Prof. Dr. Demir: İklim değişikliği, domuz ve kuş gribini hayatımıza soktu

DÜNYADA 1850 yılında 280 ppm (milyonda parçacık) olarak ölçülen karbondioksit miktarı, 2000'li yıllarda 400 ppm olarak kayda geçti. Karbondioksit miktarının atmosferdeki sıcaklığı artırmasıyla bazı hayvanlar yer değiştirdi. Prof. Dr. Tuncer Demir, "Domuz gribi, kuş gribi gibi hastalıklar iklim değişikliğinin tipik göstergeleri" dedi.

Prof. Dr. Demir: İklim değişikliği, domuz ve kuş gribini hayatımıza soktu

DÜNYADA 1850 yılında 280 ppm (milyonda parçacık) olarak ölçülen karbondioksit miktarı, 2000'li yıllarda 400 ppm olarak kayda geçti. Karbondioksit miktarının atmosferdeki sıcaklığı artırmasıyla bazı hayvanlar yer değiştirdi. Prof. Dr. Tuncer Demir, "Domuz gribi, kuş gribi gibi hastalıklar iklim değişikliğinin tipik göstergeleri" dedi.

23 Ocak 2017 Pazartesi 11:22
Prof. Dr. Demir: İklim değişikliği, domuz ve kuş gribini hayatımıza soktu
Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Tuncer Demir, halk arasında 'iklim kayması' gibi terimler kullanıldığını, ancak böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi. İklim değişikliğine dünya ile güneş arasındaki mesafe ile dünyanın hareketleri ve eksen eğikliğinin değişmesinin neden olduğunu belirtti. Prof. Dr. Demir, Güneş ile Dünya arasındaki mesafenin 100 bin yılda, eksen eğikliğinde değişikliğin 40 bin yılda meydana geldiğini anlattı. Dünya'nın 20 bin yılda bir 'kafa sallar' gibi hareket etmesinin de iklimi etkilediğini aktaran Prof. Dr. Tuncer Demir, iklim değişikliğinin temel nedenlerinden birinin ise insan faaliyetleri sonucu oluşan sera etkisi olduğunu kaydetti.

KARBONDİOKSİT İKLİMİ DEĞİŞTİRİYOR
Atmosferi oluşturan gazların zamana göre değişmesinin yanı sıra, insan etkisiyle değişebildiğini anlatan Prof. Dr. Demir, sera etkisi yaratan gazlardan özellikle karbondioksitin iklimde değişikliklere sebep olduğunu söyledi. Güneş'ten gelen enerjinin en geç 1 yıl içinde tekrar geri gitmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Demir, insanların etkisiyle geri dönemeyen enerjinin yeryüzünde ısı birikimine neden olduğunu aktardı.

KARBONDİOKSİT 280 PPM'DEN 400'E ÇIKTI
Sıcaklığın artmasının her şeyi etkilediğini belirten Prof. Dr. Tuncer Demir, şöyle devam etti: "1850 yılında havadaki karbondioksit miktarı 280 ppm iken, 2000'li yıllarda bu rakam 400 ppm'e çıktı. Karbondioksit artışı sıcaklığı artırır. Bu artış doğal değil. Bu insan faaliyetleri sonucu oluştu. Sıcaklık fazla olunca yeryüzündeki ekolojik denge bozuluyor. Bazı bitkiler ve hayvanlar belirli sıcaklıklarda hayata tutunabiliyor. Sıcaklık artışı onların yaşamlarını alt üst ediyor, göç etmek zorunda kalıyorlar. Ilıman bir etkide yaşayan canlı sıcaklığın artmasından dolayı daha ılıman bölgelere göç ediyor. Domuz gribi, kuş gribi gibi hastalıklar iklim değişikliğinin tipik göstergeleri. Bazı bakterilerin belirli sıcaklıklarda ölmesi gerekiyor. Ama sıcaklık kışın belirli derecenin altına düşmediği için bakteri yaşamaya devam ediyor. Yaşam alanı genişledikçe hastalıklar daha fazla yayılıyor."

İNSANOĞLU DOĞANIN KENDİNİ YENİLEMESİNE FIRSAT VERMİYOR
Prof. Dr. Tuncer Demir, doğanın insana rağmen iklimi dengelemeye çalıştığını belirterek, atmosferde karbondioksit değerinin artması durumunda deniz ve okyanusların fazla olan karbondioksiti içinde çökerttiğini söyledi. Prof. Dr. Demir, "Dibe çöken karbondioksit orada yaşayan hayvanların iskelet ve kabuklarını oluşturuyor. Atmosferde karbondioksit oranı azaldığında ise okyanuslar çökerttiği karbondioksiti geri veriyor. Bu doğal bir süreç. İnsanoğlu bencil olduğu için çok fazla üretiyor ve dünyanın kendisini yenilemesine fırsat vermiyor" diye konuştu.
Son Güncelleme: 23.01.2017 11:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.