</strong><br />
Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, bu tür eğitimlerin düzenli aralıklarla devam edeceği belirtilerek, sağlık çalışanlarının bilgi ve becerilerinin güncel tutulmasının önemine dikkat çekildi. Eğitimlerle birlikte acil durumlara müdahale kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/gazipasa-devlet-hastanesinde-personele-temel-yasam-destegi-egitimi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-30-112046-picsart-aiimageenhancer-3.png" type="image/jpeg" length="97011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acı ve umut aynı evde buluştu: Kızını kaybetti, oğlu yaşama tutundu]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/aci-ve-umut-ayni-evde-bulustu-kizini-kaybetti-oglu-yasama-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/aci-ve-umut-ayni-evde-bulustu-kizini-kaybetti-oglu-yasama-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaklaşık 1 yıldır karaciğer nakli için bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen, 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlamasıyla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez<br />
ANTALYA (İHA) -</p>

<p>7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle 15 yaşındaki kızını kaybeden Arzu Taşkesen, oğlunun nakil olmasının ardından donör aileye yazdığı mektupta, "Size o kadar minnettarım ki bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var" sözleriyle hem minnetini hem de yaşadığı üzüntüyü dile getirdi. Nakli gerçekleştiren Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ise kadavra bağışının önemine dikkat çekerek, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor. Burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor" dedi.</p>

<p>Gaziantep'te yaşayan ve 1 yaşındayken karaciğer yetmezliği tanısı konulan 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen'in ailesi, yaklaşık 1 yıl önce Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi'ne başvurdu. Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından değerlendirilen Süleyman, uygun canlı donör bulunamaması nedeniyle kadavra bağışıyla gerçekleşecek nakil için bekleme listesine alındı. Yaklaşık 1 yıldır nakil bekleyen Süleyman için beklenen haber, 2 hafta önce geldi.</p>

<p>9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlaması üzerine Taşkesen ailesine uygun karaciğer bulunduğu bildirildi. Gaziantep'te yaşayan aile, haberi aldıkları akşam yola çıkarak Antalya'ya geldi. Süleyman Taşkesen, Antalya'ya ulaştığı sabah Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Başarılı geçen naklin ardından küçük çocuk, yıllardır mücadele ettiği hastalığın sıkıntılarından kurtulup sağlığına kavuştu.</p>

<p><img height="916" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-30-103450-2.png" width="1453" /><br />
<br />
<strong>"Aynı aile daha önce kızları için de başvurmuştu, maalesef kaybettik"</strong><br />
Nakil süreciyle ilgili bilgi veren Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Süleyman'a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini belirterek, ailenin yaklaşık 1 yıl önce merkeze başvurduğunu söyledi.</p>

<p>Süleyman için uygun canlı donör bulunamadığını anlatan Aliosmanoğlu, "Biz Süleyman'a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdik. Yaklaşık 1 yıl önce başvuruda bulundular. Uygun canlı donör olmadığı için kadavra listesine almıştık. Uygun canlı donör olmadığını bilerek vurguluyorum. Ülkemizde maalesef kadavra bağışı az, yeterli değil" dedi.</p>

<p>Aynı ailenin yıllar önce kızları için de karaciğer nakli başvurusunda bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Birkaç yıl önce yine Süleyman'ın ablası için bize kadavra listesinden karaciğer nakli için başvurmuştu aynı aile. Maalesef o kızımıza kadavra çıkmadığı için onu kaybettik. Ona nakil gerçekleştiremedik ama Süleyman'da Allah'tan böyle bir şansımız oldu" diye konuştu.</p>

<p><img height="942" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-30-093735-3.png" width="1453" /></p>

