<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güney Haberci - Antalya'nın Bir Numaralı Haber Portalı</title>
    <link>https://www.guneyhaberci.com.tr</link>
    <description>Antalya Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 20 Sep 2026 09:04:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Semt pazarına turist akını]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/semt-pazarina-turist-akini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/semt-pazarina-turist-akini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde perşembe pazarı, sezonun en kalabalık günlerinden birini yaşadı. Yağışlı havanın etkisiyle otellerden şehir merkezine akın eden turistler pazarda yoğunluk oluştururken, hareketlilik esnafın yüzünü güldürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arif Kaplan<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Manavgat'ta sonlarına yaklaşılan turizm sezonu esnafın beklentilerini karşılamazken, ilçede etkili olan yağışlı hava perşembe pazarında hareketliliğe neden oldu. Side başta olmak üzere Çolaklı, Kumköy, Evrenseki, Gündoğdu, Kızılağaç ve Kızılot bölgelerindeki otellerde konaklayan çok sayıda turist, yağışlı havayı şehir merkezinde alışveriş yaparak değerlendirdi. İlçenin ikinci büyük pazarı olan perşembe pazarında sabahın erken saatlerinde başlayan turist yoğunluğu, havanın kararmasına kadar devam etti. Tezgahları gezen turistlerin alışveriş yaptığı, çok sayıda turistin ellerindeki dolu poşetlerle otellerine döndüğü görüldü. Sezon boyunca beklediği hareketliliği bulamayan pazar esnafının yaşanan yoğunluktan memnun olduğu gözlendi.<br />
<br />
"Bir buçuk iki ay böyle iş yaparsak esnafımızın yüzü gülecek"<br />
Manavgat Pazarcılar Odası Başkanı Mehmet Doğan, turizm sezonunun esnaf açısından sıkıntılı geçtiğini belirterek, kalan dönemde yaşanacak benzer yoğunluğun esnafa nefes aldıracağını söyledi. Doğan, "İnşallah nasibimiz varsa daha da güzel olacak. Sezon sonu bir buçuk, iki ay şöyle güzel bir iş yaparsak esnafımızın yüzü gülecek. Gerçekten sezonumuz sıkıntılı geçti. Ama şükürler olsun, bu günü aratmasın inşallah Mevlam. Gayet güzel bir gündü. Esnafımıza, gelen turistlere güler yüzlerini esirgemedikleri, Türk misafirperverliğini en güzel şekilde gösterdikleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bir gün gelen tekrar gelir diye umut ediyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="720" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/a-w791061-06.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/semt-pazarina-turist-akini</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/a-w791061-01.jpg" type="image/jpeg" length="25695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aksu’da biyolojik mücadeleyle kalıntısız üretim hedefleniyor]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/aksuda-biyolojik-mucadeleyle-kalintisiz-uretim-hedefleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/aksuda-biyolojik-mucadeleyle-kalintisiz-uretim-hedefleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksu ilçesinde, tarımsal üretimde pestisit kullanımını azaltmak ve güvenilir gıda arzını sağlamak amacıyla biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamaları hayata geçirildi. 190 dekarlık örtüaltı biber üretim alanında 28 üreticinin katılımıyla demonstrasyon çalışması başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hilal Kara<br />
ANTALYA (İHA) -</p>

<p>Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen “Kalıntı Eylem Planı” kapsamında, tarımda kimyasal ilaç kullanımının azaltılması ve ürünlerde pestisit kalıntısının önlenmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu kapsamda Aksu ilçesine bağlı Yurtpınar ve Murtuna mahallelerinde örtüaltı biber üretimi yapan üreticilere yönelik biyolojik ve biyoteknik mücadele demonstrasyonu gerçekleştirildi.</p>

<p>2026-2027 üretim sezonunda 190 dekarlık alanda üretim yapan 28 üreticiye biyolojik mücadele etmenleri dağıtıldı. Yerli ve milli Günal Biyolojik Sistemler firması tarafından üretilen faydalı böcekler, uygulama yapılan biber serasında bitkilere salındı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 17 At 21.07.07" class="detail-photo img-fluid" height="2525" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-17-at-210707.jpeg" width="4019" /></p>

<p><strong>Kimyasal kullanmadan üretime destek</strong></p>

<p>Programda konuşan Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Fırat Erkal, biyolojik ve biyoteknik mücadelenin her geçen gün yaygınlaştığını belirtti. Erkal, “Bakanlığımızın destekleri, vatandaşımızın, üreticimizin ve çiftçimizin de bu uygulamalara itibar etmesiyle biyolojik ve biyoteknik mücadele, yani kimyasal kullanmadan üretimin kapısının açılmasına yönelik süreç her geçen gün artarak devam ediyor. 2022 yılında eğitim ve yayınlarla başlattığımız, 2023 yılında fiilen sahaya taşıdığımız biyolojik mücadele uygulamalarında, 2026-2027 sezonunda da duyarlılığın ve kullanım alanlarının artmasından mutluluk duyuyoruz” dedi.</p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 17 At 20.51.30" class="detail-photo img-fluid" height="1958" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-17-at-205130.jpeg" width="3080" /></p>

<p><strong>28 üretici projeye dahil oldu</strong></p>

<p>Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatimur ise projenin üreticiler açısından önemine dikkat çekerek, biyolojik mücadele etmenlerinin kullanımının çevre ve insan sağlığı açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Boğatimur, “İnanılmaz mutluluk verici bir iş için bir arada olmak çok güzel. Biz de biyolojik mücadele etmenlerini kullanarak, faydalı böceklerle güzel bir mücadele yürütüyoruz. Bu süreçte destek veren il müdürümüze ve şube müdürümüze teşekkür ediyorum. Biyolojik mücadele ekibimizin içinde yer alan 28 değerli üreticimize de ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>

<p>Boğatimur, uygulamanın hayata geçirilmesinde emeği bulunan Günal Biyolojik Sistemler firmasına da teşekkür etti.</p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 17 At 18.26.31 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-17-at-182631-2.jpeg" width="2560" /></p>

<p><strong>Faydalı böcekler seraya salındı</strong></p>

<p>Program kapsamında üreticilere dağıtılan biyolojik mücadele etmenleri, uygulama yapılan biber serasında bitkilere bırakıldı. Zararlı organizmalarla mücadelede kullanılan faydalı böceklerin, kimyasal ilaç kullanımının azaltılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Uygulamanın, Antalya'da sürdürülebilir tarımsal üretim ve güvenilir gıda hedefleri doğrultusunda önümüzdeki dönemlerde de yaygınlaştırılması planlanıyor.</p>

<p>Etkinliğe Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Fırat Erkal, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ANTKOMDER Başkanı Nevzat Akcan, Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatimur, Aksu Belediye Başkan Vekili Mehmet Alptekin, AK Parti Aksu İlçe Başkanı Sinan Temirtaş, Ziraat Mühendisleri, Kurum Müdürleri, Mahalle Muhtarları, Sivil Toplum Örgütleri ve üreticiler katıldı.</p>

<p><img alt="F250Ea1F B24A 473F A92F 30F3Bf2Bd2C6" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/f250ea1f-b24a-473f-a92f-30f3bf2bd2c6.jpg" width="2560" /></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 17 At 18.26.33" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-17-at-182633.jpeg" width="2560" /><img alt="Whatsapp Image 2026 09 17 At 18.26.31 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-17-at-182631-1.jpeg" width="2560" /></p>

<p><img alt="5438141D 5Cfa 4C56 94Aa Cc5Baadaea0D" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/5438141d-5cfa-4c56-94aa-cc5baadaea0d.jpg" width="2560" /></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 09 17 At 18.26.33 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/whatsapp-image-2026-09-17-at-182633-1.jpeg" width="2560" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/aksuda-biyolojik-mucadeleyle-kalintisiz-uretim-hedefleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/971ed311-a1c3-4eef-9d7e-fd65e8186f5b.png" type="image/jpeg" length="53315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATSO Başkan Adayı Öz: "Odayı güçlü bir akıl merkezine dönüştüreceğiz"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskan-adayi-oz-odayi-guclu-bir-akil-merkezine-donusturecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskan-adayi-oz-odayi-guclu-bir-akil-merkezine-donusturecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Adayı Hatice Öz, ATSO'nun sahayla ve üyeleriyle bağının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Biz ATSO'yu üyesinden sadece aidat alan pasif bir kurum olmaktan çıkarıp üyesine kazandıran, işini büyüten, 7/24 yanında duran güçlü bir akıl merkezine dönüştüreceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Begüm Aksoy - Ramazan Bozca<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
ATSO Başkan Adayı Hatice Öz, Muratpaşa ilçesindeki 5 yıldızlı bir otelde basın mensuplarıyla bir araya geldi. ATSO başkanlığına aday olma gerekçelerini ve projelerini anlatan Öz, gazetecilerin sorularını cevapladı.<br />
<br />
"Antalyalı tüccar ve sanayici bugün hakkını alamıyor"<br />
İş hayatında ve ATSO Yönetim Kurulunda görev yapan bir iş insanı olarak Antalya iş dünyasındaki aksaklıkları gözlemlediğini belirten Öz, "ATSO bugün sahadan kopmuş, üyelerine yalnızca resmi evrak onaylayan, sorunları kayda geçirmekten öteye gidemeyen atıl ve hantal bir yapı haline gelmiştir. Antalya gibi Akdeniz'in lideri, turizmin, tarımın ve ihracatın göz bebeği olan bir kentin ticaret odası, gelişmeleri uzaktan izleyen değil, oyunu kuran bir akıl merkezi olmak zorundadır" diye konuştu.<br />
Aylardır sahada olduklarını ve ATSO üyeleriyle görüştüklerini ifade eden Öz, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
"Üyelerimiz, yıllardır aidat ödediği ama karşılığını alamadığı bir oda yapısından dertli. Turizmcimiz 4-5 aya sıkışmış bir sezon değil, 12 ay boyunca sürdürülebilir iş istiyor. Sanayicimiz yüksek maliyetler altında ezilmeden dünya ile eşit şartlarda rekabet edebilmek ve nitelikli iş gücüne ulaşmak istiyor. İhracatçımız engellere takılmadan dünya pazarlarına kolayca ulaşmak istiyor. KOBİ'lerimiz çarkları döndürebilmek için finansmana kolayca erişmek istiyor. Kısacası Antalyalı tüccar ve sanayici bugün hakkını alamıyor."<br />
ATSO Yönetim Kurulu üyesi olarak mevcut sistem ve hiyerarşi içerisinde yapabileceklerinin sınırlı olduğunu dile getiren Öz, "Sahanın yaralarına sağlam neşterler vurmak, bürokratik hantallığı yıkıp odayı interaktif bir güç merkezine dönüştürmek ancak ATSO başkanlığı iradesi ve yetkisiyle mümkündür. İşte bu yüzden sorunları uzaktan izlemek yerine elini taşın altına koyan bir anlayışla, Antalya iş dünyasına hakkını teslim etmek üzere ATSO başkanlığına aday oldum" dedi.<br />
<br />
"Teknolojiye uyum sağlamak bir tercih değil"<br />
Yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve yeni nesil ticaret modellerinin ekonomiyi yeniden şekillendirdiğine dikkati çeken Öz, "Dünya değişiyor. Yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve yeni nesil ticaret modelleri ekonomiyi baştan şekillendiriyor. Ne yazık ki yerel iş dünyası olarak bizler bu değişimi çoğu zaman ekrandan akıp giden videolar gibi uzaktan izliyoruz. Oysa teknolojiye uyum sağlamak bir tercih değil, var olabilme zorunluluğudur" ifadelerini kullandı.<br />
Önümüzdeki seçimlerin ATSO'nun dijitalleşen ve değişen dünyaya hazırlanması açısından önem taşıdığını belirten Öz, şöyle konuştu: "ATSO artık sadece evrak onaylayan, aidat toplayan hantal bir yapı olamaz. Üyesine yol gösteren, ihracatta ön açan, finansmana erişim sağlayan ve kent ekonomisinin önümüzdeki 10 yılını planlayan şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir akıl merkezi olmak zorundadır. Bizim hayalimizdeki ATSO; konuşan değil, üreten; izleyen değil, yön veren bir odadır. Antalya'nın yeni ekonomik hikâyesini yerel üreticimizin tecrübesiyle, ortak akılla ve inançla hep birlikte yazacağız."<br />
<br />
"Meslek komitelerini daha aktif hale getireceğiz"<br />
ATSO üyelerinin ve meslek komitelerinin yönetim süreçlerine katılımının sınırlı olduğunu savunan Öz, "Bugün ne yazık ki karşı karşıya kaldığımız en büyük yönetim zafiyeti şudur: ATSO kendi üyesini tanımıyor. Yıllardır odaya aidat ödeyen işletmelerimizin ne yaşadığından, hangi sektörel sorunlarla boğuştuğundan ve nasıl bir vizyona sahip olduğundan habersiz bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Üyelerimizin ve odamızın mutfağı olan meslek komitelerimizin yönetim süreçlerine katılımı son derece sınırlıdır. Komiteler adeta sadece tavsiye kararı alan ancak kararları rafta kalan pasif yapılara dönüşmüştür" dedi.</p>

