Siyasi kulislere Yıldırım düşecek!

Aksu eski Belediye Başkanı İsa Yıldırım, siyasi kulisler de çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. MHP’nin adayı Ramazan Özen’e sert eleştirilerde bulunan Yıldırım, Özen’i AK Parti endeksli MHP İlçe teşkilatını kontrol ettiğini iddia etti. Başkanlığı döneminde MHP’nin üst düzey yönetiminden kendisine usulsüz birçok teklif geldiğini ve kabul etmediğinden dolayı ipinin çekildiğini öne sürdü.

Siyasi kulislere Yıldırım düşecek!

Aksu eski Belediye Başkanı İsa Yıldırım, siyasi kulisler de çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. MHP’nin adayı Ramazan Özen’e sert eleştirilerde bulunan Yıldırım, Özen’i AK Parti endeksli MHP İlçe teşkilatını kontrol ettiğini iddia etti. Başkanlığı döneminde MHP’nin üst düzey yönetiminden kendisine usulsüz birçok teklif geldiğini ve kabul etmediğinden dolayı ipinin çekildiğini öne sürdü.

19 Ocak 2015 Pazartesi 10:12
Siyasi kulislere Yıldırım düşecek!
MHP’yi topa tuttu.
Aksu’nun Belediye eski Başkanı İsa Yıldırım’dan bomba gibi açıklamalar. Güney Haberci Aksu Gazetesi’nin konuğu olan Yıldırım, tabiri caizse kulislerde bomba etkisi yapacak açıklamalarda bulundu. 30 Mart seçimlerinin öncesi ve sonrasını değerlendiren Yıldırım, MHP’yi adeta topa tuttu. Yıldırım, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin’i de eleştirmeyi de ihmal etmedi.

Ben olduğum sürece…
MHP’nin seçim kaybetmesinde kendisinin büyük bir anlamda etkisinin olduğunu savunan Aksu Belediye eski Başkanı İsa Yıldırım, “ Eğer ben aday olmasaydım Ramazan Özen en az % 40 oy oranıyla seçilecekti. Ramazan Özen, hala burnunun dikine gidiyor. İsa Yıldırım, olduğu sürece ben seçim kazanamam fikrini yine unuttu, yine gaza geliyor” diye konuştu.

AK Parti ve MHP
Önümüzdeki dönemde tekrar aday olacağının sinyallerini de veren Yıldırım, “AK Parti ve MHP’nin içindeki çatlaklar İsa Yıldırım etrafında birleşecek. Psikolojik planlarla seçim kazanacağım” diyerek rakiplerine adeta gözdağı verdi. Çok büyük hatalarının olduğuna da vurgu yapan Yıldırım, “en büyük hatam düzene uymamam, ondan dolayı baronların engeline takıldım” dedi.

Nerede hata yaptınız?
Hatalar çok. Ama önemli hatam, düzene uymamak. MHP’den gelen usulsüz teklifler, Kemal Çelik’in Meclis üyelerinin istekleri vardı. Onlara uymadım. Aksu'nun hizmetine ayrılması gereken kaynaklarını size ayıramam diyerek, tekliflerine uymadım. Usulsüzlüklere uymamamın sonucu, İl, ilçe, meclis üyeleri, genel merkez top yekûn beni yok etme kararı aldılar. Faaliyet raporuna ret yönünde oy vererek, beni açığa alma planları içerisine girdiler. MHP ve CHP meclis üyelerini de dahil etmek istediler. O dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ı aramışlar. Bakan, rapora ret verilmesi halinde açığa alınacağımı ifade etmiş. Her şey hazır. En sonunda AK Partili meclis üyesi Mehmet Mekik’i aradım. Dedim, -Abi faaliyet raporuna ret vererek, açığa alacaksınız. Benden sonra Ramazan Ateş başkan olacak. Aksu’da nasıl yolsuzluk tavan yapacak göreceksiniz. Bunları durdurtan bendim. Nedir benim suçum? Sen Hacca gitmiş, namazını kılmış Müslümansın. Bir sebep gösterin- dedim. Mekik, “-İnan senin bir suçun yok. Hatta ben senden çok memnunum” dedi. -O zaman ağabey sen Müslümansan, benden memnunsan, tüm bunlara rağmen, kalkar faaliyet raporuna ret oyu verirsen, karşıma Müslüman olarak çıkamazsın- dedim. Bu konuşmalardan sonra Mekik, o dönemin İl başkanı  “-Hüseyin Samani ile görüşeceğim ve senin yanında oy kullanacağım, AK Parti’nin grup kararını dinlemeyeceğim” dedi. Sonra AK Partililer gece bir grup toplantısı daha yapıyorlar. Görüşmelerin aynısı Samani’ye aktarılıyor. “Beni ihraç etseniz de, Yıldırım’dan yana oy kullanacağım” diyor. Bunun üzerine AK Partililerin fikri değişiyor. Samani Mekik ile bir mesaj gönderiyor. “MHP ve CHP ittifakı var Antalya’da. Bize hiçbir MHP’li destek vermiyor. MHP’den istifa etsin. Bağımsız olarak kalsın. Sonuna kadar destekleyelim” şeklinde. Sürece baktım, kellem gidecek. Kabul ettim. Hasan Çetin ve Burhan Horzum beni destekledi. Yani anlayacağınız düzene uymuş olsaydım. Hiçbir sorunla karşılaşmazdım. MHP’nin tekrar adayıydım ve kazanırdım.

