<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güney Haberci - Antalya'nın Bir Numaralı Haber Portalı</title>
    <link>https://www.guneyhaberci.com.tr</link>
    <description>Antalya Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/rss/bolge" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 28 Aug 2026 07:06:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/rss/bolge"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Aksu kent konseyi’nden trafik sorununa çözüm çağrısı!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/aksu-kent-konseyinden-trafik-sorununa-cozum-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/aksu-kent-konseyinden-trafik-sorununa-cozum-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Aksu ilçesinde ulaşım ve trafik sorunlarının çözümüne yönelik çalışma başlatan Aksu Kent Konseyi, hazırladığı ilk etap raporlarını ilgili ve yetkili kurumlara iletmeye hazırlanıyor. Konsey, özellikle üst geçitlerin yan cep yollarının transit geçiş amacıyla kullanılmasının ilçe trafiğinde ciddi yoğunluğa neden olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksu Kent Konseyi, ilçenin ulaşım ve trafik sorunlarının çözümüne yönelik kapsamlı bir çalışma başlattığını duyurdu. Hazırlanan 1. etap çalışma ve raporların ilgili ve yetkili kurumlara iletileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmanın ilk etabında Aksu Merkez, Pınarlı ve Güzelyurt üst geçitlerinin yan cep yollarının kullanımına dikkat çekildi. Konsey tarafından yapılan açıklamada, yolcu indirip bindirmeyen servis, turizm ve VIP araçlarının bu yolları transit geçiş amacıyla kullanmasının trafik yoğunluğunu artırdığı ifade edildi.</p>

<p>Yoğun saatlerde trafik kilitleniyor</p>

<p>Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluğun ilçe trafiğini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Aksu Kent Konseyi, vatandaşların kuzey-güney yönündeki geçişlerinde zaman zaman 30 dakikayı aşan beklemeler yaşadığını belirtti.</p>

<p>Trafik yoğunluğunun azaltılması amacıyla bir dizi önlem talep eden Konsey, yan cep yollarının 7 gün 24 saat kamera sistemiyle denetlenmesini istedi.</p>

<p>Kamera sistemi ve denetim talebi</p>

<p>Aksu Kent Konseyi tarafından yapılan çağrıda, transit geçiş yapan araçların kamera sistemleri aracılığıyla tespit edilmesi, kurallara aykırı kullanımın önüne geçilmesi için caydırıcı cezai işlemlerin uygulanması ve özellikle yoğun saatlerde trafik denetimlerinin artırılması talep edildi.</p>

<p>Açıklamada, Aksu’nun trafik sorununun daha fazla ertelenmemesi gerektiği vurgulanarak, ilgili kurumlar arasında gerekli koordinasyonun sağlanması ve kalıcı, etkili çözümlerin hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Çalışmalar etaplar halinde paylaşılacak</p>