<p><img height="3072" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/a-w790436-06.jpg" width="4608" /><br />
Göreve gelmeleri halinde üyelerle doğrudan iletişim kurulacağını kaydeden Öz, "Sahaya inerek her bir üyemizin kapısını çalacak, onların dertlerini, fikirlerini ve yenilikçi önerilerini bizzat dinleyen interaktif bir iletişim ağı kuracağız. Meslek komitelerimizi odanın en aktif, en yetkili ve dinamik organları haline getireceğiz. Komitelerimizden gelen her proje ve talep, doğrudan yönetimin ana gündem maddesi olacak. ATSO'yu benmerkezci bir anlayışla değil; sanayicimizin, tüccarımızın ve kadın girişimcilerimizin ortak aklıyla, omuz omuza yöneteceğiz" ifadelerini kullandı.<br />
Üyelerden ve sivil toplum kuruluşlarından alınan öneriler doğrultusunda çalışmalar yürüttüklerini belirten Öz, alanında uzman isimlerin katkısıyla Antalya ekonomisine güç kazandırmayı amaçlayan vizyon projeleri hazırladıklarını söyledi. Öz, "Biz ATSO'yu üyesinden sadece aidat alan pasif bir kurum olmaktan çıkarıp üyesine kazandıran, işini büyüten, 7/24 yanında duran güçlü bir akıl merkezine dönüştüreceğiz. Çünkü biz şuna yürekten inanıyoruz: Antalya'nın hakkı güçlü ATSO'dur" dedi.</p>

<p><img height="3072" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/a-w790436-07.jpg" width="4608" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskan-adayi-oz-odayi-guclu-bir-akil-merkezine-donusturecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/a-w790436-01.jpg" type="image/jpeg" length="89642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Berkay Bahar’ın Seçim Ofisi Açılışına Antalya İş Dünyasından Yoğun İlgi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/berkay-baharin-secim-ofisi-acilisina-antalya-is-dunyasindan-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/berkay-baharin-secim-ofisi-acilisina-antalya-is-dunyasindan-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ATSO Başkan Adayı Berkay Bahar’ın seçim çalışmaları kapsamında hazırlanan Seçim Koordinasyon Ofisi, Antalya iş dünyasının yoğun katılımıyla açıldı. Açılışta birlik, nitelikli ortak akıl ve Antalya’nın geleceğine ilişkin güçlü mesajlar veren Bahar, “Birlikte başladık, birlikte yürüyoruz ve birlikte başaracağız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>“Bir anlayışın kapısını açıyoruz”<br />
Antalya iş dünyasından çok sayıda temsilcinin katıldığı açılışta konuşan Berkay Bahar, ofisin yalnızca bir seçim merkezi olmadığını vurguladı. Bahar, “Bugün burada yalnızca bir seçim koordinasyon ofisinin kapısını açmıyoruz. Bir anlayışın kapısını açıyoruz. Bu kapı, bu şehir için söyleyecek sözü olan herkes için açık olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Meselemiz bir makam değil”<br />
Antalya’nın güçlü bir iş dünyasına sahip olduğunu belirten Bahar, hedeflerinin bu potansiyeli daha etkin şekilde harekete geçirmek olduğunu söyledi. “Bizim meselemiz bir makam değil. Bizim meselemiz Antalya iş dünyasının sahip olduğu muazzam gücü harekete geçirmek” diyen Bahar, kadınların iş dünyasındaki rolünün daha da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="642066Fa 9Fcd 47F6 B115 F2D1A368E7Eb" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/642066fa-9fcd-47f6-b115-f2d1a368e7eb.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>49 komite, tek Antalya<br />
Konuşmasında ATSO’nun 49 meslek komitesine ve farklı sektörlerin ihtiyaçlarına da değinen Bahar, farklılıkların ortak bir güç oluşturabileceğini söyledi. “Biz birbirimize benzediğimiz için güçlü olmayacağız. Birbirimizi tamamladığımız için güçlü olacağız” diyen Bahar, nitelikli ortak aklın ve birlikte hareket etmenin önemini vurguladı.</p>

<p>“Biz beklemek için burada değiliz”</p>

<p>Seçim sürecinin yalnızca sandık gününden ibaret olmadığını belirten Bahar, 18 Ekim’e kadar sahada yoğun bir çalışma yürüteceklerini ifade etti. “Biz beklemek için burada değiliz. Biz harekete geçmek için buradayız” sözleriyle kararlılık mesajı veren Bahar, her üyeye ulaşmayı ve Antalya iş dünyasının beklentilerini dinlemeyi sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p>“Antalya da hazır”</p>

<p>Konuşmasının sonunda ekip ve birliktelik vurgusu yapan Bahar, “Hiçbirimiz tek başına hepimiz kadar güçlü değiliz. Ben hazırım, ekibim hazır. Ve bugün bu alana baktığımda görüyorum ki Antalya da hazır” dedi. Bahar, açılışa katılanlara teşekkür ederek konuşmasını “Birlikte başladık. Birlikte yürüyoruz. Ve birlikte başaracağız!” sözleriyle tamamladı. Yoğun katılımın yaşandığı açılış, Antalya iş dünyasının farklı sektörlerinden temsilcilerin bir araya geldiği güçlü bir birliktelik mesajıyla sona erdi.</p>