Eleştirdiğiniz Partilerde daha sonra aday olmak istediniz bunun sebepleri nelerdir?
Benim eleştirdiğim partilerin ideolojileri değil. İçlerinde yaşanan yanlışlıklardır. Ben hala kendimi ülkücü olarak görüyorum. Ama şu an bu partinin yönetim kadrosunda olan bir çok kişi çeşitli rant hesapları peşinde. ideoloji ve misyonla zerre kadar ilgileri yok. Benim tepkim ve çıkışım bundan kaynaklanıyor.

Seçim sürecin de, Halil Şahin ve Ramazan Özen’i  hedef almadınız. Ahmet Yaşar’ı gündeminize aldınız. Veya bize mi öyle geldi. Bu bir stratejimiydi?
Ahmet Yaşar’ı gündeme getirmemdeki sebep, beni yok etmeye çalışan grubun içerisinde olmasıydı. Genel merkezdeki bazı başkan yardımcılarının burası ile ilgili rant hayallerini yerine getirmedim. Bu hayallerini yerine getirmek için yeni bir ekip kurmaya çalıştılar. Bu ekibin uzantısı idi, Ahmet Yaşar. Hep şunu sordum, ne işi var? Arkasında ne kadar bir kitle var. Neden birinci sıraya yazıldı. Bir parti bu kadar aptal olabilir mi? Hacıaliler’de ki, Deli Orhan’ı yazsan belki 20 kişi olur arkasında. Eşi, dostu akrabası var. Ahmet Yaşar’ın arkasında o da yok. Ahmet Yaşar’ın kimi kimsesi yok. Dışarıdan gelenler mi destekliyor. Hayır, o da değil. Peki, neden olabilir. Çünkü çok ince bir rant hesabı var. O da Altıntaş’ta çok büyük rant var. O rantın ispatı gibi orada bazı bilirkişilerin değiştirilmesi. Abdullah İnan’ı alıyorsun, yerine başka birini yerleştiriyorsun. Abdullah İnan, hala AK Parti’nin haberlerini paylaşan biri. Yani hala AK Partili. Ben bu adamı zamanında bilirkişi olarak atadım. Bu da yolsuzluk yapmadığımın göstergesi.

İsa Yıldırım olarak, yolsuzluk yapmadığınızı mı söylüyorsunuz?
Yapmadım. Çevremde yapmadı. Yalnız bizim hatırımıza su sporları işini yaptılar. O vesileyle para kazandılar. Burada usulsüz hiç bir şey yok.

Peki personeliniz?
Personel yapmıştır. Mümkün mü personeli zapt etmek? Zapt etmek için başındaki kişi, yani müdürün senin ekibinden olması lazım. Ama ben aldığım sözleşmelileri ekibim haline getirmiş olsaydım, o zaman yaptığım her şeyin hesabını verirdim. Benim bu ekibim kendi ekibim, bunlar yolsuzluk yapmaz derdim. Zaten kendim gücümün yettiği kadarı ile denetliyordum. Ama bir yerde kendi ekibiniz yok ise gücünüz de bir yere kadar yetiyor. Personelin çoğu Cirit’in, Süleyman Yılmaz’ın ve Atik’in döneminden gelenler.

İlçe olarak kentin ilk ilçe belediye başkanısınız, kendi ekibinizi kuramadınız mı?
Aldığım düzene uydu. Yani büyük çoğunluğu düzene uydu.