<p>Aksu Kent Konseyi, ulaşım ve trafik sorunlarına ilişkin çalışmaların yalnızca ilk etapla sınırlı kalmayacağını belirterek, hazırlanan diğer çalışmaların da etaplar halinde kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/aksu-kent-konseyinden-trafik-sorununa-cozum-cagrisi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/0df758bd-1ef5-4581-a92c-49de7bb687a6-1.jpg" type="image/jpeg" length="90071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Betonsuz köy turistlerin gözdesi oldu]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/betonsuz-koy-turistlerin-gozdesi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/betonsuz-koy-turistlerin-gozdesi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Akseki ilçesinde bulunan 25 haneli ve 55 nüfuslu tarihi Sarıhacılar Köyü, düğmeli evleri, tarihi İpek Yolu, kervan yolu ve yaklaşık 600 yıllık camisiyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Ayşe Çatlı<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Geçtiğimiz yıl yaklaşık 200 bin ziyaretçiyi ağırlayan tarihi köy, bu yılın ilk 8 ayında ise nüfusunun yaklaşık bin 800 katı ile 100 binden fazla yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırladı. Yaklaşık 300-350 yıllık düğmeli evleriyle dikkat çeken tarihi Sarıhacılar Mahallesi, geleneksel mimarisini korumaya devam ediyor. Beton yapılaşmanın bulunmadığı mahallede, yeni imar planıyla yapılacak yeni yapıların da ancak bölgenin özgün mimarisine uygun şekilde, düğmeli ev tekniğiyle inşa edilmesine izin veriliyor.<br />
<br />
"Antalya'nın deniz, kum ve güneşten ibaret olmadığını gösteriyor"<br />
Toros Dağları'nın doğal güzellikleri arasında yer alan Sarıhacılar, Antalya'nın alternatif turizm rotaları arasında öne çıkıyor. Kültür turizmi rehberleri tarafından düzenlenen turlarda Sarıhacılar'ın yanı sıra Ormana, Altınbeşik Mağarası ve Manastır Kanyonu da ziyaret ediliyor.<br />
Kültür turizmi rehberi Zeynep Ocak, Antalya'nın yalnızca deniz, kum ve güneş turizmiyle anılmaması gerektiğini söyledi. Ocak, "Antalya insanların zihninde hep deniz, kum, güneş ve sahil şehri olarak düşünülüyor. Ancak Antalya bundan çok daha fazlası. Özellikle Toros Dağları'nın güzelliği, doğal güzellikleri ve kültürel değerleri Antalya'nın turizm açısından farklı bir yüzünü ortaya koyuyor. Biz turistlerimizle haftada en az 2-3 gün Sarıhacılar başta olmak üzere düğmeli evleri görmek için buraya geliyoruz. Ormana'ya, Altınbeşik Mağarası'na ve yol üzerinde Manastır Kanyonu'na uğruyoruz" dedi.<br />
<br />
"Turistler tarihe yakından tanıklık etmekten mutlu oluyor"<br />
Bölgede turistlere tarihi ve doğal güzellikleri anlattıklarını belirten Ocak, "Buraların hem tarihinden, hem isimlerinin nereden geldiğinden hem de doğal güzelliklerinden bahsediyoruz. Hem yerli hem yabancı misafirlerimizden çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Antalya'nın sadece deniz, kum ve güneşten ibaret olmadığını görmeleri onları çok mutlu ediyor. Bu turlarımız da çok rağbet görüyor" diye konuştu.<br />
Sarıhacılar'ın tarihi İpek Yolu üzerindeki konumuna dikkat çeken Ocak, "Selçuklu açısından çok önemli bir mevkideyiz. Liman ile başkent arasındaki bağlantıyı kuran bir yolun üzerindeyiz. Köyün en önemli özelliklerinden biri de yolun sonradan köyün yanından geçmesi değil, köyün tarihi İpek Yolu'nun etrafında şekillenmiş olmasıdır. Geçmişte ticari açıdan çok önemli bir köy olmuş" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Tarihi kervan yolu ziyaretçileri şaşırtıyor"<br />
Tarihi İpek Yolu'nun kervan ve göç yolu olarak kullanılan bölümlerinin günümüze kadar ulaştığını belirten Ocak, "Bu yolun hala orijinal örneklerini görebiliyoruz. Misafirlerimiz bunları gördüklerinde çok şaşırıyor. Tarihle bu kadar yakından tanıklık etmek onları gerçekten çok mutlu ediyor" dedi.<br />
<br />
"Düğmeli evler turistlerin ilgi odağı"<br />
Sarıhacılar'ın en önemli özelliklerinden birinin düğmeli evler olduğunu ifade eden Ocak, bu yapıların bölgenin geleneksel mimarisinin özgün örnekleri arasında yer aldığını söyledi. Ocak, "Düğmeli evler Sarıhacılar ve Ormana'da çok sık rastladığımız, çok özel bir mimari yapı. Katran ağacı olarak adlandırılan sedir ağacı ve yığma taş kullanılarak yapılıyor. Başka herhangi bir harç veya tutkal kullanılmıyor. Bu yönüyle gerçekten eşsiz bir yapı" diye konuştu.<br />
<br />
"600 yıllık camisiyle dikkat çekiyor"<br />
Köyün tarihi camisinin de ziyaretçiler açısından önemli bir değer olduğunu belirten Ocak, yaklaşık 600 yıllık olduğu belirtilen caminin ahşap işçiliği ve mimari özellikleriyle dikkat çektiğini söyledi.<br />
Caminin yapımında sedir ağacının kullanıldığını anlatan Ocak, "Sedir ağacı ya da yöresel adıyla katran ağacı yapısı nedeniyle böcek barındırmıyor, nem ve küf tutmuyor. Bu da yapının uzun yıllar sağlam kalmasını sağlıyor. Taş ve ahşabın birlikte kullanıldığı yapının duvarları yaklaşık 1 metre kalınlığa ulaşabiliyor" dedi. Caminin içerisinde dönemin imkanlarıyla oluşturulmuş özel bir akustik sistem bulunduğunu da belirten Ocak, mihrabın ve minberin katran ağacından yapıldığını, üzerlerinde kök boyalarla oluşturulmuş süslemelerin bulunduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p><img height="3024" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w775481-03.jpg" width="4032" /><br />
<br />
"Alanya ve Gazipaşa'dan da turistler geliyor"<br />
Alanya-Gazipaşa bölgesinden kültür turizmi amacıyla Sarıhacılar'a gelen Ülkü Yüksel ise köyü çok beğendiğini söyledi. Yüksel, "Alanya bölgesinden bu bölgeye geldik. Düğmeli evleri, özellikle camiyi, evlerin yapısını, İpek Yolu'nu ve tarihi kervansaray yolunu görmeye geldik. Herkesin gelip görmesini istediğimiz bir bölge. Evleri çok güzel. Özellikle mimarisiyle dikkat çeken caminin içerisinin yapısı da çok güzel. Herkesin burayı görmesini isteriz" dedi.<br />
<br />
"1999'dan bu yana turizm köyü olması için çalışıyoruz"<br />
Sarıhacılar Köyü Platformu üyelerinden Fatma Genç ise köyün turizme kazandırılması için 1999 yılından bu yana çalışmalar yürüttüklerini belirtti.<br />
Babasının Sarıhacılarlı olduğunu ifade eden Genç, "Köyümüzdeki çalışmalarımıza 1999 yılından itibaren devam ediyoruz. Turizm köyü olması yolunda çok ciddi çalışmalar yapıldı. Akseki Kaymakamlığı, tüm kurumlar ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle köyümüzü bu noktaya getirdik" diye konuştu.<br />
<br />
"Geçen yıl 200 bin ziyaretçi ağırladı"<br />
Sarıhacılar'ın son yıllarda önemli bir turizm destinasyonu haline geldiğini belirten Genç, "Geçen yıl köyümüzde yaklaşık 200 bin yerli ve yabancı ziyaretçimiz oldu. Bu sene de sayımız 100 bine yaklaşmış durumda. Köyümüzde çok ciddi çalışmalar yapıldı" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Antalya Valiliğinin destekleriyle tarihi yapıların restorasyonlarının gerçekleştirildiğini anlatan Genç, "Tarihi eser tescilli evlerimiz onarıldı, restorasyonları yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından koruma amaçlı imar planımız yapıldı" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Restorasyonla ayağa kaldırılan düğmeli evler butik otele dönüştü"<br />
Tarihi evlerin korunması için verilen desteklerin büyük önem taşıdığını belirten Genç, restorasyon kredileri ve hibe destekleri sayesinde yıkılmak üzere olan bazı düğmeli evlerin yeniden hayata kazandırıldığını söyledi. Genç, "Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy'un destekleriyle düğmeli evlerimize restorasyon kredileri ve hibe destekleri aldık. Yok olmaya yüz tutmuş, yıkılmak üzere olan düğmeli evlerimizi tekrar inşa ettik. Restorasyon sonrasında da şu anda bazı evlerimiz butik otel olarak konaklama hizmeti veriyor" dedi.<br />
<br />
"Köy için yeni yatırımlar bekleniyor"<br />
Sarıhacılar'ın turizm potansiyelinin daha da artırılması için yeni yatırımlara ihtiyaç olduğunu belirten Genç, koruma amaçlı imar planında yer alan sosyal donatı alanlarının hayata geçirilmesi için destek beklediklerini söyledi. Genç, "Belediye hizmet alanı, otoparklarımız ve turizmle ilgili her türlü hizmeti verebilecek alanlar planda belli. Sokak sağlıklaştırma ve cephe düzenlemesi gibi çalışmaların başlatılması için destek bekliyoruz" diye konuştu.<br />
<br />
"Beton yapılaşmanın olmadığı köy olarak tanındı"<br />
Sarıhacılar'ın özgün mimari dokusunun korunmasının önemine dikkat çeken Genç, "Sarıhacılar Köyümüz dünyada eşi benzeri olmayan, beton girmeyen tek köydür. Bu şekilde zaten tanındı ve ünlü oldu. Köyün içinden geçen Antalya'dan Konya'ya giden tarihi İpek Yolu da köyümüzün önemini artırıyor" dedi. Tarihi İpek Yolu, düğmeli evleri, geleneksel mimarisi, tarihi camisi ve Toroslar'ın doğal güzellikleriyle Sarıhacılar, Antalya'nın kültür turizmi rotalarının önemli duraklarından biri olmayı sürdürüyor.<br />
<br />
"Düğmeli evleriyle zamana meydan okuyan Sarıhacılar'da beton yapıya izin yok"<br />
Antalya'nın Akseki ilçesinde bulunan ve yaklaşık 300-350 yıllık düğmeli evleriyle dikkat çeken tarihi Sarıhacılar Mahallesi, geleneksel mimarisini korumaya devam ediyor. Beton yapılaşmanın bulunmadığı mahallede, yeni imar planıyla yapılacak yeni yapıların da bölgenin özgün mimarisine uygun şekilde, düğmeli ev tekniğiyle inşa edilmesine izin veriliyor.<br />
Toros Dağları'nın eteklerinde yer alan Sarıhacılar, yığma taş ve yörede yetişen sedir ağacının yöresel adıyla "katran ağacı" kullanılarak oluşturulan düğmeli evleriyle Antalya'nın önemli kültür turizmi merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Asırlardır ayakta kalan evler, bölgenin geleneksel yapı tekniğinin günümüzde de yaşatılmasını sağlıyor.<br />
<br />
"Beton yerine taş ve ahşap kullanılıyor"<br />
Sarıhacılar'daki geleneksel yapılarda betonarme sistem yerine taş ve ahşap kullanılıyor. Düğmeli evlerin yapımında, taş duvarların arasına yerleştirilen ahşap hatıllar yapıya dayanıklılık kazandırırken, kullanılan sedir ağacı da bölgenin mimari karakterini ortaya koyuyor. Yaklaşık 300-350 yıllık olduğu belirtilen düğmeli evler, aradan geçen yüzyıllara rağmen özgün mimarileriyle ayakta duruyor. Evlerin taşıyıcı sisteminde kullanılan ahşap ve taş, bölgenin iklim şartlarına uygun doğal yapı malzemeleri olarak dikkat çekiyor.<br />
<br />
"Yeni yapılar da geleneksel mimariye uygun olacak"<br />
Sarıhacılar'ın tarihi dokusunun korunması amacıyla hazırlanan yeni imar planında da geleneksel mimarinin devam ettirilmesi hedefleniyor. Plan kapsamında yeni yapılaşmanın bölgenin tarihi dokusunu bozmayacak şekilde gerçekleştirilmesi ve düğmeli ev mimarisinin yaşatılması öngörülüyor.<br />
Böylece mahallede yalnızca mevcut tarihi yapıların korunması değil, gelecekte yapılacak yapıların da Sarıhacılar'ın geleneksel mimari kimliğine uygun olması amaçlanıyor.<br />
<br />
"Tarihi İpek Yolu'nun üzerinde"<br />
Tarihi İpek Yolu güzergahında bulunan Sarıhacılar, geçmişte önemli bir ticaret ve geçiş noktası olarak kullanılırken günümüzde kültür turizminin önemli duraklarından biri haline geldi. Mahallenin içerisinden geçen tarihi kervan yolu, düğmeli evler ve geleneksel mimari, ziyaretçilere geçmişten günümüze uzanan bir yaşam kültürünü yakından görme imkanı sunuyor.<br />
<br />
"Turistlerin ilgisi her geçen yıl artıyor"<br />
Sarıhacılar, düğmeli evlerinin yanı sıra tarihi camisi ve doğal güzellikleriyle de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 200 bin ziyaretçiyi ağırlayan bölge, 2026 yılının ilk 8 ayında ise 100 binden fazla ziyaretçiyi ağırladı. Kültür turizmi açısından giderek daha fazla tanınan Sarıhacılar'da, tarihi yapıların korunması ve geleneksel mimarinin yeni yapılarda da sürdürülmesiyle mahallenin özgün kimliğinin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Düğmeli evleriyle adeta açık hava müzesini andıran Sarıhacılar, betonlaşmadan korunan tarihi dokusu ve yeni yapılarda da yaşatılacak geleneksel mimarisiyle Antalya'nın kültür turizmindeki farklı yüzünü ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/betonsuz-koy-turistlerin-gozdesi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w775481-04.jpg" type="image/jpeg" length="75817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Ekonomide işletmelerin en önemli ihtiyacı öngörülebilirlik"]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskani-hacisuleyman-ekonomide-isletmelerin-en-onemli-ihtiyaci-ongorulebilirlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskani-hacisuleyman-ekonomide-isletmelerin-en-onemli-ihtiyaci-ongorulebilirlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ekonomide işletmelerin en önemli ihtiyacının belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, enflasyon, sanayide erken sanayisizleşme riski, KOBİ’lerin finansmana erişimi, turizm, COP31 hazırlıkları ve denizlerin korunmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Hacısüleyman, iş dünyasının en fazla ihtiyaç duyduğu konunun belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi olduğunu söyledi.<br />
<br />
"Enflasyonla mücadelede belirsizlik sürüyor"<br />
Ekonomide en önemli gündem başlıklarından birinin enflasyon olduğunu belirten Hacısüleyman, yıllık enflasyonun yüzde 31,75, üretici fiyat endeksinin ise yüzde 27 seviyesinde olduğunu söyledi. Yıla daha olumlu hedeflerle başlandığını ancak küresel gelişmeler ve bölgedeki savaşların etkisiyle hedeflerin revize edilmek zorunda kalındığını belirten Hacısüleyman, iş dünyası açısından en büyük sorunun belirsizlik olduğunu ifade etti.<br />
Hacısüleyman, "Öngörülebilirliğin güçlendirilmesi, yatırım ve üretim kararlarının sağlıklı alınabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Yedi aylık dönemde Euro yüzde 11,29, dolar ise yüzde 11,93 oranında artarken, aynı dönemde enflasyon yüzde 19,96 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo ihracatçımız açısından önemli bir kur makası oluşturuyor. Döviz geliri elde eden firmalarımız, içeride Türk lirası bazında artan maliyetlerini karşılamakta zorlanıyor. Kur ile maliyetler arasındaki makasın ihracatçımızın rekabet gücünü zayıflatmaması için gerekli adımların atılması gerekiyor" dedi.<br />
<br />
"Sanayide erken sanayisizleşme riski"<br />
Sanayinin gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki payının gerilemesinin önemli bir risk olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, Türkiye’nin erken sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya kalmaması gerektiğini söyledi.<br />
Hacısüleyman, "Güney Kore, Çin, Vietnam ve Tayland gibi ülkelerde sanayinin ekonomideki payı yüzde 20’lerin üzerinde. Sanayide yaşanacak bir gerilemenin telafisi hizmet sektöründeki kadar kolay değil. Fabrikaya, makine ve teçhizata ve uzmanlaşmış iş gücüne ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenle sanayileşme konusunda uzun vadeli ve güçlü politikalar geliştirmeliyiz" diye konuştu.<br />
Küresel gelişmeler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve değişen ekonomik politikaların işletmelerin planlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Hacısüleyman, birçok işletmenin artık yıllık bütçeler yerine üç aylık dönemler üzerinden planlama yapmak zorunda kaldığını söyledi.<br />
Hacısüleyman, "Ekonomik şartlar kötü olabilir, ancak öngörülebilir olduğunda işletmeler buna göre önlem alabilir. İş dünyasının en fazla ihtiyaç duyduğu konu, belirsizliğin azaltılması ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesidir" dedi.<br />
<br />
"Turizmde sadece ziyaretçi sayısına bakılmamalı"<br />
Antalya turizmine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, kentte turizm hareketliliğinin geçen yılın yaklaşık yüzde 6,5 gerisinde olduğunu belirtti. Turizmin yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, şehrin elde ettiği gelirin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.<br />
Hacısüleyman, "Sayısal olarak hedefleri yakalasak dahi gelir açısından ciddi bir erozyon yaşanabilir. Antalya’nın turizmdeki başarısını sürdürülebilir kılmak için ziyaretçi sayısının yanında kişi başı harcama ve toplam turizm gelirini de temel göstergeler olarak ele almalıyız" dedi.<br />
Konaklama işletmelerine çalışan başına 3 bin 500 TL SGK prim desteği sağlanmasının önemli bir adım olduğunu ifade eden Hacısüleyman, ancak basit konaklama turizm işletme belgesine sahip tesislerin bu desteğin dışında bırakılmasının doğru olmadığını söyledi.<br />
Her iki işletme grubunun da istihdam sağladığını, vergi ödediğini ve aynı maliyetlerle karşı karşıya olduğunu belirten Hacısüleyman, "Aynı şartlarda faaliyet gösteren işletmelerin aynı teşviklerden yararlanabilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda gerekli düzenlemenin bir an önce yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu.<br />
<br />
"COP31 Antalya için bir kıvılcım olmalı"<br />
Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in kent için önemli bir fırsat olduğunu belirten Hacısüleyman, sürecin yalnızca 9-20 Kasım tarihleri arasındaki bir organizasyon olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.<br />
Hacısüleyman, "Sıfır atık, temiz enerji, iklime dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gıda güvenliği, gençlik ve eğitim gibi başlıklar COP31 sonrasında da gündemimizde olmalı. COP31 bizim için yalnızca bir organizasyon değil, Antalya’da kalıcı bir farkındalık ve dönüşüm başlatacak bir kıvılcım olmalı" dedi.<br />
Antalya’nın iç ve dış turizmle birlikte yılda yaklaşık 25-26 milyon kişiyi ağırlayan bir şehir olduğunu belirten Hacısüleyman, su, enerji, atık yönetimi ve doğal kaynakların kullanımı gibi konuların yalnızca belirli sektörleri değil, herkesi ilgilendirdiğini ifade etti.<br />
Bu kapsamda yürütülen "Antalya Kriterleri" çalışmasına da değinen Hacısüleyman, "Sürdürülebilir turizm konusunda Antalya’dan dünyaya örnek olacak bir model ortaya koymayı hedefliyoruz" diye konuştu.<br />
<br />
"Denizlerimizi korumak hepimizin sorumluluğu"<br />
Antalya’nın en önemli değerlerinden birinin denizler olduğunu belirten Hacısüleyman, denizlerin sürdürülebilir şekilde kullanılabilmesi için öncelikle temiz tutulması gerektiğini söyledi.<br />
Denize ulaşan atıkların önemli bir bölümünün dereler ve akarsular üzerinden taşındığını ifade eden Hacısüleyman, denizlerin korunmasının yalnızca kıyı temizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Hacısüleyman, "Denizlerimizin korunmasını yalnızca kıyı temizliği olarak değil, kaynağından başlayan bütüncül bir çevre yaklaşımı olarak ele almalıyız. Mavi Akdeniz İnisiyatifi’nin de bu anlayışla hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/atso-baskani-hacisuleyman-ekonomide-isletmelerin-en-onemli-ihtiyaci-ongorulebilirlik</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774990-03.jpg" type="image/jpeg" length="60233"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da sahile ulaşan atık su görüntülerine soruşturma]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-sahile-ulasan-atik-su-goruntulerine-sorusturma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-sahile-ulasan-atik-su-goruntulerine-sorusturma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da Eski Lara Caddesi sahilinde atık suyun denize karıştığı görüntülere ilişkin re'sen soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Begüm Aksoy<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, Eski Lara Caddesi'nde plaj yakınlarında atık suyun denize karıştığı olaya ilişkin, Türk Ceza Kanunu'nun 181'inci maddesinde düzenlenen "çevrenin kasten kirletilmesi" suçu kapsamında re'sen soruşturma başlattı.<br />
Muratpaşa ilçesi Eski Lara Caddesi'ndeki Bambus Plajı yakınlarında, 25 Ağustos sabahı kayalık kıyıdan denize ulaşan sarımsı akıntı suyun rengini değiştirmiş, bölgede kötü koku oluşmuştu. Bunun üzerine Antalya Su ve Atıksu İdaresi'nden (ASAT) yapılan açıklamada, TM4 Atıksu Terfi Merkezi'nin DN 800 çapındaki paslanmaz çelik basma hattının kaynak noktasında yırtılma meydana geldiği ve müdahale çalışmalarının başlatıldığı belirtilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="2268" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w775032-01.jpg" width="4032" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-sahile-ulasan-atik-su-goruntulerine-sorusturma</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w775032-04.jpg" type="image/jpeg" length="61371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurşunlu’da köpek barınağı tepkisi: Mahalleli çözüm istiyor!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/kursunluda-kopek-barinagi-tepkisi-mahalleli-cozum-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/kursunluda-kopek-barinagi-tepkisi-mahalleli-cozum-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksu ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi’nde vatandaşlar, yerleşim alanına yakın bölgede bulunan ve yüzlerce köpeğin barındırıldığı özel alandan şikâyetçi oldu. Mahalle sakinleri; kötü koku, yoğun havlama, başıboş köpekler, pire ve bit sorunu ile çevre kirliliği yaşandığını belirterek, burada ki hayvanların Aksu Belediyesi tarafından yeni yapılan hayvan barınağına taşınmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kurşunlu’da mahalleliden barınak tepkisi: “Köpeklerin yeri değiştirilsin”</strong></p>