<p><img alt="A3F5397A E07D 468F 85A1 4Abe5F959402" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/a3f5397a-e07d-468f-85a1-4abe5f959402.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/berkay-baharin-secim-ofisi-acilisina-antalya-is-dunyasindan-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/1c97ee62-b995-4ead-8aad-8945c75b98cf.jpeg" type="image/jpeg" length="42465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATSO Başkan adayı Hatice Öz: "Değişime direnen kaybeder"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskan-adayi-hatice-oz-degisime-direnen-kaybeder</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskan-adayi-hatice-oz-degisime-direnen-kaybeder" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ANTALYA (İHA) - Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Adayı Hatice Öz, Antalyalı İş Kadınları tarafından düzenlenen toplantıda iş dünyasının kadın temsilcileriyle bir araya geldi. Seçim sürecine ilişkin mesajlar veren Öz, ATSO'nun geleceğine yönelik projelerini açıklarken, konuşmasının en dikkat çekici bölümünü dünyada değişime ayak uyduran ve uyduramayan şirketler üzerinden yaptığı karşılaştırmaya ayırdı. Öz, fotoğraf sektöründeki dönüşümünü örnek göstererek ATSO'nun da değişen dünya ekonomisine göre yeniden yapılanması gerektiğini söyledi.<br />
<br />
Aynı sektör iki farklı gelecek<br />
Bir dönem fotoğraf denildiğinde dünyada ilk akla gelen şirketin Kodak olduğunu hatırlatan Öz, Kodak'ın dijital fotoğraf teknolojisinin öncülerinden olmasına rağmen geleneksel film işinin sağladığı güçlü konfor alanından çıkmakta zorlandığını anlattı. Hatice Öz, Kodak'ın mevcut film satışlarının sağladığı konfor alanından çıkmak istemediğini ve değişen teknoloji karşısında direnç gösterdiğini belirterek, bunun şirket açısından ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Öz, Fujifilm'in ise fotoğraf filmi sektöründeki dönüşümü görerek sahip olduğu kimya ve optik alanındaki bilgi birikimini yalnızca fotoğrafçılıkla sınırlamadığını; bu kapasitesini biyoteknoloji, sağlık çözümleri ve yüksek teknoloji gibi geleceğin büyüyen alanlarına yönlendirdiğini anlattı.<br />
Hatice Öz, iki dünya markasının yaşadığı bu dönüşümü ATSO'nun geleceğine taşıyarak şu mesajı verdi: "İşte biz Antalya iş dünyası olarak asla ve asla ‘Kodak konforuna ve direncine' teslim olmayacağız. Bizim ATSO vizyonumuz; her bir üyemize tam da Fujifilm çevikliğini kazandırmak, kentin tüm sektörlerini geleceğin küresel rekabetine en güçlü şekilde hazırlamaktır. Dünyada ticaretin kurallarının hızla değiştiğini vurgulayan Öz, mevcut ekonomik gücün gelecekte başarıyı garanti etmediğine dikkat çekti.<br />
<br />
Yarını doğru okumalısınız<br />
Finansmandan üretime, pazarlamadan teknolojiye kadar bütün iş yapma biçimlerinin değiştiğini belirten Öz, "Bugün sektörünüzün zirvesinde yer alabilirsiniz, çok güçlü bir ticari hacme de sahip olabilirsiniz; ancak yarının dünyasını doğru okuyamazsanız ayakta kalmanız mümkün değildir" dedi. Öz, bu nedenle ATSO'nun yalnızca bugünün sorunlarını çözen değil, üyelerini 5-10 yıl sonrasının rekabet şartlarına hazırlayan bir merkez haline gelmesi gerektiğini savundu.<br />
<br />
ATSO sadece aidat toplayan bir kurum olamaz<br />
Kodak örneği üzerinden verdiği değişim mesajını mevcut oda yapısına yönelik eleştirileriyle birleştiren Öz, ATSO'nun geleneksel oda anlayışından çıkması gerektiğini söyledi. Öz, "ATSO artık sadece evrak onaylayan, aidat toplayan hantal bir yapı olamaz. Üyesine yol gösteren, dijital dönüşüme önderlik eden, ihracatta ön açan ve kent ekonomisinin önümüzdeki 10 yılını planlayan şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir akıl merkezi olmak zorundadır" diye konuştu.<br />
<br />
Yapay zeka ATSO'nun gündemine girecek<br />
Öz, değişim söyleminin yalnızca bir seçim sloganı olmadığını belirterek, göreve gelmeleri halinde ilk 100 günden itibaren uygulanacak projeler hazırladıklarını açıkladı.Yeni dönem ATSO modelinin önemli ayaklarından birinin yapay zekâ ve dijitalleşme olacağını kaydeden Öz, yapay zekâ uygulamaları, dijital pazarlama, e-ticaret ve dijital hukuk çözümlerinin üyelerin iş süreçlerine entegre edilmesine yönelik çalışmalar yapılacağını söyledi. Dış ticaret ve ihracatta yeni pazarlara erişimi sağlayacak dijital asistanlık ve bölgesel temsil ağları kurulacağını belirten Öz, nitelikli iş gücü sorununa karşı eğitim, sertifikasyon ve dijital istihdam sistemlerinin de devreye alınacağını ifade etti.<br />
Konuşmasının sonunda Kodak-Fujifilm örneğiyle verdiği mesajı ATSO seçimlerine bağlayan Hatice Öz, seçimin yalnızca başkanlık koltuğunun kime geçeceğinin belirleneceği bir yarış olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Öz, "Önümüzdeki seçimler sadece bir koltuk değişimi seçimi değildir. Bu seçim; değişen dünyaya hazırlanan yeni nesil bir kurum olma seçimidir" dedi. Yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve yeni ticaret modellerinin dünyayı yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Öz, ATSO'nun değişimi geriden takip eden değil, değişime öncülük eden bir kurum olması gerektiğini belirtti. Öz konuşmasını, "Değişime inananlar için, yeniliğin öncüleri için, Antalya'ya inananlar için; Antalya'nın hakkı güçlü ATSO'dur" sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskan-adayi-hatice-oz-degisime-direnen-kaybeder</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/hhhhhhhhhh.jpg" type="image/jpeg" length="96666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da suyun geleceği masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-suyun-gelecegi-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-suyun-gelecegi-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Ticaret Borsası (ATB), 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde kentin su geleceğini gündeme taşıyor. 23 Eylül’de düzenlenecek Su Zirvesi öncesinde planlanan Antalya Su Diyaloğu toplantılarının ilki, "Tarımda Su Yönetimi ve Turizmde Su Yönetimi" başlığıyla ATB toplantı salonunda gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br />
ANTALYA (İHA) -<br />
ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya’nın geleceğinin suyun geleceğinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, "Antalya’nın geleceğini konuşacaksak, önce suyunu konuşmalıyız" dedi. Antalya’yı Antalya yapan değerlerin başında tarım, turizm, ticaret ve sanayinin geldiğini belirten Çandır, bu sektörlerin ortak paydasının ise su olduğunu söyledi. Çandır, "Su, tarımdır, turizmdir, üretimdir, ticarettir, kent yaşamıdır. Ve en önemlisi Antalya’nın geleceğidir" dedi. İklim değişikliği, değişen yağış rejimi, artan kuraklık riski ve nüfus artışının su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Çandır, artık yalnızca "Ne kadar suyumuz var?" sorusunun yeterli olmadığını vurguladı. Çandır, "Asıl sorumuz, sahip olduğumuz suyu ne kadar doğru ve ne kadar verimli kullandığımız olmalı" diye konuştu.<br />
<br />
"Suyun sorumluluğu hepimizin"<br />
Antalya Su Diyaloğu kapsamında tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetiminin birlikte ele alınacağını kaydeden Çandır, suyun tek bir sektörün meselesi olmadığını söyledi. Çandır, "Tarımda sulama verimliliğini artırmadan, turizmde su tüketimini azaltıp yeniden kullanımı geliştirmeden, sanayide su verimliliğini sağlamadan, kentimizde kayıp ve kaçakları azaltmadan ve su kaynaklarımızı korumadan Antalya’nın su geleceğini güvence altına almamız mümkün değildir" dedi. Toplantıların sonunda Antalya Su Eylem Planı ortaya koymayı hedeflediklerini açıklayan Çandır, planın ne yapılmalı, kim yapmalı, nasıl ve ne zaman yapılmalı ve sonuçlar nasıl izlenmeli sorularına yanıt vermesi gerektiğini belirtti.<br />
"Artık plan yapıp rafa kaldırma zamanı değil, eyleme geçme zamanıdır" diyen Çandır, 23 Eylül’de gerçekleştirilecek Antalya Su Zirvesi’nde Antalya’nın ortak su iradesinin daha güçlü ve somut bir çerçeveye dönüştürüleceğini söyledi.<br />
COP31’in Antalya’da düzenlenmesini önemli bir fırsat olarak değerlendiren Çandır, "Antalya, yalnızca COP31’e ev sahipliği yapan değil; su sorunlarını ele almış, önceliklerini belirlemiş ve bu doğrultuda harekete geçmiş örnek bir kent olabilir" dedi.<br />
Çandır, "Su; ortak değerimiz, ortak sorumluluğumuz, ortak geleceğimizdir. Artık Antalya için suyu koruma, suyu verimli kullanma ve su için birlikte harekete geçme zamanı" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Su verimliliği çağrısı<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, "Hepimizin ortak derdi su" diyerek, iklim değişikliğinin Antalya’da günlük yaşamda etkisini göstermeye başladığını söyledi. Manavgat yangını, Kumluca’daki sel ve Kepez’de yaşanan aşırı yağışların iklim değişikliğinin etkilerini daha görünür hale getirdiğini belirten Hacıoğlu, Büyükşehir Belediyesi olarak daha az su tüketen bitki ve ağaç türlerine yöneldiklerini ifade etti. Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş ise turizm, tarım ve sanayinin su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, suyun sınırsız bir kaynak olarak görülemeyeceğini söyledi. Türkiye’de kişi başı günlük su tüketiminin yaklaşık 150 litre olduğunu, 5 yıldızlı otellerde bu miktarın 500 litrenin üzerine çıkabildiğini belirten Öntaş, turizmin sürdürülebilirliğinin su yönetiminden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Öntaş, kullanılan suyun yeniden değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, "Suyu korumak Antalya’yı korumaktır" dedi.<br />
<br />
ASAT: "Mevcut suyu daha verimli kullanmalıyız"<br />
ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, iklim değişikliğinin yağış rejimini bozduğunu, bir yılda yağması gereken yağışın kısa sürede gerçekleşebildiğini belirterek, betonlaşmanın yağmur suyunun yeraltına ulaşmasını da zorlaştırdığını söyledi. Antalya’da içme suyunun büyük bölümünün derin sondaj kuyularından sağlandığını kaydeden Gülebay, bazı bölgelerde kuyuların 300 metreye kadar indiğini belirtti. Yeni kaynak arayışlarının tek başına çözüm olmayacağını vurgulayan Gülebay, mevcut suyun verimli kullanılması gerektiğini söyledi.<br />
ASAT’ın kayıp-kaçak oranını yüzde 34,57’ye düşürdüğünü, hedefin yüzde 25 olduğunu açıklayan Gülebay, son 6 yılda içme suyu altyapısına yaklaşık 27 milyar lira yatırım yapıldığını aktardı.<br />
<br />
"Arıtılmış su tarımda değerlendirilecek"<br />
Gülebay, atıksu arıtma tesislerinden günlük yaklaşık 750 bin metreküp suyun denize deşarj edildiğini belirterek, arıtılmış suyun tarımda yeniden kullanılmasının önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Hurma Atıksu Arıtma Tesisi’nden çıkan suyun tarımda değerlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydeden Gülebay, yağmur suyunun da baraj ve göletlerde biriktirilmesi gerektiğini belirtti. "Su çok kıymetli. Çocuklara bir şeyler bırakmak için el birliğiyle çalışmamız lazım" diyen Gülebay, toplantının sonuçlarının COP31’e ışık tutmasını diledi.<br />
<br />
"Tarımda su kalitesi ve tuzluluk izlenecek"<br />
Antalya İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, suyun miktarı kadar kalitesinin de önem taşıdığını belirterek, Antalya’nın karstik yapısı nedeniyle yüzeydeki faaliyetlerin yeraltı su kaynaklarını etkileyebildiğini söyledi. Kırkgöz kaynaklarının stratejik önemine dikkat çeken Irmak, teknik çalışmalar kapsamında yaklaşık 65 milyon metreküp suyun sistem içerisinde tutulabilme potansiyelinin bulunduğunu belirtti. Demre, Kumluca, Finike ve Manavgat başta olmak üzere bazı bölgelerde tuzluluk baskısının arttığını kaydeden Irmak, Sulama Suyu Tuzluluk Risk Haritası oluşturma çalışmalarına başladıklarını açıkladı. Yağmur suyu hasadının da üretim açısından önemli olduğunu belirten Irmak, sera çatılarından toplanan yağmur suyunun kuyu suyuyla harmanlanmasıyla sulama suyunun kalitesinin yükseltilebileceğini söyledi. Antalya’nın doğal drenaj sistemi olan düdenlerin korunmasının da önemine değinen Irmak, yağmur suyunun düştüğü yerde tutulması ve toprağa sızdırılmasıyla kentin "sünger kent" yaklaşımının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.<br />
<br />
Uzmanlar su yönetimini ele aldı<br />
Toplantıda uzmanlar; Antalya’nın su potansiyeli ve arz güvenliği, meteorolojik kuraklık, sürdürülebilir peyzaj, yerel yönetimlerde su yönetimi, üreticinin su kullanımı, Korkuteli Sulaması’nda iyi uygulamalar, turizmde sürdürülebilirlik, su verimliliği ile gri suyun arıtılarak yeniden kullanımı konularında sunumlar gerçekleştirdi.<br />
Antalya Su Diyaloğu’nun ikinci toplantısı 16 Eylül’de "Kentsel Su Yönetimi" ve "Sanayi Sektörü Su Yönetimi" başlıklarıyla yapılacak. Toplantılarda ortaya çıkan öneriler, 23 Eylül’de düzenlenecek Antalya Su Zirvesi’nde değerlendirilerek Antalya’nın su geleceğine yönelik ortak eylem çerçevesine dönüştürülecek.<br />
Toplantıya, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Çiğdem Hacıoğlu, Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürü Cengiz Gülebay, Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş, Antalya İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdür Yardımcısı Oğuzhan Karabulut ile kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri, akademisyenler, tarım sektörü ve ilgili paydaşlar katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-suyun-gelecegi-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/a-w788938-04.jpg" type="image/jpeg" length="73934"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da geciken incir hasadı düşük rekolteye sebep oldu]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-geciken-incir-hasadi-dusuk-rekolteye-sebep-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-geciken-incir-hasadi-dusuk-rekolteye-sebep-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın İbradı ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi'nde yetiştirilen Bursa siyah incirinde hasat başladı. Hava şartları nedeniyle yaklaşık bir ay gecikmeli başlayan hasatta, üreticiler son yılların en düşük rekoltesiyle karşı karşıya kaldı. Geçen yıla oranla rekoltenin yaklaşık yüzde 75 düşmesi üreticiyi üzerken, incirin iri ve kaliteli olması da teselli oldu.