Düzen derken, neden bahsediyorsunuz?
Bu düzen MHP’nin meclis üyesi düzeni. Cirit, Süleyman Yılmaz, Ali Akçan ve Veli Atik. Atik döneminde alınan personelin çoğu, bizim MHP’li meclis üyeleri ile ittifak içerisindeydiler. Gelenler de güç neredeyse oraya yöneliyorlardı. Yani anlayacağınız kadromu oluşturamadım. Ağırlığımı koyamadım. Meclis üyeleri benim seçtiğim ve istediğim üyeler değildi. O yüzden arkamda dik durmadılar. Çünkü ben onların rant hesaplarını engeldim. Onlarda benim kadrolaşmama karşı çıkıyorlardı. Bu şekilde belediyecilik yaptım. Sonra kendimiz devreye girdik. Hizmet adına otellerle bağlantıya girdik. İş anlamda birçok hizmet ortaya çıkardık. Belediye hizmet binası, okullar, vb. Tüm bunlara rağmen birçok engelle karşılaştık. Hatta son bir ay kala belediyede sözüm geçmez oldu.

Seçimlerden önce 2 milyon 800 bin TL belediye imkânlarından kullandığınız söyleniyor.
Evet doğrudur. Ama asfaltın 10 bin tonu duruyordu. Asfalt ihalesi yaptım, 15 bin tona yakın onun tamamı duruyor. Altıntaş’a döşenen kaldırım taşlarının ihalesini ben yaptım. Borcun içerisinde o da var. Kullandın ya sen onları. AKP olacak iktidar da beni borçlandıracak mı? O zaman benimle o dönem hareket eden 3 tane AK Partili meclis üyesi var. Şimdi o üyeler, yine mecliste. Tutsun kulağından siz bu adamı neden borçlandırdınız?, diye hesap sorsun. Meclis kararı olmadan başkan tek başına borçlanır mı, şimdi kendisi nasıl borçlanıyor. Meclis kararı ile borçlanıyor. Onun kararını o dönem benimle hareket eden meclis üyelerine sorsun. Yaptığımız asfaltların parasını ödeyerek, gittik. Stokta kalan asfaltları kullanıyor. Onun parasını da ben verecek değilim.

Çanakkale gezisi ile ilgili sizin döneme ait bir borç olduğu ifade ediliyor.
5 yıl ödedim. Seçilmiş olsaydım bunu da öderdim. Borcum mu kalmış? O zaman seçilmeseymiş Halil Şahin. Hem düzenimi bozuyor. Şimdi belediye başkanlığımı elimden al, onu da öde de.
Atatürk Mahallesi ile ilgili yine farklı söylentiler var. Oy uğruna vatandaşlara hazine arazileri verdiğiniz ve göz yumduğunuz ifade ediliyor.
Bir insanın onuru yoksa ne olursa olsun şerefsizdir. İnsanı insan yapan onurdur. Onursuz insandan hiçbir şey olmaz. Hazine arazilerinin verme yetkisi Mili Emlak Müdürlüğü’nde. Bahsedilen evler, 2009 seçimlerinden önce yapılan evler. O dönem Hamza Taş ile savaşmaktan belediyecilik yapamadım.

Pişmanlık duyduğunuz, keşke yapmasaydım dediğiniz bir şey oldu mu?
Keşke Belediye Başkanı olmasaydım, dediğim anlar oldu. Ben evimden çok huzurlu ve mutlu yaşayan mutlu bir çiftçi idim. Konserlere gidiyordum, çocuklarım ile beraber. Sağlıklı idim. Aileme, eşe, dosta zaman ayırabiliyordum. Ama başkanlık süresince bunların hiç birini yapamadım. Ayrıca yaşadığım streste cabası.

Seçimlerde bir hayli yüksek bir oy aldınız, onu nasıl yorumluyorsunuz?
Meclis üyelerinin ihanetine rağmen o oyu aldım. Örneğin 1’inci sırada ki meclis üyemizin abisi açık ve aleni bir şekilde o dönem AK Parti’ye çalıştı. 4’üncü sıradaki meclis üyemin kardeşi Halil Eker’in kardeşi Nuri Eker, açık açık MHP’ye çalıştı. Kardeşim BBP’den üye oldu, ama benim oyum MHP’ye şeklinde açık ve aleni paylaşımları oldu, sanal ortamda. Mehmet Afşin, kendisine oy bile vermedi. Bazı meclis üyelerimiz muhtarlığa müdahale ettiler. Bazıları “İsa Yıldırım’a oy vermeyin meclis üyeliğinde bana oy verin” şeklinde açık propaganda yaptılar. Bunlar seçim kaybetmemize neden oldu. Yoksa rahat bir şekilde bu seçimi kazanırdık.