<p>Aksu ilçesi Kurşunlu Mahallesi’nde uzun süredir devam ettiği belirtilen köpek barınağı tartışması yeniden gündeme geldi. Mahalle muhtarı ve vatandaşlar, yerleşim alanına çok yakın konumda bulunan alanda yüzlerce kedi ve köpeğin bulunduğunu, hayvanların bakımının yeterli sayıda personel olmadan yapılmaya çalışıldığını öne sürdü. Mahalle sakinleri, Aksu Belediyesi tarafından yaklaşık 1800 hayvan kapasitesiyle yapılan yeni tesisin bulunduğunu hatırlatarak, hayvanların bu tesise nakledilmesini talep etti.</p>

<p><strong>Muhtar Musa Dönmez: “Bu sıkıntı 2014 yılından beri devam ediyor”</strong></p>

<p>Kurşunlu Mahallesi Muhtarı Musa Dönmez, bölgede yaşanan sorunun yaklaşık 2014 yılından bu yana devam ettiğini söyledi. Başlangıçta mahalle sakinlerinin hayvan sevgisi nedeniyle herhangi bir şikâyette bulunmadığını belirten Dönmez, zaman içerisinde alanın büyüdüğünü ve ormanlık alana doğru genişlediğini iddia etti.</p>

<p>Dönmez, “Daha önce belediyenin herhangi bir yerde barınak yeri olmadığı için biz burada hayvansever olduğumuz için kimse bununla ilgili bir şey yapmadık. Ancak zaman içerisinde burası büyütüldü. Kendi mevcut 1,5 dönümlük yerinin yanı sıra ormandan da yaklaşık 40-50 dönümlük alan çevrildi” dedi.</p>

<p>Alanın genişletilmesi sırasında çam ağaçlarının kesildiğini öne süren Dönmez, bu konuda orman teşkilatında tutanak ve belgelerin bulunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>“500 ile 1000 arasında köpek var ”</strong></p>

<p>Barınakta yaklaşık 500 ila 1000 arasında köpek bulunduğunu iddia eden Dönmez, az sayıdaki personelle hayvanların bakımının mümkün olmadığını savundu.</p>

<p>Dönmez, “Sabah 07.30 ile akşam 18.30 arasında mama saatlerinde burada çok ciddi bir hareketlilik oluyor. 500-1000'e yakın köpeğin bulunduğu yerde bir veya iki kişi bu hayvanlara nasıl bakacak? Köpekler birbirine giriyor, çok ciddi ses çıkıyor. Bu da mahallede yaşayan insanları rahatsız ediyor” diye konuştu.</p>

<p>Mahallelinin yaklaşık 10 yıldır bu durumla karşı karşıya olduğunu belirten Dönmez, hayvan sevgisi nedeniyle insanların uzun süre sessiz kaldığını söyledi.</p>

<p><strong>“Köpeklerin yeni barınağa taşınmasını istiyoruz”</strong></p>

<p>Aksu Belediyesi tarafından yeni bir hayvan barınağı yapıldığını hatırlatan Dönmez, “Yaklaşık 1800 hayvan kapasiteli güzel bir tesis yapıldı. Biz mahalleli olarak buradaki köpeklerin oraya taşınmasını istiyoruz. Bir an önce buradan taşınsınlar. Hem mahalleli rahatsız olmasın hem de hayvanlar eziyet görmesin” dedi.</p>

<p>Dönmez, yeni tesiste daha fazla personel bulunduğunu ve hayvanların bakımının daha sağlıklı yapılabileceğini savundu.</p>

<p><strong>“Çocuklarda pire ve bit sorunu yaşandı”</strong></p>

<p>Köpeklerin bulunduğu alanın okula yakın olduğunu belirten Dönmez, geçmiş dönemde pire ve bit nedeniyle çocukların sağlık sorunları yaşadığını öne sürdü.</p>

<p>Dönmez, “Belediye ekipleri burada defalarca ilaçlama yaptı. Buna rağmen çocuklarımızın vücudunda pire ve bit ısırıkları oluştu. Bazı çocuklar bir hafta, 10 gün okula gidemedi. Okul dönemi geliyor. Aynı sıkıntıların yeniden yaşanmasından endişeliyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ayrıca köpeklerin dışkıları ve ölü hayvanların mahalledeki çöp konteynerlerine atıldığını öne süren Dönmez, bunun da mahalle sakinlerinde rahatsızlık oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Dönmez, yetkililere çağrıda bulunarak, “Antalya Valiliğimizden ve Orman Genel Müdürlüğümüzden destek istiyoruz. Burası ormanlık alan. Bir an önce belediyemizin yaptığı barınağa hayvanların aktarılmasını istiyoruz” dedi.</p>

<p><img height="3024" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/i-m-g-0202.jpeg" width="4032" /></p>

<p></p>

<p><strong>Birol Kılınç: “Çocuklarımız parka bile gidemiyor”</strong></p>

<p>Kurşunlu Mahallesi sakinlerinden Birol Kılınç ise köpeklerin yanı sıra bölgede çok sayıda kedinin de bulunduğunu söyledi. Hayvanların daha iyi şartlarda bakılabilmesi için yeni yapılan belediye tesisinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kılınç, mevcut alandaki koşulların hem hayvanlar hem de mahalle sakinleri açısından sorun oluşturduğunu savundu.</p>

<p>Kılınç, “Aksu Belediyesi güzel bir barınak yaptı. Orada veteriner var, hayvanlarla ilgilenecek 20-25 kişi var. Buradaki hayvanların orada daha iyi bakılacağını düşünüyoruz” dedi.</p>

<p>Evinin barınağa yaklaşık 5-10 metre mesafede olduğunu belirten Kılınç, kötü koku, ses ve pire sorunundan şikâyetçi olduklarını söyledi.</p>

<p>Kılınç, “Çocuklarımız pire nedeniyle rahatsız oluyor. Hastaneye götürdüğümüzde bu konuda sorunlar yaşadık. Belediye ekiplerini ilaçlama için çağırıyoruz. Muhtarımız da her zaman başında oluyor ancak yetmiyor” diye konuştu.</p>

<p>Bölgedeki köpeklerin havlamasının çevredeki diğer köpekleri de bölgeye çektiğini ifade eden Kılınç, çocukların parkta rahatça oynayamadığını söyledi.</p>

<p>“Çocuklarımız dışarı rahat çıkamıyor. Okula giderken de sorun yaşıyoruz. İnsan sağlığı ve çocukların güvenliği açısından buradaki durumun çözülmesini istiyoruz” dedi.</p>

<p>Kılınç, alandaki faaliyetlerle ilgili bazı soru işaretlerinin bulunduğunu da öne sürerek, “Bence burada bir rant elde edilmeye çalışılıyor. Bazı hayvanseverlerin köpeklerini buraya bıraktığını, daha sonra başka hayvanların getirildiğini görüyoruz. Bu nedenle buradaki hayvanların belediyenin yeni tesisine taşınması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p><img height="3024" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/i-m-g-0196.jpeg" width="4032" /></p>

<p><strong>Ömer Sargın: “Bu kadar köpeğin denetimi mümkün değil”</strong></p>

<p>Mahalle azası Ömer Sargın, geçmiş yıllarda belediyenin yeterli bir barınak tesisinin bulunmaması nedeniyle mahalle sakinlerinin mevcut duruma bir süre anlayış gösterdiğini söyledi.</p>

<p>Kendisinin de hayvan beslediğini belirten Sargın, “Biz belediyemiz tesis yapana kadar idare ederiz diyorduk. Sonuçta benim de köpeğim var. Ancak şimdi belediyemizin yaptığı güzel bir tesis var. Dolayısıyla artık hayvanların oraya taşınmasını istiyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede çok sayıda köpek bulunduğunu belirten Sargın, “Burada yeterli alan var mı, veteriner var mı, denetleme yapılıyor mu bilmiyorum. Gördüğüm kadarıyla köpek sayısı çok fazla ve bu kadar hayvanın burada kontrol edilmesi çok zor” diye konuştu.</p>

<p>Alanın geçmişte daha küçük olduğunu belirten Sargın, daha sonra ormanlık alana doğru genişlediğini iddia etti.</p>

<p>Sargın, “Daha önce yaklaşık 1700 metrekarelik bir alan vardı. Daha sonra iş büyüdü ve orman alanına doğru genişledi. Biz vatandaş olarak ormana girmemeye çalışıyoruz. Burada ise orman içerisinde çalışmalar yapıldığını ve ağaçların kesildiğini gördük” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sargın, özellikle yaz aylarında hayvanların sıcak hava nedeniyle zor şartlarda kaldığını da savundu.</p>

<p>Amaçlarının hayvanların ortadan kaldırılması olmadığını vurgulayan Sargın, “Biz köpeklerin kötü şartlarda kalmasını istemiyoruz. Tam tersine iyi bir yerde barınmalarını istiyoruz. Belediyenin yaptığı tesiste veterinerler ve çalışanlar var. Hayvanlar orada daha iyi şartlarda bakılabilir” dedi.</p>

<p>Sargın, mevcut alandaki hayvanların yeni tesise taşınması konusunda mahallelinin hemfikir olduğunu söyledi.</p>

<p><img height="3024" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/i-m-g-0198.jpeg" width="4032" /></p>

<p></p>

<p><strong>Sercan Kılınç: “Çocuğumu dışarı çıkaramıyorum”</strong></p>

<p>Mahalle sakini Sercan Kılınç ise evinin ve serasının köpeklerin bulunduğu alana çok yakın olduğunu belirterek, özellikle ses ve koku nedeniyle günlük yaşamlarının olumsuz etkilendiğini söyledi.</p>

<p>Kılınç, “Seram neredeyse bu alanla yan yana. Tarım sektöründe çalışıyoruz. İşçiler getiriyoruz. İnsanlar kokudan rahatsız oluyor ve alana yaklaşmak istemiyor. Aileler çocuklarıyla geliyor ama çocuklarımızı dışarı çıkaramıyoruz” dedi.</p>

<p>Geçmiş dönemde çocuğunun pire ve bit nedeniyle yaklaşık bir hafta okula gidemediğini öne süren Kılınç, belediye ekiplerinin ilaçlama yaptığını ancak sorunun tamamen çözülemediğini söyledi.</p>

<p>Kılınç, “Biz hayvan sevgisine karşı değiliz. Biz de kedi, köpek besliyoruz. Mahallede herkes hayvan besliyor. Bizim derdimiz hayvanların burada bulunması değil; bu kadar fazla hayvanın yerleşim alanının hemen yanında, kontrolsüz şekilde tutulması” diye konuştu.</p>

<p>Kılınç, belediyenin yaptığı yeni barınağın değerlendirilmesini istedi.</p>

<p><img height="3024" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/p-h-o-t-o-2026-08-25-09-45-35.jpg" width="4032" /></p>