İbradı'nın yaklaşık 800 metre rakımlı Ürünlü Mahallesi'nde yetiştirilen Bursa siyah incirlerinde hasat mesaisi başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Ayşe Çatlı<br />
ANTALYA (İHA) - Geçtiğimiz yıl 13 Ağustos'ta başlayan hasat, bu yıl hava şartları nedeniyle yaklaşık bir ay gecikmeli olarak başladı. Üretici Mesut Şanlı, bu yıl incirde ciddi rekolte kaybı yaşandığını belirterek, düşüşün temel nedeninin yaz aylarında yaşanan hava şartları olduğunu söyledi.<br />
<br />
"Rekolte yüzde 75 düştü"<br />
İncir üreticisi Mesut Şanlı, geçen yıla göre rekoltenin yüzde 75 civarında azaldığını ifade ederek, "Geçen yıla göre rekoltemizde yüzde 75 düşüş oldu. Yaz aylarında yağan yağmurların etkisiyle erkek incirler erken çıktı ve döküldü. Ağaçtaki koruk yaklaşık 15-20 gün sonra oluştu. Erkek inciri zamanında aşılama imkanımız da olmadı. Bunun etkisiyle incirlerin bir kısmı döküldü ve rekoltede ciddi düşüş yaşandı" dedi.<br />
Hasata hava şartları nedeniyle yaklaşık bir ay geç başladıklarını belirten Şanlı, "Geçen yıl 13 Ağustos tarihinde hasada başlamıştık. Bu yıl ise hava şartları nedeniyle yaklaşık bir ay geç başladık. Ağaçlarda incirler seyrek olduğu için meyveler daha iri oldu. Bir incirin ağırlığı 100-150 grama kadar geliyor. İncirlerimiz hem daha iri hem de tadı ve aroması yüksek" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<br />
"Kimyasal madde ve gübre kullanmıyoruz"<br />
Ürünlü Mahallesi'nde yetiştirilen incirlerin doğal yöntemlerle üretildiğini vurgulayan Şanlı, "İncirlerimizde kesinlikle kimyasal madde ve gübre kullanmıyoruz. Bu nedenle incirlerimiz doğal ve kaliteli. Ancak bu yıl üretimde yaşanan düşüşün yanı sıra piyasanın da kötü olması bizi oldukça üzüyor" ifadelerini kullandı.<br />
İncirin fiyatının beklentilerinin altında kaldığını belirten Şanlı, ihracatın olmamasının piyasayı olumsuz etkilediğini söyledi. Şanlı, "Şu anda sebze hallerinde yaklaşık 50 liradan işlem görüyor. Pazarda ise 70-80 liraya müşteri buluyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri bu yıl ihracatın olmaması. Aynı üzüm gibi 50 liraya satılıyor" dedi.<br />
Üreticiler, rekoltedeki büyük düşüş ve düşük fiyatlar nedeniyle sezonu buruk geçirirken, Ürünlü'nün doğal ortamda yetişen Bursa siyah incirlerinin iriliği ve lezzetinin ise bu yıl dikkat çektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-geciken-incir-hasadi-dusuk-rekolteye-sebep-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/a-w787844-01.jpg" type="image/jpeg" length="81229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batı Akdeniz'de Haziran ve Temmuz'da ihracat rekoru kırıldı, Ağustos'ta kayıp yaşandı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/bati-akdenizde-haziran-ve-temmuzda-ihracat-rekoru-kirildi-agustosta-kayip-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/bati-akdenizde-haziran-ve-temmuzda-ihracat-rekoru-kirildi-agustosta-kayip-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haziran ve Temmuz aylarında tüm zamanların rekorunu kıran Batı Akdeniz ihracatı, Ağustos ayını kayıpla kapattı. Bölge ihracatı, 8 aylık dönemde ise yükselişini sürdürdü. Antalya, Burdur ve Isparta illerinin toplam ihracatının 2 milyar dolara ulaşmasına ise sayılı günler kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ANTALYA (İHA) -<br />
Batı Akdeniz'den Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 3,24 oranında gerileme ile 206 milyon 621 bin dolar ihracat gerçekleşti. Yılın 8 aylık dönemini kapsayan 1 Ocak 2026 ila 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında ise yüzde 8,62 artışla 1 milyar 968 milyon dolar ihracat gerçekleşti.<br />
<br />
En fazla ihracatı her zaman olduğu gibi yaş meyve sebze sektörü gerçekleştirdi<br />
Geride kalan Ağustos ayında en fazla ihracatı her zaman olduğu gibi yaş meyve sebze sektörü gerçekleştirdi. Buna göre yaş meyve sebze ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 21,68 oranında artış ile 48 milyon 512 bin dolar oldu. Sektörün en fazla ihraç ettiği ürün yüzde 31,64 oranında ihracat artışı ve 9 milyon 991 bin dolar ile biber oldu. En fazla ihracat gerçekleştiren ikinci sektör de her zaman olduğu gibi madencilik ürünleri oldu. Sektörün ihracatı yüzde 12,91 oranında düşüş ile 44 milyon 731 bin dolar oldu. Ağustos ayında madencilik ürünleri sektörünün en fazla ihraç ettiği ürün yüzde 6 artış ve 44 milyon 731 bin dolar ile mermer ve doğaltaş oldu. Listenin üçüncü sırasında yüzde 1,57 oranında ihracat artışı ve 29 milyon 941 bin dolar ihracatla kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yer aldı. Bu dönemde dördüncü sırada yer alan mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörü ihracatı yüzde 16 oranında gerileyerek, 22 milyon 539 bin dolar oldu. Beşinci sırada ise yüzde 15,93 oranında gerileme ve 10 milyon 346 bin dolar ihracatla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü yer aldı. Ağustos ayında 906 firma 132 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirdi. En fazla ihracat bölge ihracatı açısından büyük önem taşıyan Almanya'ya yapıldı. Almanya'ya gerçekleşen ihracat yüzde 50,83 oranında rekor bir artışla 22 milyon 764 bin dolar oldu. İkinci sırada 20 milyon 565 bin dolar ihracatla Çin yer alırken, Çin'e gerçekleşen ihracatın yüzde 23,90 oranında geriledi. Listenin üçüncü sırasında son dönemde bölgenin yıldızı parlayan pazarı Birleşik Devletler yer aldı. Bu ülkeye yüzde 2,62 oranında gerileme ile 16 milyon 877 bin dolar ihracat gerçekleşti. Dördüncü sıradaki Rusya'ya Ağustos ayında yüzde 33,14 oranında düşüş ile 9 milyon 701 bin dolar ihracat yapıldı. Listenin beşinci sırasında ise Fransa yer aldı. Geçmiş dönemlerde listeye girme başarısı gösteremeyen Fransa'ya bu dönemde yüzde 36,41 oranında artışla 9 milyon 535 bin dolar ihracat gerçekleştirildi.<br />
<br />
Yaş meyve sebze sektörünün ihracatının 600 milyon doları aştığı görüldü<br />
Geride kalan 8 aylık dönemde gerçekleşen ihracata sektörel bazda bakıldığında yaş meyve sebze sektörünün ihracatının 600 milyon doları aştığı görüldü. Bu dönemde bölgenin yüzde 25,42 oranında artışla 611 milyon 842 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. Sektörün bu dönemde en fazla ihraç ettiği ürün ise yüzde 34,20 oranında ihracat artışı ve 189 milyon 760 bin dolar ihracat ile biber oldu. Batı Akdeniz ihracatının en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü madencilik ürünleri oldu. Maden sektörü bu dönemde yüzde 3,64 oranında artışla 335 milyon 400 bin dolar ihracat gerçekleştirirken, sektörün en fazla ihraç ettiği ürün yüzde 21,75 oranında artış ve 251 milyon 781 bin dolar ile mermer - doğaltaş oldu. En fazla ihracat gerçekleştiren üçüncü sektör mobilya kağıt ve orman ürünleri oldu. Sektörün ihracatı yüzde 3,33 oranında artışla 230 milyon 429 bin dolar oldu. Listenin dördüncü sırasında yüzde 6,61 oranında ihracat artışı ve 202 milyon 162 ihracatla kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yer aldı. Beşinci sıradaki sektör ise yüzde 49,86 oranında artış ve 89 milyon dolar ihracatla demir ve demir dışı metaller oldu. Batı Akdeniz'den 8. ayın sonu itibariyle 2 bin 95 firmanın 172 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirdiği görüldü. En fazla ihracat yüzde 26 oranında ihracat artışının yaşandığı ve 179 milyon 806 bin dolar ihracatın gerçekleştiği Almanya'ya yapıldı. Listenin ikinci sırasında bölgenin son dönemdeki yıldız pazarı Birleşik Devletler yer aldı. Birleşik Devletlere yüzde 26 oranında ihracat artışı ile 150 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Üçüncü sırada yüzde 1,34 oranında artış ve 143 milyon 321 bin dolar ihracatla Çin yer aldı. Dördüncü sırada Rusya yer alırken, Rusya'ya yüzde 12,49 oranında artışla 133 milyon 773 bin Dolar ihracat gerçekleştirildi. Listenin beşinci sırasına yüzde 9,40 oranında ihracat artışı ve 83 milyon 791 bin dolar ihracatın gerçekleştiği Romanya yer aldı.<br />
Batı Akdeniz ihracatına bakıldığında en fazla ihracat yapan ilk 5 sektörün toplam ihracatının 1.5 milyar dolara, en fazla ihracat yapılan ilk 5 ülkenin de 700 milyon dolara yakın ihracata ulaştığı görüldü. Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) yönetimi Bölge ihracatını artırmak için başlattığı çalışmaları bu dönemde de aralıksız sürdürdü. Bu çerçevede yurt dışı fuarlara gidilirken, sektörel ticaret heyetleri ve URGE Projeleri ile ilgili organizasyon çalışmaları da aralıksız sürdü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/bati-akdenizde-haziran-ve-temmuzda-ihracat-rekoru-kirildi-agustosta-kayip-yasandi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/20260904aw781220.jpg" type="image/jpeg" length="91572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağustos ayında domates işlem miktar endeksi yüzde 56,70 azaldı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/agustos-ayinda-domates-islem-miktar-endeksi-yuzde-5670-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/agustos-ayinda-domates-islem-miktar-endeksi-yuzde-5670-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya hallerinde işlem gören domates miktar endeksi ağustos ayında aylık yüzde 56,70, yıllık yüzde 7,88 azaldı. Fiyat endeksi ise yüzde 75,56 arttı. Aynı dönemde meyve miktar endeksi yıllık yüzde 3,97 arttı, fiyat endeksi yüzde 4,51 azaldı. Sebze miktar endeksi ise yıllık yüzde 9,93, fiyat endeksi yüzde 61,66 arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fatma Nisa Yorluk<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya hallerinde işlem gören domates, meyve ve sebze işlem miktar ve fiyatlarına ait endeks değerleri, 2026 Ağustos ayında bir önceki aya ve geçen yılın aynı ayına göre değişim gösterdi. Ağustos ayı miktar endeksi aylık bazda domateste yüzde 56,70, meyvede yüzde 23,42 ve sebzede yüzde 34,78 azalırken, yıllık bazda ise meyvede yüzde 3,97 ve sebzede yüzde 9,93 arttı, domateste yüzde 7,88 azaldı.<br />
<br />
"Domates fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 75 arttı"<br />
Ağustos ayında yıllık miktar endeksleri, domates ortalama civarında, meyve ve sebze miktar endeksleri ise ortalama üstü artış gösterdi. Yıllık fiyat endeksleri, domates ve sebzede ortalama üstü artış, meyvede ise ortalama civarında değişim gösterdi. Ağustos ayında domates fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 75,56 arttı. Aynı dönemde domatesin yıllık işlem miktarı yüzde 7,88 oranında azaldı. Bu durum fiyat endeksindeki yükselişte etkili oldu.<br />
Ağustos ayında meyve fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 4,51 azaldı. Aynı dönemde meyvenin yıllık işlem miktarı yüzde 3,97 oranında arttı. Bu durum fiyat endeksindeki düşüşte etkili oldu.<br />
Ağustos ayında sebze fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 61,66 artarken, bu artış, miktardaki yüzde 9,93 artışa rağmen gerçekleşti.<br />
Ağustos ayında, son yedi yılın verileri dikkate alındığında domates satış miktarı ortalamanın altında, meyve ve sebze satış miktarı ise ortalama civarında değişim gösterdi. Domates, meyve ve sebze fiyat seviyesi ise ortalama civarında değişim gösterdi.<br />
<br />
"Domates işlem miktarında rekor düşüş"<br />
Ağustos ayında domates işlem miktar endeksi yüzde 56,70 ile rekor azalış, işlem fiyat endeksi yüzde 4,10 artış gösterdi. Son yedi yılın Ağustos ayları dikkate alındığında, işlem fiyat endeksi dördüncü en büyük artış olarak tabloya yansıdı.<br />
Ağustos ayında meyve işlem miktar endeksi yüzde 23,42 azalırken işlem fiyat endeksi ise yüzde 16,07 arttı. Son yedi yılın Ağustos ayları dikkate alındığında, işlem miktar endeksi beşinci en büyük azalış, son yedi yılın Ağustos ayları dikkate alındığında işlem fiyat endeksi altıncı en büyük artış olarak kaydedildi.<br />
Ağustos ayında sebze işlem miktar endeksi yüzde 34,78 azalırken, işlem fiyat endeksi yüzde 1,44 düşüş gösterdi. Son yedi yılın Ağustos ayları dikkate alındığında, işlem miktar endeksi üçüncü en büyük azalış, son yedi yılın Ağustos ayları dikkate alındığında, işlem fiyat endeksi ise dördüncü en büyük azalış olarak kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/agustos-ayinda-domates-islem-miktar-endeksi-yuzde-5670-azaldi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/09/a-w779665-02-1.jpg" type="image/jpeg" length="19261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATSO’da rent a car sektörü için kritik çağrı:  Faizsiz kredi şart!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/atsoda-rent-a-car-sektoru-icin-kritik-cagri-faizsiz-kredi-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/atsoda-rent-a-car-sektoru-icin-kritik-cagri-faizsiz-kredi-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Ağustos ayı olağan meclisinde konuşan Taşıt Kiralama Komitesi Meclis Üyesi Cafer Yüce, sektörün yaşadığı sorunları dile getirdi. Yüce, faizsiz kredi ve cabrio araç düzenlemesi için yetkililere çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Taşıt Kiralama Komitesi Meclis Üyesi Cafer Yüce, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni araç kiralama yönetmeliğine ilişkin sektörün taleplerini ve yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. Yeni yönetmeliğin tamamen tüketiciyi koruduğunu, işletmeleri ise ciddi bir mali yük ve idari zorlukla karşı karşıya bıraktığını vurgulayan Yüce, Ticaret Bakanlığı ile UKOME yetkililerine çağrıda bulundu. Düzenlemenin mevcut piyasa gerçekleriyle uyuşmadığına dikkat çeken Cafer Yüce, sektör genelindeki araçların yaş ortalamasının 10 yıl civarında olduğunu, ancak yeni mevzuatın 6 yıl ve 180 bin kilometre sınırı getirdiğini söyledi. İşletme kurmak ve sürdürmek için gereken asgari araç sayısının da 5-6’dan 10’a çıkarıldığını belirten Yüce, şu ifadeleri kullandı:"Bu yönetmelik tüketiciyi korumakta olup sektörümüzü koruyan bir tarafa sahip değildir; aksine paydaşlarımızı zorlamaktadır. Değiştirilmesi ve düzeltilmesi gereken maddeleri hazırladık. Araç filolarının yenilenmesi ve yeni şartların hızlıca hayata geçirilebilmesi için finansman desteğine ihtiyacımız var. Yerli üretim araçlar için 10 araca kadar faiz destekli kredi talep ediyoruz."</p>