<p><strong>"Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini Süleyman'a naklettik"</strong><br />
Vefat eden bir çocuğun ailesinin organ bağışı kararıyla Süleyman'ın nakil şansı bulduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, ameliyat sonrası sürecin iyi ilerlediğini söyledi. Aliosmanoğlu, "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini ailesi bağışlamıştı. Biz de iki hafta önce Süleyman'a nakil ameliyatını gerçekleştirdik ve her şey gayet iyi gidiyor. 4-5 gün önce de Süleyman'ı taburcu ettik" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor"</strong><br />
Organ bağışının özellikle canlı donör bulunamayan hastalar için hayati önem taşıdığını belirten Aliosmanoğlu, kadavra bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor ve burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor.</p>

<p>Hatta keşke yeterli kadavra bağışı olsa da canlı nakilleri hiç yapmasak diye uğraşıyoruz ama maalesef o hassasiyete ya da o duruma ulaşamadık ülkemizde. Mümkün olduğu kadar bağışı artırmamız gerekiyor, ki çocuklarımız, gençlerimiz normal hayatlarına dönsünler, hayatlarını yaşasınlar. Buradan tüm ülkemize sesleniyoruz, herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'de yıllık yaklaşık bin 500 ile 2 bin civarında karaciğer nakli gerçekleştiğini aktaran Aliosmanoğlu, buna yakın sayıda hastanın da karaciğer nakli beklediğini belirtti. Aliosmanoğlu, "Bildiğim kadarıyla yaklaşık 30 bin civarında da böbrek nakli için bekleyen hastamız var. Bunların büyük çoğunluğu diyalizle devam ediyor ve buna bağlı komplikasyonlarla uğraşıyor. Yeterli bağış olduğunda aslında bu listeler erir. Hem karaciğer nakli hem böbrek nakli için umarım kadavra organ bağışında bu sayıları artırırız" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Beyin ölümü bitkisel hayatla karıştırılmamalı"</strong><br />
Kadavra bağışının beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılabildiğini anlatan Aliosmanoğlu, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurguladı. Hasta yakınlarının zaman zaman beyin ölümünü bitkisel hayatla karıştırabildiğini belirten Aliosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Kadavra bağış beyin ölümü olan hastalardan oluyor. Beyin ölümü olan bir insanın geri dönme ihtimali yok. Bu durum ayrıntılı testlerle tespit ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hasta yakınlarımız bunu bazen bitkisel hayatla karıştırıyor. ‘Yeniden bir umut belki hastamız geri döner ya da canlanır' gibi düşünebiliyorlar ama beyin ölümü tanısı konulduğunda böyle bir ihtimal kesinlikle yok. Bağış olmadığında beyin ölümü olan kişi zaten vefat etmiş oluyor. Ama ailesi organ bağışladığında, o kişinin organları en az 4-5 kişiye yeniden hayat oluyor."<br />
<br />
<strong>Kızını aynı hastalıktan kaybetti, oğluna umut oldu</strong><br />
Anne Arzu Taşkesen, oğlunun nakil sürecini anlatırken 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle kızlarını kaybettiklerini dile getirdi. Kızına geç kalındığını ve nakil yapılamadığı için onu kaybettiklerini belirten Taşkesen, "Biz Süleyman için geçtiğimiz kasım ayında nakil işlemleri için başvurduk. Daha önce kızımız için de nakil için başvurmuştuk, 15 yaşındaydı. Ona çok geç kalmıştık ve yetişemedik. Siroz oldu ve kaybettik. Süleyman'da daha bilinçli olduk, erken müdahale etmek istedik" dedi.</p>

<p>Kendisinin de taşıyıcı olduğunu, genetik bir rahatsızlık nedeniyle canlı donör olmasının risk taşıdığını söyleyen anne Taşkesen, "Canlı verici olmak istedim ama taşıyıcı olduğum için, genetik bir rahatsızlığım olduğu için bendeki karaciğer de biraz riskli oluyordu. Onun için doktorumuz kadavraya yazdırmak istedi. Biz de kadavra listesine yazdırdık" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Bir çocuktan haber geldi, hemen yola çıktık"</strong><br />
Nakil olacağı haberini Gaziantep'te aldıklarını anlatan anne Taşkesen, o an hem sevinci hem de başka bir ailenin acısını aynı anda yaşadıklarını söyledi. Taşkesen, "Bir çocuktan vefat haberi geldi, o çocuğa da çok üzüldük.</p>