Peki Aksu şu an sizi arıyor mu?
Evet Aksu şu an beni arıyor.

Siz Aksu’yu arıyor musunuz?
Ben Aksu’yu neden ariyayım ki. Ben Aksu’nun çilesini çektim. Ben Aksu’nun eşekliğini yaptım. Güzelyurt’ta okul yaptım. Süleyman Yılmaz iki dönem, Veli Atik’te bir dönem belediye Başkanlığı yaptı. İkisi de Güzelyurt’tun insanı. Hangisi okul yaptı. Ama ben yaptım. 8 ay olmuş, yeni yönetim kaç okul yaptı.

Mevcut yönetim okul yapmadı, ama bir Macun Deresi’nin ıslahını gerçekleştirdi. Ayrıca hastane ile ilgili sorunu çözdü. Polikiliğini hizmete açacak. Bunları da görmemek olmaz.
Macun Deresi’nde Akaydın’ın engeli ile karşılaştık. O bölge ile ilgili imar tadilatı başlatmıştı. 5 sene boyunca sonlandıramadı. Ortada bir belirsizlik vardı. O yüzden bir çalışma başlatamadık. İhale yapamazdık. Hastane konusunda belediyenin yeri yok. İş adamları ile konuşuyoruz. Yapılması anlamında destek sözü alıyoruz. Kurumlardan yer istedik. Şu an hastane yapılacak olan yeri istedik, ama bir türlü alamadık. Hep engellerle karşılaştık. Hatta istedikleri projeyi gerçekleştirecektik. Belediye hizmet binasını önerdik. İl müdürü ile görüştük, protokol aşamasında bir türlü bir araya gelemedik. Yine engelle karşılaştık. Siyasi baskı vardı. Şimdi Halil Şahin, o dönem televizyonlara çıkıyordu. “İş adamlarından destek alıyor, öyle yapıyor. Sonra ben yaptım diyor” açıklamaları vardı. Şimdi sorarım, Allah aşkına 10 aydır görevde olan Halil Şahin’in yaptığı bir çalışmayı gösterin. Ben yine asfalt yaptım, erzak dağıttım. Çanakkale’ye yine insanları götürdüm. Park yaptım. Şahin eski binaya yama yaparak, kent polikliniği yapmış ve 1 milyon 500 bin TL harcadım diyor. Yemin ederim ben o parayla sıfırdan 3 adet bina yapardım. Bu paranın harcandığı yerde büyük bir yolsuzluk var. Getirsinler bir inşaat mühendisini hesap yapsınlar. 35 senelik koca ustanın binasını poliklinik olarak yutturuyorlar. O binanın kolonları belli. Ne kadar yama yapsan dikiş tutmaz. Yazık o paraya. O binanın yaşı dolmuş yeniden yapsan o kadar para da gitmezdi.

Peki, şu an belediye iyi, yönetiliyor mu sizce?
Hayır, kesinlikle iyi yönetilmiyor. Benden daha kötü.

Tekrar başkan olsanız neler yaparsınız?
Öncelikle kendi meclis üyelerimi oluştururum. Eğer oluşturamazsam aday olmam. Kendi meclis üyelerimle beraber kadromu oluştururum. Belediye de çalışan sözleşmeliler benim çocuklarım. Şimdi onlar vekâleten atanıyorlar benim zamanımda asaleten müdür olma şansını yakalayacaklar.

Partiniz belli mi MHP mi CHP mi?
MHP diyor arkadaşlarım, ama ben diyorum, bu adamlar orada olduğu sürece ben orada aday olamam. O zaman CHP diyorlar, açık konuşmak gerekirse ciddi anlamda milletin hakkını savunan tek bir CHP kaldı. AKP’nin yolsuzluklarını çıkaran tek CHP var. MHP öyle değil bir gün karşısında ertesi gün yanında.

0.5 puana sahip bir partinin adayı oldunuz 8 bin 500 oy aldınız, aldığınız oylar nereden geldi sizce?
MHP ağırlıklı olmak üzere bana CHP ve AKP’den de oy geldi. Yoğunluk olarak MHP’den geldi. AKP’den MHP’ye oy çok fazla kaydı. AKP’den meclis üyesi olamayanlar MHP’ye gitti. MHP, AKP’den müthiş oy aldı. MHP’nin tabanından gelen oy, yaklaşık %18 civarındadır, %26 oy aldı MHP. Bu %8 oy AKP’den gelen oydur. Benim tanıdığım bir sürü AKP’li insanlar var, Halil Şahin’e tepkilerinden dolayı oylar MHP’ye gitti. Beni sevmelerine rağmen benim partim bilinen bir parti olmadığı için AKP’nin tepki oyları MHP’ye gitti. Ben de MHP’den bayağı bir oy aldım. 