<p></p>

<p><strong>‘Cabrio araçlar klasik statüsüne alınmalı’</strong></p>

<p>Özellikle Antalya (Kemer, Serik, Belek, Kadriye), Ege ve Kayseri gibi turistik bölgelerde yoğun olarak kullanılan 'Cabrio' (üstü açık) araçlar için de özel bir düzenleme yapılması gerektiğini ifade eden Yüce, bu araçların ortalama model yaşının 2016–2020 arasında değiştiğini belirtti. Bu segmentteki araçları yenilemenin sektöre devasa bir maliyet yükleyeceğini vurgulayan Yüce, cabrio araçların tıpkı klasik araçlarda olduğu gibi yaş sınırlaması yönetmeliğinin dışına çıkartılarak ayrı bir kategoride değerlendirilmesini istedi.</p>

<p></p>

<p><strong>Havalimanında UKOME engeli</strong></p>

<p>Antalya Havalimanı’nda kiralık araç hizmeti sunan işletmelerin denetimler nedeniyle büyük mağduriyet yaşadığını da sözlerine ekleyen Yüce, son UKOME kararlarının sektörü kilitlediğini belirtti. Yurtdışından önceden rezervasyon yaptırarak gelen turistleri havalimanından alıp kendi ofislerine götüren rent a car firmalarının araçlarının trafikten men edildiğini aktaran Yüce: "Elinde geçerli rezervasyon belgesi olan esnafımız, müşterisini kendi ofisine götürürken araçlarının bağlanması riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bu konuda çok ciddi şikayetler alıyoruz. Rezervasyonlu transfer gerçekleştiren esnafımızın araçlarının bağlanmaması için UKOME’den acil destek ve düzenleme bekliyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="525" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/0b4eae8f-9eee-49ce-8755-4f5169ac0726.JPG" width="914" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/atsoda-rent-a-car-sektoru-icin-kritik-cagri-faizsiz-kredi-sart</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/017fc9da-1386-4594-844a-919f9359cdd7.JPG" type="image/jpeg" length="24704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Ekonomide işletmelerin en önemli ihtiyacı öngörülebilirlik"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskani-hacisuleyman-ekonomide-isletmelerin-en-onemli-ihtiyaci-ongorulebilirlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskani-hacisuleyman-ekonomide-isletmelerin-en-onemli-ihtiyaci-ongorulebilirlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ekonomide işletmelerin en önemli ihtiyacının belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, enflasyon, sanayide erken sanayisizleşme riski, KOBİ’lerin finansmana erişimi, turizm, COP31 hazırlıkları ve denizlerin korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Hacısüleyman, iş dünyasının en fazla ihtiyaç duyduğu konunun belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi olduğunu söyledi.<br />
<br />
"Enflasyonla mücadelede belirsizlik sürüyor"<br />
Ekonomide en önemli gündem başlıklarından birinin enflasyon olduğunu belirten Hacısüleyman, yıllık enflasyonun yüzde 31,75, üretici fiyat endeksinin ise yüzde 27 seviyesinde olduğunu söyledi. Yıla daha olumlu hedeflerle başlandığını ancak küresel gelişmeler ve bölgedeki savaşların etkisiyle hedeflerin revize edilmek zorunda kalındığını belirten Hacısüleyman, iş dünyası açısından en büyük sorunun belirsizlik olduğunu ifade etti.<br />
Hacısüleyman, "Öngörülebilirliğin güçlendirilmesi, yatırım ve üretim kararlarının sağlıklı alınabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Yedi aylık dönemde Euro yüzde 11,29, dolar ise yüzde 11,93 oranında artarken, aynı dönemde enflasyon yüzde 19,96 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo ihracatçımız açısından önemli bir kur makası oluşturuyor. Döviz geliri elde eden firmalarımız, içeride Türk lirası bazında artan maliyetlerini karşılamakta zorlanıyor. Kur ile maliyetler arasındaki makasın ihracatçımızın rekabet gücünü zayıflatmaması için gerekli adımların atılması gerekiyor" dedi.<br />
<br />
"Sanayide erken sanayisizleşme riski"<br />
Sanayinin gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki payının gerilemesinin önemli bir risk olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, Türkiye’nin erken sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya kalmaması gerektiğini söyledi.<br />
Hacısüleyman, "Güney Kore, Çin, Vietnam ve Tayland gibi ülkelerde sanayinin ekonomideki payı yüzde 20’lerin üzerinde. Sanayide yaşanacak bir gerilemenin telafisi hizmet sektöründeki kadar kolay değil. Fabrikaya, makine ve teçhizata ve uzmanlaşmış iş gücüne ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenle sanayileşme konusunda uzun vadeli ve güçlü politikalar geliştirmeliyiz" diye konuştu.<br />
Küresel gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve değişen ekonomik politikaların işletmelerin planlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Hacısüleyman, birçok işletmenin artık yıllık bütçeler yerine üç aylık dönemler üzerinden planlama yapmak zorunda kaldığını söyledi.<br />
Hacısüleyman, "Ekonomik şartlar kötü olabilir, ancak öngörülebilir olduğunda işletmeler buna göre önlem alabilir. İş dünyasının en fazla ihtiyaç duyduğu konu, belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesidir" dedi.<br />
<br />
"Turizmde sadece ziyaretçi sayısına bakılmamalı"<br />
Antalya turizmine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, kentte turizm hareketliliğinin geçen yılın yaklaşık yüzde 6,5 gerisinde olduğunu belirtti. Turizmin yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, şehrin elde ettiği gelirin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.<br />
Hacısüleyman, "Sayısal olarak hedefleri yakalasak dahi gelir açısından ciddi bir erozyon yaşanabilir. Antalya’nın turizmdeki başarısını sürdürülebilir kılmak için ziyaretçi sayısının yanında kişi başı harcama ve toplam turizm gelirini de temel göstergeler olarak ele almalıyız" dedi.<br />
Konaklama işletmelerine çalışan başına 3 bin 500 TL SGK prim desteği sağlanmasının önemli bir adım olduğunu ifade eden Hacısüleyman, ancak basit konaklama turizm işletme belgesine sahip tesislerin bu desteğin dışında bırakılmasının doğru olmadığını söyledi.<br />
Her iki işletme grubunun da istihdam sağladığını, vergi ödediğini ve aynı maliyetlerle karşı karşıya olduğunu belirten Hacısüleyman, "Aynı şartlarda faaliyet gösteren işletmelerin aynı teşviklerden yararlanabilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda gerekli düzenlemenin bir an önce yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu.<br />
<br />
"COP31 Antalya için bir kıvılcım olmalı"<br />
Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in kent için önemli bir fırsat olduğunu belirten Hacısüleyman, sürecin yalnızca 9-20 Kasım tarihleri arasındaki bir organizasyon olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.<br />
Hacısüleyman, "Sıfır atık, temiz enerji, iklime dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gıda güvenliği, gençlik ve eğitim gibi başlıklar COP31 sonrasında da gündemimizde olmalı. COP31 bizim için yalnızca bir organizasyon değil, Antalya’da kalıcı bir farkındalık ve dönüşüm başlatacak bir kıvılcım olmalı" dedi.<br />
Antalya’nın iç ve dış turizmle birlikte yılda yaklaşık 25-26 milyon kişiyi ağırlayan bir şehir olduğunu belirten Hacısüleyman, su, enerji, atık yönetimi ve doğal kaynakların kullanımı gibi konuların yalnızca belirli sektörleri değil, herkesi ilgilendirdiğini ifade etti.<br />
Bu kapsamda yürütülen "Antalya Kriterleri" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, "Sürdürülebilir turizm konusunda Antalya’dan dünyaya örnek olacak bir model ortaya koymayı hedefliyoruz" diye konuştu.<br />
<br />
"Denizlerimizi korumak hepimizin sorumluluğu"<br />
Antalya’nın en önemli değerlerinden birinin denizler olduğunu belirten Hacısüleyman, denizlerin sürdürülebilir şekilde kullanılabilmesi için öncelikle temiz tutulması gerektiğini söyledi.<br />
Denize ulaşan atıkların önemli bir bölümünün dereler ve akarsular üzerinden taşındığını ifade eden Hacısüleyman, denizlerin korunmasının yalnızca kıyı temizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Hacısüleyman, "Denizlerimizin korunmasını yalnızca kıyı temizliği olarak değil, kaynağından başlayan bütüncül bir çevre yaklaşımı olarak ele almalıyız. Mavi Akdeniz İnisiyatifi’nin de bu anlayışla hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskani-hacisuleyman-ekonomide-isletmelerin-en-onemli-ihtiyaci-ongorulebilirlik</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774990-03.jpg" type="image/jpeg" length="93308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AESOB Başkanı Dere: "Okul sepetini esnafımızdan doldurun"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/aesob-baskani-dere-okul-sepetini-esnafimizdan-doldurun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/aesob-baskani-dere-okul-sepetini-esnafimizdan-doldurun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, okul alışverişi için velilere yerel esnaftan alışveriş yapma çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ANTALYA (İHA) -<br />
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan takvime göre 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk ders zili 14 Eylül Pazartesi günü çalacak. Okulların açılmasına sayılı günler kala eğitim ihtiyaçlarına yönelik alışverişler de hız kazanmaya başladı. Yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde velilere önemli uyarılarda bulunan AESOB Başkanı Adlıhan Dere, özellikle okul ihtiyaçlarına yönelik yapılacak alışverişlerde kaynağı belirsiz ürünler olmaması çağrısı yaptı.<br />
<br />
"Veliye seçme hakkı tanınmalı"<br />
Aile bütçesini etkileyen önemli bir alışveriş dönemine girildiğini belirten Dere, "Velilerimiz okul alışverişlerini bütçelerine uygun şekilde, serbest piyasa durumları yapabilmeli. Belirli bir marka ya da mağazaya yönlendirme ailelerin seçeneklerini daraltıyor, maliyetlerini artırabiliyor. Vatandaşımız fiyat ve kaliteyi karşılaştırabilmeli" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Etiketi okumadan almayın"<br />
Dere, okul alışverişinde yalnızca fiyatın esas alınmaması gerektiğini vurgulayarak, "Ürünün arkasını çevirin, etiketini okuyun. Üretici veya ithalatçı bilgisi var mı, Türkçe uyarılar bulunuyor mu, çocuğun yaş grubuna uygun mu kontrol edin. Çok ucuz görünen bir ürün birkaç hafta içinde yenisini almak zorunda bıraktığında aile bütçesine daha pahalıya mal olabilir" dedi.<br />
AESOB Başkanı Dere, okul alışverişlerinin plansız yapılmasının israfı artırdığına da dikkat çekerek, velilere geçen yıldan kalan kullanılabilir ürünleri değerlendirme çağrısı yaptı. Dere ayrıca Ticaret Bakanlığı tarafından piyasadan toplatılan güvensiz ürünlerin Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden vatandaşların erişimine açıldığını hatırlatarak, ailelerin şüphe duydukları ürünleri sistemi kontrol ederek alabileceklerini belirtti.<br />
<br />
"Alışverişiniz esnafımıza can suyu olsun"<br />
Vatandaşların özellikle mahalle esnafını tercih etmeleri gerektiğini dile getiren Dere, şöyle devam etti:<br />
"Evlatlarımızı kantinci esnafımıza teslim ediyoruz. Esnafımız her daim denetlenen, belirli kuralları ve çalışma disiplini olan kantinci üyelerimizdir. Kantincilerimiz, meslek odalarımıza kayıtlı esnafımızdır. Aynı şekilde diğer tüm ihtiyaçlarımızı karşılarken de mahalle esnafımızı tercih etmek güvenli ve bilinçli alışveriş yapmamızı sağlar. Meslek odalarımıza kayıtlı esnafımız adresi, iş yeri ve mesleki sorumluluğuyla vatandaşımıza güven verirken, merdiven altı, etiketsiz ve kaynağı belirsiz ürünlerden kaynaklanabilecek mağduriyetlere karşı da önemli bir güvence oluşturur. Yerel esnaftan yapılan her alışveriş şehrimizin ekonomisine geri döner. Odalarımıza kayıtlı, güvenilir esnafımızdan alışveriş yapalım. Hem çocuklarımızın sağlığını hem aile bütçemizi hem de Antalya'mızın esnafını koruyalım."<br />
Dere, "Evlatlarımızın sağlıklı, güvenli ve başarılı bir eğitim dönemi geçirmesini diliyorum. Büyük fedakarlıklarla çocuklarını geleceğe hazırlayan velilerimize kolaylıklar, öğretmenlerimize başarılar diliyorum. 2026-2027 eğitim öğretim yılı öğrencilerimize, öğretmenlerimize, ailelerimize, eğitim camiamıza, esnaf ve sanatkarlarımıza, ülkemize hayırlı olsun. Esnafımızın bereketi, çocuklarımızın neşesi bol olsun" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/aesob-baskani-dere-okul-sepetini-esnafimizdan-doldurun</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w770975-01.jpg" type="image/jpeg" length="13533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Turizmin başkenti ağustosta nitelikli tesislerde yüzde 95 doluluğa ulaştı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/turizmin-baskenti-agustosta-nitelikli-tesislerde-yuzde-95-doluluga-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/turizmin-baskenti-agustosta-nitelikli-tesislerde-yuzde-95-doluluga-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da 1 Ağustos’ta 103 bin 200 yabancı ziyaretçiyle 2026 yılının günlük giriş rekoru kırılırken, ağustos ayında özellikle nitelikli tesislerde doluluk oranları yüzde 90-95’in üzerine çıktı. POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, "Temmuzdan itibaren ciddi bir toparlanma görüyoruz. Önemli olan sadece bu yılı kurtarmak değil, 2027 satışlarına girerken ana pazarlarımızdaki rekabet gücümüzü yeniden güçlendirmektir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Begüm Aksoy<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan, sahip olduğu konaklama kapasitesi ve sunduğu turizm çeşitliliğiyle öne çıkan Antalya’da yılın en yoğun dönemi yaşanıyor. Kent, ocak-temmuz döneminde 8 milyon 359 bin yabancı ziyaretçiyi ağırlarken, 1 Ağustos’ta 103 bin 200 yabancı ziyaretçiyle 2026 yılının günlük giriş rekoruna ulaştı. Ağustos ayında özellikle nitelikli tesislerde doluluk oranları yüzde 90-95’in üzerine çıktı.<br />
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, Antalya’nın ocak-temmuz dönemindeki yabancı ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı döneminin yaklaşık yüzde 7 gerisinde kaldığını, temmuz ayından itibaren ise toparlanma yaşandığını söyledi.<br />
<br />
"Yüksek doluluk ilk aylardaki kaybı ortadan kaldırmıyor"<br />
Günlük giriş rekoru ve ağustos ayındaki dolulukların turizm sezonundaki hareketliliğin önemli göstergeleri olduğunu belirten Saatçioğlu, "Antalya, ocak-temmuz döneminde 8 milyon 359 bin yabancı ziyaretçiye ulaştı ancak bu rakam geçen yılın yaklaşık yüzde 7 gerisinde. Buna karşılık temmuzdan itibaren ciddi bir toparlanma görüyoruz. 1 Ağustos’ta 103 bin 200 yabancı ziyaretçiyle 2026 yılının günlük giriş rekorunun kırılması da bunun önemli bir göstergesi. Ağustos ayında özellikle nitelikli tesislerde yüzde 90-95’in üzerinde doluluklar görülüyor. Dolayısıyla bugün Antalya’da ‘turist gelmiyor’ demek doğru değil. Ancak rekor bir gün veya yüksek ağustos doluluğu, sezonun ilk aylarında yaşanan kaybı da ortadan kaldırmıyor. Bizim açımızdan asıl mesele artık sadece otelin dolması değil, hangi fiyatla dolduğu ve sezon sonunda ne kadar kârlılık oluşturabildiğidir" dedi.<br />
<br />
İngiltere pazarında yüzde 12 gerileme<br />
Antalya’nın ana turizm pazarlarındaki gerilemeye değinen Saatçioğlu, yılın ilk 7 ayında Rusya pazarının yaklaşık yüzde 2,4, Almanya’nın yüzde 6, İngiltere’nin ise yüzde 12 geçen yılın gerisinde kaldığını bildirdi. Temmuz ayında Rusya pazarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artış yaşandığını aktaran Saatçioğlu, bu verinin toparlanmanın başladığını gösterdiğini ifade etti.<br />
Talepteki gerilemenin birden fazla nedeni bulunduğunu söyleyen Saatçioğlu, "Jeopolitik gelişmeler, Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi, Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler, kaynak pazarlardaki ekonomik belirsizlik ve tatil bütçelerindeki hassasiyet talebi etkiliyor. Döviz kurlarının hala olması gereken seviyede bulunmaması, fiyat politikamızda elimizi kolumuzu bağlıyor. Giderlerimizin Türk lirası olması, enflasyona maruz kalmaya devam etmesi ve döviz kurlarıyla paralel gitmemesi bizim için en büyük sorun" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"İlk aylardaki kaybın tamamen kapanacağını söylemek için erken"<br />
Ağustos ayının güçlü geçtiğini ve eylül ayına ilişkin rezervasyonların olumlu göründüğünü belirten Saatçioğlu, yıl sonuna doğru geçen yılla aradaki farkın daralmasını beklediklerini kaydetti. Saatçioğlu, "Ancak ilk aylardaki kaybın tamamen kapanacağını bugünden söylemek için erken. Önemli olan sadece bu yılı kurtarmak değil, 2027 satışlarına girerken ana pazarlarımızdaki rekabet gücümüzü yeniden güçlendirmektir" dedi.<br />
<br />
"Sektörün asıl problemi maliyet-kur-gelir dengesi"<br />
Turist sayısından daha önemli problemin maliyet-kur-gelir dengesi olduğunu vurgulayan Saatçioğlu, personel, gıda, enerji, lojman, servis ve diğer işletme giderlerinin hızla arttığını söyledi. Döviz gelirlerindeki artışın maliyetlerdeki yükselişi aynı oranda karşılamadığını aktaran Saatçioğlu, bu durumun sektörde en fazla konuşulan konular arasında bulunduğunu belirtti. Rezervasyonların son dakikaya kalmasının otellerin gelir yönetimini de zorlaştırdığına dikkati çeken Saatçioğlu, "Otelci önünü daha kısa süre görebiliyor, boş kalan kapasiteyi doldurabilmek için dönemsel kampanya ve indirim baskısıyla karşılaşabiliyor. Bu da doluluğu yükseltirken ortalama oda fiyatını ve kârlılığı aşağı çekebiliyor" diye konuştu.<br />
<br />
"Hedefimiz ucuz olmak değil"<br />
Antalya’nın fiyat-performans avantajının hâlâ güçlü olduğunu ancak her pazarda "en ucuz destinasyon" olmadığını kabul etmek gerektiğini ifade eden Saatçioğlu, güncel Alman satış verilerinde Antalya’nın bazı Yunan adaları ve Mallorca’dan daha rekabetçi göründüğünü, Mısır’ın ise daha düşük fiyat sunabildiğini söyledi. Türkiye’nin yeniden "ucuz destinasyon" olmaya çalışmasını doğru bulmadığını dile getiren Saatçioğlu, "Hedefimiz ucuz olmak değil, ödediği paranın karşılığında misafire rakiplerimizden daha fazla değer sunmak olmalı" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Mikroplastik destinasyonun geleceğiyle ilgili bir turizm meselesi"<br />
Antalya kıyılarında gündeme gelen mikroplastik ve deniz kirliliğiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Saatçioğlu, konunun şu aşamada kent genelindeki rezervasyon davranışlarını etkileyen yaygın bir turist endişesine dönüştüğüne ilişkin veri bulunmadığını söyledi. Rusya Tur Operatörleri Birliğinin aktardığı bilgilere göre Alanya bölgesinde Rus turistlerden denizin veya otel plajlarının temizliği konusunda tur operatörlerine ulaşan yaygın bir şikâyetin bulunmadığını belirten Saatçioğlu, şöyle konuştu: "Ancak bu, konuyu küçümsememiz gerektiği anlamına kesinlikle gelmiyor. Deniz, Antalya turizminin en önemli sermayelerinden biridir. Dolayısıyla mikroplastik ve deniz kirliliğini yalnızca çevre sorunu değil, doğrudan destinasyonun geleceğiyle ilgili bir turizm meselesi olarak görmeliyiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="3072" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w769676-03.jpg" width="4608" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/turizmin-baskenti-agustosta-nitelikli-tesislerde-yuzde-95-doluluga-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w769676-04.jpg" type="image/jpeg" length="26937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Susuz bölgede 500 kayısı ağacı yetiştirip 4 ton verim aldı, proje Türkiye birinciliği getirdi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/susuz-bolgede-500-kayisi-agaci-yetistirip-4-ton-verim-aldi-proje-turkiye-birinciligi-getirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/susuz-bolgede-500-kayisi-agaci-yetistirip-4-ton-verim-aldi-proje-turkiye-birinciligi-getirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde su kaynağının bulunmadığı kırsal bir yaylada, leonardit gübrenin su tutma özelliğinden yararlanılarak susuz tarım modeliyle 500 kayısı ağacıyla başlatılan çalışma, ilk meyvelerini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halil Ulubey<br />
KAHRAMANMARAŞ (İHA) -  Bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmalarını 17 yaşındaki Robert Lisesi öğrencisinin geliştirdiği proje, iklim değişikliği alanında katıldığı yarışmalarda önemli dereceler elde etti. Proje, Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Proje Yarışması’nda Türkiye birincisi olurken, Amerika’da düzenlenen yarışmada ise 950 proje arasında gümüş derece kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesi Yalıntaş Mahallesi’nde yaşayan Bahçivan ailesi kayısı yetiştiriciliği üzerine çalışma gerçekleştirildi. Ailenin kızı 17 yaşındaki Robert Lisesi öğrencisi Ayşe Umay Bahçıvan, bir proje kapsamında 2 bin rakımda sulama ihtiyacı olmadan Malatya kayısısı üretimi ile ilgili araştırmalar yaptı. Termik santralden elde edilen leonardit gübre kullanılarak toprağın ve ağaçların su ihtiyacına yönelik uygulamalar geliştirildi. İlk etapta 500 kayısı ağacıyla 5 yıl önce başlatılan çalışmada, ağaçların gelişmesiyle birlikte bölgede kayısı hasadı yapılmaya başlandı.</p>