<p></p>

<p><strong>Mahalleliden yetkililere çağrı</strong></p>

<p>Kurşunlu Mahallesi sakinleri, hayvanlara karşı olmadıklarını, taleplerinin hem insanların hem de hayvanların daha sağlıklı ve güvenli şartlarda yaşaması olduğunu belirtti.</p>

<p>Mahalleli, Aksu Belediyesi tarafından yapılan yeni hayvan barınağının değerlendirilmesini ve mevcut alandaki köpeklerin bu tesise taşınmasını isterken, alanın ormanlık bölgede bulunması nedeniyle <strong>Antalya Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumların inceleme ve denetim yapmasını</strong> talep etti.</p>

<p>Mahalle sakinleri, “Biz hayvanların kötü şartlarda kalmasını istemiyoruz. Hayvanların da insanların da huzur içinde yaşayabileceği bir çözüm istiyoruz” mesajını verdi.</p>

<p><img height="1706" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/p-h-o-t-o-2026-08-25-09-44-56.jpg" width="2560" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/kursunluda-kopek-barinagi-tepkisi-mahalleli-cozum-istiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/k-u-r-s-u-n-l-u-u-u.jpg" type="image/jpeg" length="38586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya kıyısında deniz tabanını peltemsi tabaka kapladı, Prof. Gökoğlu tehlikeye dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalya-kiyisinda-deniz-tabanini-peltemsi-tabaka-kapladi-prof-gokoglu-tehlikeye-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/antalya-kiyisinda-deniz-tabanini-peltemsi-tabaka-kapladi-prof-gokoglu-tehlikeye-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya kıyılarında deniz tabanındaki çakıl ve kayaların kahverengi, peltemsi bir tabakayla kaplandığı görüntüleri değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, akıntının zayıf olduğu alanlarda biriken tabakanın deniz canlılarının oksijen alışverişini engellediğini belirterek, "Bu maddeler tabanı adeta bir halı gibi örtmüş" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Antalya kıyılarında Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ve ekibinin gerçekleştirdiği su altı incelemesinde, deniz tabanında oluşan kahverengimsi ve peltemsi tabaka dikkati çekti. Geniş bir alana yayılan tabakanın çakıl ve kayaların üzerini kapladığı, elle kaldırıldığında altındaki deniz tabanının ortaya çıktığı görüldü. Tabakanın özellikle akıntının zayıf olduğu alanlarda biriktiğini belirten Prof. Dr. Gökoğlu, "Deniz tabanında bir çökelti bulunduğunu görüyoruz. Denizde ‘çukur' olarak tanımladığımız, akıntının kısmen olmadığı alanlarda bu madde pelte şeklinde tabana çökmüş. Çakıl ve kumların arasında yaşayan canlıların üzerini örterek oksijen alışverişini kesen bir tabaka oluşmuş. Bunun nedenlerinden biri tatlı sularla gelen askıdaki katı maddeler. Ayrıca bazı alglerin oluşturduğu bir yapı da var. Bu maddeler tabanı adeta bir halı gibi örtmüş. Çukurların tamamı ve kayaların üzeri aynı durumda" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="3072" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774963-02.jpg" width="4608" /><br />
<br />
"Sıcak bir hamama girmiş gibi oluyorsunuz"<br />
İnceleme yapılan alanda su sıcaklığındaki değişimin belirgin şekilde hissedildiğini aktaran Gökoğlu, yer altı su seviyesindeki düşüşün de kıyıdaki deniz suyu üzerinde etkili olduğunu söyledi. Gökoğlu, şöyle konuştu:<br />
"O bölgeye girdiğinizde suyun sıcak olduğunu hissediyorsunuz. Açıktan gelip o alana girdiğinizde adeta sıcak bir hamama girmiş gibi oluyorsunuz. Antalya'nın yer altı suları vardı ancak bu sular sondajlar nedeniyle çekildi. Yeni bir bina yapılırken dört pompanın altı ay boyunca çalıştığını biliyorum. Konyaaltı'ndan denize altı ay boyunca sürekli su verildi. Bir otel yapılırken de aynı şekilde iki-üç pompa çalıştırıldı. Konyaaltı gibi yerlerde taban suyu yüzeye çok yakın. Bu nedenle taban suyu seviyesi düştü."<br />
Eskiden Konyaaltı'ndaki çakılların ve falezlerdeki çatlakların arasından denize sürekli tatlı su ulaştığını belirten Gökoğlu, "Bu akış hem denizi soğutuyor hem de kıyılardaki kirliliği açığa doğru öteliyordu. Alttan çıkış yaptığı için kıyıdaki deniz suyunu da soğutuyordu. Artık bu akış yok. Olmayınca da bu manzarayla karşılaşıyoruz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Mendirek yapıları kıyı akıntılarını kesti"<br />
Denizin içerisindeki yapıların doğal kıyı akıntılarını etkilediğini dile getiren Prof. Dr. Gökoğlu, "Artık her otelin önünde, denizin içerisinde bir yüzme havuzu var. Mendirek yapıları oluşturuldu ve bunlar kıyı akıntılarını kesti. Sonucunu görüyoruz. Denize bu tür yapılarla müdahale ettiğiniz sürece benzer oluşumlarla karşılaşırsınız. Su ısındı, kirlilik var ve katı madde miktarı çok fazla. Bunların büyük bir kısmı nehirlerden geliyor, bir kısmı da denizin içinde oluşuyor. Bütün bu etkiler, orada pelte şeklindeki oluşumu meydana getirdi. Denizi normal hâline bırakmamız gerekiyor. Deniz içerisinde hiçbir yapılaşma olmamalı, doğal hâliyle kullanılmalı. Otellerin müşterileri denize doğal kıyıdan girmeli. Kıyıda bazı düzenlemeler yapılabilir ancak denizin içinde bu tür müdahalelerde bulunduğunuz anda bugün yaşadığımız sonuçlarla karşılaşırsınız" dedi.</p>

<p><img height="767" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774963-04.jpg" width="1358" /><br />
"Kayalıklar plastik atıkları adeta öğütüyor"<br />
Dere yatakları ve kıyılara bırakılan çöplerin deniz kirliliğini artırdığını ifade eden Gökoğlu, kuru dere yataklarındaki atıkların ilk yağışlarla birlikte denize taşındığını söyledi. Gökoğlu, "Dere yatakları adeta çöplük hâline gelmiş durumda. Sahili kullananların bıraktığı çöpler ise ayrı bir sorun. İnsanlarımızda getirdiğini geri götürme alışkanlığı yok. Dere yataklarına bırakılan atıklar, dereler kuru olsa bile ilk yağışlarla birlikte denize ulaşıyor. Kayalık bölgeler adeta plastik öğütücüsüne dönüşüyor. Antalya falezleri, Gazipaşa'dan Mersin yönüne uzanan kıyıdaki kayalıklar ve Gelidonya Burnu çevresinde plastik atıklar, dalgaların etkisiyle sürekli kayalara çarpıyor ve mikroplastiklere dönüşüyor. Kayalıklar, plastik atıkları adeta öğütüyor. Bu nedenle denizde büyük plastiklerin yanı sıra çok miktarda mikroplastik de bulunuyor" şeklinde konuştu.<br />
Kıyı ve mesire alanlarındaki atıklara karşı ulusal düzeyde kampanya başlatılması gerektiğini dile getiren Gökoğlu, "Bir insan, yiyip içtiği yerde çöpünü bırakıyorsa o ülkeyi sevmiyor demektir. İnsan, yaşadığı yeri güzelleştirir ve gelecek nesillere daha iyi şekilde bırakır. Bu sorun yalnızca deniz kıyılarında değil, tüm sularda ve karasal alanlarda görülüyor. Atıkların gideceği yerler belli; çöp kutularına atılmaları veya geri dönüşüm tesislerine ulaştırılmaları gerekiyor. Caydırıcı ve ağır yaptırımlar uygulanmalı" diye konuştu.<br />
<br />
Balıkçı barınağının yanında "Çöplük Koyu"<br />
Antalya Balıkçı Barınağı'nın batısındaki koyda da çok sayıda atıkla karşılaştıklarını anlatan Prof. Dr. Gökoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Antalya Balıkçı Barınağı'nın hemen batısında bulunan yerin adı artık ‘Çöplük Koyu' olmuş. Oysa orada doğal olarak çöp yok. Peki neden buraya ‘Çöplük Koyu' deniliyor? Vatandaşlarımız telleri keserek içeri giriyor ve denize giriyor. Çıkarken de çöp torbalarını dere yatağına, otların arasına bırakıyor. Bunlar ilk yağmurla birlikte doğrudan denize gidiyor. Dün bölgeyi görüntüledim, hâlâ çok miktarda çöp var. Daha sonra da ‘Plastik kirliliği kıyılarımızda arttı' diyoruz. Turizmi bu şekilde kaybedeceğiz. Benim endişem bu. Şimdiden tedbir almamız gerekiyor. Bunlar bir uyarı, bir işaret."</p>