Bu mantıkla bakıldığında MHP’nin seçimi kaybetmesinin faktörlerinden birisi misiniz?
MHP’den aldığım oylar Ramazan Özen’in seçim kaybetmesine neden oldu. Eğer ben aday olmasaydım Ramazan Özen, en az % 40 oy oranıyla seçilecekti. Ramazan Özen, hala burnunun dikine gidiyor. İsa Yıldırım, olduğu sürece ben seçim kazanamam fikrini yine unuttu, yine gaza geliyor. Ramazan Özen akıllı ol, gel otur birleşelim dedim. Ahmet Yaşar’a ve MHP’lilere şunu söyledim, bakın gelecek dönem aday olmayayım. İlçe seçiminden önce gelin benim MHP’den kopardığım BBP’ye kaydettiğim insanları tekrar geriye alın, birleşelim, beni meclis üyesi,belediye başkanı göstermeyin dedim. MHP’ye destek vereyim dedim ve bu seçimi farklı şekilde kazanalım dedim, hiç kimse dönüp bakmadı Kemal Kara’ya haber gönderdim ses çıkmadı.

Ramazan Özen sanıyor ki, ben ilçede kadrolaşırsam yönetimi elimde tutarsam paramla yine ben belediye başkan adayı olurum. Seçim kazanırım sanıyor. İsa Yıldırım diyorlar CHP’den çıkarsa bizim giden oylar geriye döner. Sonrada biz seçimi kazanırız diyorlar. Şunu bilmiyorlar İsa Yıldırım’la hareket edenler ‘-Başkanım hangi partide olursan ol, senin yanındayız’ diyorlar.

Şu matematiği hiç hesaplamıyor Ramazan Özen. %16 CHP’nin oyu var,% 20 İsa Yıldırım’ın oyu var. Toplamda % 36.

Ramazan %26’nın üzerine %10 koyacak da 4.000 oy alacak da beni yakalayacak. Meclis üyelerinin desteği olduğunu da düşünürsek önemli kişiler var. aramıza alacağımız %7 meclis üyesi oyu ile %40 oy oranı olacak. Halil şahinden darbe yiyen personel var bu insanların ve ailelerinin oylarını da hesaplarsak CHP İsa Yıldırım’la burada %45 oy alır.

Özen’e fazla yüklenerek, haksızlık etmiyor musunuz?
Kesinlikle hayır. AKP destekli MHP ilçe yönetimini kontrol ediyor. Ramazan Özen aday olursa, ha AK Parti kazanmış, ha MHP kazanmış fark etmeyecek. Sonuç ta Ramazan Özen geçmişte olduğu gibi istifa edip AK Partiye geçen başkanlar gibi, oda istifa ederek AK Parti’ye geçecek. Bakın emin Çağlar, Şaban Nizam AK Parti’den gelmiş. Kadir Şahbaz Hacıeliler’den, aşırı bir siyasi fikri yok. Özen , “Hadi AK Parti’ye geçelim” dese, hiç tereddüt etmeden geçer. Ahmet Yaşar, sistemin adamı. Nerededeyse güç oraya döner. Sonuçta sermaye adamı. Kim kaldı geriye, Ahmet Hatipoğlu. O da Ahmet Yaşar’ın yörüngesiyle siyasete girmiş. Onun yörüngesiyle hareket eder. Şimdi baktığın zaman Ramazan Özen kazanmış olsaydı, bu saydığım isimlerin tamamıyla AK Parti’ye geçerdi. Çünkü öyle bir ekip oluşturmuşlardı. MHP teşkilatını da, genel kuruldan sonrasını o hale getirdiler. Ramazan Özen MHP’yi şu anda böldü. MHP kendi eliyle Özen’e parsel verdi. Yönetim ve delege listelerine bakıldığı zaman Ramazan Özen’e inanmış ve onunla hareket etmiş insanlarla dolu. MHP kendini bölmekten başka bir şey yapmıyor. Genel Merkez’de yanlış bir siyaset var. Onun yansıması ise teşkilatlara yansıyor.


 
Son Güncelleme: 22.01.2015 20:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.