<p><br />
Kırsal alanda su imkanının bulunmaması nedeniyle projede susuz tarım konusu ön plana çıkarıldı. Kayısı ağaçlarının yetiştirilmesi sürecinde leonardit gübreden yararlanılırken, çalışma iklim değişikliği ve tarımda su kullanımının azaltılması üzerine geliştirilen proje kapsamında yürütüldü.</p>

<p><br />
Yaklaşık 70 yıldır boş duran arazide, 500 ağaçla başlanılan çalışma çerçevesinde zaman içerisinde meyve veren ağaçların bulunduğu bir alana dönüştü. Proje fikir sürecinde aile üyeleri görev dağılımı yaparak proje planını oluşturdu. Anne ve babasının yanı sıra amcası ve dedesi de çalışmalara destek verdi. Ailenin desteğiyle kırsal alandaki uygulama sürdürülürken, arazinin diğer miras sahipleri de projeye katılarak mevcut 10 bin ağaçlık kapasiteye ulaşıldı.</p>

<p><img height="3024" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w768956-07.jpg" width="4032" /><br />
'Amerika'da 950 proje arasında gümüş derece'<br />
Ayşe Umay Bahçıvan’ın yurtiçi ve yurtdışı üniversitelerden aldığı staj ve araştırma destekleriyle proje akademik makale haline getirildi ve zaman içerisinde ulusal ve uluslararası yarışmalara taşındı. Proje, Amerika Birleşik Devletleri’nde Terra Science tarafından düzenlenen iklim ve çevre odaklı yarışmaya katıldı. Yaklaşık 950 projenin yer aldığı yarışmada proje gümüş derece elde etti.</p>

<p><br />
Proje, Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Proje Yarışmasında Türkiye birincisi oldu. Proje ekibi, 30 Eylül’de Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST etkinliğine katılacak. Proje İngiltere’de benzer konseptli bir yarışmada bronz madalya aldı. Kasım ayında Hong Kong’da ekonomi odaklı yarışmada ise bu sefer girişimcilik projesi olarak finalde yarışacak.<br />
Ayşe Umay Bahçivan, geçmiş yıllarda bölgeye kayısı ağacı ektiklerini hiç meyve vermeyince ellerindeki boş arazilerde bir deneme çalışması yaptıklarını belirterek, "Burada 500 fidanla susuz tarımla üretime başladık ve su kaynakları ağaçların verimine uygun değil. Eğer kullanılacak olsa sudaki tuz miktarı toprağı daha kötü duruma girdirebiliyor. Leonardit adlı biz gübre kullanıyoruz. Toprağın içine karıştırıldığı zaman toprağın su tutma kapasitesi artıyor. Etraftaki nem daha kolay emiliyor. Sabah saatlerinde bu nem kullandığımız leonardit sayesinde daha iyi kullanılıyor. Bu yıl hasadımızı yaptık. Yaklaşık 4 ton yaş meyvemiz oldu ve bu da yaklaşık 1 ton gibi kuru meyveye denk geliyor. Burada kurutma sistemleri kurmak istiyoruz ve Avrupa Birliği pazarına daha kimyasalı azalmış kurumuş kayısı satmak istiyoruz. Avrupa'nın yanı sıra uzak doğuya da açılma planlarımız da var. Burası 1950 rakımda ve burada daha önce böyle bir kayısı üretimi yapılmamış. Pes etmemek ve araştırma yapmak gerekiyor. Bu sayede büyük çaplı projeye dönüşebiliyor. Biz burada 500 ağaçla başladık ve şuanda 10 bin ağaçlı 4-5 ailenin de katıldığı devasa bir proje var" dedi.</p>