<p><img height="767" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774963-03.jpg" width="1365" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalya-kiyisinda-deniz-tabanini-peltemsi-tabaka-kapladi-prof-gokoglu-tehlikeye-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774963-01.jpg" type="image/jpeg" length="56361"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kur'an-ı Kerim'den etkilenen Macar turist müslüman oldu]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/kuran-i-kerimden-etkilenen-macar-turist-musluman-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/kuran-i-kerimden-etkilenen-macar-turist-musluman-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesine tatil için gelen Macaristan uyruklu Petrin Kornel, Kur'an-ı Kerim ayetlerinden etkilenerek yaptığı araştırmaların ardından müslüman oldu. Kelime-i Şehadet getiren Kornel, "Abbas" adını aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Arif Kaplan<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Manavgat'a tatil için gelen Macaristan uyruklu Petrin Kornel (42), Kur'an-ı Kerim ayetlerinden etkilenerek yaptığı araştırmaların ardından Müslüman olmaya karar verdi. Kornel için Manavgat İlçe Müftülüğünde ihtida merasimi düzenlendi. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan merasimde, Manavgat İlçe Müftüsü Oğuzhan Kadıoğlu tarafından Kornel'e İslam dininin temel esasları hakkında bilgi verildi.<br />
İslam'ın bütün peygamberlere ve ilahi kitaplara iman esasına dayandığını belirten Kadıoğlu, son peygamberin Hz. Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem), son ilahi kitabın ise Kur'an-ı Kerim olduğunu ifade etti. Kadıoğlu, "Bizler bu inancı Kelime-i Şehadet ile dile getiririz. Şimdi sizin Kelime-i Şehadeti ikrarınıza ve Müslüman oluşunuza şahitlik edeceğiz" dedi.<br />
Konuşmanın ardından Kelime-i Şehadet getirerek müslüman olan Petrin Kornel, "Abbas" adını aldı.<br />
Merasimin ardından duygularını paylaşan Abbas, Kur'an-ı Kerim'i okuyarak İslam'ı araştırmaya başlamasının hayatında önemli bir değişime yol açtığını belirtti. Abbas, "Kur'an-ı Kerim'i okudukça içimde daha önce hiç hissetmediğim bir sakinlik, alçakgönüllülük, rahatlama ve huzur oluştu. Bu duygular bana doğru yolda olduğumu hissettirdi. İslam'ı seçtikten sonra hayatımın değiştiğini ve kalbimde farklı bir huzur oluştuğunu hissediyorum" diye konuştu. İhtida merasimi, İlçe Müftüsü Oğuzhan Kadıoğlu'nun yaptığı duayla sona erdi. Kadıoğlu, İslamiyet'i seçen Abbas'ı tebrik ederek kendisine ihtida belgesi ile Diyanet yayınlarından çeşitli kitaplar takdim etti.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/kuran-i-kerimden-etkilenen-macar-turist-musluman-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774761-01.jpg" type="image/jpeg" length="55859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da son kullanma tarihi bulunmayan ve süresi geçmiş 152 kilo et ile 20 bidon turşuya el konuldu]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-son-kullanma-tarihi-bulunmayan-ve-suresi-gecmis-152-kilo-et-ile-20-bidon-tursuya-el-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-son-kullanma-tarihi-bulunmayan-ve-suresi-gecmis-152-kilo-et-ile-20-bidon-tursuya-el-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<br />
ANTALYA (İHA) - Antalya’nın Kepez ilçesinde bir gıda deposuna yönelik gerçekleştirilen denetimde, son kullanma tarihi bulunmayan veya kullanım süresi geçmiş 152 kilogram et ve et ürünü ile 20 bidon turşuya el konuldu. Ürünler gerekli işlemlerin ardından bertaraf edilirken, mühürlenen işletmeye 26 bin 360 TL idari para cezası uygulandı.<br />
Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, rutin kontrollerin yanı sıra vatandaşlardan gelen ihbarları da değerlendirerek denetimlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Yükseliş Mahallesi’nde gıda deposu olarak faaliyet gösteren bir işletmeye yönelik kapsamlı denetim gerçekleştirildi. Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü koordinesindeki denetime belediyenin Temizlik İşleri Müdürlüğü, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri de katıldı.<br />
<br />
Etiket başka, içinden çıkan başka<br />
İşletmede yapılan kontrollerde bazı gıda ürünlerinde üretim yeri ve üretim tarihinin bulunmadığı, bazı ürünlerin ise son kullanma tarihinin olmadığı veya kullanım süresinin geçtiği tespit edildi. Denetimde, üzerinde "salamura asma yaprağı" ibaresi bulunan bidonların içerisinde turşu olduğu belirlendi.<br />
Yapılan incelemelerin ardından halk sağlığını olumsuz etkileyebileceği değerlendirilen toplam 152 kilogram et ve et ürünü ile 20 bidon turşuya ekipler tarafından el konuldu. Ürünler gerekli işlemlerin ardından bertaraf edildi.<br />
<br />
İşletme mühürlendi, 26 bin 360 TL ceza kesildi<br />
Denetim kapsamında işletme hakkında yasal işlem başlatıldı. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından işletmeye 26 bin 360 TL idari para cezası uygulanırken, Kepez Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince işletme mühürlendi.<br />
Zabıta ekipleri, son kullanma tarihi bulunmayan veya kullanım süresi geçmiş ürünlerin tüketilmesinin sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekerek, vatandaşlardan şüpheli durumları belediyelerin zabıta müdürlükleri ile Tarım ve Orman Müdürlüklerine bildirmelerini istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img class="" height="1536" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774783-09.jpg" width="2048" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-son-kullanma-tarihi-bulunmayan-ve-suresi-gecmis-152-kilo-et-ile-20-bidon-tursuya-el-konuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774783-01.jpg" type="image/jpeg" length="81063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da yörüklerin asırlık geleneği: Peynirler kar obruklarında saklanıyor]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-yoruklerin-asirlik-gelenegi-peynirler-kar-obruklarinda-saklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-yoruklerin-asirlik-gelenegi-peynirler-kar-obruklarinda-saklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Akseki ilçesinde yaklaşık bin 900 metre rakımlı Çimi Yaylası'na çıkan Yörükler, asırlık geleneklerini günümüzde de yaşatıyor. Hayvancılıkla uğraşan Yörükler, yaz aylarında ürettikleri süt, yağ ve peynirleri 30-50 metre derinliğindeki kar obruklarında muhafaza ediyor. Doğal bir buzdolabı görevi gören kar obruklarında aylarca bekletilen peynirler, kendine özgü lezzet ve kıvama ulaştıktan sonra sonbahar aylarında yayladan indirilerek satışa sunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşe Çatlı<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
<br />
"Yaylada üretilen peynirler kar obruklarına indiriliyor"<br />
Çimi Yaylası'nda nisan-mayıs aylarında başlayan hareketlilik, yaz boyunca devam ediyor. Keçi ve koyunlardan elde edilen sütler geleneksel yöntemlerle işlenerek yağ ve peynire dönüştürülüyor. Hazırlanan peynirler daha sonra doğal soğuk hava deposu olarak kullanılan kar obruklarına taşınıyor. Peynirler, temizlenip hazırlanmış hayvan derilerine, kovalar veya bidonlara konularak obruklarda yaklaşık 2 ila 3,5 ay arasında bekletiliyor.<br />
Çimi köyünde hayvancılıkla uğraşan Hatice Çelik, her yıl yaz aylarında Çimi Yaylası'na çıktıklarını belirterek, peynirleri doğal ortamda olgunlaştırdıklarını söyledi. Çelik, "Peynirleri iki-üç ay kar obruğunda bekletiyoruz. Burada obruğun doğal özelliğini alıyor, suyunu çekiyor ve tam kıvamına geliyor. Deride, kovada veya bidonda bekleyen peynirin kendine özgü ayrı bir lezzeti oluyor. Eylül ve ekim aylarının sonlarında yayladan inerken peynirleri obruklardan çıkarıyoruz. Hem kendimiz kullanıyoruz hem de isteyenlere veriyoruz" dedi.<br />
<br />
"Doğal buzdolabı görevi görüyor"<br />
Kar obruklarının, bölgede geçmişten günümüze yiyeceklerin muhafaza edilmesinde kullanıldığı belirtildi. Obrukların derinliklerinde sıcaklık yaz aylarında dahi oldukça düşük seviyelerde kalırken, peynirlerin uzun süre doğal ortamda saklanmasına imkân sağlıyor. Yörede hayvancılıkla uğraşan Ramazan Arıcı da peynirleri bölgedeki keçi ve koyun yetiştiricilerinden aldıklarını ifade etti. Arıcı, "Buradaki davarcılarımızdan, keçi ve koyun yetiştiren çobanlarımızdan alıyoruz. Bidonlara basıyoruz ve kar obruklarına koyuyoruz. Burada bir veya iki ay bekletiyoruz. Soğuk havada peynirler güzelleşiyor, lezzetleniyor. Başka koyacak yerimiz, buzdolabımız olmadığı için burayı kullanıyoruz. Burada sıcaklık eksi 15-20 derece civarında olabiliyor" diye konuştu.<br />
<br />
"Ağustos ayında bile dağlarda kar bulunuyor"<br />
Çimi Yaylası'nda doğal soğuk hava deposu olarak kullanılan kar obruklarının özelliği, yaz aylarında dahi karın uzun süre muhafaza edilebilmesinden kaynaklanıyor. Arıcı, ağustos ayının ortasında olunmasına rağmen yüksek kesimlerde kar bulunduğunu belirterek, "Şu anda ağustos ayının ortasındayız ama dağlarımızda yaklaşık 10 metreye yakın kar var" dedi.<br />
<br />
"Hayvanlar doğal otlarla besleniyor"<br />
Yörüklerin ürettiği peynirin lezzetinde, hayvanların doğal ortamda beslenmesinin de önemli bir rol oynadığı ifade edildi. Nisan-mayıs aylarında yaylaya çıkan üreticiler, keçi ve koyunlarını dağlarda doğal otlarla besliyor. Suni yem kullanılmadan elde edilen süt, geleneksel yöntemlerle işlenerek tam yağlı peynire dönüştürülüyor. Üreticiler, doğal beslenmeyle elde edilen sütün yağ oranının ve lezzetinin daha yüksek olduğunu, bunun da peynire yansıdığını belirtiyor.</p>