<p>Gaziantep'teydik, hemen akşam yola çıktık. Sabahında buradaydık ve Süleyman hemen ameliyata girdi. Ameliyat çok şükür çok iyi geçti. Hiç beklemediğimiz bir anda oldu. O çocuğun ailesine bu bağışı yaptıkları için çok teşekkür ediyoruz" dedi.<br />
<br />
<strong>"Çocuklarını iki dakika kaybetseler beni anlarlar"</strong><br />
Organ bağışının sadece bir hastayı değil, bütün aileyi etkileyen bir karar olduğunu vurgulayan Taşkesen, "İnsan başına gelmeyince anlamıyor. Benim yaşadığımı yaşamaları lazım birinin beni anlaması için. İnsanın çocuğu en değerli şeyi.</p>

<p>İki dakika kaybetseler beni anlarlar. Organ bağışı yapmak insanların tek bir kişiyi değil; anneyi, babayı, kardeşi, akrabayı, herkesi ilgilendiriyor. O sadece bir kişi değil; bir aile, bir akraba, bir topluluk. O bizim bir dünyamız. Ameliyat olduğu için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Sürekli ‘Rahat uyumak istiyorum' diyordu"</strong><br />
Süleyman'ın nakil öncesi ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan anne Taşkesen, oğlunun özellikle kaşıntı ve uyku düzensizliği nedeniyle çok zorlandığını dile getirdi. Sürekli endişe içinde yaşadıklarını belirten Taşkesen, şöyle konuştu:<br />
"Ne olacak, nasıl olacak, kurtaracak mıyız diye sürekli bir endişe içindeydik.</p>

<p>Çok şükür artık çok mutluyuz. Herkesi bilinçli olmaya davet ediyorum. Süleyman'ın nakil öncesi kaşıntıları oluyordu, uyku düzeni yoktu. Uykudan uyanıp sürekli kaşınıyordu. ‘Yeter artık, ben bundan kurtulmak istiyorum, rahat uyumak istiyorum, istediğimi yemek istiyorum' diye hep dert yanıyordu. Artık inşallah normal, sağlıklı bir insan olarak hayatına devam edecek."<br />
<br />
<strong>Donör aileye mektup yazdı: "Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok"</strong><br />
Oğluna karaciğeri bağışlanan kişinin bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüğünü belirten anne Taşkesen, donör aileye duyduğu minneti bir mektupla dile getirdi. Kendisi de evlat acısı yaşadığı için donör ailenin acısını çok iyi anladığını söyleyen Taşkesen, "Kimin organ bağışladığını öğrenmek istemiştim.</p>

<p>Bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Bir yandan ailesine çok teşekkür ediyorum. Onların acısını ben de bir çocuk kaybettiğim için anlıyorum. Böyle bir şey yapmak çok zor bir şey. Çok zor bir şeyi başarmışlar. Hele bir çocuğunun organını bağışlamak çok zor ama bilinçlenmek böyle bir şey" dedi.</p>

<p><img height="436" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-30-112046.png" width="778" /></p>

<p><strong>Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta şu ifadeleri kullandı:</strong><br />
"Merhaba hiç tanımadığım ama acısını yüreğimde hissettiğim can aile. Bundan 7 sene önce ben de karaciğer hastalığından kızımı kaybettim. 15 yaşındaydı, 23 Nisan doğumlu. Doğum günü geldi, kızım 22 oldu. 18 yaşında oğlum, 10 yaşında oğlum ve 8 yaşında kızım var. Süleyman 1 yaşındayken onun da hasta olduğunu öğrendim.</p>

<p>Hep onda bir şey olur korkusuyla yaşadım. 10 yaşında yeşil gözlü, hayat dolu bir çocuk Süleyman. Dün bir telefonla Gaziantep'ten çıkıp yeniden buraya yetişmeye çalıştık. İçimde hem korku hem sevinç vardı. Çocuğum iyileşecekti. Sürekli kaşınan, her yerini yara yapan, geceleri uyumayan Süleyman artık deliksiz uyuyacaktı ve büyüyecekti.</p>