<p><br />
"Önümüzdeki yıl daha fazla verim bekliyoruz"<br />
Umay'ın babası Mehmet Bahçivan ise, arazinin dedelerinden kalan yüksek rakımlı yer olduğunu belirterek, "Buraların bir şekilde değerlendirme fikri canlandı. Coğrafyanın kayısıya uygun olması sonrası projelendirdik ve ilk mahsulümüzü bu yıl aldık. Kayısı araştırma enstitüsünde analize gönderdik. Kızım da projeyi daha da geliştirerek daha ileriye taşımayı planlıyoruz. Hem sosyal proje, hem de katma değer anlamında güzel bir proje olduğunu düşünüyorum. Bu yıl 250 kasa kadar verim aldık. 4 ton civar yaş meyve var ama önümüzdeki yıl daha fazla verim bekliyoruz. Malatya kayısısı genelde sofraya inmiyor bu kaliteli ürünler daha çok Avrupa ve Amerika pazarına gidiyor. İleriki dönemlerde belki kendi kooperatifimizi kurup direk bu pazarlara ihraç etme durumumuz da oluşabilir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, EKONOMİ, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/susuz-bolgede-500-kayisi-agaci-yetistirip-4-ton-verim-aldi-proje-turkiye-birinciligi-getirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/k-a-y-i-s-i.jpg" type="image/jpeg" length="99112"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hobi olarak dikiş kursuna başvurdu, kendi markasını kurdu]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/hobi-olarak-dikis-kursuna-basvurdu-kendi-markasini-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/hobi-olarak-dikis-kursuna-basvurdu-kendi-markasini-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi Atatürk Sanat Eğitim Merkezi (ATASEM), hobi ve meslek sahibi olmak isteyenlerin yoğun ilgisin görmeye devam ediyor. Aksu ATASEM Dikiş Kursu'nda eğitim alan iki ev hanımı, kurs sayesinde hem yeni bir meslek öğrendi hem de hayallerini gerçeğe dönüştürdü. İki çocuk annesi Sıdıka Aytar kendi markasını kurarak internet üzerinden satış yapmaya başlarken, Senem Yılmaz ise kendi kıyafetlerini dikerek üretmenin mutluluğunu yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fatma Nisa Yorluk<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin ATASEM kursları, her yaştan vatandaşa ücretsiz eğitim imkânı sunarken özellikle kadınların üretime katılmasına önemli katkı sağlıyor. Meslek edinmenin yanı sıra sosyal hayata katılımı artıran kurslar, birçok kadının ekonomik olarak güçlenmesine de destek oluyor. Aksu ATASEM'de eğitim alan Sıdıka Aytar ve Senem Yılmaz'ın hikâyesi de bunun en somut örneklerinden biri. Birisi kendi markasını kurarak internet üzerinden satış yapıyor, diğeri ise gelecekte kendi tasarımlarını satabilmek için her gün kendini geliştirmeye devam ediyor.<br />
<br />
Hobi olarak başladı kendi markasını kurdu<br />
30 yaşındaki iki çocuk annesi Sıdıka Aytar, sosyal medyada gördüğü paylaşımlar sayesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin ATASEM kurslarından haberdar oldu. Kendisine bir hobi edinmek amacıyla başvurduğu kurs, zamanla hayatını değiştiren bir yolculuğa dönüştü. Aksu ATASEM'de eğitim alan Aytar, ilk olarak Giyim Üretiminde Temel İşlemler Eğitimi'ni tamamladı. Daha sonra Giyim Tadilatçılığı Eğitimi'ne devam ederek bilgisini geliştirdi.<br />
<br />
Aile bütçesine katkı sağlıyor<br />
Haftada üç gün düzenli olarak kursa katılan Aytar, "Kurs beni çok geliştirdi. Şu anda evde hem çocuklarımla ilgileniyorum hem de makyaj çantaları dikmeye başladım. Etrafımdakilerden olumlu dönüşler alınca bunu işe dönüştürmeye karar verdim" dedi. Kızının adını verdiği "Duru Atelier" markasını oluşturan Aytar, el emeği makyaj çantalarını sosyal medya üzerinden satışa sunmaya başladı. Bugün hem aile bütçesine katkı sağlayan hem de yaptığı işten büyük mutluluk duyan Sıdıka Aytar, ATASEM sayesinde kendi işinin sahibi olduğunu belirterek Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür etti.<br />
<br />
Hayalini kurduğu kıyafetleri artık kendi dikiyor<br />
26 yaşındaki üniversite mezunu Senem Yılmaz'ın ATASEM yolculuğu ise çocukluk hayaliyle başladı. Moda tasarımına ilgi duyan Yılmaz, küçük yaşlardan beri beğendiği kıyafetleri kendisinin dikmek istediğini söyledi. Kardeşinin istediği kıyafetleri mağazalarda bulamayınca bu hayalini gerçekleştirmek için harekete geçti. Aksu ATASEM Dikiş Teknikleri Kursu'na devam eden Yılmaz, ücretsiz olarak sunulan eğitimlerden yararlanarak kalıp hazırlamadan ölçü almaya, prova yapmaktan kaban dikimine kadar birçok farklı teknik öğrendi. Aldığı eğitimden büyük mutluluk duyduğunu belirten Yılmaz, "Ben şu an günlük giyebileceğim kıyafetler üzerine yöneldim. Yaptıklarımı kardeşime, eşime, dostuma hediye ediyorum. Biraz daha ilerledikten sonra bunları satışa sunmayı düşünüyorum" diyerek Büyükşehir Belediyesi'ne minnettar olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, EĞİTİM, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/hobi-olarak-dikis-kursuna-basvurdu-kendi-markasini-kurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/e-r-e-e-e-e-e-e.jpg" type="image/jpeg" length="18053"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AESOB Başkanı Adlıhan Dere: "Dijital vitrin artık şart"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/aesob-baskani-adlihan-dere-dijital-vitrin-artik-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/aesob-baskani-adlihan-dere-dijital-vitrin-artik-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AESOB Başkanı Adlıhan Dere, değişen tüketici alışkanlıklarına dikkati çekerek dijitalleşmenin esnaf ve sanatkarlar için sunduğu fırsatları vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, değişen tüketici alışkanlıklarıyla birlikte dijitalleşmenin ticaret hayatında her geçen gün daha fazla önem kazandığını dile getirerek müşterilerin artık dükkana gelmeden önce esnaf ve sanatkarları internette ziyaret ettiğine vurgu yaptı. Müşterilerin işletmeleri internet üzerinden araştırıp yorumlara göre karar verdiğini, konum bilgisine ulaştığını ve dijital kanallar üzerinden iletişim kurmayı tercih ettiğini ifade eden Başkan Dere, dijitalleşmenin esnaf için önemli bir rekabet avantajı sunduğunu söyledi.<br />
<br />
"Dijitalleşme ticaretin yeni dili"<br />
Teknolojinin ticaret alışkanlıklarını değiştirdiğini belirten Başkan Adlıhan Dere, "Müşteri artık dükkana gelmeden önce sizi internette ziyaret ediyor. Vatandaşlarımız bir işletmeye gitmeden önce internetten konumuna bakıyor, yorumlarını inceliyor, çalışma saatlerini kontrol ediyor, çoğu zaman sosyal medya hesaplarına göz atıyor. QR menülerden temassız ödemeye, online siparişten WhatsApp iletişimine kadar birçok uygulama günlük hayatın bir parçası haline geldi. Dijitalleşme artık tercih değil, ticaretin yeni gerçeği haline geldi" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Dijitalde görünür olan kazanıyor"<br />
Dijital platformların yerel esnaf için önemli fırsatlar sunduğunu aktaran Başkan Dere, "Google Haritalar'da doğru bilgilerin yer alması, sosyal medya hesaplarının aktif kullanılması, dijital ödeme sistemleri ve online iletişim kanallarının etkin şekilde değerlendirilmesi esnafımızın müşteriye daha kolay ulaşmasını sağlıyor. Dijital dünyada görünür olan işletmeler rekabette bir adım öne çıkıyor. Bu dönüşüm, büyük işletmeler kadar mahalle esnafımız için de önemli fırsatlar barındırıyor" diye konuştu.<br />
<br />
"Teknoloji esnafın en büyük destekçisi"<br />
AESOB Başkanı Dere, dijitalleşmenin esnafın yerini almak için değil, işini kolaylaştırmak için kullanılması gerektiğinin altını çizerek, "Teknoloji esnafın rakibi olmak yerine en büyük destekçisi olmalı. Hiçbir teknoloji esnafımızın samimiyetinin, güler yüzünün ve güven veren hizmet anlayışının yerini tutamaz. Ancak doğru kullanıldığında işimizi kolaylaştırır, müşterimize daha hızlı ulaşmamızı sağlar ve rekabet gücümüzü artırır. Geleneksel esnaf kültürümüzü korurken teknolojinin sunduğu imkanlardan da en iyi şekilde yararlanmalıyız" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/aesob-baskani-adlihan-dere-dijital-vitrin-artik-sart</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/dere.jpg" type="image/jpeg" length="68239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evin çatısında tohumla başlayan yolculuk, tropikal meyve müzesine dönüştü]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaşayan Şevkiye Durgun'un 10 yıl önce evinin çatısında tohumdan fidan yetiştirerek başladığı üretim yolculuğu, yüzü aşkın çeşidin bulunduğu tropikal meyve müzesine dönüştü. 3 dönümlük kapalı alanda organik üretim yapan Durgun, yetiştirdiği meyveleri gastronomiyle buluşturarak ziyaretçilerine meyve tabağından dondurmaya, bitki çayından meyve suyuna kadar farklı lezzetler sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Arif Kaplan<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Manavgat'ın Beşkonak bölgesinde dünyaya gelen Şevkiye Durgun, 10 yıl önce çocuklarıyla birlikte üretim yapmak amacıyla çıktığı yolda tropikal meyve yetiştiriciliğine yöneldi. Evinin çatısında tohumdan fidan yetiştirmeye başlayan Durgun, çalışmalarını daha sonra Yukarı Işıklar Mahallesi'ndeki kendisine ait 6 dönümlük alana taşıdı. Alanın 3 dönümlük kapalı bölümünde yüzü aşkın tropikal meyve çeşidini organik yöntemlerle yetiştiren Durgun, dış alanda ise kafe ve restoranın yanı sıra bungalov evler, havuz, masaj ve sauna bölümleri oluşturdu.<br />
İş yerine gelen ziyaretçiler, kapalı üretim alanını gezerek tropikal meyveleri görme ve farklı şekillerde tatma imkanı buluyor. Yetiştirilen ürünler meyve tabağı, meyve suyu, dondurma, tatlı, salata ve bitki çayı olarak ziyaretçilere sunuluyor.<br />
<br />
"Bir şeyler üretmek bana çok iyi geliyordu"<br />
Bir kadın olarak üretime katılmak ve kendisine terapi olacak bir uğraş edinmek amacıyla yola çıktığını belirten Şevkiye Durgun, "Bir kadın olarak kendime terapi gibi olsun, bir şeyler üreteyim diye yola çıktım. Terasımda tohumdan fidanlar yetiştirmeye başladım. Uğraşmak, bir şeyler üretmek bana çok iyi geliyordu. Sonra bunu buraya taşımış oldum. Kendimize ait 6 dönüm alanın 3 dönümünde, kapalı alanda organik olarak tropikal meyveler yetiştiriyorum. Dış alanda da kafe ve restoran oluşturdum. Bungalov evler, havuz, masaj ve sauna var" dedi.<br />
Ürettiği tropikal meyveleri farklı lezzetlere dönüştürdüğünü anlatan Durgun, "Burada ürettiğim ürünleri müşterilerimize dış alandaki kafe ve restoran olarak kullandığımız bölümde değişik lezzetler halinde sunuyorum. Bu meyveler anavatanında mutfakta nasıl kullanılıyorsa ben de burada aynı şekilde kullanmaya gayret gösteriyorum. Kendim deniyorum, eğer beğenirsem menüme katıyorum. Bu şekilde sunum yapıyorum" diye konuştu.<br />
<br />
"Burası tropikal bir ağaç müzesi gibi oldu"<br />
Üretim alanının zamanla bir müzeye dönüştüğünü ifade eden Durgun, "Burası gerçekten tropikal bir ağaç müzesi gibi oldu. Gelen misafirler gezebilir, oturup meyve tabağı, meyve suyu ve dondurma olarak tadabilirler. Ben buradaki tüm meyveleri en iyi şekilde değerlendirdiğime inanıyorum, firmamın ismi çocuklarımın baş harflerinden oluşuyor. Bu açıdan da benim için ayrı bir anlamı var" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img class="" height="900" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w765066-07.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<br />
"Ben hayallerimi gerçekleştirmenin gururunu yaşıyorum"<br />
Tropikal meyvelerden çeşitli ürünler hazırladığını dile getiren Durgun, "Çeşitli salatalar, tropikal meyve tabakları, tropikal meyve suları, dondurmalar ve tatlıların yanı sıra masaj salonumuzda kullanılan tüm yağları kendim soğuk sıkım yöntemiyle üretiyorum. Şu ana kadar gelen misafirlerimiz hep memnun ayrıldı. Çok sayıda sürekli gelen misafirimiz var. Ben hayallerimi gerçekleştirmenin gururunu yaşıyorum" diye konuştu.<br />
<br />
Yüzü aşkın tropikal meyve çeşidi bulunuyor<br />
Tropikal Meyve Müzesi'nde liçi, rambusan, longan, atemoya, graviola, canistal, yıldız meyvesi, demirhindi, papaya, kapodilla, marila tamaris, jambu, Tayland kestanesi, dondurma meyvesi, katüle, sapodilla, limonlu muz ve kırmızı muzun da aralarında bulunduğu yüzü aşkın tropikal meyve çeşidi yetiştiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/evin-catisinda-tohumla-baslayan-yolculuk-tropikal-meyve-muzesine-donustu</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w765066-01.jpg" type="image/jpeg" length="72650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ALTSO Başkanı Erdem: ‘'EİDS düzenlemesiyle emlak ilanlarının sosyal medyada paylaşımının önü açıldı'']]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/altso-baskani-erdem-eids-duzenlemesiyle-emlak-ilanlarinin-sosyal-medyada-paylasiminin-onu-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/altso-baskani-erdem-eids-duzenlemesiyle-emlak-ilanlarinin-sosyal-medyada-paylasiminin-onu-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
ANTALYA (İHA) - Ticaret Bakanlığı'nın EİDS uygulamasına yönelik düzenlemesi, emlak sektöründe memnuniyetle karşılandı. Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, sosyal medya platformlarında doğrulanmış emlak ilanlarının paylaşılmasının önünü açan düzenleme için "Bir talebimiz daha karşılık buldu" dedi.<br />
ALTSO Başkanı Eray Erdem, Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) uygulaması kapsamında emlak sektörünün yaşadığı sosyal medya kaynaklı belirsizliklerin giderilmesi amacıyla Ticaret Bakanlığı'na yaptıkları başvurunun olumlu sonuçlandığını açıkladı. EİDS uygulamasının hayata geçirilmesinin ardından sosyal medya platformlarında emlak ilanlarının paylaşılması konusunda sektörde çeşitli belirsizlikler yaşandığını belirten Erdem, sektör temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda konuyu ilgili mercilere taşıdıklarını ifade etti. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan son düzenlemeyle EİDS üzerinden doğrulaması yapılmış taşınmaz ilanlarının ilanla uyumlu fotoğraflar ve belirlenen kurallar çerçevesinde sosyal medya platformlarında paylaşılmasının önünün açıldığını belirten Erdem, düzenlemenin Alanya emlak sektörünün talebi açısından önemli bir gelişme olduğunu kaydetti.<br />
<br />
"Bir talebimiz daha karşılık buldu"<br />
Erdem yaptığı açıklamada, "EİDS uygulamasıyla birlikte emlak sektörümüzün en önemli tanıtım kanallarından olan sosyal medya platformlarında ilan paylaşımı konusunda ciddi belirsizlikler yaşanıyordu. Sektör temsilcilerimizden gelen talepler doğrultusunda, doğrulanmış emlak ilanlarının sosyal medya üzerinden tanıtılabilmesi konusunda gerekli düzenlemenin yapılması gerektiğini ilgili mercilere iletmiştik. Bu talebimizin Ticaret Bakanlığımız tarafından olumlu karşılandığını müjdelemek isterim. Bir talebimiz daha karşılık buldu" dedi.<br />
<br />
"Sorunları Ankara'ya taşıyoruz"<br />
Sektörlerin yaşadığı sorunları ilgili kurumlara iletmeye ve çözüm sonuçlanıncaya kadar takip etmeye devam edeceklerini belirten Erdem, "Bizim anlayışımız net: Sektörümüzün sorununu dinlemek, Ankara'ya taşımak ve çözüm sonuçlanıncaya kadar takip etmek. Bugün geldiğimiz noktada bir kez daha görüyoruz ki; iş insanları ile birlikte hareket edince geçmişte olduğu gibi bugün de sorunları aşabiliyoruz. Bu birliktelik başarının anahtarı oluyor" ifadelerini kullandı.<br />
Erdem, düzenlemenin hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür ederek, "Taleplerimize olumlu yanıt vererek sektörün beklentilerinin karşılanmasındaki emekleri nedeniyle başta Ticaret Bakanımız Ömer Bolat olmak üzere Dışişleri eski Bakanımız ve Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu ile emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Alanya iş dünyasının sesi olmaya, sektörlerimizin önünü açacak çözüm önerilerini ilgili mercilere taşımaya devam edeceğiz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, EKONOMİ, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/altso-baskani-erdem-eids-duzenlemesiyle-emlak-ilanlarinin-sosyal-medyada-paylasiminin-onu-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w764794-01.jpg" type="image/jpeg" length="78857"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Memur ve emekli 3600 ek gösterge kararını bekliyor"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/memur-ve-emekli-3600-ek-gosterge-kararini-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/memur-ve-emekli-3600-ek-gosterge-kararini-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, 1. dereceye yükselmiş memurların da 3600 ek göstergeden faydalanması yönündeki kararın uzun süredir beklendiğini belirterek, yeni düzenleme yürürlüğe girdiğinde 500 binden fazla memurun bundan istifade edeceğini aktardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatı ile 5 milyon 300 bin kişiyi kapsayacak şekilde yeniden düzenlenen 3600 ek gösterge ile ilgili memur ve memur emeklisinin beklenti içinde olduğunu söyledi. Miran, "Önceki düzenlemede adaletin sağlanması için 3600 ek göstergede 1. dereceye yükselmiş memuru kapsaması gerekir diyerek şerh koymuştuk. 8. Dönem Toplu Sözleşme'de de talep edilen bu düzenleme, emekli olanların maaşlarında iyileştirme, emekli olacakların da emekli ikramiyelerinde artış demektir. Siyasi iktidardan beklentimiz açık ve nettir. Çalışanın 'nasıl emekli olacağım', emeklinin ise 'nasıl ayakta duracağım' sorularına cevap, sorunlarına çözüm üretecek kanun teklifinin getirilmesi ve mağduriyetlerin bitirilmesidir" diye konuştu.<br />
Memur konfederasyonlarıyla yapılacak çalışmaların tamamlanmasının ardından Meclis'e sunulması beklenen düzenlemenin önceki yasada kapsam dışında kalan memur, şef, tekniker, veri hazırlama kontrol işletmeni ve diğer birinci dereceye ulaşan tüm kamu görevlilerini kapsayacağı bildirildi. 3600 ek gösterge düzenlemesinden 500 binden fazla memurun faydalanacağı, düzenlemenin hayata geçmesiyle emekli memurların aylıklarında artış sağlanacağı ve ek göstergeyle birlikte emekli ikramiyelerinde de yükselme olacağı, böylece emekli maaşlarının önemli ölçüde iyileşeceği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/memur-ve-emekli-3600-ek-gosterge-kararini-bekliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w764081-01.jpg" type="image/jpeg" length="70014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hava kararınca nüfusunun 100 katını ağırlıyor]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/hava-kararinca-nufusunun-100-katini-agirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/hava-kararinca-nufusunun-100-katini-agirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milattan önce 4. Yüzyıla dayanan tarihi ile Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ev sahipliği yapan Antalya'nın turizm merkezi Kaleiçi'nin yaklaşık 500 kişi olan nüfusu özellikle yaz ayları ve turizm döneminde havanın kararması ile birlikte 100 katına çıkıyor. Gündüz saatlerinde sokakları boş olan Kaleiçi havanın kararması ile birlikte ayrı bir çehreye bürünürken, günlük 30 ile 40 bin civarında yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Bozca - İbrahim Sönmez<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya'nın kalbi olarak tabir edilen ve milattan önce 4'üncü yüzyıl sonunda başlayan tarihi geçmişinde, milattan önce 2'nci yüzyıl ortalarında Bergama Kralı Attalos tarafından bir liman kentine dönüştürülen tarihi Kaleiçi bölgesi binlerce yıl boyunca Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ev sahipliği yaptı. İki bin yılı aşkın bir tarihi olan yerleşim merkezi Antalya'nın köklü tarihini gözler önüne sererken tarihi yapıları, Rum, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan evleri, begonvil kokan dar sokaklarıyla yılın her dönemi bir açık hava müzesi gibi ziyaretçilerini ağırlıyor.<br />
<br />
Gündüzü ayrı, gecesi ayrı<br />
Selçuk, Kılınçarslan, Barbaros ve Tuzcular olmak üzere 4 ana mahalleden oluşan Antalya'nın turizm merkezi Kaleiçi'nin kayıtlı nüfus sayısı 500-600 arasında olan nüfusu özellikle yaz ayları ve turizm döneminde havanın kararması ile birlikte 100 katına çıkıyor. Eğlence ve konaklama mekanlarının yoğun olduğu Kaleiçi'nde gündüzleri sokaklar boş kalırken, nüfus akşam saatlerinde ise 40 bini geçiyor. Gündüz saatlerinde sahil bantlarını tercih eden tatilciler ve yerleşik vatandaşlar, akşam olduğunda ise soluğu Kaleiçi bölgesinde alıyor. Kaleiçi'nde hareketlilik ve yoğunluk gece 04.00'a kadar sürüyor<br />
Özellikle eğlence, yeme içme ve tarihi doku eşliğinde yürüyüş yapma fırsatı sunan Kaleiçi, akşam apayrı ayrı bir kimliğe bürünüyor. Kaleiçi'nde özellikle yaz aylarında akşam saat 20.00'da başlayan hareketlilik, ilerleyen saatlerde daha da artarak gece 04.00'e kadar devam ediyor. Kaleiçi'nin yaşayan bir şehir olduğunu belirten Antalya Otelciler Pansiyoncular Birliği (ANTOB) Başkanı Alp Özel, "Kaleiçi'nde yaşıyorum, Kaleiçi'nde yerleşik yaşayan 500 kişiden birisi de ben oluyorum. Toplamda yerleşik nüfusun yüz katına kadar çıkan bir nüfus buraya geliyor. Bir insan sirkülasyonu oluyor burada, bu esasında çok esnaf ve işletmeler için çok iyi bir şey. Burada yaşayan bizler içinde lojistik başka olmak üzere bazı sorunlar yaşıyoruz. Ama çözümü genelde gündüzden halletmiş oluyoruz. Burada yaşamanın hem iyi bir yönleri var hem kötü yönleri var" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="2239" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w763191-01.jpg" width="3768" /><br />
<br />
Akşamları nüfusu 100 katına çıkıyor<br />
Kaleiçi'nde gün boyu yaşanan bir insan sirkülasyonu olduğunu belirten Özel, "100 katına çıkan bin nüfus yoğunluğu oluşuyor. Burada belediyelerimize, valiliğimize, emniyetimize çok görev düşüyor. Kaleiçi'nde 180 tane konaklama işletmesi var. Yine restoranlar, kafeler sayıları 200-250 arasında, gündüz iş yapan ise hediyelikçiler, rent a carlar bir çok esnaf var. Dolayısıyla burası yaşayan bir şehir, bizde bunun değerini bilerek çalışıyoruz. Bu kadar işletmenin olduğu bir yerde sirkülasyon sayısı da ona istinaden katlanıyor. Gündüz iş yapan esnaf kardeşlerimize turistler ya da yerli halk geliyor, 10 bin kişi civarlı bir sirkülasyon var. Akşam da birleşince yaklaşık 50 bin kişiye varan bir sirkülasyon olduğu hesaplıyoruz biz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="2097" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w763191-11.jpg" width="3146" /></p>