<p><img height="3872" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774113-03.jpg" width="2592" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<br />
"Peynirler sonbaharda Manavgat pazarlarına indiriliyor"<br />
Kar obruklarında yaklaşık iki, üç veya üç buçuk ay bekletilen peynirler, eylül ve ekim aylarında yayladan çıkarılıyor. Doğal ortamda olgunlaşan peynirler daha sonra pazarlama amacıyla Manavgat'a götürülerek belirli pazarlarda satışa sunuluyor. Üreticiler, kar obruğunda bekletilen peynirin normal şartlarda saklanan peynirden farklı bir lezzete sahip olduğunu ifade ediyor. Doğal soğuk ortamın peynirin kıvamını ve aromasını değiştirdiğini belirten üreticiler, bu yöntemin bölgenin geleneksel peynir üretim kültürünün önemli bir parçası olduğunu söylüyor.<br />
Çimi Yaylası'nda Yörükler, modern soğutma sistemlerinin bulunmadığı dönemlerden kalan kar obruklarını günümüzde de kullanarak hem geleneksel üretim yöntemlerini sürdürüyor hem de Akseki'nin kendine özgü peynir kültürünü yaşatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-yoruklerin-asirlik-gelenegi-peynirler-kar-obruklarinda-saklaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774113-02.jpg" type="image/jpeg" length="41171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Su altında temizlik yaparken eline aslan balığı dikenleri batan profesörden sıcak sulu ilk müdahale uyarısı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/su-altinda-temizlik-yaparken-eline-aslan-baligi-dikenleri-batan-profesorden-sicak-sulu-ilk-mudahale-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/su-altinda-temizlik-yaparken-eline-aslan-baligi-dikenleri-batan-profesorden-sicak-sulu-ilk-mudahale-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da yaklaşık 26 yıldır araştırma ve eğitim amacıyla dalış yapan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu'nun bir parmağına ve avuç içine, Konyaaltı'ndaki dalış sırasında aslan balığının dikenleri battı. Yaşadığı şiddetli acının ardından uyguladığı uzun süreli sıcak su yöntemini anlatan Gökoğlu, "Bazı vatandaşlarımız böyle bir olay yaşadıklarında bölgeye buz uyguluyor. Ancak buz uygulaması yanlış. Aslan balığı teması yaşandığında sıcak su uygulanması gerekiyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, pazar günü Konyaaltı'nda dalış yaptığı sırada aslan balığıyla temas etti. Denizde buldukları plastik atıkları geçirmek ve taşımak amacıyla kullandıkları paslı demir çubukla uğraştığı sırada Gökoğlu'nun eline çarpan balığın dikenleri, bir parmağına ve avuç içine battı. Şiddetli acı ve zonklama yaşayan Gökoğlu'nun elindeki iki noktada kanama meydana geldi.<br />
<br />
"Dikenin battığı yerler hemen kanamaya başladı"<br />
Yaşadığı anları anlatan Prof. Dr. Gökoğlu, "Aslan balığıyla temas yaşadım. Balığın dikeni kazara elimin iki noktasına, bir parmağıma ve avuç içime battı. O anda çok şiddetli bir acı ve zonklama hissettim. Dikenin battığı yerler hemen kanamaya başladı. Olay Konyaaltı'nda, tamamen kaza sonucu meydana geldi" dedi.<br />
Olayın ardından vakit kaybetmeden sahile çıktığını belirten Gökoğlu, sıcak suya ulaşmaya çalışırken sahildeki kumun sıcaklığından yararlandığını anlattı. Elini kumun sıcak bölümlerine sokarak uygulamayı sürdürdüğünü ifade eden Gökoğlu, daha sonra sıcak su temin ettiğini ifade etti. Bu tür temaslarda uzun süreli sıcak su uygulaması yapıldığını ifade eden Gökoğlu, "Sıcak su, zehrin parçalanarak denatüre olmasını ve etkisinin azalmasını sağlıyor. Olayın ardından hemen sahile çıktım ve zehir vücudumda daha fazla etkili olmadan sıcak suya ulaşmaya çalıştım. Sahile giderken kumun çok sıcak olduğunu fark edince elimi doğrudan kuma soktum. Elimi sürekli kumun en sıcak bölgelerine geçirerek uygulamayı sürdürdüm. Daha sonra karaya çıktık ve bir otelden sıcak su aldık. Elimi, dayanabileceğim en yüksek sıcaklıktaki suyun içerisinde tuttum" diye konuştu.<br />
Uygulamanın ardından dikenin battığı bölgelerde belirgin bir hasar kalmadığını söyleyen Gökoğlu, parmağının ucunda hafif uyuşukluk ve şişlik bulunduğunu belirtti. Elindeki su toplamalarının ise sıcak su uygulamasından kaynaklandığını aktaran Gökoğlu, şöyle konuştu:<br />
"Görüldüğü gibi dikenin battığı yerlerde belirgin bir hasar kalmadı. Yalnızca parmağımın ucunda hafif bir uyuşukluk ve şişlik var. Böylece zehrin daha büyük bir hasara yol açmasını önlemiş olduk. Elimde görülen su toplamaları sıcak su uygulamasından kaynaklandı. Eğer bu uygulamayı yapmasaydık elimizde morarma ve çürüme oluşabilir, o bölgede doku ölümleri meydana gelebilirdi. Bunlar geçici, zamanla geçecek durumlar."<br />
<br />
"Buz uygulaması yanlış"<br />
Aslan balığı teması yaşayan bazı kişilerin bölgeye buz uyguladığını belirten Gökoğlu, bunun yanlış olduğunu ifade ederek, "Bazı vatandaşlarımız böyle bir olay yaşadıklarında bölgeye buz uyguluyor. Ancak buz uygulaması yanlış. Aslan balığı teması yaşandığında sıcak su uygulanması gerekiyor. Bu olayla birlikte daha önce anlattığımız uygulamayı kendim de tecrübe etmiş oldum. Şu anda elimde ciddi bir sorun yok" ifadelerini kullandı.<br />
Olayın nasıl meydana geldiğini de anlatan Gökoğlu, "Pazar günü Konyaaltı'nda dalış yapıyorduk. Denizde bulduğumuz plastik atıkları geçirmek ve taşımak amacıyla kullandığımız paslı bir demir çubuk vardı. Onunla uğraştığım sırada balık elime çarptı ve dikeni battı" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="3072" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774097-01-1.jpg" width="4608" /><br />
"Mutlaka doktora gitsinler"<br />
Aslan balığıyla temas eden kişilere sağlık kuruluşuna başvurmaları uyarısında bulunan Gökoğlu, öğrencilerinin de olayın ardından kendisini hastaneye götürmek istediğini söyledi. Gökoğlu, "Bu tür bir durumla karşılaşanlar mutlaka doktora gitsin. Olayın ardından öğrencilerimiz de 'Hocam, sizi hastaneye götürelim' diyerek ısrar etti. Ancak şu ana kadar bunun için belirlenmiş özel bir tedavi yöntemi yok. En etkili uygulama sıcak su. Elinizi, dayanabildiğiniz sıcaklıktaki suyun içinde en az 45-50 dakika bekletmeniz gerekiyor. Ben yaklaşık 2 saat beklettim ve elimde ciddi bir hasar oluşmadı. Yalnızca parmağımın ucunda, dokunduğumda hissettiğim hafif bir uyuşukluk kaldı. Avuç içimde ise herhangi bir belirti kalmadı" diye konuştu.<br />
<br />
"Suyun altında canlı balık doğrudan temas etti"<br />
Aslan balıklarının ağa yakalandıkları sırada derilerinin sıyrılabildiğini belirten Gökoğlu, bu durumdaki temas ile canlı balığın su altındaki doğrudan temasının etkisinin farklı olduğunu söyledi. Gökoğlu, "Aslan balıkları genellikle ağa yakalandığında derileri sıyrılıyor. Bu balıkların zehri deriden köken aldığı için deri sıyrıldığında temasın etkisi, canlı balıkla doğrudan temasa göre daha az oluyor. Benim elime ise suyun altında canlı balık doğrudan temas etti. Canlı bir aslan balığının suyun altındaki doğrudan teması çok daha büyük hasar bırakabilir. Biz de bunu yaşadık ancak çok şükür ciddi bir sorun oluşmadı. Burada yalnızca yaptığımız sıcak su uygulamasının sonucunu vurgulamaya çalışıyorum. Ben doktor değilim ancak bu tür vakalarda genel olarak yapılan uygulama bu şekilde. Sıcak su uygulaması doğru bir uygulama" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/su-altinda-temizlik-yaparken-eline-aslan-baligi-dikenleri-batan-profesorden-sicak-sulu-ilk-mudahale-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w774097-03.jpg" type="image/jpeg" length="71787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gördükleri manzaraya duyarsız kalmayıp, eldiven ve maskeyle temizlik yaptılar]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/gordukleri-manzaraya-duyarsiz-kalmayip-eldiven-ve-maskeyle-temizlik-yaptilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/gordukleri-manzaraya-duyarsiz-kalmayip-eldiven-ve-maskeyle-temizlik-yaptilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde müzisyen ve yüzme antrenörü iki arkadaş, gezmek için geldikleri Obaçayı'nda gördükleri kirlilik karşısında duyarsız kalmadı. Çöp torbası, eldiven ve maske alarak bölgedeki çöpleri toplamaya başlayan gençler, ailelerini de temizliğe dahil ederek örnek bir davranış sergiledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Recep Karcı<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Alanya'nın doğal güzellikleriyle dikkat çeken bölgelerinden Obaçayı, bu kez çevre duyarlılığı gösteren iki arkadaşın örnek davranışına sahne oldu. Müzisyen Baran Aktan (25) ile yüzme ve triatlon antrenörü olan Şevik Oğuzalp Doyuran (26), arkadaşlarıyla birlikte doğa yürüyüşü yapmak için geldikleri Obaçayı'nda çevrede çöpler bulunduğunu gördü. Gördükleri manzara karşısında üzülen iki arkadaş, temizlik yapmaya karar verdi. Çöp torbaları, eldiven ve maske temin eden gençler, suyun içinde ve çevresindeki plastik, bez, cam, bebek bezi ve çeşitli atıkları toplamaya başladı. Gençler kısa süre içerisinde ailelerini de bölgeye davet ederek, temizliğe birlikte devam etti. Aile fertlerinin de katılmasıyla çevrede kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştiren gençler, doğanın korunması ve çevre temizliği konusunda vatandaşlara örnek oldu.<br />
<br />
"Manzara çok can sıkıcıydı"<br />
Müzisyen Baran Aktan, Obaçayı'nı arkadaşlarıyla birlikte kısa süre önce keşfettiklerini belirterek, "Müzisyenim, çok uzun zamandır burada yaşıyorum. Burası bizim yeni keşfettiğimiz bir yer. Arkadaşlarımızla gezerken keşfettik. Buraya geldiğimizde karşılaştığımız manzara çok can sıkıcı oldu. Suyun içinde veya suyun dışında o kadar çok çöp, bez, cam, aklınıza gelebilecek her şey suyun içerisinde ve doğada" dedi.<br />
Bölgeye normalde vakit geçirmek amacıyla geldiklerini ifade eden Aktan, "Buraya normalde vakit geçirmeye geldik. Buraya da gelmişken temiz bir hale getirelim istedik. Her şey aslında bizler için. Bizler temiz yerde yüzelim diye en azından temizleyelim dedik. Duyarlı bir millet olsak eminim burası daha güzel bir şekilde değerlendirilebilirdi" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="2268" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w773391-03.jpg" width="4032" /><br />
<br />
"Ailemizi de çağırdık, hep birlikte temizledik"<br />
Yaklaşık 10 yıldır Alanya'da yaşadığını ve yüzme ile triatlon antrenörlüğü yaptığını belirten Şevik Oğuzalp Doyuran ise bölgeyi birkaç saat önce arkadaşlarıyla keşfettiklerini söyledi. Doğa yürüyüşü yapmak amacıyla geldikleri bölgede çok fazla çöple karşılaştıklarını anlatan Doyuran, "10 senedir Alanya'da yaşıyorum. Triatlon antrenörlüğü ve yüzme eğitmenliği yapıyorum. Geçimimi buradan sağlıyorum. Biz burayı birkaç saat önce arkadaşlarımızla keşfettik. Gezmek ve doğa yürüyüşü yapmak için geldik. Fakat etrafta çok fazla çöp olduğunu gördük ve bir şeyler yapmak istedik, bir şeyler yapmamız gerektiğini düşündük" dedi.<br />
Ailesini de bölgeye davet ettiklerini ifade eden Şevik Oğuzalp Doyuran, "Ailemizi aradık, ‘Burada piknik yapmak ister misiniz?' diye sorduk. Ardından bütün ailecek gelip burayı temizlemeye başladık. Az önce arkadaşımın söylediği gibi insanlar attıkları çöpleri bir daha düşünmüyorlar fakat bu çöpler doğada çok uzun yıllar boyunca kalıyor. Özellikle plastik çöpler ve son dönemde mikroplastik konusunda çok fazla haber görmeye başladık" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"En çok bebek bezi buldum"<br />
Obaçayı'nın su kaynakları açısından da önemli olduğunu belirten Doyuran, "Buranın bir içme suyu olduğunu, içme suyu temizliğinde olduğunu söylüyorlar. Ama suyun içine baktığımız zaman her yerde plastik parçaları, bez parçaları buluyoruz. Açıkçası en fazla da bebek bezi buldum burada. İnsanlar biraz daha dikkatli olsalar daha güzel olacak" dedi.<br />
<br />
"Herkesi aynı duyarlılığı göstermeye davet ediyorum"<br />
Gençlerin akrabası Meryem Gönültaş ise ailecek bölgeye vakit geçirmek ve çevreyi görmek amacıyla geldiklerini belirterek, temizlik çalışmasına destek olduklarını söyledi. Gönültaş, "Biz buraya ailecek oturmaya, çevreyi görmeye geldik. Çocuklar buradaki kirliliği temizlemek için poşetlerle beraber bütün atılan çöpleri ve pislikleri topladılar. Herkesi bu şekilde davranmaya davet ediyorum" diye konuştu.</p>

<p><img height="2268" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w773391-05.jpg" width="4032" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/gordukleri-manzaraya-duyarsiz-kalmayip-eldiven-ve-maskeyle-temizlik-yaptilar</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w773391-01.jpg" type="image/jpeg" length="40716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayaklarıyla hayata tutundu, eserleri sınırları aştı]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/ayaklariyla-hayata-tutundu-eserleri-sinirlari-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/ayaklariyla-hayata-tutundu-eserleri-sinirlari-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5 yaşında geçirdiği kazada iki kolunu kaybeden Ressam Ayşe Işık, annesinin desteğiyle ayaklarını kullanmayı öğrendi. Ayak parmaklarının arasında tuttuğu fırçayla 24 yıldır resim yapan Işık'ın eserleri Almanya ve Fransa'da da sergilendi. Tekvandoda dünya ikinciliği ve Avrupa birinciliği bulunan Işık, 35'inci sergisini Antalya'da açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Begüm Aksoy<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Beş yaşında geçirdiği kazada iki kolunu kaybeden Ressam Ayşe Işık, annesinin desteğiyle ayaklarını kullanmayı öğrendikten sonra hayata resimle tutundu. Ayak parmaklarının arasında tuttuğu fırçayla 24 yıldır doğanın renklerini tuvale aktaran Işık, bugüne kadar kişisel ve karma olmak üzere yaklaşık 35 sergiye katıldı. Çocuk yaşta iki kolunu bir tarım makinesine kaptıran Işık, kazanın ardından günlük ihtiyaçlarını ayaklarını kullanarak karşılamayı öğrendi. Kalem, çatal ve kaşık tutmayla başlayan süreçte birçok işini ayak parmaklarıyla yapabilir hâle gelen Işık, 19 yaşında resim eğitimi almaya karar verdi.<br />
2002 yılından bu yana resim yapan Işık'ın eserleri Türkiye'nin yanı sıra Almanya ve Fransa'da da sanatseverlerle buluştu. Resim çalışmalarının yanında tekvandoya da yönelen Işık, dünya ikinciliği ve Avrupa birinciliği elde etti. Kendi yaşamını anlattığı bir kitap da kaleme alan Işık, üretkenliğiyle engelli bireylere örnek olmak istediğini söyledi.<br />
İstanbul'da yaşayan, 5 yıldır evli ve 3 yaşında bir kız çocuğu annesi olan Işık, Antalya merkezdeki ilk sergisini kentin tarihi simgelerinden Hadrian Kapısı'nın girişinde açtı. Üç gün boyunca açık kalacak sergide Işık'ın ayaklarıyla yaptığı resimler, 25 Ağustos Salı gününe kadar görülebilecek.<br />
<br />
"Bunu annem sayesinde başardım"<br />
Kazanın ardından ayaklarını kullanmayı annesinin desteğiyle öğrendiğini anlatan Işık, "Ben 4,5-5 yaşlarındayken iki kolumu bir tarım makinesine kaptırdım. Daha sonra bir gün annem cenazeye gitmişti. Eve döndüğünde yemek yemediğimi ve bütün gün aç kaldığımı görünce ayaklarımı kullanmayı öğretmeye başladı. Kalem, çatal ve kaşık tutmayı öğrenirken zamanla birçok işimi ayak parmaklarımla yapabilir hâle geldim. Bunu annem sayesinde başardım" dedi.<br />
Eğitim hayatına 7 yaşında başladığını belirten Işık, "Lise ikinci sınıfa kadar Adıyaman'da eğitim gördüm. Daha sonra ailem, eğitimime devam edebilmem için İstanbul'a taşındı. İstanbul'a geldikten sonra, 19 yaşımda resim eğitimi almaya karar verdim. Çocukluğumdan beri resim yapmayı; boyalarla ve renklerle uğraşmayı, gezdiğim yerleri resmetmeyi çok seviyorum" diye konuştu.<br />
<br />
Ayaklarıyla yaptığı eserler Almanya ve Fransa'da sergilendi<br />
Resmin artık hayatının bir parçası olduğunu dile getiren Işık, "2002 yılından bu yana resimle uğraşıyorum. Resim artık benim hayatım oldu. Bugüne kadar kişisel ve karma olmak üzere yaklaşık 35 sergiye katıldım. Eserlerim Almanya ve Fransa'da da sergilendi. Ayaklarımla hayata tutundum. Kendi hayatımı anlattığım bir kitabım da bulunuyor" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="3024" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772848-07.jpg" width="4032" /></p>

