Güney Haberci - Antalya'nın Bir Numaralı Haber Portalı

Komisyonculuk kalkarsa, pazarcılık biter

RÖPORTAJ

Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Dernek Başkanı Hasan Ali Yılmaz, sektöre dair açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Yeni Hal Yasası ile komisyoncuların kaldırılması durumunda sektörün marketlerin tekeline geçeceğini ve pazarcı esnafının önünün kapatılacağını söyledi. 

Geçtiğimiz günlerde Ankara’ya giderek Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Faik Metin ile bir görüşme gerçekleştirdiniz. Bu görüşmede hangi konuları konuştunuz?

Yeni Hal Yasası ile ilgili görüştük. Bu konu Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yetkisinde değil ancak Faik Metin’in daha önce Ticaret Bakanlığı’nda görev aldığını biliyoruz. Kendisine komisyonculuğun kaldırılmaması gerektiğini söyledik. Bakan Yardımcımız da bizimle aynı fikirde olduğunu söyledi. Bu düşünce bizim için olumlu bir gelişmedir. Bu konudaki hava biraz yumuşadı, karamsar hava dağıldı. Ancak bu durum sürekli muallakta duruyor. ‘Kalacaksınız’ diyen yok, ama kaldıran da yok. Önümüzdeki 3 yıl komisyonculuğa dokunulmayacağı yönünde duyumlar alıyoruz. Fakat henüz net bir şey yok. İlerleyen günlerde de Ticaret Bakanlığı ile görüşeceğiz. Ne olacağımızı ileriki zaman içerisinde göreceğiz. 

Yeni Hal Yasası ile komisyoncular kaldırılırsa, bu durum ne tür sonuçlar doğurur?

Bu yasa ile komisyoncular kalkarsa, pazarcılar da biter. Biz olmazsak pazarcı nereden mal alacak? Bütün illerde, bütün pazarcılar bulundukları hallerden sebze meyve alarak onu satıyorlar. Komisyoncular kalkarsa bu iş komple marketlerin eline kalır. Bu durumda bütün pazarcılar işsiz kalır. Marketlerin tekeline bırakılır mı bu iş? Pazarcının kazandığı para ülkemizde kalıyor. Marketin kazandığı para ise yıl sonunda dövize çevrilip ülkesine gidiyor. Yerli ve milli deniyor. Nerede bu yerli ve milli? Yerli ve milli olan biziz, marketler değil. Kazancı yurtdışına giden marketlerin önü açılıyor, yerli ve milli olan pazarcının önü kapatılıyor. Bu yasayla pazarcılık biter, mahalle arasındaki manavlar biter. Onlar gidip marketlerin işçisi olacağına kendisi kazansın. 

Domateste Rusya ile yaşanan kota krizi, Rusların kotayı 50 bin ton yükseltmesi ile aşılmıştı. Şu anda durum nedir?

Rusya’nın 150 bin ton olan ithalat kotasının dolması nedeniyle domates almayı durdurmuşlardı. Daha sonra 50 bin tonluk kota daha açıldı. Domatesler şu anda Rusya’ya gidiyor. Rusya sayesinde sebze satılıyor. Rusya domates almasaydı, herhalde domates 2 lira seviyesinde kalırdı. Rusya zaten yıllardır Avrupa’dan daha fazla sebze alıyor. Eğer Rusya bu domatesi almazsa, bence Türkiye’ye önümüzdeki 50 yıl sera yapmaya gerek yok.

Tüm dünyayı saran koronavirüsün etkileri ülkemizdeki pek çok sektörde hissediliyor. Yaş sebze ve meyve sektörü durumdan ne kadar etkilendi?

Koronavirüsün direkt yansımasını henüz görmedik. Ancak önümüzdeki süreçte göreceğimizi düşünüyorum. Antalya’da birçok otel var ve yılda yaklaşık 15 milyon turist geliyor. Bu kadar insan ülkemizde sebze-meyve tüketiyordu. Şimdi bu tüketim olmayacak. Bu da sebze fiyatının düşmesinin işareti olacak. Sonuçta bu arz-talep meselesi. Fiyatlar düştüğü zaman çiftçi para kazanamayacak. Çitçinin gelecek seneki ekime kadar yeterli parayı toplayamama riski var. İnşallah en az hasarla atlatırız. 

Fransa virüs nedeniyle birçok ülkeye ihracat kapılarını kapattı. Bu durumun Türkiye’ye yansımasının olacağını düşünüyor musunuz?

Fransa’nın diğer ülkelere kapıların kapatması, eğer biz de kapıları kapatmak zorunda kalmazsak olumlu yansıyacaktır. Bizim şuan Irak ve İran kapılarımız kapalı. Sebze-meyve Rusya’ya ve Avrupa ülkelerine gidiyor. Fransa kapıları kapatınca, Fransa’dan alınan mallar da bizden alınacak. Bizim için önemli bir gelişme. 

Son günlerde soğuk havalar etkisini gösteriyor. Bu durum fiyatlara nasıl yansıdı?

Havaların soğumasından dolayı özellikle biber ve salatalık fiyatları yükseldi. Salatalık 3 günde toplanırken, 5 günde toplanmaya başladı. Süresi yaklaşık yüzde 50 uzadı. Bu da yaklaşık yüzde 50 tonaj düşmesi demektir. Fiyatlar ister istemez yükseliyor. Güneşin azalması, havanın soğuması fiyatları yükseltiyor. Domates dahil tüm sebzelerde biraz yükselme var. 

Tarım Kredi Kooperatifleri direkt olarak üreticiden mal alıp bu malı marketlere satıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tarım Kredi Kooperatifleri’nin görevi şu olmalı; ilacı ve gübreyi çiftçiye vermeli. Biz bazı şeyler duyuyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri’nin ilacı dışarıdaki ilaç bayilerinden daha yüksek fiyata sattığını söyleyenler oluyor. Çiftçiden alınan malların daha düşük fiyatlarla marketlere satıldığı söyleniyor. Bu yanlış bir durum. Tarım Kredi Kooperatifleri’nin üreticiyi kollaması lazım. İnşallah duyumlarımız doğru değildir. İnanmak istemiyoruz bu haberlere. 

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.