<p><br />
Kaleiçi yaşayan bir şehir<br />
Kaleiçi Kesik Minare'de esnaf olan Alperen İpekoğlu ise özellikle turizm sezonunda yoğunluk yaşandığını söyleyerek, "Kaleiçi'nin yerleşik nüfusu ortalama 500-600 civarında, turizm sezonunda ve hafta sonları genel ağırladığımız müşteri sayımız çok fazla artıyor. Gündüzleri 10 bin civarında, akşamları bu sayı 40-50 bin kişiye kadar çıkabiliyor. Tabii ister istemez bu yoğunluktan dolayı yerleşik nüfusun kat ve kat fazlası misafiri ağırlıyoruz. Günlük ortalama gün normal sabit yaşayan insan sayısı haricinde gün içerisinde ortalama 50 bin kişi falan ağırlayan bir bölgeyiz. Genelde tatilcilerimiz geliyor, yerleşik nüfusumuz geliyor, Antalya'nın yerleri geliyor. Kaleiçi bir Old Town olduğu için tabii ki mutlaka şehir dışından gelen ve yurt dışından gelen misafirlerimiz mutlaka bir kalecini gezmek istiyor. Tabii bu şekilde de sayı ciddi anlamda artış gösteriyor. Burada eğlence sektörü hareketli, hızlı. Bu şekilde de hem turistlerimize hem yerli halkımıza hizmet vermeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p><img height="2097" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w763191-10.jpg" width="3146" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, EKONOMİ, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/hava-kararinca-nufusunun-100-katini-agirliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w763191-02.jpg" type="image/jpeg" length="21342"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