<p><br />
Antalya merkezde ilk kez sergi açtığını kaydeden Işık, "Antalya'nın tarih kokan bir noktasında sergimin açılışını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Birkaç yıldır Antalya'ya gelmemiştim. ‘Hem tatil yaparım hem de üç günlük bir sergi açarım' diye düşündüm. Antalyalılar beni çok güzel karşıladı, kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.<br />
<br />
Tekvandoda dünya ikinciliği ve Avrupa birinciliği<br />
Tekvandoya başlama sürecini de anlatan Işık, "Ayaklarımı daha rahat kullanabilmem için bana destek olan bir tekvando antrenörümüz vardı. Onun sayesinde tekvandoya başladım; dünya ikinciliği ve Avrupa birinciliği elde ettim. İstanbul'da yaşıyorum. Beş yıldır evliyim ve 3 yaşında bir kızım var" diye konuştu.<br />
Engelli bireylere ve ailelerine çağrıda bulunan Işık, sözlerini şöyle tamamladı: "Engelli bireylerin üretken olmalarını, toplumun içinde yer almalarını ve neye ilgi duyuyorlarsa o alanda ilerlemelerini istiyorum. Ailelerin de engelli çocuklarını rahatlıkla dışarı çıkarmalarını ve toplumla buluşturmalarını arzu ediyorum. Bizler toplumun içinde yer aldıkça diğer insanlardan farklı olmadığımızın görülmesini istiyorum."</p>

<p><img class="" height="3024" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772848-09.jpg" width="4032" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/ayaklariyla-hayata-tutundu-eserleri-sinirlari-asti</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772848-03.jpg" type="image/jpeg" length="66491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarsus-Kazanlı sahilinde plastik kirliliği]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/tarsus-kazanli-sahilinde-plastik-kirliligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/tarsus-kazanli-sahilinde-plastik-kirliligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'in Kazanlı ile Tarsus ilçesi arasındaki sahil şeridinde görülen yoğun plastik ve naylon parçaları, ciddi bir çevre kirliliğini gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ersoy Yalçın<br />
MERSİN (İHA) -<br />
Sosyal medyada 'leo_sano' olarak tanınan Levent Sancak, balık avında karşılaştığı manzaraya tepki gösterdi. Görüntülerde kıyı şeridinin çok sayıda küçük plastik parçasıyla kaplandığı görülürken Sancak, kirliliğin sahil boyunca devam ettiğini belirtti.<br />
Sancak, benzer plastik parçalarını daha önce Adanalıoğlu sahilinde denize ulaşan bazı derelerde de gördüğünü, söz konusu parçaların bu noktalardan denize taşındığına şahit olduğunu ifade etti. Kirliliğin kaynağının mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Sancak, plastik parçalarının sanayi bölgesinden veya başka bir noktadan geliyor olabileceği ihtimalinin yetkili kurumlar tarafından incelenmesini istedi.<br />
Karşılaştığı manzaraya "Facia!" sözleriyle tepki gösteren Levent Sancak, "Bütün sahil plastik parçalarıyla dolu. Burada yüzdüğünüzü düşünün. Balıklara zarar, insanlara zarar, kuşlara zarar Buna ne yapmak lazım, kime şikayet etmek lazım?" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.<br />
Bölgedeki plastik kirliliğinin nereden ve nasıl kaynaklandığının tespit edilmesi, derelerden veya farklı noktalardan denize atık taşınıp taşınmadığının araştırılması ve sahil şeridinde gerekli temizlik çalışmalarının başlatılması bekleniyor.<br />
Özellikle kirliliğin kaynağının belirlenerek denize plastik atık ulaşmasının önüne geçilmesi, hem insan sağlığı hem de deniz canlıları ve kıyı ekosisteminin korunması açısından büyük önem taşıyor.<br />
Naylon ve plastik parçaları yalnızca sahilleri değil; denizleri, canlı yaşamını ve geleceği tehdit ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img class="" height="1536" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772550-01.jpg" width="2048" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/tarsus-kazanli-sahilinde-plastik-kirliligi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772550-02.jpg" type="image/jpeg" length="23795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş yerine girmesini trafik lambaları önledi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/is-yerine-girmesini-trafik-lambalari-onledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/is-yerine-girmesini-trafik-lambalari-onledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde kırmızı ışık ihlali yapan hafif ticari aracın ticari taksi ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada şans eseri yaralanan olmadı. Kazada hafif ticari araç çarpışmanın şiddetiyle karşı şeride geçerken, kaldırımdaki trafik ışıklarına çarpınca iş yerinden içeri girmekten kurtuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Arif Kaplan<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Kaza, Aşağı Pazarcı Mahallesi Atatürk Caddesi'nden gelip İbrahim Sözen Caddesine çıkmakta olan Ali Paşa İ'nin kullandığı 07 J 0079 plakalı ticari taksi ile Osman G'nin kullandığı 07 BCE 686 plakalı hafif ticari aracın kavşakta çarpıştı. Kırmızı ışık ihlali yaptığı ileri sürülen hafif ticari araç çarpışmanın şiddetiyle karşı şeride geçerken, kaldırımdaki trafik ışıklarına çarparak iş yerinden içeri girmekten kurtuldu.<br />
Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansırken, hafif ticari aracın kırmızı ışıkta bekleyen araçların yanından durmadan geçerek kazaya neden olduğu belirlendi. Çarpışmanın şiddetiyle karşı şeride geçen hafif ticari araç, yol kenarında bulunan ve çok sayıda vatandaşın bulunduğu iş yerinden içeriye girmekten kaldırımdaki trafik ışığına çarparak kurtuldu.<br />
<br />
Ehliyetine 2 ay el konuldu<br />
Kazanın ardından güvenlik kameralarını izleyen Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri, kırmızı ışık ihlali yaptığı belirlenen hafif ticari araç sürücüsü Osman G'nin sürücü belgesine 2 ay süreyle el koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="473" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772303-02.jpg" width="778" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ASAYİŞ, BÖLGE</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/is-yerine-girmesini-trafik-lambalari-onledi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772303-06.jpg" type="image/jpeg" length="51251"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaş'ta ormanlık alanda yangın]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/kasta-ormanlik-alanda-yangin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/kasta-ormanlik-alanda-yangin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kaş ilçesinde, ormanlık alanda çıkan yangınına havadan ve karadan koordineli şekilde müdahale ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Yangın, saat 11.30 sıralarında Kaş'a bağlı İkizce Mahallesi'nde çıktı. Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler, orman dışı alanda başlayarak ormanlık alana sıçrayan yangına havadan ve karadan koordineli şekilde müdahalede bulunuyor. Yangına; 4 yangın söndürme helikopteri, 1 yangın söndürme uçağı, 15 arazöz, 3 su ikmal aracı, 2 dozer ile 95 teknik personel ve yangın işçisi müdahale ediyor.<br />
Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışmalarının sürdüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/kasta-ormanlik-alanda-yangin</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772399-03.jpg" type="image/jpeg" length="30044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaş'ta denize atık su karışmasına 839 bin lira ceza]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/kasta-denize-atik-su-karismasina-839-bin-lira-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/kasta-denize-atik-su-karismasina-839-bin-lira-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kaş ilçesinde sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, atık su arıtma tesisine ait boru hattından denize atık su karıştığı iddia edildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Antalya İl Müdürlüğü, terfi merkezinin işletmecisi Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğüne 839 bin lira idari para cezası uyguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br />
<br />
Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Olay, geçtiğimiz 19 Ağustos'ta Çukurbağ Yarımadası'nda meydana geldi. Bölgede yüzmek için denize girenler, su yüzeyindeki atıklar ve kötü kokuyla karşılaştı. Kokunun kaynağını araştıran bir kişi, boru hattından çıkan atık suyun doğrudan denize karıştığını belirleyerek cep telefonuyla görüntüledi. Olayı görüntüleyen kişi, durumu Sahil Güvenlik Komutanlığı ile belediyeye bildirdi. Belediye tarafından da ASAT ekiplerine bilgi verildi. Arıza, ekiplerin çalışmasıyla giderildi.<br />
Görüntülerin ardından harekete geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Antalya İl Müdürlüğü ekipleri, bölgede inceleme yaptı. Atık su kaçışının meydana geldiği terfi merkezinin işletmecisinin Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü olduğu tespit edildi. İl Müdürlüğü tarafından ASAT'a, yönetmelikle belirlenen standartlara aykırı emisyona neden olunduğu gerekçesiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20'nci maddesinin (c) bendi kapsamında 839 bin lira idari para cezası uygulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/kasta-denize-atik-su-karismasina-839-bin-lira-ceza</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772180-01.jpg" type="image/jpeg" length="28830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya avokadosunun Avrupa Birliği coğrafi işaret başvurusu gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/alanya-avokadosunun-avrupa-birligi-cografi-isaret-basvurusu-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/alanya-avokadosunun-avrupa-birligi-cografi-isaret-basvurusu-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO), Alanya'nın tarımsal değerlerini uluslararası alanda markalaştırma hedefi doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Alanya Keçiboynuzu'nun ardından Alanya avokadosunun da Avrupa Birliği Coğrafi İşaret başvurusu ALTSO ev sahipliğinde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (İHA) -<br />
Törende konuşan ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Bu başvuruyla birlikte Alanya avokadosunun değerini ve bilinirliğini artırmayı, üreticimizin emeğini korumayı ve ürünümüzü uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyoruz" dedi. Alanya'nın tarımsal değerlerini korumak, üreticilerin emeğini daha değerli hale getirmek ve yöresel ürünleri dünya markası haline getirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren ALTSO, Alanya avokadosunun Avrupa Birliği Coğrafi İşaret tescili için resmi başvurusunu gerçekleştirdi.<br />
<br />
"Tarımsal değerlerimizi dünya markalarına dönüştürmek istiyoruz"<br />
ALTSO Başkanı Eray Erdem, Alanya'nın güçlü tarımsal potansiyelinin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde yer alması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. Alanya keçiboynuzunun ardından Alanya avokadosu için de Avrupa Birliği Coğrafi İşaret başvurusu gerçekleştirdiklerini belirten Erdem, "Alanya'nın tarımsal değerlerini korumak, üreticimizin emeğini daha değerli hale getirmek ve yöresel ürünlerimizi dünya markası yapmak hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Keçiboynuzunun ardından bugün de Alanya Avokadosu'nun Avrupa Birliği Coğrafi İşaret tescili için başvurumuzu gerçekleştirdik" dedi. Alanya Avokadosu'nun sahip olduğu kendine özgü kalite ve lezzetiyle önemli bir marka değeri taşıdığını ifade eden Erdem, AB tescilinin alınmasının ürünün uluslararası bilinirliğini ve katma değerini artıracağını vurguladı.<br />
<br />
"Hilmi başkanımız ile süreci birlikte yürüttük"<br />
Başkan Erdem, şunları söyledi: "Alanya avokadosunun bugünlere gelmesinde başta üreticilerimiz olmak üzere, sektörümüzün tüm paydaşlarının büyük emeği var. Özellikle Avokado Üreticileri Birliği Başkanımız Sayın Hilmi Sevilgen ve yönetimine ayrı bir parantez açmak istiyorum. Hilmi Başkanımızla bugüne kadar Alanya avokadosunun gelişmesi, üreticimizin emeğinin korunması ve ürünümüzün daha güçlü bir marka haline gelmesi için birçok çalışmayı birlikte yürüttük. Her aşamada istişare içerisinde olduk, aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket ettik. Hayata geçirdiğimiz tüm projelerde paydaşlarımızla hareket ediyor ve birlikte başarıyoruz. Bu vesileyle sürecin her aşamasında katkı sunan Alanya Belediye Başkanımız Osman Tarık Özçelik'e Alanya Ziraat Odası Başkanımız Tahir Göktepe'ye, Avokado Üreticileri Birliği Başkanımız Hilmi Sevilgen ve yönetimine ve Alanya İlçe Tarım ve Orman Müdürümüz İhsan İnal'a bu önemli süreçte yanımızda oldukları için teşekkür ediyorum."<br />
<br />
"Üreticimizin emeği daha güçlü korunacak"<br />
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ise Alanya avokadosunun AB Coğrafi İşaret tescili için yapılan başvurunun kent tarımı açısından son derece önemli olduğunu belirtti.Özçelik, "Üreticimizin emeğini daha değerli hale getirmek ve yöresel ürünlerimizi dünya markası yapmak amacıyla ALTSO Başkanımız Eray Erdem'in ev sahipliğinde Alanya Avokadosu'nun Avrupa Birliği Coğrafi İşaret tescili için başvurumuzu gerçekleştirdik. Bu tescilin alınmasıyla birlikte üreticimizin emeğinin daha güçlü şekilde korunacağına ve kentimiz tarımının dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma ulaşacağına inanıyoruz" dedi. Özçelik, sürece katkı sunan ALTSO Başkanı Eray Erdem başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.<br />
Alanya Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen ise törende yaptığı konuşmada, ALTSO Başkanı Eray Erdem'e teşekkür ederek, "Başkanımız Eray beye teşekkür ediyorum. Onun öncülüğünde avokadomuzun Avrupa Birliği coğrafi işaret başvurumuzu gerçekleştirdik. Alanya'mıza ve tarım sektörüne hayırlı uğurlu olsun" dedi.<br />
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Coğrafi İşaretler Masası Görevlisi Murat Şahiner, Alanya İlçe Tarım ve Orman Müdürü İhsan İnal ve Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de yaptıkları açıklamada AB Coğrafi İşaret tescili için yapılan başvurunun, ürünün geleceği açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür ettiler.<br />
Başvuru töreni, ALTSO Başkanı Eray Erdem'in ev sahipliğinde, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Coğrafi İşaretler Masası Görevlisi Murat Şahiner, Alanya İlçe Tarım ve Orman Müdürü İhsan İnal, Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe ve Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen'in katılımıyla düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/alanya-avokadosunun-avrupa-birligi-cografi-isaret-basvurusu-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w772031-03.jpg" type="image/jpeg" length="41770"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klimada mahsur kaldı!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/klimada-mahsur-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/klimada-mahsur-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde Berat Yıldırım, klima motorunun üzerinde mahsur kalan kedisini sıra dışı ve zekice bir yöntemle kurtardı. Yıldırım, kablolara bağladığı plaj çantasını balkondan sarkıtıp kedisini yukarıya çekmeyi başardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Demirci<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Kadriye Mahallesi'nde sabah uyandıklarında kedilerinden birini göremeyen Yıldırım çifti, evde arama çalışması başlattı. Balkondan gelen kedi seslerini takip eden Berat Yıldırım, yavru kedisinin klima motorunun üzerinde mahsur kaldığını fark etti. Kedisini güvenli bir şekilde aşağıya indirmek için harekete geçen Yıldırım, evde bulunan plaj çantası ile kabloları birbirine sıkıca bağlayarak bir kurtarma mekanizması oluşturdu. Çantayı aşağıya sarkıtarak kedisinin içine girmesini sağlayan Yıldırım, tüm güvenlik önlemlerini alarak nefes kesen operasyonu başarıyla tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="960" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w771835-02.jpg" width="1280" /><br />
Yaşadığı sıra dışı kurtarma sürecini anlatan Berat Yıldırım, "İki kedimiz var. Normalde her sabah kalktığımızda kedilerimiz yanımıza geliyordu. Fakat bir tanesini göremedik. Göremeyince eşimle birlikte aramaya başladık. Daha sonra sesini duyduktan sonra balkona çıktık ve kedimizi klima üzerinde gördük. Nasıl çıkaracağımızı düşünürken, elimizde bulunan çanta ile kabloları birleştirerek çıkarma gayretinde bulunduk. Güvenli şekilde çıkardık. Kabloları da güvenli şekilde bağladık ve kedimize kavuştuk, mutluyuz ve sevinçliyiz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/klimada-mahsur-kaldi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/cantaaaaa.png" type="image/jpeg" length="96434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şoförün uyuduğunu iddia etti!]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-feci-kazada-ortalik-savas-alanina-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-feci-kazada-ortalik-savas-alanina-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde 3'ü tur aracı olmak üzere 6 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında aralarında yabancı uyruklu turistlerin de bulunduğu 17 kişi yaralandı. Kırmızı ışıkta bekleyen araçlara arkadan çarpan tur minibüsünde bulunan ve kazada yaralanan Ukraynalı kadın turist, şoförün uyuduğunu iddia etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arif Kaplan<br />
ANTALYA (İHA) -<br />
Kaza, Alanya-Manavgat D-400 karayolunda yaşandı. Edinilen bilgiye göre Alanya istikametinden Manavgat istikametine seyir halinde olan Yusuf Yerli'nin kullandığı 07 CLG 403 plakalı tur minibüsü, Tekandız ışıklı kavşağına yaklaştığında kırmızı ışıkta duran Osman Nuri Yerdoğan'ın yönetimindeki 06 EDE 280 plakalı otomobile arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil öndeki araçlara çarptı ve 6 aracın karıştığı zincirleme kaza meydana geldi.</p>