<p>Size o kadar minnettarım ki. Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var. Süleyman'ın içindeki güzel yürek Can. Allah'ım rahmet eylesin, sizi cennetinde kavuştursun. Allah sizden bin kere razı olsun. Allah'a emanet olun. Süleyman'ın annesi."<br />
<br />
<strong>"7 senedir yüreğimde kızımın ateşiyle yaşıyorum"</strong><br />
Mektubunda 7 yıl önce kaybettiği kızından da bahsettiğini belirten Taşkesen, "Kızım 15 yaşındaydı. Çok çektik. O da organ nakli olsaydı belki kurtarabilirdim. 7 sene oldu, 7 senedir yüreğimde onun ateşiyle yaşıyorum. Keşke herkes bilinçlense ve hiçbir çocuk, hiçbir hasta ölmese diyorum" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"10 yıldır çocuğumuz çok çekti"</strong><br />
Baba Taşkesen de oğlunun yıllardır hastalıkla mücadele ettiğini ve naklin ardından büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Kızlarını kaybetmenin acısını da taşıdıklarını belirten baba Taşkesen, "İbrahim hocaya çok teşekkür etmek istiyorum. 10 yıldır çocuğumuz çok çekti.</p>

<p>Bizi bu hastalıktan kurtardığı için hocamıza minnettarız. Geceleri çocuğum hiç rahat değildi. Kızımızın da acısı vardı. İbrahim hocaya ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/aci-ve-umut-ayni-evde-bulustu-kizini-kaybetti-oglu-yasama-tutundu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-30-111858.png" type="image/jpeg" length="89583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medstar Antalya Hastanesi'nden 'Kanser Okulu' etkinliği]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/medstar-antalya-hastanesinden-kanser-okulu-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/medstar-antalya-hastanesinden-kanser-okulu-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser konusunda farkındalığı arttırmak ve vatandaşların doğru bilgilendirilmesini hedefleyen Medstar Antalya Hastanesi alanında uzman isimlerin konuşmacı olarak katılacağı "Kanser Okulu" etkinliği düzenleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Medstar Antalya Hastanesi, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmak ve doğru bilgilendirme sağlamak amacıyla "Kanser Okulu" etkinliği düzenliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2 Mayıs Cumartesi günü 13.00 - 18.00 saatleri arasında bir otelde gerçekleştirilecek etkinlik, katılımcılara ücretsiz olarak sunulacak. Kanser Okulu'nda, kanserden korunma yolları, önlenebilir kanser türleri, multidisipliner yaklaşımın önemi, doğru cerrahi uygulamalar ve onkoloji konseylerinin rolü gibi kritik başlıklar ele alınacak.<br />
<br />
<strong>Güncel bilgiler paylaşılacak</strong><br />
Bunun yanı sıra beslenme ve psikolojinin kanser sürecindeki etkisi kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Etkinlikte ayrıca günümüz onkolojisinde öne çıkan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar hakkında güncel bilgiler paylaşılacak. Katılımcılar, kanserle mücadelede bilimsel gelişmeleri yakından tanıma ve merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı bulacak.<br />
<br />
<strong>Alanında uzman isimler</strong><br />
Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Medstar Antalya Hastanesi Kanser Okulu'nda Tıbbi Onkoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Aysegül Kargı ve Prof. Dr. Mükremin Uysal, Genel Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. İsmail Gömceli ve Op. Dr. Barış Özcan, Estetik ve Plastik Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Dilek Demirez, Psikiyatri Bölümü'nden Uzm. Dr. Mustafa Alp Şenel ve Beslenme Uzmanı Dyt. Refik Sezgin konuşmacı olarak katılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK ve YAŞAM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/medstar-antalya-hastanesinden-kanser-okulu-etkinligi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-29-at-131759.jpeg" type="image/jpeg" length="17975"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