<p><br />
Kazanın ardından olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı kurtarma ekibi, çok sayıda ambulans ve sağlık ekibi, Bölge Trafik İstasyon Amirliği ve Merkez Jandarma Karakoluna bağlı ekipler sevk edildi. Manavgat Kaymakamı Adil Karataş kaza yerinde incelemelerde bulundular.</p>

<p><br />
Ortalığın savaş alanına döndüğü ve can pazarının yaşandığı feci kazada; tur minibüsünde yolcu olarak bulunan Macaristan uyruklu turistler Zlata Halusz, Sznezsanna Halusz, Kira Halusz, Vitalıj Halusz, Sandor Halusz ile Ukraynalı Hanna Marianovych, 06 EDE 280 plakalı otomobilin sürücüsü Osman Nuri Yerdoğan, araçta yolcu olarak bulunan Filiz Yerdoğan, Saadet Yılmaz ve Ahmet Emir Yılmaz, 07 ADU 060 plakalı araçta yolcu olarak bulunan Sedat Argan, Asya Argan ve Aslı Argan, 42 FBJ 22 plakalı otomobilin sürücüsü Suat Özaydın, araçta yolcu olarak bulunan Zeynep Özaydın, Ahmet Fırat Özaydın ve Yavuz Özaydın yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="900" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w769371-07.jpg" width="1600" /><br />
Yaralılar, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalelerinin ardından Manavgat Devlet Hastanesi ve Manavgat'ta bulunan özel hastanelere kaldırılırken, yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi.<br />
Kazanın ardından ağzını ve kırılan dişlerini gösteren tur minibüsünde yolcu olarak bulunan Ukraynalı Hanna Marianovych, "şoför schlafen, schlafen" diyerek kaza sırasında şoförün uyuduğunu belirtirken, elini başının altına koyarak nasıl uyuduğunu göstermeye çalıştı.</p>

<p><img height="900" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/a-w769371-09.jpg" width="1600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ASAYİŞ, BÖLGE</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-feci-kazada-ortalik-savas-alanina-dondu</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/52e9d385-7527-4373-aad3-50c0a7407229.png" type="image/jpeg" length="94084"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da her yıl 25 bin vatandaş köpek ısırması nedeniyle tedavi görüyordu]]></title>
      <link>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-her-yil-25-bin-vatandas-kopek-isirmasi-nedeniyle-tedavi-goruyordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-her-yil-25-bin-vatandas-kopek-isirmasi-nedeniyle-tedavi-goruyordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksu Belediyesi’nin Sokak Hayvanları Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı’nın açılışında konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, kentte sokak hayvanlarıyla ilgili dikkat çeken bir rakam açıkladı. Şahin, Antalya’da yılda yaklaşık 25 bin vatandaşın köpek ısırması nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ve kuduz aşısı uygulandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksu Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Sokak Hayvanları Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışta konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, sokak hayvanları meselesinin yalnızca hayvanların yaşam koşulları açısından değil, halk sağlığı açısından da önemli bir konu olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Antalya’da yılda 25 bin ısırık vakası</strong></p>

<p>Vali Şahin, konuşmasında Antalya’daki köpek ısırığı vakalarına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı.<br />
Şahin, Antalya’da yılda yaklaşık 25 bin vatandaşın köpek ısırması nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvurduğunu ve kuduz aşısı uygulandığını belirtti.<br />
Söz konusu rakamın sokak hayvanları meselesinin halk sağlığı boyutunu da ortaya koyduğunu ifade eden Şahin, modern tesislerin devreye alınması ve sokak hayvanlarına yönelik toplama, rehabilitasyon, kısırlaştırma, aşılama ve tedavi çalışmalarının sistemli şekilde yürütülmesiyle bu rakamların önemli ölçüde azaltılmasının hedeflendiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1066" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-17-at-191458-2.jpeg" width="1599" /></p>

<p><strong>Sokaklar onların evi değil</strong></p>

<p>Sokak hayvanlarının sahipsiz şekilde sokaklarda yaşamalarının sürdürülebilir bir çözüm olmadığını belirten Vali Şahin, hayvanların sahiplenilerek ailelerin yanında ya da devlet ve yerel yönetimlerin himayesinde güvenli yaşam alanlarında bulunması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Şahin, kısırlaştırma, aşılama, tedavi ve bakım süreçlerinin eksiksiz yürütülmesinin önemine dikkat çekerek, Aksu Belediyesi tarafından hizmete kazandırılan tesisin bu çalışmalar açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Medeniyetimiz ve vicdanımıza yakışır şekilde çözmeliyiz</strong></p>

<p>Sokak hayvanları konusunun insan ve hayvan sağlığını birlikte gözeten bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurgulayan Şahin, problemin “medeniyetimize ve vicdanımıza yakışır şekilde” çözülmesi gerektiğini dile getirdi.<br />
Antalya genelinde belediyeler ve ilgili kurumların iş birliğiyle yürütülen çalışmaların hız kazandığını belirten Şahin, sokak hayvanlarının toplanması, rehabilitasyonu, kısırlaştırılması, aşılanması ve tedavisine yönelik süreçlerin daha etkin hale getirildiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Sokak köpeklerinin yüzde 90’ından fazlası toplandı</strong><br />
Saha çalışmalarında önemli bir mesafe kat edildiğini açıklayan Vali Şahin, sokak köpeklerinin toplanmasına yönelik çalışmalarda yüzde 90’ın üzerinde başarı oranına ulaşıldığını söyledi.<br />
Çalışmaların kısa süre içerisinde tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Şahin, Antalya genelinde yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.</p>

<p><img height="1032" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-17-at-191459.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Barınak kapasitesi 10 katın üzerinde artırıldı</strong></p>

<p>Antalya’da sokak hayvanları konusunda son dönemde önemli adımlar atıldığını belirten Vali Şahin, kent genelindeki barınak kapasitesinin kısa süre içerisinde 10 katın üzerinde artırıldığını açıkladı.</p>

<p>Belediyeler ve ilgili kurumların iş birliğiyle yürütülen çalışmalar sayesinde sokak hayvanlarının toplanması, rehabilitasyonu, kısırlaştırılması, aşılanması ve tedavilerinin daha etkin şekilde gerçekleştirildiğini belirten Şahin, Aksu’da açılan tesisin de bu sürece önemli katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Milletvekili İbrahim Ethem Taş, Aksu Kaymakamı Cevat Çelik, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin,AK Parti Aksu ilçe başkanı Sinan Temirtaş, CHP Aksu İlçe Başkanı Ramazan Alkan , meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, hayvanseverler ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p><img height="1066" src="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-17-at-191458-1.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>BÖLGE, YEREL YÖNETİMLER</category>
      <guid>https://www.guneyhaberci.com.tr/antalyada-her-yil-25-bin-vatandas-kopek-isirmasi-nedeniyle-tedavi-goruyordu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guneyhabercicomtr.teimg.com/crop/1280x720/guneyhaberci-com-tr/uploads/2026/08/valimmm.jpg" type="image/jpeg" length="87943"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
